{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1139 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1099<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/867 Esas - 2023/303 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 29/11/2021<br>KARAR TARİHİ \t: 11/07/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 11/07/2025 <br>                 <br> İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/04/2023 tarih 2021/867 Esas 2023/303 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA : Davacı vekili,  plakası tespit edilemeyen aracın  karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını, kusurun karşı tarfta olduğunu, olay nedeni ile davacının iş görmezlik zararına uğradığını, ....na yapılan başvuruya rağmen davacının zararını karşılanmadığını, belirterek, belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 10.000,00-TL sürekli, 100,00-TL geçici iş görmezlik bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 10.100,00-TL'nin olay tarihinden işyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında topalm tazminat talebini 123.239,27-TL olacak şekilde artırmıştır.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davacının maluliyetinin gerçekleştiği iddia edilen trafik kazasından meydana geldiğinin ispatlanmadığını, kazadan iki gün sonra şikayetçi olduğunu, bu ifade dışında kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda kamera kaydı vb. gibi somut deliller bulunmadığını, davacının gerçekleştiği iddia edilen trafik kazası neticesinde zarara uğradığını ispat külfeti altında olduğunu, kazanın, kamera kaydı gibi kesin ve somut deliller ile ispatlanması, kazanın oluş şeklinin ve varlığının aydınlatılması gerektiğini, davalının plakası tespit  edilemeyen araç sürücüsünün kusuru ile sorumlu olduğunu, geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ve tedavi masrafları bakımından davalını herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, davalının temerrüde düşürülmediğini belirterek; faiz talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,  dava konusu trafik kazası nedeniyle yürütülen soruşturmada aracın ve sürücüsünün tespit edilememesi nedeniyle daimi arama kararı verildiği, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen ancak beyaz renkli ... marka olarak belirtilen aracın .... sokak içerisinden geri geri manevra yaparak gelip.... caddesine katılırken aracının arka kısmı ile kavşak köşesinde bulunan çöp konteynırından plastik eşya ve karton eşya toplayan ve bir tarafında bebek arabası tarzında bir araba bulunan davacı .....'a çarpması sonucunda oluşan trafik kazasında plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacı yayanın kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı, olay nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli maluliyetinin % 5 olduğu ve davacının 3 ay süre ile geçici bakıcı ihtiyacının oluştuğu, engellilik oranı ile gerçekleşen kaza arasında illiyet bağının bulunduğu, % 5 oranında sürekli maluliyet oranı dikkate alınarak TRH-2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamada davacının 114.761,57-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 8.477,70-TL geçici bakıcı gideri zararının bulunduğu, davalı ....ın sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği bu zarardan sorumlu olduğu, dava konusu aracın kullanım şeklinin bilinmediği ve kazanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğundan davacının davalı ....na başvurduğu tarihten itibaren 8 iş günü sonu olan 09.04.2021 tarihinde temerrüde düşeceği, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı  davalı ve katılma yoluyla davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalının istinaf başvurusunun yerinde olmadığını, davacının gelirinin hatalı olduğunu,  emeklilik aylığı asgari ücretten yüksek olduğunu, kaza tarihinden avans faize hükmedilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, iddia edilen trafik kazası ve neticesinde maluliyet oluştuğunu, şüpheye mahal vermeyecek şekilde, kesin olarak ispat edilemediğini, davacının sürekli sakatlık durumunun ATK raporu ile tespit edilmesi gerektiğini,  maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını,  gerçekleşen iş göremezlik ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığı değerlendirilmediğini, rapora itirazların karşılanmadığını, adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiğini,   davacının meydana gelen kazada gerekli güvenlik önlemlerine uymaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, tazminat hesabında genel şartlar ile belirlenen trh-2010 mortalite tablosu ve % 1,8 teknik faiz oranı esas alınması gerektiği, geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ve tedavi masrafları bakımından, sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, bakıcı giderleri için karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasında ayrıca bir teminat düzenlenmediğini, bakıcı giderlerinin tazmininin ölüm ve sürekli sakatlık teminatından yapıldığını, davacı tarafın aile birliği içinde bakım görüp görmediği ve bakıma ilişkin yapılan masrafların değerlendirmesi açısından  bakıcı giderinin %50’sinin mahsubu gerektiğini,  belirterek;  kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni güvence hesabının sorumluluğu kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne,  karar verilmiştir.<br>\t1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli iş gücü kaybı ve geçici bakıcı gideri zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, iş görmezlik tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde asgari ücret üzerinden saptanmasına, kusur ve iş gücü kaybı zararlarının yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine,  tazminattan indirim yapılmasını gerektir davacıya atfı kabil müterafik kusur bulunmamasına, kaza tarihinde pilakası tespit edilemeyen ve niteliği itibariyle trafik sigortası yaptırılması zorunlu olan aracın neden olduğu trafik kazasından kaynaklı sürekli  iş gücü ve geçici bakıcı zararı bakımından davalı .....ın sorumluluğunun bulunmasına, tazminatın davalının sorumluluk limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın sorumluluk kapsamı dışında kaldığının davalı tarafından ispat edilememiş olmasına, zarara neden olan aracın ticari olmaması nedeniyle tazminata yasal faiz yürütülmesine, davalı yönünden olay tarihinden faiz yürütülmesinin de mümkün olmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Tarafların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 8.418,47-TL'den peşin alınan 2.107,08-TL'nin mahsubu ile bakiye 6.311,39-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11/07/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ab6277dd3cdf6a2","SID":"9b1dd24d03150976"}}