{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>-<br><br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/11/2022<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN 2019/336 E.<br>SAYILI DAVA KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/07/2025<br>\tAsıl ve birleşen 2019/268 Esas dava, davacı vekilince davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen 2019/336 Esas sayılı dava davacı tarafından davalı aleyhine açılan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen 2019/268 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2019/336 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili; davalı ile müvekkili şirket arasında 06.07.2013 tarihli 11 adet asansörün imalatı, montajı, bakımı ve bu asansörlerin bedellerinin ödenmesi konusunda sözleşme akdedildiğini, iş bu sözleşmenin yanı sıra müvekkili şirket ile davalı arasında bir adet küçük yük asansörünün imalatı, montajı ve bedelinin ödenmesine dair 11.11.2014 tarihli ve bir adet insan asansörünün imalatı, montajı ve bedellinin ödenmesine dair 02.02.2014 tarihli sözleşmelerin akdedildiğini, iş bu sözleşmelerde müvekkili şirkete yüklenmiş olan edimin sözleşmeye konu asansörlerin imalatı ve montajının yapılması olup işbu edimlerin müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak ifa edilmesine rağmen davalı şirketin iş bu sözleşmelerde belirlenen bedelleri ödemediğini, iş bu bedellerin ödenmesi için müvekkili şirket tarafından davalı şirkete Kayseri 7.Noterliği'nin 04/05/2015 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini ve gönderildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen davalı şirketin sözleşmelerden kaynaklanan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine Ankara 18.İcra Müdürlüğü'nün 2015/11249 sayılı dosyası üzerinden davalı şirket aleyhine sözleşmelerde kararlaştırılan bedellerin tahsilini sağlamak amacıyla icra takibi başlatıldığını ancak davalının bu takibe itiraz ettiğini, 06.07.2013 tarihli sözleşmenin 7.maddesi (aylık tüm asansörlerin bakım ücreti 1.100,00 TL), 02.04.2014 ve 11.11.2014 tarihli sözleşmeler nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının müvekkili şirkete toplam 98.000,00 TL borcu bulunduğunu, mezkur sözleşmeye konu asansörlere dair ruhsatların ilgili belediyeden 04.12.2014 tarihi itibariyle alındığını ve bu tarihten itibaren davalı şirketi bakımından ... bakım bedeli olan aylık 1.100,00 TL’nin muaccel hale geldiğini ve geçen 5 aylık süreye rağmen bakım ücretinin ödenmemesi nedeniyle mezkur takipte 5.500,00 TL bakım bedelinin tahsili istendiğini ancak davalıca buna itiraz edildiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı alacağı likit olup bu nedenle davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptaİi gerektiğini, 02.04.2015 tarihli sözleşmede; ... ... Restaurantına yapılacak ... için sözleşme bedeli olarak 65.000,00 TL üzerinden ve 11.11.2014 tarihli sözleşmede ise yapılacak küçük yük asansörünün 28.500,00 TL üzerinden anlaşılıp imzalandığını, bu hususta davalı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen Ankara 54. Noterliğinin 18 Mayıs 2015 tarihli ve .... yevmiye nolu ihtarnamede davalının sözleşmede taraf olmadığı ve iş bu sözleşmelere imza atılmadığının belirtildiğini ancak anılan sözleşmelerde davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğunu ve iş bu sözleşmeler bakımından da itirazın iptalinin gerektiğini, takip dosyasından anlaşılacağı üzere; borçlunun 08.06.2015 tarihli dilekçe ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edilmiş ve icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulduğunu, haklı davalarının kabulüne, Ankara 18.İcra Müdürlüğü'nün 2015/11249 Esas sayılı dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, İİK ilgili maddeleri uyarınca asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; davacı tarafça müvekkili firma aleyhine Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2015/11249 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili firmanın işletme merkezi adresinin .../ANKARA olduğundan yetkili icra müdürlüğünün ... İcra Müdürlüğü olduğu yönünde yetki itirazında bulunulduğunu ve icra takibine konu olan ve iddia edilen borca itiraz edildiğini, usul ve yasa gereği borca itirazın iptalinin talep edilebilmesi için öncelikle yetki itirazının iptalini talep etmesi gerektiğini, bu sebeple öncelikle icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatılması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, iş bu davanın da yetkili mahkemede açılmadığını ve yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında akdedilen 06.07.2013 tarihli sözleşme gereği davacı firmanın, müvekkili firmaya ait Ankara İli ....... ...’de tesis edilecek 11 adet asansörün sözleşme ekinde belirtilen teknik özelliklere göre imal ve temin edilerek montajının yapılması ve çalışır durumda işveren müvekkili firmaya teslim edilmesi işinin yapımını yüklendiğini, iş bu sözleşme gereğince işi yüklenen davacı tarafın sözleşme konusu işi eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde teslim etmesi gerekirken sözleşme hükümlerine uymadığını ve sözleşme konusu işi eksik ve hatalı bıraktığını, müvekkili firmanın, işin eksik ve ayıplı olduğunun tespiti için ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/6 D. İş sayılı dosyası ile dava açtığını, yerel mahkeme tarafından yapılan keşif ve hazırlanan 28.06.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 11 adet asansörün eksik, hatalı ve ayıplı olduğunun, işin eksiksiz olarak bitirilmediğinin, yapılan işlerde ayıplı imalat hataları ve ayıpları olduğunun, geçici kabulün yapılmadığının ve işin teslim edilmediğinin tespit edildiğini, davacı tarafın 5.500 TL bakım bedelinin tahsilini talep etttiğini ancak davacının işi eksik ve ayıplı bıraktığını ve eksik ve ayıplı yapılan işin bakımı olmayacağını, davacı firmaya gönderilen 01.02.2015, 08.02.2015, 12.02.2015, 21.04.2015, 26.04.2015, 09.05.2015 tarihli imalat hataları konulu ihbar dilekçelerinde ayrıntılı bir şekilde izah edildiği üzere asansörlerin imalat hatasından dolayı çalışmadığının, arıza verdiğinin, muhtelif sorunlar çıkardığının bildirildiğini ancak davacı firmanı hiçbir şekilde eksik ve ayıplı işleri sözleşmeye uygun hale getirmediğini, davacı tarafça 02.04.2015 ve 11.11.2014 tarihli sözleşmeler olduğunun iddia edildiğini ancak iddia edilen bu sözleşmelerde, müvekkili firmanın taraf olmadığını ve imza atmadığını, bu yüzden taraflarınca kabul edilmeyen bu sözleşmelerin müvekkili firmayı bağlamadığını, dilekçe ekinde sunulan müşteri şikayet anketlerinden; müşterilerin, asansörlerin çalışmadığı, sıklıkla asansörde kaldıklarını, havasızlıktan ölüm tehlikesi geçirdiklerini, acil durumlar için kullanılan alarm ve diafonun çalışmadığını, uzun süreler asansörde mahsur kaldıklarını, asansörün hızının dengesiz olduğu, asansörlerin çok yetersiz olduğu, asansörden sesler geldiğini vb... yönde şikayetlerde bulunulduğunun anlaşıldığını, diğer yandan alacaklı olan tarafın davacı değil müvekkili firma olduğunu, çalışan personelin yemek, iaşe ve malzeme masraflarının davacı tarafa ait olmasına rağmen kira, yemek, elektrik, su, malzeme ve tüm ihtiyaçların müvekkili firma tarafından karşılandığını, davacının yüklendiği işin teslim tarihinden yaklaşık 1 yıl sonra eksik ve hatalı olduğunun tespit edildiğini, sözleşme gereğince davacı tarafın gecikme bedeli olarak günlük 8.000 TL gecikme cezası ödemek zorunda olduğunu ve bu cezai uygulamanın yasal olacağının ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/6 D. İş sayılı dosyası ile hazırlanan bilirkişi kurulu raporunda belirtildiğini, işin eksik ve hatalı bırakılması sebebiyle ... müşterilerinde oluşan memnuniyetsizlik sebebiyle maddi ve manevi haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafın kötü niyetli bir şekilde yetkili olmayan icra müdürlüğünden haksız icra takibi başlatması sebebiyle davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİflas idaresi vekili 10.07.2020 tarihli beyanında; davacının