{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/919 - 2025/649<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2024/919  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/649                                   (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t               (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi <br>\t\t\t\tHMK 353/1-a-4 ve a-6)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2014/1961 Esas-2024/272 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 08/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/07/2025<br><br>Taraflar arasında asıl ve birleşen davalarda görülmekte olan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların kabul ve reddine verilen karara karşı süresi içinde davalı/ birleşen dosyada davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Asıl davada davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalı firmanın, ... A.Ş tarafından yaptırılan “......”'nin yüklenicisi olduğunu, davalı firmanın yükümlendiği bu işe ilişkin; yapısal çelik işlerinin imalat ve montaj işlerinin yapılması hususunda müvekkili ile mutabık kaldıklarını ve taraflar arasında 15.07.2010 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince iş kapsamında kullanılacak olan çelikle ile bu malzemelere uygulanacak olan boyanın davalı işveren tarafından temin edildiğini, işçilik ve sarf malzemesinin ise müvekkili tarafından karşılandığını, sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından taahhüt edilen işlerin tamamının 31.12.2012 tarihinde sona erdiğini ve bu kapsamda SGK nezdinde oluşturulmuş olan alt işverenlik dosyasının kapatıldığını, sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından yapılan işlere ilişkin düzenlenecek olan son hakediş bedeli olan toplam 169.805,45 TL hakediş alacağının davalı firma tarafından ödenmediğini, kesin hesapla birlikte ödeneceğinin belirtildiğini, müvekkili tarafından davalı şirket hesabına alınmış olan 2 adet RV 500 Kaynak Makinesi bedeli olan 7.823,40 TL ve 7.362,80 TL NDT bedelinin de kesin hesapla birlikte ödeneceğinin belirtildiğini ancak, davalı şirketçe bugüne kadar ödenmediğini, sözleşmenin kesin hesap ile ilgili 30. maddesi gereğince; kesin hesabın yapılabilmesi için, yapılan iş kapsarnında müvekkili şirkete davalı işverence teslim edilmiş olan boya ve hammadde malzemesi miktarının, buna mukabil işlenerek müvekkili şirket tarafından davalı işveren veya emrühavalesine teslim edilmiş imalat miktarlarının tespit edilmesi, kesin hesaba esas olacak bu çalışmaların alt yüklenici olan davacı müvekkili tarafından yapılması gerektiğini, bu gereklilik üzerine yapılan işle ilgili toplanan tüm verilerin ilgili belgeleri ile birlikte müvekkili şirket yetkilileri tarafından davalı şirketin ... Şantiyesindeki yetkililerine teslim edildiğini ancak, teslim edilen verilerin davalı - işveren yetkililerince uygun görülmediğini, taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine davalı tarafa Ankara 24. Noterliği kanalıyla 17.06.2013 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede; sözleşmenin 30.1 hükmünce kesin hesap muamelesine yönelik olarak düzeltilmiş kesim planı çalışmasının tamamlanması için müvekkili şirkete 30.06.2013 tarihine kadar süre tanındığının ve toplantı yapılması hususunun ihtar edildiğini, cevabi ihtarnamede, kesin hesap çalışmasına ilişkin neasting çalışmasının bir kez daha davalı - işverene sunulduğunun ve kesin hesabın yapıllması hususu'nun ihtar olunduğunu, tespit istemine konu edilen malzeme balansına ilişkin bu süreç zarfında yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını ve müvekkili şirketten yeniden veri sunulmasının talep edildiğini, sözleşme gereğince kullanılan ve artan malzeme miktarının tespiti için İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/26 D. İş sayılı dosyasında tespit talebinde bulunulduğunu, bilirkişi raporunda, ...'e verilen toplam çelik miktarının  7.496.820,67 TL; imalatta kullanılan brüt çelik miktarının 7.391.569,54 TL; çeliğin imalatı sırasında çıkan hurda miktarının 722.787.609 TL; toprağa karışan cüruf miktarının 163.363.686 TL; net imalatı yapılmış malzeme miktarının  6.505.417,09 TL; kesime girmeden direkt kullanılan