{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/764 - 2025/872<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/764 <br>KARAR NO\t: 2025/872<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R  <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21.12.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/306 Esas 2022/857 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 26.06.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03.07.2025<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 05.10.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile ... idaresindeki ... plakalı traktörün karıştığı kazada davacının eşi olan ...’un vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olup desteğin kusuru bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğunu, çiftçilikle uğraşan ...’un vefatıyla eşi olan davacının destekten yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketine başvurudan sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 390.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.<br>\tDavalı vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, tazminat hesabının uzman bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, kusura ilişkin İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10.04.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücünün % 70 oranında, sigortalı araç sürücüsünün % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 09.11.2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile davacı eş ... için 165.614,12 TL destekten yoksun kalma tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olmak üzere, temerrüt tarihi olan 05.02.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece gerekçeli kararda davacı eş için aktüerya bilirkişi raporunda destek müteveffanın kusuru oranında indirilmesi sonucunda tazminat belirlendiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talebinde kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını, kusur indirimi yapılmaksızın belirlenen tutara göre karar verilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalan kişinin üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığını, kusurun etkisi bulunmadığını, tazminat hesabında kusur indirimi yapılmaması gerektiğini, kusur oranlarının tazminat miktarını etkileyeceği düşünülse bile ceza yargılamasında dava dışı ...’ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğinden % 85 kusurlu olmasına ilişkin yapılan zarar hesabının hükme alınması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile desteğin idaresindeki traktörün karıştığı kazada davacının eşi ...'un vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece ... öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10.04.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücünün % 70 oranında, sigortalı araç sürücüsünün % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 09.11.2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tDosya içeriğinden 05.10.2019 tarihinde kaza tespit tutanağına göre saat 21.20 sıralarında sürücü ... idaresindeki araç ile seyir halinde iken aynı istikamette seyreden ... idaresindeki traktöre arkadan çaptıktan sonra savrularak park halinde bulunan araçlara çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, kazada sürücü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 84/d maddesi kuralını ihlal ettiği, sürücü ...'un 2918 sayılı Kanun'un 47/1.d maddesi kuralını ihlal ettiği, diğer sürücülerin 2918 sayılı Kanun'un 59. maddesinde düzenlenen kuralı ihlal ettiğinin belirtildiği, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 19.04.2021 tarihli raporda meskun mahal dışında gece vakti aydınlatmanın olmadığı yolda traktörün ışık donanımı tarafların kusur durumunun değiştireceğinden ve traktörün arka ışık donanımının olup olmadığı hususunda kesin bir kanaate varılamadığından alternatifli olarak rapor düzenlendiği, traktörün arka ışık donanımının bulunması halinde sigortalı araç sürücüsünün % 85 oranında, müteveffa sürücünün % 15 oranında kusurlu olacağı, diğer sürücülerin kusursuz olacağı, traktörün arka ışık donanımı yok ise sigortalı araç sürücüsünün % 30 oranında, müteveffa sürücünün % 70 oranında kusurlu olacağının belirtildiği, 01.11.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusur yönünden yapılan değerlendirmede müteveffa sürücünün % 70 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece ... öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 10.04.2022 tarihli raporda, müteveffa ...'un yönetimindeki ... plakalı traktörle hız limitinin 110 km/s olduğu, yerleşim yeri dışında gece şartlarında trafikte rahatlıkla fark edilmesi için tepe lambasının, ışıklandırma ve donanıma sahip olmayan traktörle trafiğe çıkması nedeniyle % 70 oranında, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğu ve aracı güvenli sürme yeteneğini kaybettiği, trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu bu derece alkollü olarak trafiğe çıkması ile far ışığı altında önünde seyreden yeterli arka ışık donanımı olmayan traktörü fark edemeyerek çarpması nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş,  mahkemece bu bilirkişi raporundaki belirlenen kusur oranları esas alınarak karar verilmiştir.  <br>\tKazaya ilişkin Delice Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/43 Esas, 2022/126 Karar sayılı dosyasında 17.06.2022 tarihli kararla, sanık ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan yapılan yargılamada, sanığın arka ışık donanımı bulunan traktöre çarparak ...'un ölümüne neden olduğu olayda kusurlu olduğu kabul edilerek aşağı hadden uzaklaşmak suretiyle cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 26 Ceza Dairesinin 18.02.2025 tarihli ve 2023/1245 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararı ile esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\t6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi gereğince Ceza hukuku ile ilişkisinde başlığı altında “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmünü içermektedir.<br>\tHukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 E., 2014/1091K). Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlıdır.<br>\tBu durumda hükme esas alınan 10.04.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile kazaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Delice Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/43 Esas, 2022/126 Karar sayılı dosyasında kazanın meydana geliş şekli, müteveffa idaresinde bulunan traktörün arka ışık donanımının bulunduğuna ilişkin  maddi vakıa ve araç sürücülerinin ihlal ettiği kurallar bakımından farklılık bulunduğu nazara alınarak ceza dosyasının getirtilmesi, ceza yargılaması sonunda belirlenmiş olan maddi vakıanın hukuk hakimini bağlayacağı hususu da dikkate alınarak kazanın oluşu, araç sürücülerinin ihlal ettiği kurallar ve kusur oranlarının değerlendirilerek ... seçilecek üç kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetinden gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>\tDavacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br><br>Katip <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c9a89bbbf0c9511","SID":"c4cfe2120a1ab946"}}