{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>.<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>.<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/09/2023<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 26/06/2025<br>YAZIM TARİHİ\t: 26/06/2025<br>\tEser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince  istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;\t<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; taraflar arasında davalının yüklenicisi olduğu inşaatta 19 dairenin belirtilen mobilya işlerinin ve dairelerin iç kapılarının müvekkili tarafından yapılması ve karşılığında 9 nolu dairenin müvekkiline devredilmesi hususunda 18.05.2019 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmede işçilik ve malzeme fiyatlarının ayrı ayrı belirlendiğini, müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davalının da inşaatı tamamlayarak arsa sahiplerine teslim ettiğini, müvekkili tarafından düzenlenen faturanın davalıya elektronik tebligat yoluyla gönderildiğini, davalının süresinde faturalara itiraz etmediğini, alacağın likit olduğunu, tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\tDavalı vekili özetle; asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin yüklenicisi olduğu inşaatta mobilya işlerinin işverenin belirleyeceği detaylara uygun olarak yapılması için 18.05.2019 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmede işin 15.08.2019 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacının işi süresinde bitiremediğini, 19.12.2019 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarname üzerine davacının müvekkiline ulaşarak eksiklikleri 10.01.2020 tarihinde bitireceğini, bitirememesi halinde 100.000 TL cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini ve 25.12.2019 tarihli ek sözleşmenin akdedildiğini, davacının işi 10.01.2020 tarihine kadar bitiremediğini, eksik işlerin yapımına 3 gün içerisinde başlaması gerektiğinin aksi taktirde cezai şartın uygulanacağının ve işin nam ve hesabına yaptırılacağının ihtar edildiğini, ihtarname üzerine davacının eksik işleri tamamlamadığını, sözleşmenin 1.3 maddesi gereğince kararlaştırılan dolapların davacı tarafça eksik yapıldığını, bu eksikliğin 9.840 TL değerinde olduğunu, davacının 15 numaralı dairede hiçbir imalat yapmadığını, bu daire yönünden de 10.070 TL eksik iş yaptığını, diğer dairelerde ise ebeveyn banyo ve giyinme odasının kapılarının sürgülü olması kararlaştırılmışken bu şekilde yapılmadığını, bunun müvekkiline maliyetinin 30.000 TL olduğunu, sözleşmenin 4.4 maddesi gereğin lavabo üstü yapılması kararlaştırılan aynaların 18 dairede yapılmadığını, bunun müvekkiline maliyetinin ise 7.200 TL olduğunu, davacının 19 dairede toplam 171 kapı taktığını, kapı boyalarının hatalı olduğunu, bağımsız bölüm maliklerinin bu hususu defalarca müvekkiline ilettiklerini, özellikle mutfak dolaplarında 1.sınıf malzeme kullanılması gerektiği kararlaştırılmışken mdf ve sunta malzeme kullanıldığını, sayılan eksik ve ayıpların bedellerinin hesaplanması gerektiğini, davacı tarafça yapılması gereken hilton lavaboların müvekkili tarafından 13.501 TL ödenerek satın alındığını, davacının eksik bıraktığı işlerin müvekkili tarafından ... .. firmasına yaptırıldığını, buna ilişkin faturaların dosyaya sunulduğunu, davacının işi zamanında teslim etmemesi üzerine ödemeyi taahhüt ettiği 100.000 TL cezai şartın tahsili gerektiğini, müvekkilinin avans olarak verdiği senedin davacı tarafça Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2022/30462 sayılı dosyası ile icraya koyulduğunu ve müvekkilinin 22.392 TL ödeme yapması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince; \"Davacı yüklenici ile davalı işveren arasında 18.05.2019 Tarihli İş Yapma ve Yaptırma sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme ile davacı yüklenici davalı iş sahibinin .... parselde devam eden bina inşaatında daire içi mobilya,ve iç kapıların karşılıklı belirtilen şartlarda yapmayı taahhüt etmiştir. Tarafların sözleşmeyi karşılıklı olarak kabul ve taahhüt edildiğinin çekişme konusu olmadığı, çekişmenin; yapılan iş miktarı, davacı namına yapılan ödeme, tahsil edilen para, işte gecikme olup olmadığı, işin eksik yapılıp yapılmadığı, nama yaptırılan iş varsa bunlarla ilgili yapılan ödeme, eksik ve gecikme varsa bunlar gözönünde bulundurulduğunda bakiye alacak miktarı üzerinde toplandığı, bilirkişilerden alınan rapor ve ek raporlarda defter kayıtlarına göre; Davacının davalı firma ile olan ticari faaliyetlerini 120.09 kodlu ((ALICILAR HESABI ... ... ....A.