malzeme miktarının 105.251,13 TL; ...'in, ...'ya teslim etmiş olduğu imalatın 6.610.669,12 TL olarak belirtildiği, sözleşme gereğince müvekkilinin hak etmiş olduğu hakediş alacaklarından davalı tarafça %5 oranında kesilmiş olan toplam; 338.680,15 TL tutarında nakit teminat kesintisi bulunduğunu, sözleşmeye göre bu teminat bedelinin işin tamamlanmasını müteakip SGK ve vergi borcu bulunmadığıma ilişkin gerekli belgelerin davalı tarafa teslimi ile birlikte müvekkili davacıya ödenmesi gerektiğini, bu amaçla kendilerine keşide edilmiş olan Ankara 63. Noterliğinin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı şirkete müracaatta bulunulmuş ise de söz konusu teminatların iadesi hakkında davalı şirketçe bir işlem yapılmadığını, müvekkili şirketin davalı nezdindeki alacaklarından tespite konu iade borçlarının mahsubu ile kalan bakiye hakediş ve teminat alacakları olan şimdilik 209.859,25 TL alacağının davalı şirketten tahsili gerektiğini beyanla; fazlaya ilişkin hak ve alacak taleplerinin saklı tutulması kaydıyla; taraflar arasındaki alt yüklenicilik sözleşmesi gereğince tahakkuk etmiş olan bakiye 209.859,25 TL hakediş ve nakit teminat alacağının davalı şirketten son ihtarname tarihi olan 19.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/628 Esas sayılı dosyasında davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında akdedilmiş olan 15.07.2010 tarih ve ... numaralı alt yüklenicilik sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini belirterek dosyanın Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1961 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmek suretiyle toplam 768.128,84.-TL alacaklarının dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>Birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/586 Esas sayılı dosyasında davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen 15/07/2010 tarihli ... sayılı alt yüklenicilik sözleşmesinin 12. maddesi gereğince müvekkili şirketçe davalı şirkete verilmiş olan 09/08/2010 tarih - ... sayılı 280.000,00.-TL bedelli teminat mektubu hakkında yapılacak işlemlerin dava sonuna kadar durdurulması gerektiğini belirterek ihtiyati tedbir ve teminat mektubunun iptali ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>YANIT:<br>Davalı ... ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş olan 15/07/2010 tarihli Alt Yüklenicilik Sözleşmesi'nin 33.4 maddesinde, alt yüklenicinin, hakedişlerinden yapılan nakit teminat kesintilerinin, alt yüklenicinin  yükleniciye geçici kabulün ifasının teminini, vergiler ve SGK, bordro, fatura, işçi sağlığı ve güvenliği, hakediş, vergi veya idari cezaları olmadığının tespitine ilişkin vergi dairesinden alınmış yazınının yükleniciye ibraz edilmesini takiben bilal faiz iade edileceğinin düzenlendiğini, sözleşmenin 33.1 maddesi gereğince teminatların, iade edileceğinin düzenleme altına alındığını, sözleşme konusu imalatlarını, sözleşme ve eklerine, teknik ve ekonomik faktörlere, şartnamelerine, projelerine, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde, eksiksiz, kusursuz ve özürsüz, idari ve mali problemsiz veya problemleri çözülmüş olarak müvekkili şirkete teslim etmediğini, davacı şirketin alacak talebinin dayanağı geçici kabulün ifası gerçekleşmediğinden, müvekkili şirket aleyhine alacak talebinde bulunarak dava açmış olmasının açıkça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının müvekkili şirketten iadesini talep ettiği %5 ölçeğindeki nakit teminat kesintilerinin, davacı şirket tarafından geçici kabulün ifası gerçekleşmediği ve kesin kabulün mutabakatı sağlanamadığından sözleşme hükümlerine göre şu anda iadesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, sözleşmenin 9. ve 10. Maddeleri gereğince, tanzim edilmiş 19 numaralı Alt Yüklenici Geçici Hakediş Raporuna göre, davacının 120.375,07 TL (KDV dahil, tevkifat, stopaj ve nakit kesintisi düşülmüş) alacaklı olduğu gibi bir durum bulunmakta ise de, sözleşmenin 30. Ve 31. Maddeleri gereğince tanzim edilmiş 20 numaralı Alt Yüklenici Geçici Hakediş Raporunda; davacı şirketin, davalı müvekkili şirkete 63.202,64 TL (KDV dahil) borçlu olduğunu, sözleşme kapsamında, davalı müvekkili şirket tarafından, davacı şirkete verilmiş bedeli