iddiasının aksine taraflar arasında yürürlükte olan tek sözleşmenin 06.07.2013 tarihli sözleşme olduğunu ve bu sözleşme kapsamında; bakım ve montaja ilişkin alacaktan bahisle mahkemeniz esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davada ... şirketin ayıplı ifa definde bulunduğunu, Finansal Kiralama şirketinden tahsil edilen paranın paylaşımı hususunda Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/268 E. sayılı dosyasında dava açıldığını ve derdest olduğunu, bu davada da ... şirketin ayıplı ifa definde bulunduğunu, ayıplı ve eksik ifadan dolayı ise ... şirketin davacı ve ... Ltd. Şti.’nin davalı olduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/336 E. sayılı dava dosyasının da derdest olduğunu, söz konusu dosyada ... şirketin alacağının, iş bu davadaki davacının taleplerinden çok daha fazla bir miktara ulaştığını, ayıp hususunun defi ile ileri sürülmesinin yanında bu nedenle doğan alacakların da ayrı bir dava konusu edilmesi zorunluluğu doğduğunu, bu üç davanın temelinin de 06.07.2013 tarihli sözleşme olduğunu ancak buna rağmen üç ayrı yargılama yürütüldüğünü, bu hususun yaratacağı sıkıntının dosyalara sunulan bilirkişi raporlarındaki farklı kanaatlerden belli olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık için, birden fazla ilam verilmesinin uyuşmazlığı çözmeyeceğini, bu nedenle tüm uyuşmazlıkların tek bir dosya altında değerlendirilmesi gerektiğini, iş bu dosyanın safahat bakımından önce olan Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/268 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine aksinin mütalaa edilmesi halinde, delillerin toplanarak davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>\tBirleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/446 Esas Sayılı Dosyasında;<br>\tDavacı vekili; müvekkili şirkete ait ... nolu hesaptan, davalı şirkete ait ....nolu hesaba 28.04.2015 düzenleme tarihli banka dekontlarıyla 215.000,00 TL, 300.000.00 TL ve 100,000,00 TL olmak üzere ceman 615.000,00 TL ödünç para olarak gönderildiğini, mezkur miktardan bakiye kalan 215.000,00 TL alacağın müvekkili şirkete ödenmesi için davalı şirkete gerek sözlü gerek yazılı olarak bir çok kez ihtarda bulunulmuş ise de söz konusu bedelin ödenmediğini, Ankara 18.İcra Müdürlüğü'nün 2015/11250 sayılı dosyası üzerinden davalı şirket tarafından Ankara 54.Noterliği'nin 18.05.2015 tarih ve 20114 yevmiye nolu ihtarnamesi ile de davalı şirkete gönderildiği kabul edilen bedelden bakiye kalan 215.000,00 TL'nin tahsilini sağiamak amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının iş bu itiraz edildiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete cem'an 215.000,00 TL borcu bulunduğunu, dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve) likit olan alacağa itiraz edildiğinden asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili; davacı tarafça müvekkili firma aleyhine Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2015/11250 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili firmanın işletme merkezi .... .../ ANKARA adresi olduğundan yetkili icra müdürlüğünün ... İcra Müdürlüğü olduğu yönünde yetki itirazında bulunulduğunu, icra takibine konu olan ve iddia edilen borca itiraz edildiğini, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, davacının müvekkili firmaya 615.000,00 TL ödünç para verdiğini ve müvekkili firmanın 215.000,00 TL borçlu olduğunu kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, taraflar arasında akdedilen 06/07/2013 tarihli sözleşme gereği davacı firmanın, müvekkili firmaya ait Ankara İli ... İlçesi ... Milli Parklar Bölgesinde bulunan ... ...’de tesis edilecek 11 adet asansörün sözleşme ekinde belirtilen teknik özelliklere göre imal ve temin edilerek montajının yapılması ve çalışır durumda işveren müvekkili firmaya teslim edilmesi işinin yapımını yüklendiğini, iş bu sözleşme gereğince işi yüklenen davacı tarafın sözleşme konusu işi eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde teslim etmesi gerekirken sözleşme hükümlerine uymadığını, sözleşme konusu işi eksik ve hatalı bıraktığını, müvekkili firmanın işin eksik ve ayıplı olduğunun tespiti için ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/6 D. İş sayılı dosyası ile dava açtığını, yerel mahkeme tarafından yapılan keşif ve hazırlanan 28.06.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 11 adet asansörün eksik, hatalı ve ayıplı olduğu, işin eksiksiz olarak bitirilmediği, yapılan işlerde ayıplı imalat hataları ve ayıpları olduğu, geçici kabulün yapılmadığı, işin teslim edilmediğinin tespit edildiğini, müşteri şikayet anketlerinden müşterilerin; asansörlerin çalışmadığı, sıklıkla asansörde kaldıklarını, havasızlıktan ölüm tehlikesi geçirdiklerini, acil durumlar için kullanılan alarm ve diafonun çalışmadığını, asansörün hızının dengesiz olduğunu, asansörlerin çok yetersiz olduğunu, asansörden sesler geldiğini vb... yönde şikayetlerde bulunduklarını, sözleşmenin 4. maddesi gereğince işin tamamlanması için davacı firmaya müvekkili firma tarafından kullandırılan ... sözleşmesinin nakit avansı olduğunu, davacı tarafın işi tamamlayamaması, eksik ve ayıplı bırakması sebebiyle işin bitiminde ve tesliminde ödenmek üzere verilen avansı geri istediğini, davacı firmanın da işi tamamlayamamasını dikkate alarak 02.10.2013 tarihinde 300.000\tTL, 03.10.2013 tarihinde 100.000,00 TL ve 215.000,00 TL olmak üzere toplamda 615.000,00 TL’nin taraflarına iade edildiğini, çalışan personelin yemek, iaşe ve malzeme masraflarının davacı tarafa ait olmasına rağmen kira, yemek, elektrik, su, malzeme ve tüm ihtiyaçların müvekkili firma tarafından karşılandığını, sözleşme gereğince davacı tarafın gecikme bedeli olarak günlük 8.000 TL gecikme cezası ödemek zorunda olduğunu, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, davacı aleyhine alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBirleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2019/336 Esas Sayılı Dosyasında;<br>\tDavacı vekili; müvekkili şirket ile karşı taraf arasında akdedilen 06.07.2013 tarihli sözleşme ile müvekkili şirketin işletmesinde bulunan ... ...’in ... döneminde tesis edilecek 11 adet asansörün sözleşme ekinde belirtilen teknik özelliklere göre, imal ve temin edilerek montajının yapılması, çalışır ve eksiksiz durumda 31.12.2013 tarihinde müvekkiline tesliminin kararlaştırıldığını, yüklenicinin sözleşme konusu işleri eksik, ayıp ve hatalı olarak bıraktığını, müvekkili tarafından Ankara 54. Noterliği’nin 18.05.2015 tarihli ve 20114 yevmiye nolu ihtarnamesi ile eksik ve ayıplı işler ile cezai şart bedelinden sorumlu olduğunun davalıya ihtaren bildirildiğini, ... tarafından henüz yeni yapılmış asansörler için 11.09.2014-07.09.2015 tarihleri arasında asansörlerdeki arızalar nedeniyle 30 adet ... bakım formunun tanzim edildiğini, bakım adı altında sık sık arızaların onarılmasının asansörlerin ayıplı olduğunu ispatı olduğunu, ... arızalarının devam etmesi üzerine müvekkili tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 30.09.2016 tarih ve 2016/8 D.iş sayılı raporu ile eksik ve ayıplı imalatların bulunduğu ve geçici kabulün yapılmadığının tespit edildiğini, arızaların devam etmesi ve ... misafirlerinin mağdur olması üzerine dava dışı ... ... firmasından 49.000,00 TL’lik malzeme teklifi alındığını ve ... ... tarafından Kasım 2016-Aralık 2017 tarihleri arasında 14 kez onarım hizmeti verildiğini ve buna karşılık müvekkili tarafından ... ...’e 130.721,50 TL ödeme yapıldığını, asansörlerin tam ve eksiksiz olarak teslim edilmesi gereken tarihten 3 (üç) yıl sonra bile müvekkilinin kesin çözüm bulabilmek adına 49.000,00 TL’lik sipariş vermek zorunda kaldığını, asansörlerin halihazırda hala ayıplı ve eksik olduğunu ve çalışmayan asansörlerin bulunduğunu, yüklenicinin 7 adet asansörü sözleşme eki teknik şartnamede kararlaştırılan 1.6 m/s hıza uygun yapmadığını, müvekkili tarafından haricen, Bucher şirketinden alınan raporda; asansörlerin valf bloklarında, kumanda panolarında ve taşıyıcı karkas