{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/579 - 2025/652<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2025/579  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/652      <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t         (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/03/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/686 Esas-2025/160 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 08/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/07/2025<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ... parselde bulunan villa inşaatının duvar alçı, alçıpan ve boya yapım işlerine ilişkin sözleşme bulunduğunu, davacının işi tamamladığını 55.965,68 TL tutarında faturayı düzenleyip davalıya gönderdiğini davalının faturaya itiraz etmediğini ancak  ödeme de yapmadığını, davalı aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2023/20480 esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, davalının bir kaç yerin düzgün yapılmadığını bildirmesi üzerine iş düzgün yapılmasına rağmen davalının belirttiği yerlerin yeniden yapıldığını, davalının  borcu ödemekten kaçındığını, bu sebeple davalarının kabulü ile davalının icra takibine haksız olarak yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve davacı müvekkili yararına %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesindeki iddialarını ispat etmesini gerektiğini, davalının davacıya borcu bulunmadığını, davacının sözleşme gereği üstlendiği işlerin bir kısmını kısmen yaptığını bir kısmını hiç yapmadığını, tamamlanan işler oranına denk düşen 257.422,77 TL tutarında ödeme yapıldığını, fatura bedelinin tamamının istenmesinin haksız olduğunu, faturanın sözleşmeye uygun olarak son kontroller yapılmadan erken kesildiğini,  eksik işlerin tamamlanmadığını, eksik işlerin üçüncü kişiye (...'ye)  tamamlatıldığını,  bu şahsa 31.524,06 TL ödeme yapıldığını, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2025 tarihli 2023/686 Esas  2025/160 Karar sayılı kararında özetle; Dava, Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan (birim fiyat sözleşme)  bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibinin itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.<br>İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde \"İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.\", 66/1. maddesinde \"Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.\" 67. maddesinde \"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" düzenlemeleri yer almaktadır.<br>İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 56.965,68 TL asıl alacağın tahsili amacı ile Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2023/20480  esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 06/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 06/09/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, üzerine düşen işi tamamladığını, bu sebeple borcu olmadığını beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 06/10/2023 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.<br><br>Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında  ...... Sözleşme imzalandığı, davacının 12.06.2023 tarihli takibe konu 56.965,68 TL bedelli faturayı düzenleyip davalıya ilettiği, davalı tarafça 8 (sekiz) günlük yasal süresinde faturaya ilişkin itirazda bulunulmadığı görülmüştür. Davalı taraf sözleşme gereklerinin davacı tarafından eksik ikmal edildiğini beyan etmiş bu hususların tespiti amacıyla mahallinde keşif icra edilmiş ve düzenlenen rapor özetleri yukarıda belirtilmiştir.  Serbest piyasa fiyatları ile malzeme + işçilik + kdv + müteahhit kârı fiyatının 10.000,00 TL olabileceği, sözleşmenin 24.1. maddesinde malzeme tedarikinin davalı tarafça sağlanacağının düzenlendiği, takibe konu faturanın davalı tarafça davacıya eksiklik bildirimi yapıldıktan sonra düzenlenmesine karşın davalının faturaya itiraz etmediği, davalının eksik işleri yaptırdığını beyan ettiği üçüncü kişi ...'nin tanık sıfatıyla alınan beyanında; eksik işleri kendisinin tamamladığını ancak halihazırda davalının çalışanı olması sebebiyle bu işler için ek bir ücret almadığını söylediği, neticeten davalının, eksik işleri 10.000,00 TL bedelle üçüncü kişiye yaptırabileceği, işin kabul edilmemesini gerektirir bir ayıp bulunmadığı bu nedenle takibe konu fatura bedelinden eksik iş bedeli düşülmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalının hakkında yürütülen icra takibinin 46.965,68 TL'lik kısmına yaptığı itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili tarafından verilen 23/05/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporuna karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğinden mahkemece verilen kararın usulen yanlış bir karar