{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/05/2025<br>NUMARASI\t<br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br><br>KARAR TARİHİ\t: 16.07.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16.07.2025 <br>\tİhtiyati haciz talep eden vekili tarafından karşı taraf aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tİhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde; taraflar arasında 02.12.2023 tarihli taşeronluk sözleşmesi uyarınca yapımı üstlenilen ..... Temini Projesi kapsamında yapılan sözleşme gereği ihtiyati haciz talep eden tarafından üstlenilen işlerin 20.09.2024 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tamamlandığını ve teslim edildiğini, ihtiyati haciz talep edenin hakkedişleri baskı altında kesintiye uğradığını, faturaların bu kesinti üzerinden düzenlendiğini, talep edenin içeride kalan teminat bedeli olan 1.310.010,00 TL'nin müvekkiline ödenmediğini, borçluya gönderilen Kastamonu 4. Noterliğinin 21.04.2025 tarihli 2629 yevmiye numaralı  ihtarnamesine rağmen karşı tarafın borcunu ödemediğini, borçlunun mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, borçlu menkul, araç ve gayrimenkullerini alacaklıdan kaçırmak amacıyla üçüncü kişilere devretme ve alacaklıdan mal kaçırma hazırlıklarına başladığını ileri sürerek 1.310.010,00 TL yönünden borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tMahkemece, 12/05/2025 tarih ve 2025/84 D.İş sayılı karar ile talebin, hukuki nitelikleri itibari ile ihtiyati haciz  istemine ilişkin olduğu, İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin birinci fıkrası ile vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşullarının, ikinci fıkrası ile ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek hallerin düzenlendiği, gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerektiği, İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş/istenebilir/muaccel olması gerektiği, vdesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartının ise alacağın rehin ile temin edilmemiş olması olduğu, rehin ile temin edilmiş olan bir alacağın teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek bulunmadığı, bahsedilen bu şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısının, başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahip olacağı, vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi için ise; İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin ikinci fıkrasına göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebileceği, bu açıklamalara göre ihtiyatı haczin “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması” olduğu, somut olayda; ihtiyati haciz için yaklaşık ispat kuralı geçerli olup alacaklıdan kesin ispat delillerin istenmesi gerekli değil ise de dava dilekçesi ile sunulan delillerin alacağın varlığını yaklaşık olarak ispatlar mahiyette olmadığı gibi sözleşmesel ilişkide tarafların edimlerinin değerlendirilmesinin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla İİK 257 maddesinde öngörülen koşulları taşımayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvurusunda; karşı tarafın kötü niyetli olarak hareket ettiği, ihtiyati haciz kurumunun alacağın tahsilini güvence altına almak amacıyla tesis edilmiş bir kurum olduğu, bu kurumun alacaklının haklarını koruduğu gibi borçlunun da haklarını korumak amacıyla düzenlendiği, somut olayda ise karşı tarafın, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine kötü niyetli bir şekilde aykırı davranarak yükümlülüklerini yerine getirmediği, müvekkilin, karşı tarafın bütün kötü niyetli tavırlarına rağmen aralarındaki ticari ve mesleki güven ilişkisini korumak amacıyla Kastamonu 4.Noterliği aracılığıyla 2629 yevmiye numaralı ihtarname gönderdiği ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi için ihtarda bulunduğu, müvekkilin bütün çabalarına rağmen karşı tarafın hiçbir şekilde yükümlülüklerini yerine getirmeye yanaşmadığı, sektörde uzun yıllardır hizmet veren ve birçok insanı bünyesinde barındıran müvekkil şirketin ilk aşamada alacağının güvence altına alınması sonrasında ise alacağın tahsili amacıyla işbu davayı açmak durumunda bırakıldığı, ilk derece mahkemesinin ise yaklaşık ispat şartının sağlanmadığından bahisle taleplerini reddettiği, fakat müvekkilin karşı tarafa karşı bütün yükümlülüklerini yerine getirdiği, ayrıca iyi niyetli bir