{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br><br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE ... MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/12/2022<br>NUMARASI\t\t....<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 11/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/07/2025<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili;  taraflar arasında “.....’ işi kapsamında sözleşme yapılmış olup, sözleşme gereğince 29.12.2016 düzenleme ve 30.06.2019 geçerlilik tarihli 291.900,00 TL tutarında, ... ... Şubesi tarafından düzenlenen kesin teminat mektubunun davalı şirkete verildiğini, müvekkili şirketin taraflar arasında cari sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen taraflarına herhangi bir bilgi verilmeksizin davalı şirketçe sözleşmenin feshedilerek teminatın gelir kaydedilmesi yoluna gidildiğini, müvekkili şirkete yapılan herhangi bir fesih bildirimi bulunmadığı gibi, sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmediğine dair ihtar veya uyarı yazısı da gönderilmediğini, Ankara 1. Noterliğinin 07.08.2019 tarihli ihtarnamede ... süresi içerisinde birtakım eksiklik ve arızalarla bulunduğu bildirilmiş ise de, asıl iş sahibi....tarafından yapılan bir bildirim/ ihtar ya da tutulan bir kayıt bulunmadığını, sadece davalı şirketin oluşturduğu kendi iç çalışmasına yönelik belgelerin mevcut olup, davalının kendi el ürünü olan ve her zaman tek taraflı olarak oluşturabileceği bu belgelerin eksiklik ve arızaların varlığına bir delil teşkil etmeyeceğini, bir an için iddia edilen eksiklik ve arızaların gerçekten ortaya çıktığı kabul edilse bile, bunların giderilmesine yönelik idare veya davalı tarafından katlanılan gerçek maliyet ile gelir kaydedilen teminat mektubunun 291.900,00 TL tutarı mukayese edildiğinde, davalının uğradığını iddia ettiği zararın ötesinde bir zenginleşmesinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin sözleşmesel edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek, nakde çevrilmiş olan teminat mektubu tutarı olan 291.900,00 TL’nin nakde çevrilme tarihi olan 17.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan avans faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t<br>Davalı vekili; sözleşme gereğince davacının üstlendiği işleri tamamlayarak teslim etmeyi ve kesin kabulden sonra 2 yıl süre ile de ... yükümlülüğünü üstlendiğini, yapılan işlerde eksiklik ve arızalar olduğunu, bu arızaların 06.03.2019 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, arızaların giderilmemesi üzerine 05.04.2019 tarihli ihtarların gönderildiğini, arızaların giderilmeyerek davacının sözleşmeden doğan ... yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle 18.06.2019 tarihli ihtarla sözleşmenin feshedilerek, teminatın irat kaydedildiğini, ayrıca fesih ihtarnamesinde kesin teminatın güncelleme farkı olan 156.470,00 TL ile gecikme nedeniyle 270,00 TL ceza bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, gönderilen ihtarnamelerin davacı şirketin sözleşmenin 1.maddesindeki düzenleme dikkate alınarak tebliğ edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t  Mahkemece, bilirkişilerden alınan 04.12.2022 tarihli ek raporda 15.07.2019 tarihinde başlayan  2 yıllık  ... süresi içinde davalı tarafından davacıya arıza ihbarları yapıldığı ancak davacının ihbara rağmen arıza ve bakım hizmetini vermediği, arızaların  dava dışı ... ... tarafından  giderilmiş olduğunun tespit edildiği, davalının da arıza bildirim tarihleri itibariyle ... süresinin dolmadığını  kabul etmekle birlikte 06.03.2019- 05.04.2019- 15.06.2019 tarihli ihtarnamelerin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, arızalardan usulünce haberdar edilmediğini savunduğu, taraflar tacir olup basiretli tacir olarak  sözleşme ve kanuna  uygun hareket etmek zorunda olmakla, sözleşmenin 1. maddesine göre davacı taraf adresini değiştirdiği takdirde davalıya bildirimde bulunma zorunluluğu bulunmakta olup, davacının davalıya gönderdiği tarihsiz yazıda sözleşmedeki adresinin 21.06.2019 tarihinde değiştiği belirtilmiş ise de, davalının bu bildirim yazısının tarihinin 17.07.2019 olduğunu, kendilerine  07.08.2019 tarihinde ulaştığını beyan ettiği, ... ... Gazetesi'nde yapılan adres değişikliği ilanının 26.06.2019 tarihi olduğundan davacının gönderdiği yazının içeriğinin gerçeği yansıtmadığının kabul edildiği, sözleşme konusu işin veri merkezi altyapı donanım ve yazılım işi olması için önemine binaen 3.