{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1000 - 2025/639<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1000  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/639                                     İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t                 (Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm                                                                                                         \t Kurulması 353/1-b-2)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/358 Esas-2023/94 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 01/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/07/2025<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak<br> davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalı idare ... Genel Müdürlüğü tarafından 2015/60832 ihale kayıt numaralı \"...\" için ihale açıldığını ve ihale sonucu en avantajlı teklifi veren müvekkili şirket ile davalı idare arasında 13.142.751,00 TL bedelli mal alımı sözleşmesinin 09.07.2015 tarihinde imzalandığını, ihale edilen iş için müvekkili şirket tarafından 09/07/2015 tarihinde 788.565,00 TL kesin teminatın nakit olarak davalı kurum ... Genel Müdürlüğü veznesine yatırıldığını, 03/07/2015 günü müvekkili şirket tarafından işe başlandığını, müvekkili şirketin söz konusu ihale kapsamında üstlendiği tüm yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve işi ihale sözleşmesine uygun bir şekilde tamamlamış olup işin kesin kabulünün de davalı idare tarafından yapıldığını, işin ihaleye uygun olarak bitirildiğinin ... tanzim olunan 12.01.2016 tarih ve ... genel evrak sayılı firma dilekçesi ile düzenlenen 15.01.2016 tarihli 2015/60832-1237761-1-1 sayılı İş Bitirme Belgesi ile sabit olduğunu, davalı idare ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmenin “Kesin teminat ve ek kesin teminatın geri verilmesi” başlıklı 11.3.1. Maddesinde \"Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı İdareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra sözleşmenin konusunun piyasadan hazır halde alınıp satılan mal alımı olması ve bir garanti süresinin öngörülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı, yükleniciye iade edilir.\" hükmü doğrultusunda müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak yapılan söz konusu iş için gerekli tüm evraklar sunularak 30/12/2016 tarihinde davalı kurumdan idarede bulunan kesin teminat bedelinin tamamının iade edilmesinin istendiğini, davalı kurum tarafından 05/01/2017 tarihli ... sayılı yazı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 16.7.1. maddesinde düzenlenen \"Garanti: Yüklenici tarafından teslim edilecek malların kabulünden sonra asgari 24 ay garanti süresi dolacaktır.\" hükmü gereği ürünlerin kesin kabul tarihinin 06/10/2015 olması sebebiyle 06/10/2017 tarihine kadar kesin teminat iadesinin yapılamayacağının belirtildiğini, işbu durumda davalı idare tarafından açıkça ikrar edildiği üzere 06.10.2017 tarihinde nakit kesin teminat bedelinin müvekkili şirkete iadesi şartlarının yerine getirilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından kurum tarafından belirtilen sürenin dolmasını müteakip 09/10/2017 tarihli ... numaralı belge ile kesin teminat tutarının iadesi talep edilmişse de davalı idare tarafından müvekkili şirketin söz konusu talebi doğrultusunda herhangi bir ödeme yapılmadığını, ilişiksiz belgesinden de görüleceği üzere müvekkili şirketin ne davalı idareye ne de ...'na herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin taahhüdünü sözleşme ve ihale dokümanlarına uygun olarak yerine getirdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddesi ve 4375 sayılı Kanun gereğince kesin teminatın taraflarına iadesi şartlarının gerçekleştiğini belirterek davalı idareye müvekkili şirket tarafından verilmiş olan 788.565,00 TL'lik kesin teminat bedelinin 09/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte taraflarına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin söz konusu iş kapsamında 2015 yılında malzemeleri idareye teslim etmiş olup, teknik şartname ve sözleşmede belirtilen personele eğitim verilmesi hususunun gerçekleştirildiğine dair kayıtlarda herhangi bir belge bulunmadığının Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından tespit edildiğini, ayrıca yine davacı şirketin alınan malzemelerin depoya giriş kayıtlarında marka model ve seri numaraları girilmediğinden durum tespitinin yapılamadığının ilgili daire başkanlığınca tespit edildiğini, söz konusu gerekçelerle 06.05.2020 tarihli Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'nın ... sayılı Makam Olur'u ile soruşturma başlatılmasının talep edildiğini, bunun üzerine ... Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından soruşturma başlatıldığını, ihaleye konu malların teknik şartnamede belirtilen özelleri taşımadığının yapılan inceleme ile tespit edildiğini, ihaleye konu mallarda davacının kusurundan kaynaklı eksikliklerin varlığı sebebiyle teminat iadesinin gerçekleştirilmediğini, 4735 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde kesin teminat ve ek kesin teminatın geri verilmesine ilişkin hükme göre teminatların iade edilebilmesi için yüklenicinin idareye bu işten dolayı herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, İdare ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında, davacının istihdam ettiği tüm personellerin ücretlerinin, tazminatlarının sözleşme gereği davacı tarafından ödenmek zorunda olduğunu, ayrıca, davacı tarafça dava dilekçesinde; 788.565,00 TL'lik kesin teminat bedeline 09/10/2017 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talep edilmişse de İdarenin bir kamu kurumu olması nedeniyle şayet bir faize hükmedilecekse bunun yasal faiz olması ve uyuşmazlık konusu olayın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle faiz başlangıcının karar tarihi olması yahut en azından dava tarihi olması gerektiğini, davacının taleplerinin de zamanaşımına uğradığını, açılan davanın süresinde de olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2023 tarihli 2021/358 Esas  2023/94 Karar sayılı kararında özetle; Dava; mal alım/nitelikli satım/eser sözleşmesi nedeniyle davalıya verilen nakit kesin teminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, davacı tanıkları dinlenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.<br>Davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de, davacı şirketin teminatın iadesi başvurusundan itibaren 5 yıllık süre sona ermediğinden itibar edilmemiştir.<br>Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 05/05/2022 tarihli raporda özetle; davacının 13.07.2015 tarihinde işe başladığı, sözleşme konusu 25 adet iş (mal) kalemine ilişkin olarak davalı idarenin 04.08.2015 ve 07.10.2015 tarihlerinde 15 adet muayene ve kabul komisyonu raporlarına göre sözleşme konusu malların istenilen niteliklere uygun olduğu belirlenerek ihtirazı kayıtsız kabul edildiği, davacıya verilen 15.01.2016 tarihli iş bitirme belgesine göre 07.10.2015 tarihinde işin kesin kabulünün yapıldığı, davacı tarafından 30.12.2016 evrak kayıt tarihli dilekçe ile ödenen 788.565,06 TL kesin teminat bedelinin iadesinin talep edildiği, davalı idarenin 05.01.2017 tarihli ... sayılı \"kesin teminat iade\" konulu cevabi yazısında; sözleşmenin 11.3.1. maddesi uyarınca 24 ay garanti süresinden bahsedilerek 06.10.2017 tarihine kadar kesin teminat iadesinin yasal olarak yapılamadığının bildirildiği, daha sonra davacının davalı idareye yazdığı 09.10.2017 evrak kayıt tarihli ve kesin teminat iadesi konulu yazısında; İdarenin 05.01.2017 tarihli yazısına göre garanti süresi 06.10.2017 tarihinde dolduğundan teminatın tamamının 3 gün içerisinde bildirilen şirket hesabına iadesinin talep edildiği, dosya kapsamına göre, sözleşme konusu işin kesin kabulünün yapıldığı 07.10.2015 tarihinden yaklaşık 4 yıl sonra yapılan soruşturmada, eğitim verildiğine dair belgeye rastlanmadığı ve alınan malzemelerin depoya giriş kayıtlarında marka, model ve seri numaraları girilmediği savunularak teminat iadesinden kaçınılmasının yerinde olup olmayacağı hususunun mahkemenin taktirinde olduğu, kabule göre, davacının iadesini talep edebileceği kesin teminatın 788.565,06 TL olup, kesin kabulün 07.10.2015 tarihinde yapılmasına, sözleşmenin 16.7.1 maddesi uyarınca garanti süresinin 24 ay olmasına nazaran kesin teminatın, sözleşmenin 13.1.1 uyarınca 07.10.2017 tarihinde iade edilmesi gerekmekle birlikte, SGK ilişiksiz belgesi 24.02.2020 tarihinde alınmış olmakla kesin teminatın en geç 24.02.2020 tarihinde iade edilmesi gerektiği açıklanmıştır.<br>Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuş ise de delillerin takdiri mahkememize ait olduğundan, raporun usul ve yasaya dosya içeriğine uygun bulunduğundan itirazlara itibar edilmemiştir.