mukabilindeki hizmetler kapsamında; Kaynakçı Sertifika Bedeli (KDV Dahil 12.749,90 TL) ve Vinç Hizmetleri Bedeli (KDV Dahil 13.652,01 TL) toplamlarından, davacı şirketin, davalı şirkete 261401,91 TL (KDV dahil) borçlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşme kapsamında, müvekkili şirket tarafından, davacı şirkete verilmiş bedeli mukabilinde hizmetler kapsamındaki Tahribatsız Test ve Muayene Bedeli'nden dolayı, davacı şirketin 7.362,80 TL (KDV dahil) alacaklı olduğunun görüldüğünü, gereğinden fazla talep edilmiş ve teslim alınmış yapısal çelik boya malzemesi tutarının 212.484,92 USD (531.212,31 TL KDV dahil) olarak hesaplandığını, davacı şirketin müvekkili şirkete, açılacak tazminat davası tarihinden güncellenmek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ile 531.212,31 TL borçlu olduğunu, sözleşme ve eklerine göre gereğinden fazla talep edilmiş ve davacı tarafından teslim alınmış, işlenmemiş  yapısal çelik malzeme miktarının 483.890,00 Kg olduğunu, talep tarihinde, malzeme türevine ve güncel birim fiyatlara göre yeniden belirlenecek gereğinden  fazla talep edilmiş ve teslim alınmış, işlenmemiş yapısal çelik malzeme tutarının 416.785,66 USD (1.041.964,16 TL KDV dahil) olarak hesaplandığını, davacının, müvekkili şirkete 1.041.964,16 TL (KDV dahil) borçlu olduğunu, davacının talep dilekçesinde arz ettiği ve müvekkili şirket hesabına alındığı iddia ettiği 2 adet RV 5D0 Kaynak Makinesi tutarının müvekkili şirket kayıtlarında bulunmadığını, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki taahhütlerinin ifasında kullanacağı tüm ekipman, cihaz, alet, gereç, edevht vb. dair tüm yükümlülüğün kendisine ait olduğunu bildiğini, bu hususun sözleşmenin 1. ve 6. maddesinde açıkça ifade edildiğini, müvekkili şirketin kesin hesap çalışması hususunda gereken tüm çabayı sergilediğini beyanla  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2024 tarihli 2014/1961 Esas  2024/272 Karar sayılı kararında özetle; Asıl ve birleşen davalarda dava, taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesine dayalı olarak alacak ve nakde dönüştürülmüş olan teminat mektubundan ötürü alacak istemine ilişkindir. <br>Asıl ve birleşen davalarda dava, taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesine dayalı olarak alacak ve nakde dönüştürülmüş olan teminat mektubundan ötürü alacak istemine ilişkindir. <br>Davacı ... Şti. (... olarak ifade edilecektir) ile davalı ... A.Ş. (... olarak ifade edilecektir) arasında 15.07.2010 tarihinde \"Alt Yüklenicilik Sözleşmesi\" başlıklı sözleşmede davacı ...'ın alt yüklenici, davalı ...'nın ise yüklenici sıfatını haiz olduğu, İstanbul İlinde gerçekleştirilecek olan ......, yapısal çelik işlerinin projelerinin, proje onaylarının, malzeme, işçilik ve montaj işleri kapsamında bulunan ve yüklenici tarafından belirlenecek miktarda yapısal çelik makas imalat ve montaj işini konu aldığı, bu anlamda davanın yanları arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin “eser sözleşmesi” olduğu değerlendirilmiştir. <br>Taraflarca akdedilen sözleşmenin \"Ödemeler\" başlıklı 3. Bölümü 9.2. maddesinde sözleşmenin teklif birim fiyat sözleşmesi olduğu ve EK-1'de her bir iş kalemi için teklif edilen birim fiyatlarla iş yapmayı taahhüt ettiği, buna göre birim fiyat esasına göre bedel kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. <br> Bu kapsamda eldeki uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmesinden önce eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır.<br> Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. <br>Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. <br>İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 474). Eserdeki ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, seçimlik hak olarak; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, ve iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır (TBK m. 475).<br>Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477).  <br>Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1).