{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/720 - 2025/914<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/720 <br>KARAR NO\t: 2025/914<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.05.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/176 Esas 2023/318 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ\t: 03.07.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10.07.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 04.04.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu oduğunu, davacı hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 12.02.2020 tarihli rapor ile %98 oranında malul kaldığı ve ömür boyu bakıma muhtaç olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından davacının müşkül durumu fırsat bilinerek ibraname karşılığından sürekli iş göremezlik tazarı için 115.000,00 TL, bakıcı gideri için 60.000,00 TL ödendiğini, yapılan ödemelerin yetersiz olup zararla arasında fahiş fark bulunduğunu, bakiye iş göremezlik ve bakıcı gideri talebiyle dava açıldığını, bakıcı giderinin tedavi giderleri teminatından ödenmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, talep artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak 1.000,00 TL ve bakıcı gideri zararına ilişkin 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 245.000,00 TL, bakıcı gideri talebini 300.000,00 TL olarak artırmıştır. <br>Davalı vekili, Anayasa Mahkemesi iptal kararının dava konusu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, davacı tarafça İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1340 Esas sayılı dosyasında alınan raporlara istinaden davacı taraf ile sulh olunarak 28.04.2020 tarihinde 206.700,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafça davadan feragat edildiğini ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, sulhen ödeme yapılmış olması nedeniyle davadan feragat edildiğini, dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını, maluliyet ve kusur oranlarının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğinden faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve yaşam boyu bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 09.01.2023 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'nın %25 oranında, davacı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1340 Esas, 2020/322 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 31.01.2020 tarihli raporda davacının engel oranının %98 olduğu ve maruz kaldığı trafik kazası neticesi meydana geldiği bildirilen spastik parapleji nedeniyle sürekli başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin belirlendiği, davacı taraf daha önce davalı sigorta şirketinden ödeme almasına rağmen yaşam boyu bakıcı gideri zararı oluşması nedeniyle önceki aldığı tazminat miktarı ile sonraki durum ve tazminat miktarı arasında fahiş fark olduğundan bu neden ile dava açabileceği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 04.05.2023 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulü ile 245.000,00 TL sürekli iş göremezlik  tazminatı ile 300.000,00 TL yaşam boyu bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 545.000,00 TL maddi tazminatın, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile kısmi ödemenin yapıldığı temerrüte düşme tarihi olan 28.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafın dava kapsamında sulh anlaşması yaparak ödeme yapıldığını ve bu doğrultuda beyanlar sunulmuş olmasına rağmen eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1340 Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan anlaşmanın tarafların iradelerini yansıttığını, ayrıca kesin hüküm oluşturduğunu, irade bozukluğu halleri mevcut olmadıkça sulh anlaşmasının geçerli olacağını, sulh anlaşması kapsamında davadan feragat de edildiğini, davacının vekille temsil edildiğini, maluliyet ve kusur durumlarının sözkonusu dosyada belirlendiğini, zarar miktarının da belirlenebilir durumda olduğunu, irade bozukluğu ve aşırı yararlanmanın söz konusu olmadığını, anılan davada verilen hükmün kesin hüküm niteliğinde olduğunu, aksi takdirde irade sakatlığı ya da aşırı yararlanma hususlarına yönelik araştırma yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi iptal kararının uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, TRH yaşam tablosu ve progresif rant yöntemiyle teknif faiz uygulanmadan hesaplama yapılmasının kabulünün mümkün olmadığını, usuli kazanılmış hak da göz önünde bulundurulmadığını, sürekli sakatlık ile sürekli bakıma muhtaçlık taleplerinin tek teminata dahil olduğunu, iki teminatın ayrı ayrı işletilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Davacı vekili, 04.04.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacının idaresindeki aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 12.02.2020 tarihli rapor ile %98 oranında malul kaldığı ve ömür boyu bakıma muhtaç olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından ibraname karşılığında sürekli iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararı için tazminat ödendiğini, yapılan ödemelerin gerçek zarar karşısında yetersiz olduğunu, ödenen tutarlarla davacının gerçek zararı arasında fahiş fark bulunduğunu belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Dosya içeriğinden İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1340 Esas, 2020/322 Karar sayılı dosyasında davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine 12.11.2018 tarihinde açılan dava ile davacının 04.04.2018 tarihinde meydana gelen kazada yaralandığı belirtilerek güç kaybı, sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı bakıcı gideri talepli olarak dava açıldığı, davacının maluliyetine ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan 31.01.2020 tarihli rapor alındığı, anılan davada yargılama sırasında davacı vekili tarafından ibraz edilen 29.04.2020 tarihli dilekçe ile davalı şirket ile sulhen anlaşma sağlandığı ve dilekçe ekindeki ibranameye istinaden ödeme yapıldığı, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin talep edildiği ve 21.04.2020 tarihli \"İbraname-Feragatname\" başlıklı belgenin ibraz edildiği, belgede sürekli sakatlık nedeniyle 115.000,00 TL, bakıcı gideri için 60.000,00 TL ve ferileri ile birlikte toplam 206.720,00 TL üzerinden mutabakata varıldığının belirtildiği, 03.06.2020 tarihli karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinin 1 fıkrasının (i) bendi gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu; aynı Kanun'un 115. maddesinin 2 fıkrasında dava şartı noksanlığı (giderilmesi mümkün olmayan) bulunması halinde davanın usulden reddine karar verileceği; Kanun'un 303. maddesinde, \"(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. (2) Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder. (3) Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir. (4) Bir dava dolayısıyla ortaya çıkan kesin hüküm, o hükmün kesinleşmesinden sonra dava konusu şeyin mülkiyetini tarafların birisinden devralan yahut dava konusu şey üzerinde sınırlı bir ayni hak veya fer’î zilyetlik kazanan kişiler hakkında da geçerlidir. Ancak, Türk Medenî Kanununun iyiniyetle mal edinmeye ait hükümleri saklıdır. (5) Müteselsil borçlulardan biri veya birkaçı ile alacaklı arasında yahut müteselsil alacaklılardan biri veya birkaçı ile borçlu arasında oluşan kesin hüküm, diğerleri hakkında geçerli değildir.\" düzenlemelerine yer verilmiştir. <br>Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1340 Esas, 2020/322 Karar sayılı dosyasında sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talep edildiği, davacı vekili tarafından ibraz edilen 29.04.2020 tarihli dilekçe ile davalı şirket ile sulhen anlaşma sağlandığı ve dilekçe ekindeki ibranameye istinaden ödeme yapıldığı belirtilerek davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin talep edildiği, 03.06.2020 tarihli kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, bu durumda öncelikle anılan davada verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, kesinleşmiş olduğunun tespiti halinde eldeki dava bakımından kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının yukarıda açıklanan ilkelere göre incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava şartı niteliğindeki bu husus yönünden değerlendirme yapılmadan karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2023/16558 esasına yatırılan 990,000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93f2f46ae3073f74","SID":"4519dd2af5dbed49"}}