<br>Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin edimlerini yerine getirdiği, 07.10.2015 tarihinde işin kesin kabulünün yapıldığı, garanti süresinin 06.10.2017 tarihinde sona erdiği, davalı tarafın suç duyurusu üzerine yapılan soruşturmada takipsizlik kararı verildiği, bu kararın kesinleştiği, SGK'dan ilişiksizlik belgesinin alındığı, teminat iadesi koşullarının gerçekleştiği kanaatine varıldığından davanın kabulüne, 788.565,00 TL'nin 24/02/2020 SGK ilişiksiz belgesi tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 31/03/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından kesin teminatın müvekkiline iade edilmesine ilişkin davanın kabulü yönünden verilen hükmün yerinde olmasına rağmen faiz başlangıç tarihinin SGK ilişiksiz belgesi tarihinden işletilmesinin hatalı olduğunu, teminatın iadesi şartları oluşan ihalenin müvekkili şirkete verildiğini bildiren sözleşmeye davet mektubu davalı kurumun ... sayılı dilekçesi ile bildirildiğini, davalı kurumun ....yazdığı ... sayılı yazı ile sabit olduğu üzere ihale müvekkili şirket üzerine kalmakla birlikte müvekkili şirket ile 09/07/2015 tarihinde sözleşme imzalandığını ve 03/07/2015 günü müvekkili şirket tarafından işe başlandığını, müvekkili şirketin söz konusu ihale kapsamında üstlendiği tüm yükümlülükleri yerel mahkeme tarafından da tespit olunduğu üzere eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve işin ihale sözleşmesine uygun bir şekilde tamamlamış olup kesin kabulünün de davalı idare tarafından yapıldığını, işin ihaleye uygun olarak bitirildiğinin ... tanzim olunan 12.01.2016 tarih ve .... genel evrak sayılı firma dilekçesi ile düzenlenen 15.01.2016 tarihli ... sayılı İş Bitirme Belgesi ile sabit olduğunu, 9.09.2008 tarihli  27012 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... Prim Ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi Ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik gereği idarenin işin bitmesine müteakiben işin yeterli işçi sayısı ile yapıldığı ve herhangi bir borcunun bulunmadığı hususunda üniteye bilgi verme sorumluluğunun davalı idarede olduğunu,<br>Davalı İdarenin istinaf başvuru dilekçelerine karşı cevaplarında ise; Davalı idarenin Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından tespit edildiği iddia edilen malzemelerin marka model girişinin yapılmadığını, teknik şartname ve sözleşmede belirtilen personele eğitim verilmediği nedeniyle başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verildiğini ve işbu takipsizlik kararının kesinleştiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu ihaleye ait sözleşme ve teknik şartnamede üzerine düşen tüm yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirdiğinin tüm dosya kapsamıyla sabit olduğunu, işbu sebeplerle davalı idarenin müvekkili şirkete ait kesin teminatı haksız olarak uhdesinde tutmakta olup salt yargılamayı uzatma maksatlı istinaf başvurusu talebinin reddi gerektiğini, davalı idare tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde müvekkili şirketin söz konusu iş kapsamında 2015 yılında malzemeleri teslim ettiğini, teknik şartname ve sözleşmede belirtilen personele eğitim verildiğine ilişkin kayıtlarında herhangi bir belge bulunmadığını, alınan malzemelerin depoya giriş kayıtlarında marka model ve seri numaraları girilmediğinden durum tespitinin yapılamadığı ve işbu hususların Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından verilen makam oluru ile ... Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından soruşturma başlatıldığını ve akıbetinin sorulması gerektiği belirtilmişse de davalı idarenin işbu beyanları davayı uzatma çabasından ibaret olduğunu, ... Teftiş Kurulu tarafından başlatılan soruşturma akabininde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... numarası ile görülen soruşturma kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, işbu karara davalı ... tarafından itiraz edilmişse de Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2022/12191 Değişik iş numaralı dosyasında değerlendirilerek işbu itirazın da reddedildiğini, işbu soruşturmanın dosyası kapsamında aldırılan 17.04.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu (EK-8) ile davacının personellere eğitim verilmediği iddiası ile ihaleye konu malların teknik şartnamede belirtilen özellikleri taşımadığı iddiasının asılsız olduğunu, davalı idare tarafından istinaf başvuru dilekçesinde akıbetinin sorulmasını talep ettiği ve takipsizlik kararı kesinleşen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/173402 soruşturma numaralı dosyasında aldırılan 17.04.