<br>Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/628 Esas sayılı davada ...'nın dava dilekçesinde, alacaklı olduğunu iddia ettiği her bir alacak türü bakımından aşağıda değerlendirme yapılmıştır. ...'nın alacaklı olduğunu iddia ettiği alacak türlerinin değerlendirmesi neticesinde asıl dava ve ...'nın davacısı olduğu birleşen davada kümülatif olarak taraflardan hangisinin bakiye alacağının bulunduğu değerlendirilmiştir. Zira her iki dava bakımından da kesin hesap yapılması mahkemeden talep edilmekte olduğu anlaşılmaktadır. <br>Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme içeriğinden işin yapımında kullanılacak olan yapısal çelik malzemesi ve boya malzemesi temininin ...'nın yükümlülüğünde olduğu ve ... tarafından temin edilmiş olan yapısal çelik malzemesi miktarı ile boya malzemesi miktarında taraflar arasında çekişme bulunmadığı taraf beyanları ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. <br>Ancak taraflar arasında çekişmeli olan hususun yapısal çelik malzemesinden kalan ve ekonomik değeri bulunan \"hurda çelik\", yapımda kullanılmayan çelik (fazla kalan) malzemesi ile yine yapım için çeliğin işlenmesi sırasında ortaya çıkan ve ekonomik değeri olmayan \"cüruf\" miktarı/oranı, yine boya malzemesi yönünden ise yapımda kullanılan boya malzemesinin miktarı ile kullanım sırasında ve kullanım nedeni ile oluşacak zayiat oranı ile ... elinde kalması gereken diğer bir deyişle ...'ya bu nedenle ödemesi gereken bir tutarın olup olmadığıdır. <br>Birleşen davada davacı ... tarafından alacak istemine konu yapılan, davalıda kalmış olan ihtiyaç fazlası kullanılmamış \"boya malzemesine\" ilişkin olarak davacının alacağının belirlenmesi için ise boyanın uygulanması sırasında oluşabilecek \"boya zayiatı\" oranının tespiti gerekmektedir.<br>Yukarıda da değinildiği üzere davalı ... tarafından temin edilmiş olan boya malzemesi miktarı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Bu anlamda taraflar arasındaki ihtilafın işin ifasında kullanılan boya malzemesinin ne kadarlık kısmının kullanıldığı, kullanımda zayi edilmiş olan miktarın ne olduğu ve davacı ... tarafından ...'ya iadesi gereken boya malzemesi miktarının ne olduğu ile bu miktar karşılığı ... tarafından ...'ya ödenmesi gereken tutar noktasında toplanmaktadır.<br> Taraflara arasında alt yüklenici ...'a işin ifası için ... tarafından teslim edilen boya miktarı hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmadığına yukarıda değinilmişti. Eldeki davadan önce delil tespitine yönelik İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/26 D. İş sayılı dosyasında yaptırılan incelemede bilirkişi heyetince sunulan raporda \"...boya ile ilgili olarak; ...marka boya ile; kumlama, astar, 2 ara kat ve son kat olmak üzere 4 kat baya sürülerek ortalama 320 falt sınır 300 - 330 arası) mikron film kalınlığı oluşturarak manuel olarak pistole ile yapıldığı tespit edilmiş olup, ... boya firmasının boya föylerinden istifade edilerek boya film kalınlıklarına göre 1,00 m² için teorik boya miktarları ve yapılan işin şekil ve niteliği itibarı ile % 30 zayiatlı pratik boya tüketim değerlerinin...\" olacağı değerlendirilmiştir. <br> Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/628 Esas sayılı davada yüklenici ...'nın diğer alacak konusu yapmış olduğu kaynakçı sertifikası bedeli, 20 numaralı kesin alt yüklenici hakkediş raporuna göre davalı ...'ın borçlu olduğu iddia edilen tutar ve muhasebe kesintileri bedeli olarak talep edilen alacak kalemleri yönünden ise tarafların bu hususta sunmuş olduğu deliller ve mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan kök ve ek raporlarda ...'nın belirtilen alacaklarının varlığını ispat edememiş olduğu değerlendirilmiştir. <br>Alt yüklenici ... tarafından birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/586 Esas sayılı dosyasında dava konusu edilmiş olan ve yüklenici ... tarafından nakde dönüştürülmüş olan 280.000,00.-TL tutarındaki teminat mektubuna ilişkin olarak taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ... tarafından da ...'ın alacakları arasında sözkonusu teminat mektubunun gösterildiğinden alt yüklenici ...'ın birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/586 Esas sayılı dosyasında dava konusu edilmiş olan 280.000,00.-TL teminat mektubunun nakde dönüştürülmüş olması nedeni ile tahsil isteminin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı yapılan incelemeler ve açıklamalar neticesinde, alt yüklenici ...'