şahıs ile irtibata  geçerek 11.04.2019 tarihinde teklif alması ve sonrasında da arıza bakım sözleşmesi yapmasında hukuka aykırılık görülmediği, davacı vekili, davacının ... yükümlülüğünü yerine getirmediği varsayılsa dahi bu ediminin tali edim olduğunu, arıza giderim yükümlülüğünün ihlali ile 291.900,00 TL'lik teminatın gelir kaydedilmesinin menfaatler dengesine ve hakkaniyete uygun olmayacağını, davalının ancak sözleşmenin 14.6.2. maddesi gereğince 3.kişiye yaptırdığı hizmet bedelini teminat mektubundan düşebileceğini, fesih hakkını kullanmayacağını savunduğu, sözleşmenin 24.3. maddesinde ... bakım onarım veya lojistik desteğine ilişkin yükümlülüklerin ihlali halinde sözleşme bedeli üzerinden %01 oranında gecikme cezası kesileceği, cezalı sürenin 10 günü geçmesi halinde de nam ve  hesabına 3. şahıslara yaptırmakta serbest olduğu, ek süre vererek taahhütlerini yerine getirmeyi beklemek yada sözleşmeyi feshetmekte serbest olduğu hususlarının düzenlendiği, sözleşmenin 14.6. maddesinde alt yüklenicinin bakım ve düzeltme sorumluluğu başlığı altındaki düzenlemede de; işin kesin kabulüne kadar sorumluluğun alt yüklenicide olduğu, işlerdeki eksik ve kusurlu işlerden dolayı alt yüklenici edimini yapmadığında yüklenicinin işi yapacağı veya  3. kişiye yaptırması durumunda masraflarını fiyat farkları ile birlikte alt yüklenicinin alacağından keseceği düzenlenmiş olup, bu madde sözleşmenin 24.maddesindeki fesih hakkını ortadan kaldırır nitelikte olmayıp, davalının sözleşmenin 24. maddesindeki prosedürü uygulayarak sözleşmeyi feshedip, sözleşmenin 28.1.1.maddesini uygulayarak teminat mektubunu nakde çevirip irat  kaydetmesinde sözleşmeye ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; davanın reddine karar verildiğini ancak dosya kapsamındaki belgelerin hiç veya gereği gibi incelenmemesinin, eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının ve maddi gerçeğin göz ardı edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğunu, müvekkilinin yapılan ihtarlara rağmen sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasının hatalı olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesinde müvekkiline ihtarnameler gönderildiğini, arızalara yönelik bildirimlerin Bakanlıkça davalı yana yapıldığını ifade ettiğini ve sözleşmenin feshine gerekçe olarak gösterdiği arıza kayıtlarını dosyaya sunduğunu ancak bunların tamamının tek taraflı olarak davalı tarafça tutulan belgeler olduğunu ve Bakanlık tarafından oluşturulan ve müzekkere cevabı olarak sunulan arıza kayıtları olmadığının anlaşıldığını, Bakanlığın sunduğu müzekkere cevabında yer alan 12.07.2017, 18.01.2017, 29.01.2018, 30.03.2018, 13.04.2018 tarihli Teknik Servis Yerinde Hizmet Formlarında yalnızca müvekkilinin ilgili arızalara yönelik giderim hizmeti gerçekleştirdiğinin görüldüğünü, davalının sunduğu kayıtların bunlar arasında yer almadığını, bununla birlikte müvekkili şirkete tebliğ edilen herhangi bir ihtarname de bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında üstlendiği asli edim yükümlülüklerinin tamamını yerine getirdiğini ve sözleşme konusu ürünlerin teslim ve kurulumunu eksiksiz şekilde gerçekleştirdiğini, bilirkişi heyetinin müvekkilinin ... yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiasına karşın sözleşme konusu işlerdeki asli ve tali edim yükümlülüklerine ait bir değerlendirme yapılmadığını, sözleşmenin feshini gerektirecek nitelikte esaslı bir ihlal olup olmadığının teknik açıdan bilirkişi heyeti tarafından değerlendirilmesi taleplerinin hiç bir şekilde değerlendirilmediğini,  müvekkili şirketin bir an için bakım ve düzeltme sorumluluğuna aykırı davranıldığı kabul edilse bile sözleşmenin “Alt Yüklenicinin Bakım ve Düzeltme Sorumluluğu” kenar başlıklı maddesinde belirtildiği üzere davalının uğradığı herhangi bir zarar var ise bu zarar oranında bir tazminat öngörülmüş olup, kesin teminatın doğrudan gelir kaydedilmesine ilişkin bir düzenlemenin imza altına alınmadığını, dava konusu müvekkili şirket tarafından davalı şirkete verilen teminat mektubunun haksız surette nakde çevrilmesi nedeniyle doğan zararların tazmini istemine ilişkin olup, davalı tarafın müvekkili şirkete bildirmediği zararların giderilmesi konusunda müvekkili şirketin sorumluluğunun kabul edilemeyeceğini, bununla birlikte davalı tarafından iddia edilen eksiklik ve arızaların gerçekten ortaya çıktığı kabul edilse bile bunların giderilmesine yönelik davalı tarafından katlanılan gerçek maliyet ile gelir kaydedilen teminat mektubunun 291.900,00 TL tutarı mukayese edildiğinde, davalının uğradığını iddia ettiği zararın ötesinde zenginleşmesinin söz konusu olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin sözleşmenin esaslı unsurlarını ifa etmiş olduğu da değerlendirildiğinde bakım ve onarıma yönelik hususlar gerekçe gösterilerek teminat mektubunun nakde çevrilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, yargılama aşamasında dosyaya kazandırılan 18.