ile mekanik aksamda önemli eksikliklerin bulunduğunun ve asansörlerin sözleşmede öngörülen şekilde çalışmadığının tespit edildiğini, mahallinde ... konusunda uzman bilirkişiler ile keşif yapılarak, asansörlerin tam ve ayıpsız teslim edilmesi gereken 31.12.2013 tarihinden itibaren yapılan tüm bakım ve onarım belgeleri/ ... ve ... servis formları da incelenmek suretiyle; asansördeki ayıp ve eksikliklerin kalemler halinde tek tek tespit edilmesini, teknik şartnameye uygun yapılıp yapılmadığının, motorlarının hızlarının sözleşmeye uygun olup olmadığının, çalışmayan asansörlerin ve eksiklikler ile ayıpların giderilmesi için gereken rayiç bedelinin ve bakım onarım belgelerinin incelenerek yapılan masrafların tespit edilmesini, 06.07.2013 tarihli sözleşmenin 3.maddesi gereği işin teslim tarihi 31 Aralık 2013 olup, işin süresinde bitirilmemesi halinde günlük cezai şart bedelinin 8.000,00 TL olacağını, 28.03.2018 tarihli uzman görüşünde, 2.880.000,00 TL cezai şart bedelinin hesaplandığını, davanın eksik ve ayıplı işler bedeli yönünden belirsiz alacak davası olduğunu, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, eksik ve ayıplı işler bedeli olarak şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL cezai şart bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; dava konusu uyuşmazlığın iki tacir arasında gerçekleştirilen eser sözleşmesinden kaynaklandığını, davacı ve müvekkili şirket arasındaki işlem ticari uyuşmazlık sayıldığından dolayı konu davanın dava şartı olan ticari işlerde arabuluculuğa başvuru zorunluluğunu yerine getirmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket ve davacı arasında 06.07.2013 tarihli 11 adet asansörün imalatı, montajı ve bu ... bedellerinin ödenmesi konusunda sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşmenin yanı sıra müvekkili şirket ile davacı arasında bir adet küçük yük asansörünün imalatı, montajı ve bedellerinin ödenmesine dair 11.11.2014 ve bir adet insan asansörünün imalatı, montajı ve bedellerinin ödenmesine dair 02.02.2014 tarihli sözleşmelerin akdedildiğini, işbu sözleşmelerin yanı sıra müvekkili şirket tarafından davacı şirkete 615.000,00 TL bedelinde borç verildiğini, tüm edimlerin müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak ifa edildiğini, söz konusu asansörlere dair ... ruhsatlarının ilgili belediyeden 04.12.2014 tarihi itibariyle alındığını ve bu tarihten itibaren bakım ediminin de müvekkili şirket tarafından ifa edilmeye başlandığını, mezkur sözleşme gereği müvekkili şirkete kararlaştırılan ödemelerin çoğunun yapılmadığını, ödenmesi gereken bakını bedelleri ve borç olarak verilen 615.000,00 TL tutarından kalan 215.000.00 TL’lik bakiye tutarınının müvekkiline ödenmediğini, bu hususta davacı şirkete gerekli ihtarların yapıldığını, 215.000.00 TL'lik bakiye alacak için Ankara 18. İcra Dairesi'nin 2015/11250 sayılı dosyası ile davacıya karşı ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davacı tarafça takibe karşı itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, duran takibe karşı Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2015/446 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını ve dosya kapsamında gerekli tüm bilirkişi raporları alındığını, mahkemece yapılan inceleme neticesinde 215.000,00 TL'lik alacağın baki olduğuna karar verildiğini ve söz konusu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de mezkur asansörün yapımına yönelik müvekkili şirketin bir kusuru bir ayıbı olmadığının tespit edildiğini, konu kararın davacı tarafça istinaf edildiğini ve istinaf aşamasında da davacı tarafın iflas sürecine girdiğini, bu nedenle dosya Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 27. Hukuk Dairesi'nden dönerek tekrardan Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gelerek 2019/268 Esas numarasını alarak alacağın iflas aşamasına kaydedilmesi için derdest olarak devam ettiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 30.09.2016 tarih ve 2016/8 D. İş sayılı bilirkişi raporu ve gerekçeli kararı müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini ve bu nedenle davacı tarafça ileri sürülen bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini ve tek taraflı yapılan tespitin işbu dosya bakımından herhangi bir delil niteliği olmadığını, asansörlerin 10.11.2014 tarihinde kullanıma açıldığını, asansörlerin tescilinin 18.11.2008 tarihli ve 27058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... Bakım ve İşletme Yönetmeliği'nin 5.maddesine uygun olarak yapıldığını, her asansörün kendine ait ve kendine özel olan beyni bulunduğunu ve bu nedenle asansörün bakım ve onanırımı sadece asansörü yapan firmaların gerçekleştirebileceğini, davacı tarafın, başka bir ... firması ile bu bakımları gerçekleştirmeye çalıştığını ancak başaramadığını, ... üzerinde uygulanan hatalı teknik çalışmalar neticesinde meydana gelen kusur ya da hata olmuş ise de tüm bunların nedeninin davacı tarafça başka bir firmaya bakım ve onarım yaptırılması olduğunu, mezkur asansörlerin bakımının müvekkili şirket tarafından düzenli olarak yapıldığını, şikayetvar.com adresine yapılan şikayetlerin akıbetinin müvekkili şirket tarafından araştırıldığını ve yapılan şikayetlerin sahte hesaplardan asılsız bir şekilde yapıldığının ortaya çıktığını, site yetkilileri ile yapılan görüşmeler neticesinde sahte hesaplardan yapılan asılsız şikayetlerin hepsinin siteden kaldırıldığını, öncelikle usule ilişkin yapmış oldukları itirazlar doğrultusunda davanın esasına girmeden davacının tüm taleplerinin ve davanın reddine, Sayın mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin yapmış oldukları itirazlar doğrultusunda davacının tüm taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tMahkemece, asıl davada; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2018 gün 2017/454 Esas, 2018/852 Karar sayılı kararı ile  ... ... Turizm A.Ş.'nin iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin Ankara 21.İcra Müdürlüğünün 2018/29 İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, alacaklı davacı ....Ltd.Şti. tarafından 160.802,17 TL ve 346.827,87 TL olmak üzere iki ayrı alacak başvurusunun yapıldığı, ikinci alacaklılar toplantısının 18/02/2020 tarihinde yapıldığı, asıl davaya konu Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2015/11249 sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı ... ....Ltd. Şti. tarafından ... ....A.Ş aleyhine \"5.500,00 TL bakım bedeli ile 02/04/2014 ve 11/11/2014 tarihli sözleşmelerde kararlaştırılmış olan 92.500,00 TL olmak üzere toplam 98.000,00 TL alacağın tahsili istemlidir\" dayanak gösterilerek 98.000,00 TL asıl alacak, 531,62 TL işlemiş faiz ve 172,84 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 98.704,46 TL alacak için 01/06/2015 tarihinde genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın yasal süresi içinde 08/06/2015 tarihinde borca itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı alacaklı tarafından 2004 sayılı İİK'nın 67.maddesi hükümlerine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 13/07/2015 tarihinde işbu itirazın iptali davasının açıldığının anlaşıldığı, icra takibinin dayanağını oluştura 06.07.2013 tarihli sözleşmede ....A.Ş'nin iş veren, ... ....Ltd.Şti'nin yüklenici olduğu, sözleşmenin 1.maddesinde konusunun, 2.maddesinde iş bedelinin, 3.maddesinde işin süresinin ve gecikme halinin, 4.maddesinde ödemeler ve yükümlülüklerin, 6.maddesinde ... süresinin, 7.maddesinde bakımın, 11.maddesinde işin tesliminin düzenlendiği, yine 02.04.2014 tarihli ... montaj sözleşmesinin aynı taraflar arasında düzenlendiği ve 1 adet yük asansörünün imalatına ilişkin olup, bedelinin kararlaştırıldığı, yine taraflar arasındaki 11.11.2014 tarihli sözleşmenin ise 1 adet servis asansörüne ilişkin olup, bedelinin belirlendiği, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/6 D.İş sayılı dosyasıyla, iş sahibi ... ....A.