ın yüklenici ...'dan olan alacakları toplamının 520.431,84.-TL olduğu, yüklenici ...'nın alt yüklenici ...'dan olan alacağının ise 501.107,73.-TL olduğu, buna göre ...'ın bakiye 19.324,11.-TL alacağının bulunduğunun anlaşılması karşısında asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/586 Esas sayılı davanın ise reddine dair karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne 19.324,11 TL alacağın 19/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/628 esas sayılı dosyasında davacı ...'nın davalıdan olan alacağının asıl dosyada davacı alacağından mahsubuna karar verilmiş olması sebebi ile bakiye alacağı bulunmadığından reddine ve birleşen Ankara 10 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/586 Esas 2016/456 Karar sayılı dosyası yönünden ise davanın kabulüne, 280.000,00 TL nakit teminat mektubu bedelinin nakde dönüştürüldüğü tarih olan 30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı / birleşen dosyada davacı vekili tarafından verilen 22/08/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece asıl ve birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/586 Esas sayılı davasında, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı gözardı edilerek hüküm tesis edildiğini, alınan bilirkişi raporları arasında mübayenet bulunmasına karşın yerel mahkemece bu mübayenet giderilmeden hatalı ve eksik incelemeye dayalı raporlarda yer alan tespit ve değerlendirmelere atıf yapılarak gerekçe oluşturulduğunu ve bilirkişi raporlarında yer almayan hesaplamaların da esas alınarak hüküm kurulduğunu, yargılama aşamasında taraflarınca, hükme esas alınan 3. ek rapor ile 5. ek rapora itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin ikame ettiği birleşen davasına dayanak 29.06.2016 tarihli dava dilekçesi ekindeki hesaplamalarda 2,90 USD/TL kuru alınmış olmasına karşın bilirkişi heyetince, davacı şirketin ikame ettiği asıl dava kapsamında beyan ettiği 1,9265 USD/TL kuru üzerinden hesaplama yapılamayacağı belirtilmesine karşın yerel mahkemece bu talepleri doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmaksızın hüküm tesis edildiğini, tek tek ... tablolarına dayalı matematiksel eşitlikler ve ispatlarla gösterilmiş olmasına karşın bu tabloların bilirkişi heyetlerince görmezden gelinmiş olmasına karşın yerel mahkeme tarafından bu raporlardan alıntılar yapılarak gerekçe oluşturulmak sureti ile hüküm kurulduğunu, tarafların imzası ile kayıt altına alınan sözleşmenin teminatında, davalı müvekkili şirketçe hazırlanmış 30.04.2013 tarih ve “20 numaralı Kesin Alt Yüklenici Hakkediş Raporu” geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğunun bu hakkediş raporuna göre müvekkili şirketin davacı şirketten 63.202,64 TL alacaklı olduğu ortada olmasına karşın bu hususun dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, davacı şirketin edimlerini yerine getirdiği ve teminatın iadesi koşullarının sözleşme hükümlerine göre oluştuğu yönündeki kabulün hatalı olup kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirketçe teminat mektubunun nakde çevrilmesi işleminde bir usulsüzlük olmadığından  \"birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mah.kemesinin 2016/586 Esas sayılı davasının reddine\" ve birleşen dava dilekçelerinde ayrıntılı izah ettikleri üzere müvekkili şirketin alacaklı olduğundan birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/628 esas sayılı davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından iptali ile iadesi talep olunan 09.08.2010 tarihli ... sayılı ve 280.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun, müvekkili şirketin talebi üzerine nakde çevrildiğini ve bu bedelin müvekkili şirket hesaplarına aktarılmış olduğundan, taleple bağlılık ilkesi gereği işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde 09/08/2010 tarih, ... sayılı 280.