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda işbu hususta bu konuya değinildiğini, ihale kapsamında kurum personellerine müvekkili şirket tarafından eğitim verildiğinin kanıtlandığını, işbu hususun yerel mahkeme nezdinde dinlenen tanıklar ile kanıtlandığı gibi taraflarınca personellere teknik şartnamede sertifika verme zorunluluğu bulunmamasına rağmen verilen sertifika örneklerini ve eğitim sürecine ilişkin dönem daire başkanının da yer aldığı mailleşme trafiği örneğinin sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından söz konusu ihaleye ait sözleşme ve teknik şartnamede üzerine düşen tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğinin sabit olduğunu, davalı idare tarafından alınan malzemelerin depoya giriş kayıtlarında marka model ve seri numaraları girilmediği belirtilmişse de Kamu İhale Kanunu'na tabi olarak gerçekleştirilen hiçbir ihalede yüklenicinin iş sahibi idarenin depoya giriş kayıtlarının düzenlenmesine ve tutulmasına müdahale imkanı bulunmadığını, müvekkili şirketin idarenin usulüne uygun olarak tutulmayan depoya giriş kayıtlarından bu şekilde sorumlu tutularak, nakit kesin teminat bedelinin iade edilmemesinin açıkça hakkın gasp edilmesi olduğunu, bu durumun davalı idarenin kendi personeli ve iç işleyişi ile alakalı olup, işi sözleşmeye uygun olarak yapan, İş Bitirme Belgesi bulunan müvekkili şirkete ait nakit kesin teminatın davalı idare tarafından hukuka ve ilgili mevzuata aykırı olarak gasp edildiğini gösterdiğini, davalı idarenin söz konusu malzemelerinin marka bilgilerinin kaydedilmediğini iddia etmiş olsa da ekte taraflarına sunulan teknik şartnameden açıkça görüleceği üzere hiçbir ürünün marka belirlemesinin yapılmadığını, davalı idare tarafından istinaf başvuru dilekçesinde akıbetinin sorulması gerektiğini belirttiği soruşturma kapsamında müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini kusursuz yerine getirdiğinin tespit edildiğini ve akabinde takipsizlik kararı verilerek işbu kararın kesinleştiğini, davalı idarenin salt davayı uzatma maksatlı istinaf başvuru talebinin reddi gerektiğini, dosya kapsamında mevcut CD ve tanık beyanlarından davalı idarenin personeline eğitim verildiğinin açık olup davalı idarenin teminatın iadesinden kaçındığınğn yerel mahkeme tarafından tespit edildiğini, davalı tarafından istinaf başvuru dilekçesinde istihdam edilen tüm personel alacaklarının ödenmesi gerektiği iddia edilmişse de işbu ihale kapsamında çalıştırılan personel tarafından açılmış bir iş davasının yahut icra takibinin bulunmadığını, söz konusu personelin istifa ederek iş akdini sonlandırdığını, tazminat alacağının bulunmadığını, davalı tarafın müvekkili şirketin alacağının zamanaşımına uğradığına ilişkin iddiasının mesnetsiz olduğunu, davalı tarafın faiz türüne ilişkin iddiasının asılsız olup mahkemede ikame olunan işbu dava ile aynı taraflara sahip davalarda da avans faize hükmedildiğine ilişkin emsal nitelikteki kararları ekte sunduklarını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından verilen 15/03/2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Davacı şirketin söz konusu iş kapsamında 2015 yılında malzemeleri idarelerine teslim ettiğini, teknik şartname ve sözleşmede belirtilen personele eğitim verilmesi hususunun gerçekleştirildiğine dair kayıtlarda herhangi bir belge bulunmadığının ilgili daire başkanlığı olan Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından tespit edildiğini, davacı şirketin alınan malzemelerin depoya giriş kayıtlarında marka model ve seri numaraları girilmediğinden durum tespitinin yapılamadığını, söz konusu gerekçelerle 06/05/2020 tarihinde Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığının makam oluru ile soruşturma başlatılasını talep edildiğini, bunun üzerine ... Genel  Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca soruşturmanın başlatıldığını, yapılan görüşme neticesinde ihaleye konu malların teknik şartnamede belirtilen özellikleri taşımadığının yapılan inceleme neticesinde tespit edildiğini, 4735 sayılı Kanunun 13. maddesinde kesin teminat ve ek kesin teminatın geri verilmesine ilişkin hükme göre teminatların iade edilebilmesi için yüklenicinin idareye bu işten dolayı herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, idareleri ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında, davacının istihdam ettiği tüm personellerin ücretlerini, tazminatlarını sözleşme gereği