Ş.) hesap ile takip ettiği, davacı şirketin davalı firmaya 08.10.2020 tarih ve .... Numaralı 377.510,41 TL bedelli (319.924,06 * 57.586,35 KDV-) fatura düzenlendiği, fakat davacı tarafından düzenlenen faturada %18 kdv uygulandığı anlaşılmakla  02/01/2020 tarihli ve 30996 sayılı karar gözetilerek davacının düzenlediği fatura bedelinin 345.517,98 TL bedelli(319.924,06+25.593,92KDV) olması gerektiği  fakat davalının defterine fatura bedelini kaydetmediği taraf defter kayıtlarından anlaşılmıştır. Mahallinde yapılan incelemede: Dava konusu ....üzerinde bulunan ve davalı işveren tarafından yaptırılmış olan ... ... isimli binada, toplam 19 dairede iç kapı ve mobilya işlerinin yapımını taahhüt eden davacı yüklenicinin genel olarak taahhüdünü yerine getirmiş olduğu, bir kısım imalatın ise eksik ve farklı ebatlarda yapılmış olduğu tespit edilmiştir.Kararlaştırılan cezai şartın ifaya ekli cezai şart olup, işin teslim edildiğinin anlaşılmasına göre cezai bedel davacının alacaklı olduğu bedelden indirilmemiştir.  Davacı tarafından yapımı taahhüt edilen işin tutarı: İç kapılar I71.Ad — 93.220,TL (KDV siz), Mobilya: 194.915.TL (KDV siz)=Toplam 288.135,TL +%8 KDV 23.050,80 TL=KDV li toplam 311.185,80TL olarak belirlenmiştir.  06/03/2023 tarihli ek rapor hükme esas alınarak yapılan kesin hesaba göre ; Taahhüt edilen işin tutarı : 311.185,80 TL Eksik imalat bedeli KDV li (52.584,74 x 1.08): -56.791,52TL Fazla yapılan imalat  : +29.653,59 TL Davacının yaptığı imalatın bedeli : 284.047,87TL Davacıya ve adına ödenen  : -64.228,.06TL Davacının alacaklı olduğu bedel :219.819,81TL (KDV dahil) dir. davalının Ankara Batı İcra Dairesinin 2020/27425 esas sayılı takibe itirazının 219.819,81 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar\" vermek gerektiği gerekçesiyle \"1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Davalının Ankara Batı İcra Dairesinin 2020/27425 esas sayılı takibe itirazının 219.819,81 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, Fazlaya dair istemin reddine,  2-Alacak yargılamayı gerektiğinden icra inkar tazminat talebinin reddine\" karar vermiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi ek ve kök raporlarının hatalı tespitler içerdiği, hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, alacağın dayanağının 08.10.2020 tarihli fatura ve 18.05.2019 tarihli sözleşme  olduğu, faturada toplam alacak miktarının 377.510,41 TL olarak belirlendiği, bilirkişi ek raporunda KDV oranının %8 olarak hesaplanmasının hatalı olduğu, mal ve hizmetlere uygulanacak katma değer vergisi oranlarının tespitine ilişkin kararda değişiklik yapılmasına dair Cumhurbaşkanlığı kararında yer alan mobilya ürünleri arasında bulunan dava konusu işlerin KDV oranının hesaplamasının hatalı yapıldığı, 2022/30462 sayılı icra dosyasına Mehmet Veysi Bilik tarafından yapılan 22.392,22 TL ödemenin fatura alacağından mahsubu yönündeki tespitin yerinde olmadığı, takibe konu senedin 15.000 TL bedelli olduğu ve davalı tarafından tanzim edilmediği, davalı yetkilisinin şahsi borcuna yönelik düzenlendiği, ödemenin de müvekkiline yapılmadığı, söz konusu icra takibinin de eldeki davadan sonra başlatıldığı, eksik işleri konu alan bir alacak davası bulunmadığından eldeki davadaki alacak miktarından mahsup edilmesinin mümkün olmadığı, kapıların onarım bedeli olarak belirtilen 2.417 TL ödemenin de kapıların hangi nedenle onarıldığı, kimin zarar verdiği yönünde geçerli bir hukuki sebep bulunmaksızın mahsup edilmesinin hatalı olduğu, sözleşmeye uygun olarak imal edilen daha sonradan isteği göre sökülerek yeniden yaptırılmasının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, bu ücretin müvekkilinden tahsil edilemeyeceğini, 15 numaralı daireye hiçbir imalat yapılmadığı yönündeki iddianın gerçeğe aykırı olduğu, daire malikinin evde olmaması nedeniyle bilirkişilerin bu daireye giremediği, ancak ona rağmen eksik işlere dair tespit yaptıkları, şayet daire içerisinde tespit yapılmış olsaydı eksik değil fazla imalat yapıldığının görüleceği, ebeveyn banyo ve giyindirme odaları kapılarının sürgülü yapılmadığı yönündeki tespitlerin de hukuka aykırı olduğu, kapıların menteşeli yapılmasının özellikle davalı tarafça talep