{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/858 <br>KARAR NO\t: 2025/1051<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/500 E.  -  2024/430 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi ve Manevi Tazminat <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/11/2024 tarih ve 2022/500 E. - 2024/430 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili ...'in davalı ile grup şirket olan ... Şti.’ne ait dershane ve temel lisede matematik öğretmeni olarak 12.08.2003 - 21.07.2017 tarihleri arasında çalıştığını, aynı zamanda matematik zümre başkanlığı görevini de yürüttüğünü, müvekkilinin  ülke genelinde tanınan bir matematik öğretmeni ve aynı zamanda da yazar olduğunu, ...; ... isimli eserlerin hak sahibi bulunduğunu, davalı şirket tarafından bu eserlerin bir kısmında müvekkilinin ismi belirtilmek kaydı ile bir kısmında da belirtilmeden yayımlandığını, ancak müvekkile hak sahipliğinden dolayı ödenmesi gereken tazminatların ödenmediğini ileri sürerek, FSEK'in 68. maddesi kapsamında müvekkilin hak sahibi olduğu eserlerin piyasa rayici ile belirlenecek olan telif tazminatının 3 katı olacak şekilde müvekkilin davalıdan olan alacağının belirlenmesine, alacağı belirlendikten sonraya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile bu şekilde belirlenecek maddi tazminat için şimdilik alacak belirsiz olduğu için HMK'nın 107. maddesi  uyarınca 1.000,00 TL'nin ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 21.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek  avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili, davacının hizmet akdi ile çalıştığından 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 18/2.maddesi gereğince herhangi bir hak talebinde bulunamayacağını, davacı ile diğer öğretmenler tarafından birlikte hazırlanan dokümanların, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında hukuken yeni bir eser olmayıp, matematik alanındaki bilimsel çalışmaların eğitim ve sınav müfredatına girmiş olan kısmının derlemesi niteliğinde bulunduğunu, müvekkili Şirket tarafından basılmış, yayınlanmış davacıya ait bir bilimsel ve/veya akademik çalışma bulunmadığını, davacı tarafından yapılan çalışmaların, davacının işinden ve işinin gerekliliğinden kaynaklanan çalışmalar olduğunu, müvekkil şirket tarafından davacının yaptığı çalışmalara ilişkin tüm ücretlerin hizmet sözleşmesi kapsamında ödendiğini, davacının hizmet akdi ile çalıştığı süreç boyunca yaptığı çalışmalara ilişkin 2 adet sözleşme de bulunduğunu ve davacının, FSEK uyarınca eser sayılan veya sayılmayan tüm çalışmalarından kaynaklanan haklarını ...Şti.'ne devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının davalı dersanede/temel lisede çalışırken, diğer çalışanlarla birlikte meydana getirdiği eserler üzerindeki hakların kendisine ait olacağına dair taraflar arasındaki sözleşmelerde bir hüküm bulunmadığından, davacının eser sahibi olduğu dava konusu “...” isimli eserleri davalı yanında iş sözleşmesi kapsamında çalışırken görevi gereği meydana getirdiği, dolayısıyla söz konusu eserlerin mali haklarını kullanma yetkisinin davacıda olmadığı, manevi tazminat talebi bakımından davacı vekili dava dilekçesinde ve beyanlarında talebini somutlaştırmadığı, davacının isminin belirtilmediği ifade edilen kitaplarda zaten hak sahipliğinin tespit edilemediği, davacının isminin belirtildiği dava konusu edilen kitaplarda ise manevi hak ihlalinin bulunmadığı, somut olayda, davacı vekili tarafından davalı şirketin, davacı şahsın hak sahibi olduğu eserleri yayımladığını ve bu hak sahipliğine ilişkin ödenmesi gereken tazminatın ödenmediği iddiasının söz konusu eserlerle ilgili davacı şahsın hak (eser) sahipliğine ilişkin somut veriler dosya kapsamında sunulmadığı, BAM kararı sonrası davacı vekilince dava konusu eser sahipliğine ilişkin belge sunulamadığı anlaşılmakla, dava konusu eser sahipliği iddiasına ilişkin herhangi bir kanıt sunulamadığı ve davanın ispatlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkil ile davalı kurum arasında herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin dava dışı ...Şti. ile imzalandığını, bu nedenle belirtildiği gibi FSEK 18/2 kapsamında mali hakların kullanma yetkisinin davalı kurumda olmasının mümkün bulunmadığını, iş akdi kapsamında müvekkilinin görevinin sadece matematik öğretmeni olarak derslere girmek ve matematik eğitimi vermek olduğunu, müvekkilinin görev tanımı içerisinde matematik eserleri meydana getirmenin bulunmadığını, ... isimli eserlerin eser sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:Dava, FSEK'e dayalı telif tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİlk derece mahkemesince davacının hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü eserlerin mali haklarını kullanma yetkisinin, FSEK'in 18. maddesi kapsamında  davacıda olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamına sunulan 31/08/2015, 22/12/20215, 12/12/2016 tarihli iş sözleşmelerinde, meydana getirilecek eserlerle ilgili bir düzenleme olmayıp, davacının ücretinin aylık girdiği ders sayısına göre belirlendiği görülmektedir. Davalının dahil olduğu gruba ait dershane ve temel lisede öğretmenlik yapan ve ücreti de aylık girdiği ders saatine göre belirlenen davacının, meydana getirdiği eserlerin FSEK'in 18. maddesi kapsamında  değerlendirilmesi de mümkün değildir. Nitekim, bu davanın davacısı ile aynı gruba dahil şirketler arasında görülen ve bu dosyadaki sözleşmelere dayanılan davalarda verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.05.2023 tarih, 2021/8909 E., 2023/3204 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 23.09.2021 tarih, 2019/1749 E., 2021/1106 K. Sayılı ilamları da aynı yöndedir.  <br>\tO halde ilk derece mahkemesince, dosya kapsamına göre davacının görevinin öğretmenlik olduğu, dosyaya yalnızca üç adet yazılı sözleşme sunulduğu, bu sözleşmelerden de eser meydana getirmenin davacının görevleri arasında gösterilmediği, bu durumda davacının meydana getirdiği eserlerin mali haklarını kullanma yetkisinin FSEK'in 18. maddesi uyarınca davalıya ait olmadığı gözetilerek, eser sahipliği yönünden kitap üzerinde davacının adı olmasa da davalı tarafından Kültür Bakanlığına verilen bandrol talep formunda eser sahibi olarak davacının adı yazılı olan kitaplar yönünden de davacının eser sahibi olduğunun kabulü, Matematik 9 adlı eser yönünden dosya kapsamında davacı tarafından verilen devrin değerlendirilmesi, bu kapsamda bu kitap yönünden davacının talep hakkının bulunup bulunmadığının tartışılması ve davacının birlikte eser sahibi olduğu kitaplar yönünden hissesine düşen tazminat miktarının hesaplattırılması ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. <br>\tBu itibarla, yukarıdaki paragrafta belirtilen hususların araştırılması işbu dava yönünden esasa etkili delil niteliğinde bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince kabulü ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/11/2024 gün ve 2022/500 E. - 2024/430 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/05/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f0d0fb7da4097c4a","SID":"37bca2fcaf83e5db"}}