Ş tarafından delil tespitinde bulunulduğu, bilirkişiler tarafından düzenlenen 28/06/2015 tarihli raporda 11 adet ... ile ilgili eksik, hatalı ve ayıplı imalatların tespit olunduğu, davalının 11.11.2014 tarihli ve 02.04.2014 tarihli sözleşmede imzasının olmadığını belirttiği ancak bu sözleşmelerde belirtilen servis asansörü ile insan asansörünün sözleşme konusu ... ... restorantına tesis ve monte edildiğinin tarafların kabulünde olup, davalının ... bedelleri konusunda bir itirazının da bulunmadığı, bu bağlamda tesis ve montajı yapılan 02.04.2014 tarihli sözleşmede belirtilen 65.000 TL ve 11.11.2014 tarihli sözleşmede belirtilen 28.500 TL olmak üzere toplam 93.500 TL bedelli asansörlerin davalıya ait restoranda montajı yapılmış olmakla, anılan ... bedellerinden davalının sorumlu olacağı ancak bu asansörlerin davacı tarafından çalıştırılıp devreye alındığı ve ... ruhsatlarının da temin edildiği yönünde bir  delilin dosyaya sunulmadığı, öte yandan ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/6 D.İş sayılı delil tespit dosyasında saptandığı üzere çalıştırılıp devreye alınmayan ve ruhsatları da temin edilmeyen bu asansörlerde mevcut arızaların ihbarlara rağmen giderilmediğinin anlaşıldığı, belirlenen bu duruma göre bu asansörlerin eksik ve kusurlu olduğu ve devreye alınmamış olması sebebiyle TBK'nın 479. maddesine göre, davalı iş sahibinin bedel ödeme borcunun eserin tamamlanıp teslim edilmemiş olması nedeniyle muaccel olmadığı, anılan asansörlerin eksik ve kusurlarının giderilerek, ruhsatının da alınarak devreye alınmasından sonra talep edilebileceği, öte yandan icra takibinde 11 adet asansörün 5 aylık bakım bedeli olarak 1.100,00 TL'den 5.500,00 TL talepte bulunulduğu ancak davalı iş sahibi tarafından davalıya muhatap 7 ayrı tarihte yazılan yazılarla asansörlerdeki arızalara eksikliklere ve ayıplara işaret edildiği, bu ayıplar ve arızaların giderilmemiş olduğu, buna göre arızaları giderilmemiş, onarımları gerçekleştirilmemiş parça değişimleri yapılmamış asansörler için davacının 5.500,00 TL'lik bakım bedeli talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak, davalı iş sahibinin Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2015/11249 sayılı takip dosyasına vaki itirazının haklı olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan asıl davanın reddine, birleşen Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/268 Esas sayılı dosyasında; Ankara BAM 27.HD'nin 24/04/2019 tarih ve 2017/1029 E- 2019/430 Karar sayılı kaldırma kararından sonra dosyanın asıl dava dosyası ile birleştirildiği, davanın, ödünç olarak ... şirkete banka havalesi ile gönderilen miktarın tahsili için başlatılan icra takibinde borca ve yetkiye vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında davacı tarafından banka havalesi ile para gönderildiği, ... şirket tarafından gönderilen paranın alındığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın banka havalesi ile gönderilen paranın ödünç olarak mı yoksa davacıya eser sözleşmesine binaen avans olarak verilen bedelin eserin eksiksiz ve ayıpsız olarak yapılmaması nedeniyle iadesine mi ilişkin olduğu hususlarından kaynaklandığı, dava konusu icra takibinin dayanağının banka havaleleri olup, davacının mevcut havalelerin ödünç olarak gönderildiğini iddia ettiği, davalının ise, eser sözleşmesi kapsamında davacıya avans olarak verilen bedellerin, eserin eksiksiz olarak tamamlanamaması nedeniyle davacı tarafından iade edilmesine ilişkin olduğunun savunulduğu, havalenin mevcut bir borcun ödendiğine karine teşkil etmekte olup, aksinin ispatı ancak yazılı delille mümkün olduğu, davacının dava konusu takipte banka havale dekontlarına dayandığı, takip dayanağı banka dekontları incelendiğinde, ... Bankasının 28/04/2015 düzenlenme tarihli davacı tarafından davalı adına ve hesabına gönderilen havalelerin 03/10/2013 ve 215.000,00 TL bedelli, 02/10/2013 tarih ve 300.000,00 TL bedelli, 02/10/2013 tarih ve 100.000,00 TL bedelli oldukları, tüm dekontların açıklama kısmında \"ödünç para olarak havale edildi\" ibarelerinin yer aldığı, ... şirketin, adına ve hesabına gönderilen parayı herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden kabul ettiği, davacının gönderilen havalelerin mevcut borcun ödenmesine ilişkin karinenin aksini yazılı delille ispatladığı gözetilerek, havale ile gönderilen paranın davalıya ödünç olarak verildiğinin kabulünün gerektiği belirtilerek, ispatlanan davanın kabulüne, birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2019/336 Esas sayılı dosyasında;<br> taraflar arasındaki uyuşmazlığın 06.07.2013 tarihli sözleşmeye göre davacı tarafın davalıdan eksik ve ayıplı işler bedeli ve cezai şart alacağı talep hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, davalı yüklenici (....Ltd.Şti.) tarafından, iş sahibine ait ... inşaatında gerçekleştirilen 11 adet asansörün tescil belgelerinin temini için yüklenici tarafından 11.11.2014 tarihinde yapılan başvuru üzerine 02.12.2014 tarihinde asansörlerin tescil edildiği, bunun akabinde 04.12.2014 tarihinde yeşil etiketin ve ... ruhsatlarının ilgili kurumdan alındığı, yani asansörlerin en geç 04.12.2014 tarihinde çalışır durumda iş sahibine teslim edilmiş olduğu ve iş sahibincede kullanılmaya başlanıldığının anlaşıldığı, karşı davacı iş sahibince davalıya muhatap yine yukarıda belirtilen 01.02.2015, 08.02.2015,12.02.2015, 21.04.2015, 26.04.2015, 09.05.2015 tarihli yazılarla arızaların ve ayıpların bildirildiği başka bir deyişle teslimden itibaren makul sürede ayıp ihbarında bulunulduğu, bu yazılara rağmen karşı davalı yüklenici tarafından ayıpların giderilmemiş olması sebebiyle iş sahibi karşı davacının yaptırdığı delil tespit işlemlerinde asansörlerin arızalı ve ayıplı olduğunun belirlendiği, davalının ayıpları gidermemesi üzerine davacı firma tarafından söz konusu asansörlerde kullanılmak üzere 49.000,00 TL tutarında “... Kapısı + Kabin içi Kumanda Butonu ve Pano\" dan oluşan bir sipariş verildiği, bu durumda ayıbın giderilmesi için karşı davacı tarafından yapılan malzeme sipariş bedeli olan 49.000,00 TL'nin ayıplı iş bedeli olarak davalı yükleniciden tahsilini talep hakkının bulunduğu ancak davacı tarafın işbu davadaki talebinin 5.000,00 TL olduğu sonucuna varıldığı, diğer yandan, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen asansörlerin belirlenen sürede tamamlanıp teslim edilmemesi halinde ödenmesi gereken günlük 8.000,00 TL cezai şartın, ifaya ekli ceza koşulu olduğu, ifaya ekli ceza koşulunun talep edilebilmesi için akdin feshedilmemiş olması, yürürlükte olması gerektiği gibi ifa esnasında veya ifadan önce ihtirazi kayıt öne sürülmesinin gerekeceği ve bu hususun yükleniciye yazılı olarak bildirmesinin gerektiği, somut olayda ise, asansörlerin tescil belgesinin 02.12.2015 tarihinde ve ... ruhsatlarının ve yeşil etiketlerin de kurumdan 04.12.2015 tarihinde alındığı, teslimden önce davalıya keşide edilen ihtarla cezai şart istemi saklı tutulmadığı gibi teslim -kabul- sırasında da cezai şart isteminin saklı tutulduğuna ilişkin bir delilin de bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafın cezai şart talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davanın cezai şart talebi bakımından reddine, maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 18/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir. <br>\tAsıl ve birleşen 2019/268 Esas sayılı davada davacı/ birleşen 2019/336 Esas sayılı davada davalı ....Ltd.