edildiği, \tdavalı tarafça 3.kişilere yaptırılan işlerin hangilerinin eldeki davaya konu işlerden olup olmadığının irdelenmediği, eksik inceleme yapıldığı, işin süresinde bitirilip bitirilmediğine ilişkin hukuken dikkate alınacak bir tespit bulunmadığı, davalının cezai şart talebinin yerinde olmadığı, açılmış bir karşı dava bulunmadan eldeki davayla ilgisi olmayan kalemlerin alacak miktarından düşülmesinin mümkün olmadığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunma ve vakıaları tekrarla, cezai şart taleplerinin koşulunun oluştuğu, mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin hatalı olduğu, bilirkişi raporları ile işlerin eksik bırakıldığının tespit edildiği, buna rağmen davacının genel olarak yükümlülüğü yerine getirdiğine dair gerekçenin de hatalı olduğu, davacının eksik bıraktığı işlerin 3.kişilere yaptırıldığının sabit olduğu, davacıya işi bitirmesi için ek süreler tanındığı, ancak bu sürelerde de bitiremediği için cezai şart ödemesi gerektiği, davacının işi aksatması sebebiyle müvekkilinin daireleri geç teslim etmek zorunda kaldığı, arsa sahiplerinin geç teslim nedeniyle kira alacağı için dava açtıkları, dosyanın Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/343 esasta derdest olduğu, işbu 100.000 TL cezai şartın işin bitirilme tarihi olan 10.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar vermek gerektiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.\t<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde  uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tSomut olayda davacı taşeron, davalı yüklenici olup, davalının yüklenicisi olduğu inşaattaki mobilya işleriyle daire iç kapılarının 18.05.2019 tarihli sözleşmeyle davacıya taşere edildiği çekişmesizdir. Sözleşmede yapılacak mutfak dolapları, vestiyer, yatak odası imalatları, banyo dolapları ve iç kapıların nitelikleri belirlenmiş, imalat kalemleri itibariyle fiyatlar listelenerek toplam iş bedeli KDV dahil 340.000,90 TL olarak hesaplanmış; iş karşılığı taşerona 420.000 TL bedelli 19 numaralı dairenin verilmesi, tapu verildiğinde taşeronun 80.000 TL ödemesi, işin 15.08.2019 tarihine kadar kabulünün yapılması, gecikme halinde cezai işlem uygulanması kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin yüklenici firmaya yapılacak ödeme koşulları başlıklı bölümünde iş bedelinin \"340.000,90 TL %18 KDV dahil\" olduğu, \"mobilya ve kapı KDV oranları %18 üzerinden anlaşılmıştır, oranlar %8'e veya farklı bir orana indirilse bile anlaşılan mevlanın %18 tutarı kadar fatura...\" kesileceği yazılmıştır. Sözleşmedeki açık düzenleme nedeniyle iş bedelinin hesabında KDV oranı %18 olarak alınmaladır. Taraflarca düzenlenen ...  başlıklı 25.12.2019 tarihli ek protokolde ise,  taşeron imalatı 10.01.2020 tarihine kadar bitirmeyi ve teslim etmeyi, aksi halde 100.000 TL ceza ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. <br>\tCeza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş olmadıkça veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça,  asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir (TBK 179/2). İfaya ekli cezai şartın amacı borcun kararlaştırılan zaman ve yerde ifa edilmesini sağlamak,  alacaklının borcun kararlaştırılan yer ve zamanda ifa edilmemesi sonucu uğradığı ya da uğrayacağı muhtemel zararı gidermektir. Gecikme cezasının istenebilmesi sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olmasını gerektirir. Alacaklı ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş ise, gecikme cezası isteyemez. Ancak aksi sözleşmede kararlaştırılabileceği gibi, alacaklının ifadan önce gecikme cezası hakkını saklı tuttuğunu gösterir davranışları mevcut ise, sonradan yapılacak teslim sırasında çekince koymamış olsa dahi gecikme cezası talep edebilir. (Yargıtay 15. HD 12.04.2010, 2009/7003, 2010/2104).