davacı tarafından ödenmek zorunda olduğunu, davacı tarafça dava dilekçesinde; 788.565,00 TL'lik kesin teminat bedeline 09/10/2017 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin talep edildiğini, bunun da yasal faiz olması gerektiğini, uyuşmazlık konusu olayın yargılamayı gerektirdiğinden faiz başlangıç tarihinin karar tarihi olması yahut en azından dava tarihi olması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının dava dilekçesinde talep ettiği tüm bedelleri ve davacının istemiş olduğu faiz talebini, başlangıç tarihini kabul etmediklerini, davacının dava dilekçesinde iddia ve talep ettiği kesik teminat bedelinin davacıya iadesinin yasal koşulları oluşmadığını, davacının taleplerinin de zamanaşımına uğradığını, açılan davanın süresinde de olmadığını, zamanaşımı itirazları ve süreye ilişkin itirazlarında bulunmakta olup bu hususun da değerlendirilmesini, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olup her halükarda davanın reddinin gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasında düzenlenen 09/07/2015 tarihli konusu, \"...\" olan eser sözleşmesi kapsamında işin tamamlanarak davalı idareye teslim edildiği, kesin kabulünün de 06/10/2015 tarihinde davalı idare tarafından yapıldığı iddiasıyla nakit teminat olarak idareye verilen 788.565,00 TL'lik teminat bedelinin 09/10/2017 talep tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteğine ilişkindir. <br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, ayrıntıları yukarıda belirtilen gerekçelerle öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi talep edilmiş, bu talepleri kabul görmediği takdirde ise davanın esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı yüklenicinin, davalı idareden 09/10/2017 tarihinde yani kesin kabul tarihinden itibaren 2 yıllık sürenin dolduğu tarihte kesin teminatın iadesinin talep edildiği, bu tarihten dava tarihi olan 18/06/2021 tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu sebeple zamanaşımı definin yerinde bulunmadığı, davalı iddiaları yönünden teftiş kurulunca başlatılan soruşturma ve bu soruşturma nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından verilen malzemelerin ihale ve sözleşme kapsamında teknik özellikleri taşıdığının anlaşıldığı gibi personele de gerekli eğitimin verildiğinin sabit olduğundan takipsizlik kararı verildiği, SGK ilişiksiz belgesinin de 24/02/2024 tarihinde alındığı ve bu sebeple teminatın iadesi koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulü ile 788.565,00 TL teminat bedelinin SGK ilişiksiz belgesinin alındığı tarihten itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır. <br>Uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca nakdi kesin teminatın iadesi istemine ilişkindir.<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan yapım işi kapsamında verilen ve halen davalının uhdesinde bulunan 788.565,00 TL tutarındaki kesin teminatın idareden talep edildiği 09/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.<br>Dava konusu sözleşmenin \"Kesin Teminat ve Ek Kesin Teminatın Geri Verilmesine İlişkin 11.3.1. Maddesinde; \"Taahhüdün sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı idarece tespit edildikten sonra, sözleşmenin konusunun piyasadan hazır halde alınıp satılan mal alımı olması ve bir garanti süresinin öngörülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı yükleniciye iade edilir.\" yönünde düzenleme mevcut olup, aynı sözleşmenin garantiye ilişkin 16.7.1. Maddesinde, \"Garanti; yüklenici tarafından teslim edilecek malların kabulünden sonra asgari 24 ay garanti süresi olacaktır.\" hükümleri yer almaktadır. <br>Dava konusu somut olayda, idarece işin kesin kabulünün 06/10/2015 tarihinde yapıldığı ve iş kapsamında imal edilerek teslim edilen malzemeler için 24 ay garanti süresi konulmuş olduğundan teminatın iade edilebilmesi için 24 aylık garanti süresinin dolmuş olması gerektiğinden nakit teminatın iadesi talebinin muaccel olduğu tarihte 24 aylık garanti süresinin dolduğu 06/10/2017 tarihi olup, bu tarihten itibaren eser sözleşmelerinde uygulanması gereken 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davanın açılması gerekmektedir. Eldeki dava da bu tarihten dava tarihi olan 18/06/2021 tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan açıldığından mahkemece davalı idarenin zamanaşımı definin reddine karar verilmiş olmasında dairemizce usul ve yasa hükümlerine aykırı bir durum görülmemiş ve davalı