Şti istinaf başvurusunda; müvekkilinin anlaşma konusu olan tüm asansörleri eksiksiz, hatasız ve ayıpsız olarak davalıya teslim ettiğini, 04.12.2014 tarihinde söz konusu asansörlerin onaylandığını ve muayene kuruluşundan yeşil etiketleri alınarak, bu etiketlerle beraber belediyeden işletme ruhsatlarının alındığını, belediyenin asansörler için ruhsat vermesinin asansörlerin imalatı ve kullanımında bir sıkıntı olmadığının ve bilirkişi raporunun aksine tüm asansörler için yeşil etiketlerin alındığını, yeşil etiketin asansörün kullanıma uygun olduğunun ve herhangi bir arıza durumunun olmadığının en büyük ispatı olduğunu, davalı şirketin asansörlerde kullanılmak üzere 49.000,00 TL tutarında ... asansöre sipariş verdiğini iddia ettiğini, sipariş verdiği malzemelerin asansörün kumanda sistemiyle alakalı ürünler olup, kumanda sisteminin değiştirilmesinin asansörün arızası veya ayıbını gösteren bir husus olmadığını, her firmanın kendine ait kumanda sistemi olup, asansörle ilgili yeni bir işlem yapan firmanın daha önceki firmanın kumanda sistemi hakkında bilgisi olmadığı için servis hizmeti verebilmek ve başka firmaların kendi kurduğu sisteme müdahalesini önlemek için kendi kumanda sistemini kurması durumunun söz konusu olduğunu, müvekkilinin davalıdan bakım ücretini alamadığı gibi asansörlerin bedellerini de tahsil edemediğini, bu sebeplerden ötürü müvekkili şirketin davalıdan 300.000,00 TL üzerinde alacağı oluştuğunu, tüm bu hususların göz ardı edilerek alınan hukuken eksik ve hatalı raporun kabulünün mümkün olmayıp, itirazları doğrultusundan dosyada kül halinde yeniden rapor alınması gerektiğini, sözleşmeye konu asansörler için belediye yetkililerince ruhsatların verilmiş olması, tüm asansörler için yeşil etiketlerin alınmış olması, yapılan işte ayıplar olduğuna ilişkin müvekkil şirkete herhangi bir ayıp ihbarının yapılmaması ve belirtilen eksikliklerin bakım ve onarımla giderilebilecek nitelikte olup ayıplı olarak nitelendirilebilecek kapsamda olmaması; müvekkili şirketçe teslimatı yapılan asansörlerin ayıplı olmadığını gösteriyorken, hatalı değerlendirme sonucunda asıl davanın reddine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, tüm asansörlerin tescil belgelerinin ve yeşil etiketlerinin mevcut olduğu hususu ve davalı yan tarafından ayıp ihbarında bulunulduğuna dair dosyada belge olmadığı hususu Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/268 Esas sayılı dosyasında alınan 30/06/2016 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olmasına karşın, mezkur raporda daha önce alınan raporun aksine 11/11/2014 tarihli sözleşmede belirtilen 100 kg taşıma kapasiteli 3 duraklı servis asansörünün ve 02/04/2014 tarihli 630 kg kapasiteli 3 duraklı hidrolik insan asansörünün tesis ve monte edildiği belirtilmesine karşı bunların tescil belgesinin ve yeşil etiketlerinin bulunmadığı tespiti raporlar arasında çelişki olduğunun açık göstergesi olduğunu, ayrıca davalı tarafından müvekkili şirkete yapılmış bir ayıp ihbarı olmamasına karşın mezkur raporda davalının ayıp ihbarında bulunduğu ve müvekkili şirketin eksikleri gidermediği bu nedenle icra takibine yapılan itirazın haklı olduğu tespitinin hatalı ve çelişkili olup, raporun kabulünün mümkün olmadığını, raporlardaki çelişkinin giderilmesi gerekmekte olup, hatalı, eksik ve çelişkili raporun esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının ayıp ihbarında bulunmadığı gibi sözleşme gereği yükümlülüğü olan bedeli de ödemediğini, ihbar konusu dosya kapsamında tartışılmadan herhangi bir açıklık getirilmeden hukuka açıkça aykırı olarak davanın reddedildiğini, birleşen 2019/268 Esas sayılı dosyada ise; her ne kadar  dosyada davanın kabulüne karar verilmiş olsa da yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti konusunda hatalı karar verildiğini, davanın itirazın iptali davası olup, nispi konulu bir dava olmasına karşın nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olup, kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılması gerektiğini, ayrıca tam kabulüne karar verilen davada dosya kapsamında yapılan masraf ve yatırılan harçların davalıdan alınarak müvekkiline verilmesi gerekirken, masraflar konusunda herhangi bir hüküm kurulmaması ve 2.515,97 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, zira davanın kabulüne karar verildiğinden yatırılan harçların davalıdan alınarak müvekkiline verilmesi gerektiğini, birleşen 2019/336 Esas sayılı dosyada ise; TTK'nın 5/A ve 6325 Sayılı Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi gereğince arabuluculuğa başvuru yapılmadığını, zorunlu arabulucuya başvurulduğuna dair herhangi bir bilgi/ belge/ tutanak mevcut olmadığı görüldüğünden, konu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusunu kabul manasına gelmemekle beraber, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı ve müvekkili şirket arasında akdedilen 06.07.2013 tarihli sözleşme ile yapılması hedeflenen asansörlere yönelik açılmış olan tazminat ve cezai şart bedeline ilişkin davanın zamanaşımına uğradığını, asansörler eksiksiz ve ayıpsız olarak monte edilerek davacıya teslim edilmiş olup, aksi durumda mezkur asansörlerin bakımından ... ruhsatı alınamayacağını, bu nedenle davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, yine tarafları aynı olan bir başka davanın olması sebebi ile derdestlik itirazında bulunduklarını, tek taraflı alınan bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 30.09.2016 tarih ve 2016/8 D. İş sayılı bilirkişi raporu ve gerekçeli kararı müvekkili şirkete tebliğ edilmemiş olup, davacı tarafça ileri sürülen bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini ve bilirkişi raporunun ve gerekçeli kararın tebliğine müteakip itiraz haklarının saklı tutulduğunu, tek taraflı yapılan tespitin işbu dosya bakımından herhangi bir delil niteliği olmadığını, mahkemece mezkur tespite itibar edilmemesi gerektiğini, ek olarak müvekkili şirket tarafından söz konusu asansörlerin yapımına ve kullanıma açıldığını gösterir ... ruhsatlarının Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/268 Esas sayılı dosyasına sunulduğunu,  10.11.2014 tarihli tescil belgelerinde de belirtildiği üzere mezkur asansörlerin ........ adresinde monte edilerek 10.11.2014 tarihinde kullanıma açıldığını, asansörlerin tescilinin 18.11.2008 tarihli ve 27058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... Bakım ve İşletme Yönetmeliği'nin 5.maddesine uygun olarak yapıldığının tescil belgeleri ile sabit olduğunu, tüm bu hususlar göz ardı edilerek davacının tazminat davasının kabulüne karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın iddia ve taleplerinde kötü niyetli olduğunu, davacının \"asansörlerin bakımının ihbar edilmesine rağmen müvekkil şirket tarafından dikkate alınmadığını bu nedenle  de misafirlerin mağdur olmaması için  dava dışı (... ...) başka bir ... firmadan yardım alındığını\" iddia ettiğini,  bu beyanlarının tamamen asılsız olup, kabul edilemeyeceğini, ... üzerinde uygulanan hatalı teknik çalışmalar neticesinde meydana gelen kusur ya da hata olmuş ise de, bunların nedeninin davacı tarafça başka bir firmaya bakım ve onarım yaptırılması olduğunu, şikayetvar.com adresine bir anda sayısızca asılsız şikayet yapıldığını, ardı arkası kesilmeyen ve hayatın olağan akışına aykırı olan bu şikayetlerin akıbetinin müvekkili şirket tarafından araştırılarak yapılan şikayetlerin sahte hesaplardan asılsız bir şekilde yapıldığının ortaya çıktığını, site yetkilileriyle yapılan görüşmelerde durumun tespit edildiğini ve sahte hesaplardan yapılan asılsız şikayetlerin hepsinin siteden kaldırıldığını belirterek, mahkeme kararın kaldırılarak, asıl ve birleşen 2019/268 Esas sayılı davanın tümden kabulüne, birleşen 2019/336 Esas sayılı davanın reddine karar verilmesini talep etmişir. <br>\tAsıl ve birleşen 2019/268 Esas sayılı davada davalı/ birleşen 2019/336 Esas sayılı davada davacı ... ....A.Ş. vekili istinaf başvurusunda; öncelikli olarak karardaki aleyhe hususları hukuka aykırı olduğundan kabul etmediklerini, müvekkilinin iflasına karar verildiğinden işbu davada ... şirketten ve iflas idaresinden tahsiline yönelik verilen kararların usule aykırı olduğunu, 3 davada da uyuşmazlık konusu olan hususların taraflar arasındaki 3 ayrı sözleşmeden kaynaklandığını, bu sözleşmelerin dosyada yer alan son bilirkişi raporunda özetlendiğini, bu tespitlere göre; 06.07.2013 tarihli sözleşme ile 11 adet ... montajının karşılığında 615.