olduğunu, bilirkişinin düzenlemiş olduğu kök rapora karşı itiraz ettiklerini ve hazırlanan ek raporda bilirkişilerin itirazlarını karşılayacak hiçbir açıklama yapmadan kök rapordaki görüşlerinin aynı olduğunu belirterek tekrar ek rapor sunduklarını, hazırlanan ek raporda “07.02.2024 tarihinde mahkeme heyeti ile birlikte taraflarınca mahallinde kesif icrası gerçekleştirildiğini ve davacı yüklenici tarafından yapılan karkaslı alçıpan imalatları yerinde incelendiginde, kesif tarihinde eksik/ayıplı imalat bulunmadığının tespit edildiğini, buna rağmen yerinde yapılan incelemede davalı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen imalatların türü, şekli, düzeltilmesi için yapılması gereken işler değerlendirildiğinde dava dışı ...'nin 52 gün çalısmasının makul süre olmadığı kanaatine varıldığını, keşif sırasında, dava konusu olaya ilişkin villanın görüldüğünü, bu yapının alalade bir ev olmadığını, kullanılan malzemelerin ve işçiliğin son derece düzgün olması için müvekkilinin oldukça özen gösterdiğini, yüklenici tarafından açık ayıplı bırakılan imalatların düzeltilmesinin, noktasal olarak yalnızca bulunduğu yerin değil, bölgenin genişletilerek tamir edilmesi anlamına geldiğini, düzeltme yapılırken, tamir yapılan bölgenin bulunduğu yerle uyum sağlayabilmesi için daha geniş yüzeyin tamiri yapılarak mastarına, gönyesine getirilmesi gerektiğini, bu durumda tamirat sırasında gerekli görülen alanlarda tüm yüzeylerin alçı çekilerek boyanması gerektiğini, dolayısıyla hem malzeme hem de işçilik sarfiyatı tespit edilen beledin çok daha üzerinde olduğunu, bilirkişilerin bu eksikliklerin 10.000,00 TL ile giderilebileceğine ilişkin kanaatinin asla gerçeği yansıtmazken mahkemenin rapora itirazları karşılar yeni bir rapor almadan karar vermesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacı şirketin, ödemelerin yapıldığı tarihe kadar, taraflarca mutabık kalınan üstlendiği birtakım işlerin yerine getirmiş ise de; eksik ve yanlış yapılan ve  kalan diğer işleri tamamlamadığını, davacı şirketin tamamladığı iş oranında ödeme yapıldığını, bu nedenle davacı şirketin son fatura bedelinin tamamını  talep etmesinin haksız olduğunu, sözleşme ile öngörülen tüm işlerin tamamlandığına ilişkin dava yükünün talepte bulunan davacı şirkete ait olmasına rağmen dava dosyasında davacının iddiasını ispatlayamadığını, davacının da imzası olan, kabulünde olan 9 maddelik eksik iş olduğunu, dosyada dinlenen tanık ...'nin  bu inşaatta eksik kalan işleri tamamlamak için kaç gün çalıştığını ne kadar ücret aldığını keşif mahallinde dinlendiğinde bildirdiğini, davacılar adına ustaya ödenen ücret makbuzlarının dosyaya sunulduğunu, bütün bunlara rağmen, Yargıtay’ın emsal kararlarında da yüklenicinin işi hangi oranda  tamamladığının tespit edilmesi adına bilirkişi raporu alınması gerektiği ve yüklenicinin ancak işi tamamladığı oranda ödemeye hak kazanacağı belirtilmesine rağmen mahkemenin tüm bu eksikliklerin 10.000,00 TL tamamlanacağına dair kararının dosya kapsamına aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında iş bedeli karşılığı olarak düzenlenen faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali isteğine ilişkin olup, davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında davalının villa inşaatının duvar, alçı ve boya işlerinin yapımına ilişkin sözleşme bulunduğu, davacının işi tamamladığı, iş bedeli karşılığı olarak düzenlenen 55.965,68 TL tutarındaki faturanın davalıya tebliğ edildiği, faturanın itiraza uğramadığı ancak mahallinde yapılan keşif sonucu yapılan işte bilirkişi raporu ile tespit edilen ayıplı ve eksik işler tutarının 10.000,00 TL olup bu tutarın fatura bedelinden mahsubu gerektiği, buna göre takip tarihi itibari ile davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden toplam 46.965,68 TL tutarında iş bedeli alacağı talep edebileceği kabul edilmek suretiyle davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine ve koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>\tMahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>  1-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2025 tarihli 2023/686 Esas 2025/160 Karar sayılı  kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu  karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun,  6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli  3.208,23 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 802,06 TL'nin mahsubu ile kalan 2.406,17 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere  08/07/2025  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>         Başkan                  Üye                    Üye                Katip <br>        e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee5dc076fe1544b7","SID":"39934876b5e0f9fb"}}