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iptali ile iadesine karar verilmesini talep etmiş ise de teminat mektubu nakte çevrildiğinden ve davacı tarafından dava istirdat davasına çevrilmediğinden taleple bağlılık ilkesi gereği davanın reddine karar verilmesi gerekirken birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/586 Esas sayılı davasının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne dair verilen kararın reddine, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/628 esas sayılı davalarının kabulüne,  birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/586 Esas sayılı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı / birleşen dosyada davalı vekili tarafından dosyaya sunulan istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; Davalı/ birleşen dosya davacısı vekilinin, istinaf başvuru dilekçelerinde yazılı hususları kabul etmediklerini, birleşen teminat mektubunun iadesi davasında ihtiyati tedbir kararı uygulanamadığından davalı ... tarafından teminat mektubunun nakde çevrildiğini, bu sebeple de dosyaya sundukları cevaba cevap dilekçeleri ile teminat mektubu hakkındaki menfi tespit taleplerini istirdat talebi olarak yenilediklerini, dava konusunun eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve tüm taleplerin 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde yapıldığından davalı yanın zamanaşımı definin de yerinde olmadığını, dosyada dava açılmadan önce yaptırılan tespit dosyasındaki bilirkişi raporları ile mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının hüküm vermeye yeterli olup, mahkemece de bu raporlar hükme esas alınmak suretiyle asıl ve birleşen davaların yasaya uygun şekilde sonuçlandırılmış olması sebebi ile davalı/ birleşen dosya davacısının haksız istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava ve birleşen davalar taraflar arasındaki 15/07/2010 tarihli ve konusu, \"Davalı Yüklenici .......... ilinde gerçekleştirecek olduğu ... ... Yapım İşi Projesinde Yapısal Çelik İşlerinin Projelerinin, Proje Onaylarının, Malzeme, İşçilik Ve Montaj İşleri Kapsamında Bulunan Ve Yüklenici Tarafından Belirlenecek Miktarda Yapısal Çelik Makas İmalat Ve Montaj İşi\" olan alt yüklenicilik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada davacı alt yüklenici ödenmeyen imalat bedeli alacağını, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/628 Esas sayılı dosyasında davacı yüklenici bu sözleşme nedeniyle davalı alt yüklenici uhdesinde kalan malzeme ve boya bedellerinden dolayı karşı alacağını yine birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/586 Esas sayılı dosyasında ise davacı alt yüklenici bu sözleşme sebebi ile davalı yükleniciye vermiş olduğu nakit teminat mektubunun iadesini, olmadığı takdirde bedelinin tahsilini talep etmektedir. <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yukarıda ayrıntıları belirtilen gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, davacı yüklenici ...... Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/628 Esas sayılı dosyasında açmış olduğu alacak istemli birleşen davasının reddine, yine davacı alt yüklenicinin Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen 2016/586 Esas sayılı dosyasında teminat mektubu bedelinin tahsili davasının kabulüne dair karar verilmiş, bu karara karşı asıl ve birleşen dosyada davalı yine birleşen dosyada davacı ... vekilinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. <br>6100 sayılı HMK’nın 166. (mülga HUMK 45.) maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların arasında bağlantı bulunması halinde birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Davaların birleştirilmesi kararı üzerine davalar bir dosyada birleştirilir. Birleştirme kararı uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Birleştirilen davalardaki talepler ayrı ayrı değerlendirilir ve ayrı ayrı karar verilir. Ancak bunların tahkikatı ortak yürütülür. Davaların birbirinin içinde erimesi tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleriyle vekâlet ücretlerinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir. Somut olaya gelince; mahkemece asıl dosyada alt yüklenici olan davacının ve birleşen yüklenici ...  A.