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yüklenicinin, işin bedelini finansal kiralama şirketinden tamamen tahsil ettiğini, bu sözleşme için ödenmemiş ücret iddiası bulunmadığını, sözleşmenin öneminin ise, ... şirketin bu sözleşmeden kaynaklanan edimlerin zamanında ve tam olarak (ayıpsız) teslim edilmemesi iddiası olduğunu, her ne kadar dava dilekçesinde işbu sözleşmeden bahsedilmişse de, icra takip talebinde bu sözleşme ile alakalı hiçbir talep bulunmadığını, bu çerçevede itirazın iptali davasında davacının sözleşmeye dayalı hiçbir alacak talebinin dinlenemeyeceğini, işbu sözleşme nedeniyle davacı tarafından finansal kiralama şirketinden tahsil edilen bedelin ... şirkete iade edildiğini, her ne kadar borç para verildiği iddia edilmekte ise de, birleşen davada talep edilen rakamın iade edilen bu bedele ilişkin olduğunu, nitekim son bilirkişi raporunda da isabetli olarak borç para verme olgusunun bulunmadığı kanaatinin kabul gördüğünü, birleşen davaya dayanak olan icra takibinde borç para iadesi istendiği ve bu sebebe istinaden (alacak davası değil itirazın iptali davası açıldığından) değişen dava sebebinin mahkemece resen göze alınmasının mümkün olmadığını, borç para verme sebebine dayalı icra takibinin başka bir dava sebebine istinaden devamına karar verilemeyeceğini, 02.04.2014 tarihli sözleşmenin ise 1 adet insan asansörü yapımına ilişkin olup, son bilirkişi raporunun 20. sayfasında özetlendiğini, tespit edildiği üzere işbu sözleşme ile üstlenilen edimin ifa edilmediğini, ibraz edilen ... ruhsatları 06.07.2013 tarihli sözleşmenin asansörlerine ilişkin olup, o ruhsatların bu sözleşme ile ilgisi olmadığını, nitekim bu hususun bilirkişi raporunda da isabetli olarak tespit edildiğini ve bu sözleşmedeki asansöre ilişkin ruhsatın bulunmadığını, asıl davadaki talebin bir kısmının işbu sözleşmeye yönelik olup, haksız olduğunun da bilirkişi raporunda isabetli olarak tespit edildiğini, 11.11.2014 tarihli sözleşme ile 1 adet servis asansörünün yapılmasının taahhüt edildiğini ve karşılığında 28.500,00 TL bedel talep edildiğini, son bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere işbu sözleşme ile üstlenilen edimin ifa edilmediğini, ibraz edilen ... ruhsatlarının 06.07.2013 tarihli sözleşmenin asansörlerine ilişkin olduğunu, bu nedenle o ruhsatların bu sözleşme ile ilgisi olmadığını, bu hususun bilirkişi raporunda da isabetli olarak tespit edilerek, bu sözleşmedeki asansöre ilişkin de ruhsat bulunmadığını, davacının asıl davadaki talebinin bir kısmının işbu sözleşmeye yönelik ve haksız olduğunun da gerekçeli kararla ispatlandığını, bu nedenle kararda asıl davanın reddine ilişkin kararın hukuka uygun olduğunu ancak kötü niyet tazminatı ve cezai şart taleplerinin reddi kararının hatalı olduğunu, asıl davada müvekkilinin kötü niyet tazminatı talebinin dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere haklı olup, kötü niyet tazminatı talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/268 Esas sayılı dosyasında ise talebin borç verme sözleşmesine dayandığı ve bu davanın konusu olmadığı yukarıda izah edilmiş olmakla, ... şirket tarafından sunulan müşteri şikayetlerinin çoğunun aslında 06.07.2013 tarihli sözleşme ile yapılan asansörlere ilişkin olduğunu, bu çerçevede muhatabın işi ayıpsız ve tam olarak teslim etmediği hususunun rapor içeriğiyle sabit olup, takas mahsup talep edilmediğinden bu kapsamda doğan haklarının değerlendirilmediğinin beyan edildiğini ve sonuç olarak bu talebin hükümde değerlendirilmediğini, oysa ayıpsız ve tam olarak teslim edilmeyen asansörler için bedel tahakkuk etmeyeceğinden, takas mahsup talebinin bulunup bulunmadığının bu aşamada önem arz etmediğini, nitekim davacının da işi tam ve ayıpsız olarak teslim edemediğinden işi bir teslim belgesi ile teslim edemediğini, yeşil etiketin alınmış olmasının işin teslimi olarak değerlendirildiğini ancak hayatın olağan akışına göre iş sahibini mutlu ederek işini teslim eden yüklenicinin, iş sahibine bir teslim belgesini imzalatabileceğini, davacının, uyuşmazlık konusu iş için teslim tarihi uzatılmış olsa bile 236 gün sonra yeşil etiket alabildiğini, karşı tarafın yeşil etiket alınması (kabul etmemekle birlikte) teslim olarak değerlendirilmesi halinde bile geciktiği gün sayısı esasında 339 gün olup, yeşil etiket alırken kullandığı malzemelerin ayıplı olduğu sonradan ortaya çıktığına göre artık bu yeşil etiketin gerçek bir teslimi ifade etmediğinin de sabit olduğunu, bilirkişi tespitlerinden anlaşılacağı üzere muhatabın hileli davranışlarla yeşil etiket aldığını, ortada bir teslim belgesi bulunmadığını, o halde işin tam olarak teslim edildiğinin kabul edilemeyeceğini, muhatabın cari hesabının incelendiğinde iade edilen paraların borç ilişkisi içerisinde değerlendirildiği, tek bir cari hesap şeklinde kayıtların tutulduğu hususlarının anlaşılacağını, bu çerçevede paranın borç olarak verilmediğinin davacı defteri ile sübut bulduğunu, ticari defterlerin sahibinin aleyhine kesin delil teşkil edeceğini, müvekkili şirket ... konumda olduğundan işbu davanın ... açısından kayıt kabul davasına dönüştüğünü, ... şirketten icra inkar tazminatının tahsili kararının hukuka aykırı olduğunu, bu halde davanın itirazın iptali davası olarak görülmesi ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İİK'nın 193.maddesi gereğince ... şirket hakkında icra takibi yapılamayacağını, açılan takiplerin de bir hükmünün bulunmadığını, hukuken var olmayan icra takibinin devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle hem esas yönünden hem de usul  yönünden hatalı olan kararın kaldırılması gerektiğini, bunlarla birlikte ... şirketten tahsile karar verilmesinin yanında İflas İdaresi'nden tahsile karar verilmesinin de hatalı olup, kabul anlamına gelmemekle birlikte borçların tamamının, masa borcu olduğunu, ayrıca birleşen bu dosya yönünden kararın 2-d maddesi yönünden fazla yatırılan harcın ... şirketten tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/336 Esas sayılı dosyası yönünden verilen kararın yanlış olduğunu, sadece ... tarafından verilen 49.000,00 TL teklif faturasının kabul edilmiş olmasının hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, karşı tarafın ayıp ve kusurlu işlerinin dosyaya sunulan tüm bilgi ve belge ile birlikte değerlendirilmesi, özellikle delil tespiti dosyasında ve diğer delillerde tespit edilen eksikliklerinin de fiyatlandırılması zaruri olmasına rağmen buna ilişkin bir tespit ve değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, son bilirkişi raporunda bu eksikliklerin başarılı bir şekilde tespit edildiğini, buna rağmen fiyatlandırılmadan sadece 1 ayıba ilişkin rakamın esas alınmasının yeterli olmadığını, daha önceki bilirkişi raporlarında eksik ve ayıplı işlere ilişkin tespit yapıldığını, bu doğrultuda karşı restoran asansörlerinin (2014 tarihli sözleşmelerde yer alan asansörler olup ruhsatı da bulunmamaktadır), 06.07.2013 tarihli 11 ... sözleşmesinde yer alan garaj asansörü ve yemekhane asansörlerinin ilk günden bu yana hiç çalışmadığını, yemekhane asansörlerinin birinin ise hiç çalışmadığı için sökülüp başka bir firmaya yeniden yaptırıldığını, buna ilişkin belgelerin ise mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, yalnızca 49.000,00 TL'lik tutarın hesaba katılmasının mümkün olmadığını, zira tespit raporlarında sabit olduğu üzere ilk günden bugüne kadar halen çalışmayan asansörlerin mevcut olup, bu doğrultuda hiç çalışmayan asansörler ve ayıplı olan diğer tüm asansörler bakımından ayıp hesaplaması yapılması gerektiğini, dosyada mevcut tespit raporlarında çalışmayan asansörlerin tek tek belirtildiğini, bu nedenle belirlenen ayıp bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, bu doğrultuda yalnızca talep gereği 5.000 TL ödenmesine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, yeşil etiketin alınmış olmasının teslim olarak kabul edilse bile, yeşil etiketlerin teslim tarihi uzatılmış olsa bile 236 gün gecikmeli alındığını, bu hususun dosyadaki bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, teslim tarihinin 30.04.2014'e kadar uzatılmış ise bu davacının da kabulünü gerektireceğini, artık yer tesliminin gecikmesinden bahsedilemeyeceğini, bu tarihten sonraki her geçen gün için cezai şart doğduğunu, raporda gecikme tazminatına ilişkin hakkın