şekilde uzlaşmaya çalıştığı, fakat karşı tarafın, müvekkilin bütün uzlaşı ve çabalarına rağmen ihtara cevap dahi vermediği, bunun kötü niyetinin en önemli göstergesi olduğu, kötü niyetli bir şekilde hareket ettiği açık olan karşı tarafa karşı ihtiyati haciz kararının verilmesinin ise önem arz ettiği, ilk derece mahkemesinin yaklaşık ispat kuralının karşılanmadığına dair kararını kabul etmediklerini, taraflar arasında tesis edilen sözleşme gereği davaya konu alacağın ortaya çıktığı, bu bağlamda ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, taraflar arasındaki ilişkinin ve uyuşmazlığın yaklaşık ispatını sağlayan evrakların taraflarınca mahkemeye sunulduğu, ihtiyati haczin uygulanmasında yaklaşık ispatın yeterli olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi’nin ,  2024/862 Esas,  2024/948 karar sayılı ve 03.07.2024  tarihli kararında \"Kararda, İİK’nın 258. maddesinin “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmüne dayanılarak, belgeler zincirinin mahkemede kanaat oluşturmasının arandığı”nın vurgulandığı, somut olayı incelediğimizde ise taraflarınca mahkemeye sunulan sözleşmenin yaklaşık ispat kuralı için yeterli olduğunun oldukça açık olduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/5365 Esas ve 2018/497 Karar sayılı kararında \" İhtiyati haciz talep eden vekili, açmış olduğu alacak davası ile ihtiyati haciz talep etmiş, ihtiyati haciz talebi mahkemece reddedilmiştir. Dosyaya sunulan sözleşme, fatura, teslim tutanağı gibi deliller borcun varlığı konusunda yaklaşık ispat için yeterlidir. İ.İ.K.'nun 257/I maddesi uyarınca alacağın muaccel olması halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İhtiyati haciz talep eden vekilince keşide edilen ihtarname aleyhine ihtiyati haciz istenene tebliğ edildiğinden, mahkemece, yaklaşık ispat kuralı gözetilerek sunulan belgelere göre ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar vermesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.\" denildiği, dolayısıyla kararda açıklandığı gibi taraflarınca sunulan sözleşmenin yaklaşık ispat kuralı için yeterliyken ilk derece mahkemesi tarafından yeterli görülmeyerek taleplerinin reddedilmesinin usul ve esas hukuka aykırı olduğu,  gerekçeli kararın gerekçesinin gerektiği gibi açıklanmadığı,  ilk derece mahkemesinin verdiği hukuksuz karar ile müvekkil alacağının ciddi bir tehlike altına girdiği,  fakat kararı verirken esas aldığı hususlar hakkında geçerli açıklama yapılmadığı, gerekçeli karar hakkının gerçek ve tüzel kişilere tanınan temel hak ve özgürlükler arasında olduğu, gerekçeli karar hakkının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. maddesine dayalı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarının yanı sıra mevzuat ve uygulamalarla hukukta da korunduğu, nitekim  Anayasanın 141. maddesinin gerekçesinde “Madde bütün kararların gerekçeli yazılmasını amir bulunmaktadır. Genellikle mahkeme kararlarına karşı kanun yolu açıktır. İlgilinin bu kanun yoluna başvurabilmesi için hakkındaki kararın gerekçesini bilmesi ve kanun yolu merciinde savunmasını bu gerekçeye göre yapabilmesi, inceleme merciin incelemesinde de gerekçesinin göz önüne alınması için kararın gerekçeli yazılması lazımdır.” ifadelerinin yer aldığı, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararı incelendiğinde ise yalnızca yaklaşık ispat kuralının sağlanmadığının iddia edildiği,  fakat bu kuralın neden ispat edilemediği, nasıl ispat edileceği konusunda hiçbir hususa değinilmediği gibi taraflar arasındaki ticari ilişkinin durumuna göre yeterli açıklamalar yapılmadığı belirtilerek eksik şekilde verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. <br>\tTalep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece  ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen  karara karşı  talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br> \tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tİncelenen dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince  esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı  ile yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.'nın 362/1.f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16.07.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>\t<br><br>     e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10319b812d732785","SID":"864c6905668abca5"}}