Ş.'nin davacısı olduğu Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/628 Esas sayılı dosyasında  her iki taraf da birbirinden alacaklı olduğunu belirterek karşılıklı alacaklarının hüküm altına alınması amacıyla ayrı ayrı dava açtıklarından ve bu davalar birleştirilmiş olsa bile tek bir davaya dönüşmeleri söz konusu olmayıp her bir davanın ayrı ayrı karara bağlanması gerekirken alt yüklenici ile yüklenicinin birbirlerinden olan alacaklarının tespitinden sonra bu alacakların asıl dosyada birbirinden mahsup edilerek asıl davada davanın kısmen kabulüne, yüklenici ...'nın davacı olduğu birleşen dosyada ise mahsup sonucunda alacağının kalmadığının kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasa hükümlerine aykırı olmuş ve HMK'nın emredici düzenlemelerine aykırı olan bu durum dairemizce resen kararın kaldırılmasını gerektirecek bir yasaya aykırılık hali olarak değerlendirilmiştir. <br>Mahkemece yapılması gereken iş, önceden aldırılan ve itiraza uğrayan bilirkişi raporları ile tespit bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için gerekirse yeni bir uzman bilirkişi raporundan önceki raporlara yapılan itirazların da değerlendirilerek karşılanması suretiyle hükme esas alınabilecek nitelikte yeni bir rapor alınmak suretiyle ve her bir davada talep edilen alacağın varlığı halinde birbirinden mahsup edilmeksizin talep edilen davalarda hüküm altına alınmak suretiyle asıl ve birleşen davaların sonuçlandırılması olmalıdır. <br>Yine davacı alt yüklenicinin açtığı ve eldeki dava ile birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/586 Esas sayılı dava dosyasında, davanın kabulüne karar verilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen 15/07/2010 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin 23.maddesinde “Teminatın İadesi” şartları düzenlenmiş olup, bu maddeye göre teminatın iade edilebilmesi için “Vergiler ve SSK, bordro fatura, işçi sağlığı ve iş güvenliği, hakediş, vergi veya idari cezaları olmadığının tespitine ilişkin resmi dairelerden alınmış yazının müteahhit tarafından iş sahibine ibraz edilmesi, iş sahibine ait malzeme, makine ve ekipmanın hasarsız kullanımı ve iadesi, iş bu sözleşmeden doğan ve müteahhidin ödemesi gereken herhangi bir bedelin, cezai şart ve/veya tazminatın bulunmaması kaydıyla işin tam ve eksiksiz oluşu konusunda müteahhidin eksikliği kalmadığı anlaşılıp proje yönetimi firmasının onayı alındıktan ve kesin hakedişin ve kesin kabulün iş sahibi tarafından onaylanmasından sonra tarafların kesin hakedişe göre birbirinden alacakları izole edilir ve kesin teminat senedinin iadesi yapılır.” şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu nedenle işin yapılıp sözleşmede alacak kalmaması teminatın iadesi için yeterli olmayıp vergi, SSK ve sözleşmede belirtilen kurumlardan ilişiksiz belgesi alınması da gerektidiğinden bu konuda davacıya süre verilip verilen süre içerisinde alınıp sunulacak belgelere göre sözleşmedeki şartların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği değerlendirilerek teminat mektubu hakkında sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır. (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin 2017/1677 Esas 2017/3889 Karar sayılı ilamı)<br><br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı / birleşen dosyada davacı / birleşen dosyada davalı ...  A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı  HMK'nın 353/1-a.4 ve a.6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde asıl ve birleşen dosyalar yönünden sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>           1-Asıl ve birleşen dosyada davalı/ birleşen dosyada davacı ...  A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2024 tarihli ve 2014/1961 Esas 2024/272 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı  HMK’nun 353/1-a.4 ve a.6 maddeleri  gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, asıl ve birleşen davada davalı / birleşen dosyada davacı tarafından asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı yatırılan toplam 5.636,90 TL istinaf karar harçlarının talep halinde davalı/birleşen dosyada davacı ...  A.Ş.'ye iadesine, <br>5-Davalı/birleşen dosyada davacı tarafça asıl ve birleşen dosyalar yönünden ayrı ayrı yatırılan toplam 3.508,20 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>7-Kararın ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>         Başkan                  Üye                    Üye                Katip <br>        e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3347ee43359e0fb2","SID":"7f99912bfda05cd3"}}