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “Davalı tarafından  dava dışı ... ... firması ile yapılan sözleşmenin 1 yıllık  bakım destek ve arızaya müdahale sözleşmesi olduğu, bu firma tarafından yapılan arıza tanımlarının genel olarak donanım ve yazılım kaynaklı arızalar olduğu, üretimden kaynaklı olabileceği gibi kullanımdan kaynaklı (örneğin fiber kablo kopması) da olabileceği, davacı tarafın sözleşmeyle belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, eksik veya kusurlu şekilde yerine getirdiği şeklinde bir değerlendirme yapmak için yeterli olmadığı, bu hususta davalı tarafından hazırlanmış bir tespit tutanağı da bulunmadığı” kanaatine varılmışsa da,  04.12.2022 tarihli ek raporda arızaların dava dışı ... .....11.04.2019 tarihindeki teklifindeki işler kapsamında olduğu ve bu arızaların ... ... tarafından giderildiğinin ifade edildiğini, zira, bu tespitin yoruma dayanmayan, teknik bir değerlendirme olup, hatalı bir yorum yapıldığının düşünülemeyeceğini, bilirkişi heyetinin ilk raporunda ... ... tarafından yapılan işlerin niteliğinin incelendiğini ve bu arızaların üretimden kaynaklı olabileceği gibi kullanımdan kaynaklı da olabileceğinin, kablolama ve yazılım altyapısı ile birbiriyle entegre olarak çalışan birden fazla sistemin birlikte çalışması sırasında uyumsuzluklar olabileceğinin ifade edildiğini, bilirkişi heyetinin bu iki rapor arasındaki bu görüş farklılığının nedeninin denetime elverişli bir şekilde açıklaması gerekirken, birbirinden son derece farklı değerlendirmelere sahip raporların hiçbir gerekçe gösterilmeksizin kök rapordan dönülerek alınan raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişki olmasına rağmen, çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması taleplerinin usule aykırı olarak kabul edilmediğini, dolayısıyla denetime elverişli olmayan bilirkişi ek raporu esas alınarak davanın reddine karar verildiğini, davalı tarafça feshe gerekçe olarak ileri sürülen sözleşmeye aykırılıkların varlığı kabul edilse dahi, sözleşmenin esaslı ihlali olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, bu anlamda feshin haklı olup olmadığının da inceleme konusu yapılmadığını, bilirkişi raporunda fesih gerekçesi olarak gösterilen arızaların kullanımdan kaynaklı önemsiz arızalar olduğunun açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, bu yönde bir değerlendirme yapılmamış olmasının da eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu gösterdiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizin 17.04.2025 tarih ve 2023/182 Esas- 2025/426 Karar sayılı geri çevirme kararı gereğince mahkemece, Ankara 1. Noterliği'nin 06.03.2019 tarih ve 01449 yevmiye no'lu, Ankara 1. Noterliği'nin 05.04.2019 tarih ve ....  yevmiye no'lu, Ankara 1. Noterliği'nin 18.06.2019 tarih ve .... yevmiye no'lu ihtarnamelerin muhatap davacı ... ... ... ..... tebliğini gösterir belgelerin onaylı suretlerinin temin edilerek, dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiştir. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davaya konu taraflar arasındaki 28.12.2016 tarihli sözleşmenin 1.maddesinde tarafların tebliğ yapılacak adreslerinin belirtildiği ve tarafların belirtilen adresleri tebligat adresi olarak kabul edeceği, adres değişikliklerinin, karşı tarafa, taahhütlü mektup, telgraf veya noter marifetiyle bildirilmedikçe en son bildirilen adrese yapılacak tebliğin ilgili tarafa yapılmış sayılacağı hükmü dikkate alındığında, yukarıda belirtilen geri çevirme kararında belirtilen davacı tarafından davalıya gönderilen 3 adet ihtarın tebliğinin geçerli olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 11/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   \t<br><br><br> e-imzalıdır<br><br><br> e-imzalıdır<br><br><br> e-imzalıdır<br><br><br> e-imzalıdır<br><br> <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a46aad72b0c5568d","SID":"11a4e36d15c7a06a"}}