saklı tutulmadığı ve bu nedenle bu hakkın kaybedildiğinin iddia edildiğini ancak bu hususun mahkemenin takdirinde olduğunu, dosyada yer alan Ankara 54. Noterliği'nin 18/03/2015 tarihli 20114 yevmiye nolu ihtarname ve diğer ihtarnamelerden de görüleceği üzere karşı tarafa defalarca cezai şarta ilişkin ihtar yapıldığını, buna rağmen cezai şart talebine ilişkin talebinin reddine karar verildiğini, bu yönde verilen ret kararının hukuka aykırı olup, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek sonuç olarak, asıl davada; dava konusunun sadece 02.04.2014 ve 11.11.2014 tarihli sözleşmelerden kaynaklandığını, işin teslim edilmediğini, bu nedenle alacak talebinin yerinde olmadığını, ayrıca iş teslim edilmediğinden bakım borcunun doğmayacağı hususlarının sabit olduğunu ancak buna rağmen kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/268 Esasa sayılı dosyasında; dava konusunun borç verme sözleşmesinden kaynaklandığını, taraflar arasında böyle bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, hususunun gerek son bilirkişi raporu gerekse davacının ticari defterleriyle sabit olduğunu, bu hukuki sebebe dayalı icra takibinin devamına karar verilemeyeceğini, ayrıca ortada bir teslim belgesinin bulunmadığını, bilirkişiler tarafından yeşil etiket alınması olgusunun teslim olarak kabul edildiğini, lakin sonraki ayıp ihbarları, müşteri şikayetleri ve diğer belgelerden yeşil etiket alınması için kullanılan malzemelerin yetersiz olduğunun anlaşıldığını, dolayısıyla hile ile alınan yeşil etiketin teslime dayanak kabul edilemeyeceğini ve neticede teslim edilmeyen iş için herhangi bir ücret alacağının doğmadığını, finansal kiralama şirketi tarafından davacıya ödenen bedellerin ... şirket tarafından finansal kiralama şirketine (kredi sözleşmesi kapsamında) ödendiğini, bu çerçevede yapılan bu ödemeler nedeniyle davacı tarafından teslim edilmeyen iş için ... şirket tarafından ödeme yapıldığını, ... şirkete iade edilen paranın bu çerçevede zararının tahsili kapsamında kaldığını, dolayısıyla bir sebepsiz zenginleşme teşkil etmediğinin bilirkişi raporunun içeriğiyle sabit olduğunu, davacının işi süresinde tam olarak teslim edememiş olmasının maddi vakıasının hukuki sonucu olarak davacının herhangi bir alacağının doğmayacağının kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle hükmedilen itirazın iptali ile takibin devamına karar verilerek, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/336 Esas sayılı dosyası bakımından; bilirkişi raporundaki tespitlerle sabit olduğu üzere davacının işi süresinde ve tam olarak teslim etmediğini, delil tespiti dosyasında eksikliklerin ve daha sonra dosya içeriğindeki bakım sözleşmeleri teklifler ve sunulan harcama belgeleri dikkate alınarak tüm zararlarının tespiti yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken, hükme elverişli olmayan eksik rapor doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğunu, cezai şart taleplerine ilişkin olarak şartları oluşmadığından cezai şart talep etme haklarının düştüğüne karar verildiğini ancak Ankara 54. Noterliği'nin 18/05/2015 tarih ve 20114 yevmiye nolu ihtarnamenin 8.maddesinde ... şirket tarafından sözleşme gereğince gecikme bedeli olarak günlük 8.000 TL gecikme cezası ödemek zorunda ve işin gecikmesi sebebiyle işbu gecikme cezasından sorumlu olduklarının ....Ltd.Şti'ne ihtar edildiğini, bahsi geçen ihtarnamenin tescil belgesinden önce bir tarihte 18.05.2015 tarihinde gönderildiğini, dosyada yer alan diğer ihtarnamelerden de görüleceği üzere karşı tarafa defalarca cezai şarta ilişkin ihtar yapıldığını, bu doğrultuda mahkemece hataya düşüldüğünü, zira ... şirketsı cezai şart talebine ilişkin koşulları yerine getirmiş olup. cezai şart talep etmede haklı olduğunu, açıklandığı üzere bazı asansörlerin ilk günden bu yana hiç çalışmadığını, oteldeki hiç çalışmayan asansörler dışındaki asansörlerin ise halen tamir edilmeye çalışıldığını, buna rağmen ilk günden beri çalışmayan asansörler için asansörlerin çalıştırılmasının can güvenliği açısından tehlike yaratacağından tamir dahi edilememekte olup, halen atıl halde bulunduğunu, mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, dosya kapsamında inceleme yapıldığında görüleceği üzere, muhatabın imalatının yanı sıra borçlarının da olduğunun ortada olup, tek bir borç ilişkisi tasfiye edilirken bu alacak ve borçlar birlikte hesaba dahil edileceğini ve neticede ne kadar alacaklı olduğunun tespit edileceğini, bu aşamada takas mahsup talebinin varlığının bir ehemmiyetinin bulunmadığını, zira bu kalemlerin alacak miktarının tespiti zımnında hesap edileceğini, açıklandığı üzere, sözleşmeler ve davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapıldığında davacının işi tam ve ayıpsız olarak teslim etmediğinin sabit olduğunu belirterek, mahkemece hukuka aykırı ve hatalı olarak verilen hükmün kaldırılmasını, asıl ve birleşen 2019/268 Esas sayılı davaların reddine, birleşen 2019/336 Esas sayılı davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tAsıl ve birleşen 2019/268 Esas sayılı dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen 2019/336 Esas sayılı dava alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen 2019/268 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2019/336 Esas sayılı davanın ise kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDosya kapsamına uygun ve mahkemenin kabulünde olduğu üzere, taraflar arasında 06.07.2013 tarihli 11 adet, 02.02.2014 tarihli 1 adet ve 11.11.2014 tarihli 1 adet ... imalatına ilişkin sözleşmeler bulunmakta olup, bu sözleşmeler kapsamında asansörlerin sözleşmelerin konusu olan yerde imal edilerek monte edildiği anlaşılmaktadır. <br>\tMahkemece, monte edilerek teslim edilen asıl dava kapsamındaki 02.02.2014 tarihli ve 11.11.2014 tarihli sözleşmelerdeki 2 adet asansörlerin imal edilerek monte edildiği ancak asansörlerin çalıştırılarak devreye alındığı ve ... ruhsatlarının da temin edildiği yönünde delil olmadığı, TBK 479.maddesine göre davalı iş sahibinin bedel ödeme borcunun eserin tamamlanıp teslim edilmemiş olması nedeniyle muaccel olmadığı, anılan asansörlerin eksik ve kusurlarının giderilerek, ruhsatın da alınarak devreye alınmasından sonra talepte bulunabileceği gerekçesiyle bu sözleşmeler kapsamındaki imalat bedeli talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tMahkemece, asıl ve birleşen davalar yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesinde, asıl dava dosyası ile birleştirilen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/268 Esas sayılı dava dosyasında alınan 30.06.2016 tarihli makine mühendisi, mali müşavir ve eser sözleşmeleri konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınan raporda; 06.07.2013 tarihli sözleşmedeki 11 adet ... yönünden eksik ve ayıplı imalatlara yönelik tespit raporunda belirtilen hususların bakım ve onarım kapsamında giderilebilecek nitelikte olduğu, söz konusu eksikliklerin yapılan işin, ayıplı olarak niteleyebilecek esaslı unsurları barındırmadığı, bu nedenle yapılan imalatların ayıplı olmadığı tespitlerinde bulunulduğu, mahkemece hükme esas alınan kök ve ek raporda ise, asansörlerdeki arızaların sıklığı nedeniyle bu hususun ayıplı ifa olduğu yönünden tespitlerin yapıldığı anlaşılmakla, raporlar arasında teknik nitelikte çelişkiler olduğu ve mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemesi, taraf itirazlarının karşılanmaması ve gerekçede asıl dosyada alınan raporun esas alınmasının nedeninin denetlenebilir nitelikte gösterilmemiş olması doğru olmamıştır. <br>\tAsıl davadaki talep, 11 adet asansöre ilişkin 06.07.2013 tarihli sözleşmenin 7.maddesinde \"İşbu sözleşme ile bakım sözleşmesi de yapılmış sayılacaktır. Aylık tüm asansörlerin bakım ücreti 1.100 TL'dir...