<br>\tTaraflar arasındaki sözleşme ve ek sözleşme birlikte değerlendirildiğinde 10.01.2020 tarihine kadar tamamlanarak teslim edilmesi, aksi halde 100.000 TL ödenmesi kararlaştırılmakla, belirlenen ceza TBK 179/2 maddede düzenlenen ifaya ekli cezai şart olup, işin teslim edildiği, iş teslim alınırken ihtirazi kayıt konulmadığı anlaşılmakla davalı tarafın cezai şartın mahsup edilmesi talebi yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde;  <br>\tYargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince eser sözleşmesi ilişkisi devam ettiği sürece  mevcut imalatın yüklenici tarafından yapılmış olduğu karine olarak kabul edilir. Karinenin aksi, yani yüklenicinin işi yarım bıraktığı, eksikliklerin kendisi tarafından tamamlatıldığı iş sahibi tarafından yasal delillerle kanıtlanmalıdır (15 HD, 11.11.2020, 1909/2968; 03.11.2019, 2017/4994). <br>\tMahkemece oluşturulan bilirkişi heyeti mahallinde yaptığı inceleme sonucu rapor düzenlemiş, sözleşme kapsamındaki eksik ve ayıplı imalatlar bedelini 61.375,54 TL olarak hesaplamıştır. Davacı taşeronun hakedişinin hesabında bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen  61.375,54 TL eksik ve ayıplı işler bedeli ile davalı yüklenici tarafından kapılardaki ayıbın giderilmesi için dava dışı 3.kişiye banka kanalıyla ödendiği ispatlanan 2.419,09 TL  sözleşme bedelinden indirilmelidir. Bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen, belirtilen eksik  ve ayıplı işler dışında davalının 3.kişiye tamamlattırdığını savunduğu işler bakımından öncesinde bir delil tespiti bulunmadığından karine gereğince savunmanın dikkate alınması mümkün değildir. Bu itibarla davacı taşeronun sözleşme kapsamında yaptığı imalatlar bedeli 276.205,37 TL olup, yine bilirkişiler tarafından davacı taşeronun sözleşme dışı yaptığı belirlenen imalatlar bedeli 32.071,50 TL'nin eklenmesiyle toplam hakedişi 308.276,87 TL'dir. Davacının  308.276,87 TL hakedişinden, davalı tarafından düzenlenen, lehtarı davacı olan 2 adet 7.500'er TL bedelli senet nedeniyle 15.000 TL'nin indirilmesi gerekir. Belirtilen senetlerin icra takibine konu olması sonucu ferileri için yapılan ödemeler davacı taşeronun alacağından düşülemez. Sonuç olarak davalı taşeronun bakiye alacağı 293.276,87 TL olmakla mahkemece davanın kısmen kabulüyle 293.276,87 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmek gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1.b.2 madde gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile takibin 293.276,87 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,  alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin, davacı takip başlatmakta kötü niyetli olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>  \t 1-)\tDavalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,<br>\t2-)\tDavacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t3-)\tAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/09/2023 tarih ve 2022/332 E-2023/949 K<br> sayılı kararının HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t4-)\tDavanın kısmen kabulüne, <br>\t\t\t\ta-) Davalının Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2020/27425 sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 293.276,87 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>\t\t\t\tb-)\tDavacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,\t<br>\t5-)\tHarçlar Kanunu gereğince alınması gereken 20.033,74 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.600,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.433,5‬0  TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t6-)\tDavacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 4.600,24 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-)\tAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 46.924,30  TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t8-)\tAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t9-)\tDavacı tarafça yapılan 171,75 TL  posta masrafı, 3.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.171,75 TL yargılama masrafının kabul oranı itibariyle 2.442,06 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t10-)\tDavalı tarafça yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t11-)\tHMK 333. madde gereğince taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>\t12-)\tİstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine, <br>\t13-)\tHarçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.015,89 TL istinaf karar harcından yatırılan 3.753,91 TL harcın mahsubu bakiye 11.261,98 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t14-)\tDavacı tarafından yatırılan 738  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 50 TL posta gideri olmak üzere toplam 788 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t15-)\tDavalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 26.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76dd468f2a4ee59b","SID":"fda34be589f25d92"}}