idare vekilinin buna ilişkin istinaf sebeplerinde isabet görülmediği gibi davacı yüklenicinin vermiş olduğu malzemelerin teknik özellikleri taşıdığının ve davalı personeline gerekli eğitimin verildiğinin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen hazırlık soruşturması kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu gibi davacı yüklenici tarafından SGK ilişiksiz belgesinin de alınarak dosyaya sunulduğu anlaşılmakla davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinde de isabet görülmemiş ve bu sebeple davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusu sebebi ile yapılan değerlendirme sonucunda ise; davacı yüklenicinin davalı idareye verdiği 09/10/2017 evrak kayıt tarihli dilekçe ile kesin teminatın iadesini talep ettiği ve idareye 3 günlük süre verdiği, bu sürenin 12/10/2017 tarihinde dolduğu ve davalı idarenin 13/10/2017 tarihi itibari ile temerrüde düşmüş olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, teminatın iadesi için gerekli şartların oluştuğu, ihtarname gönderilmek suretiyle davalının temerrüde de düşürüldüğü, sözleşme gereği davalı idareye verilen 788.565,00 TL'lik kesin nakit teminatını isteme hakkının doğmuş olmasına karşın mahkemece davacı alacağına temerrüt tarihi olan 13/10/2017 tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerekirken iadesine karar verilen teminat bedeline 24/02/2020 SGK ilişiksiz belgesi tarihinden itibaren faiz uygulanmış olması dairemizce doğru görülmemiş, bu sebeple davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br> Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-/ maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden mahkeme kararının, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulü ile 788.565,00 TL nakit teminat bedelinin temerrüt tarihi olan 13/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacıya ödenmesine dair dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun,  HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KABULÜNE,<br>3-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2023 tarihli ve 2021/358 Esas 2023/94 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,<br>4-Davanın KABULÜ ile;<br>a-) 788.565,00 TL nakit teminat bedelinin temerrüt tarihi olan 13/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Kabul edilen miktar üzerinden Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 53.866,87 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 13.466,72 TL harcın mahsubu ile kalan 40.400,15 TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 13.466,72 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>- İlk derece mahkemesinin 16/02/2023 tarihli 2021/358 Esas 2023/94 Karar sayılı kararında belirtilen ve davalıdan alınmasına karar verilen bakiye 40.400,15 TL harç bedelinin davalıdan tahsil edilmiş ise davalıya iadesi, tahsil edilmemiş ise harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iade edilmesi konusundaki prosedürün ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 2 maddeleri uyarınca hesaplanan 122.284,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında yapılan toplam 3.788,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-HMK'nun 333/1 maddesi gereğince gider ve delil avansından bakiye kısmın yatıran taraflara iadesine, <br>İstinaf incelemesi yönünden;    <br>9-Davalının istinaf başvurusunun reddedilmiş olması sebebi ile alınması gerekli 53.866,87 TL istinaf nispi karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 13.467,00 TL'nin mahsubu ile kalan 40.399,87 TL harç bedelinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>10-Davacının istinaf başvurusunun kabul edilmiş olması sebebiyle istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 13.468,00 TL istinaf nispi peşin harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, <br>11-Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 149,00 TL tebligat ve posta gideri ile 156,00 TL dosya gönderme giderinden oluşan toplam 797,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>12-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine  vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>13-Kararın dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 07/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan \t               Üye                     Üye                 Katip <br>       <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e9c62f0833a108a2","SID":"70247c67df0bcc41"}}