\" düzenlemesi kapsamında 5 aylık bakım ücreti ile diğer 02.02.2014 ve 11.11.2014 tarihli sözleşmelere dayalı iş bedeli istemine ilişkin olup, dosya kapsamı, taraf beyanlarından, mahkemece de dosya kapsamına uygun olarak kabulünde olduğu üzere, takip dayanağı bu iki sözleşme kapsamındaki 2 adet asansörün monte edildiği ancak devreye alınmadığı ve ... ruhsatlarının da temin edilemediği gerekçesiyle, bu asansörler kapsamında iş bedelinin talep edilemeyeceği belirtilmiş ise de, eksik veya ayıplı kısmın yapılan imalatın kabul edilip, bedelin talep edilmesine engel olup olmadığına ilişkin teknik inceleme ve değerlendirme yapılmadan, bu iki sözleşme yönünden hiçbir bedel talep edilemeyeceğine ilişkin gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. <br>\tBirleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/268 Esas sayılı dosyanın incelenmesinde ise, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.maddesinde davalının söz konusu işi ... sözleşmesi ile kredi kullanarak yaptırmak istemesi halinde, davacının proforma fatura düzenlemek suretiyle, davacıya ... firmasınca yapılan ödemenin davalıya geri iade edilebileceği hükmünün düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dosyaya kazandırılan proforma fatura, davacının gönderdiği 04.05.2015 tarihli ihtarname ve dosya kapsamı itibariyle, taraflar arasındaki 06.07.2013 tarihli sözleşmede iş bedelinin 615.000,00 TL olduğu, sözleşmenin belirtilen 4.maddesi gereğince bu bedelin ... ile ödeneceği ve bankaca yapılacak bu ödemenin iş sahibine gönderileceği hususları düzenlenmiş olup, sözleşmenin 4.maddesi uyarınca ...'den yararlanması sebebiyle davacı yükleniciye ... firmasınca proforma faturaya dayalı olarak  toplam 615.000,00 TL'nin gönderildiği, davacı tarafça da 02.10.2013 işlem tarihli dekont ile davalı iş sahibine 300.000,00 TL, 02.10.2013 işlem tarihli dekont ile 100.000,00 TL, 03.10.2013 işlem tarihli dekont ile 215.000,00 TL olmak üzere toplam 615.000,00 TL'nin davalı iş sahibine gönderildiği, bu kapsamda da davalı iş sahibi tarafından davacıya sözleşme iş bedeli kapsamında 400.000,00 TL ödemenin yapıldığı, davacının bakiye 215.000,00 TL iş bedelinin kaldığı anlaşılmış olup, bu hususun taraf defterleri ile teyit edildiği anlaşılmakla, bu davada ve yüklenici tarafından açılan birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/336 Esas sayılı dosyasında eksik ve ayıplı iş bulunduğu iddiası kapsamında yukarıda belirtildiği üzere bu iddia hususunda taraf iddia, beyan ve raporlar arasındaki çelişkiler giderilerek, bu bedelden eksik ve ayıplı iş nedeniyle mahsubu gereken bir bedel olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabule göre de davanın kabulüne karar verilmesine rağmen alınması gereken harcın nispi olan 14.686,65 TL olduğu ve bu harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 2.596,67 TL harç ile icra dosyasında alınan ve derkenar düşüldüğü anlaşılan 1.075,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 11.014,98 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına karar verilmesi gerekirken, denetlenemeyen gerekçe ile \"Alınması gereken 80,70 TL harçtan  dava açılırken peşin olarak alınan 2.596,67-TL harcın mahsubu ile fazladan yatan 2.515,97-tl harcın  davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,\" yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, yine davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafından yatırılan peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi ve bu dosya kapsamında yapılan yargılama giderleri yönünden  bu dosyanın asıl dosya ile birleşmesinden önce yapılan yargılama giderleri  de olduğu dikkate alınarak bu konuda bir karar verilmesi gerekirken, hiç karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, yine davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı lehine karar tarihi itibariyle A.A.Ü.T gereğince nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalıdır. \t <br>\tBirleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2019/336 Esas sayılı dosyası yönünden, mahkemece davalı yüklenicinin 06/07/2013 tarihli sözleşme kapsamında imal edip montajını yaptığı 11 adet asansörde eksik ve ayıplı iş bulunduğu ve iş sahibi tarafından gönderilen yazılara rağmen  davalı yüklenici tarafından ayıpların giderilmemiş olması sebebiyle iş sahibi  davacının yaptırdığı delil tespit işlemlerinde asansörlerin arızalı ve ayıplı olduğunun belirlendiği, davalının ayıpları gidermemesi üzerine davacı  firma tarafından söz konusu asansörlerde kullanılmak üzere 49.000,00 TL tutarında “... Kapısı + Kabin içi Kumanda Butonu ve Pano\" dan oluşan bir sipariş verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda ayıbın giderilmesi için karşı davacı tarafından yapılan malzeme sipariş bedeli olan 49.000,00-TL' nin ayıplı iş bedeli olarak davalı yükleniciden tahsilini talep hakkının bulunduğu, ancak davacı tarafın iş bu davadaki talebinin 5.000,00 TL olduğu gerekçesiyle  5.000,00 TL yönünden kabul kararı verilmiş ise de, dosya kapsamı incelendiğinde, davalı yüklenici şirket vekilinin savunmalarında; 06.07.2013 tarihli sözleşme kapsamında imalatı yapılıp teslim edilen asansörlere ilişkin yeşil etiket ve belediyeden işletme ruhsatı alındığı, bunun da asansörlerin eksiğinin bulunmadığı ve malların ayıplı olmadığının ispatı olduğunu, ... ... firmasına asansörlerde kullanılmak üzere verildiği iddia edilen 49.000,00 TL tutarındaki siparişin asansörlerin kumanda sistemi ile ilgili ürünler olduğu ve her firmanın kendine ait bir kumanda sisteminin bulunduğu, müvekkili firmanın da kendine ait bir kumanda sistemi olup, söz konusu 11 adet asansörde de kendilerine ait kumanda sisteminin kullanıldığı, ... ... firmasının müvekkili firmanın kumanda sistemi ile ilgili bilgi sahibi olmadığı için servis hizmeti verebilmek ve başka firmaların da müdahalesini önlemek için kendi kumanda sistemini taktığını, ... asansörün değiştirmiş olduğu malzemelerin çalışmadıklarından veya ayıplı olduklarından dolayı değiştirilmediğini belirttiği, mahkemece alınan kök ve ek raporlarında da davalı yüklenicinin bu hususa ilişkin itirazlarının değerlendirilmediği gibi ve yine mahkemece yukarıda belirtildiği üzere alınan bilirkişi raporlarında ayıplı ifa ve bakım onarım yönünden çelişkili tespitler bulunmakla, taraf itirazlarını da karşılayacak teknik inceleme yaptırılarak, dava dışı ... ile yapılan sözleşmenin davalının yaptığı 06.07.2013 tarihli sözleşmedeki imalatlardaki eksik ve ayıpların giderimine ilişkin olup olmadığı da değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>\tYine, birleşen bu dosyada davalı yeklenici tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş olup, mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.<br>\tDiğer yandan, davalı yüklenici vekili , açılan  bu davanın ticari dava olup,   dava tarihi itibariyle arabuluculuk dava şartına tabi olduğu , davacı tarafından arabuluculuğa başvurulmadan davanın açılması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuş ve bu yönde  istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de, İİK'nun \" iflas idaresinin vazifesi\" başlıklı  226 . Maddesindeki  düzenleme  ve açılan davada talep edilen miktar dikkate alındığında bu istinaf nedeninin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.  <br>\tAçıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    <br>\t\t\t\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,<br>\t<br>\t\t\t\t2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2022 tarih ve 2015/432 Esas- 2022/725 K<br>arar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t\t\t\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t<br>\t\t\t\t4-Asıl ve birleşen 2019/268 Esas sayılı davada davacı/ birleşen 2019/336 Esas sayılı davada davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Eski Ünvanı: ....Şirketi) tarafından yatırılan 1.771,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>\t\t5-Asıl ve birleşen 2019/268 Esas sayılı davada davalı/ birleşen 2019/336 Esas sayılı davada davacı ... ... ... Turizm A.Ş tarafından yatırılan 179,90 TL + 179,90 TL + 3.671,66 TL olmak üzere toplam 4.031,46‬ TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>\t\t6-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3850076e61a33f1","SID":"5f2f661018d88f57"}}