{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br><br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/12/2022<br>NUMARASI\t...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/07/2025<br>\tAsıl, birleşen 2016/958 Esas ve birleşen 2019/449 Esas sayılı davalarda davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl ve birleşen 2016/958 Esas sayılı davada alacak, birleşen 2019/449 Esas sayılı davada alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen 2019/292 Esas sayılı davada davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan alacak davasında mahkemece asıl, birleşen 2019/958 Esas ve birleşen 2019/449 Esas sayılı davaların kısmen kabulüne, birleşen 2019/292 Esas sayılı davanın reddine dair verilen karara karşı asıl, birleşen 2016/958 Esas ve birleşen 2019/449 Esas sayılı davalarda taraf vekillerince, birleşen 2019/292 Esas sayılı davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili; müvekkil şirketin, termik, hidroelektrik ve rüzgâr elektrik üretim ve otoprodüktör santral yatırımlarının projelendirilip, yapımından; devreye alınıp işletilmesine kadar her aşamada ulusal ve uluslararası şirketlere danışmanlık, mühendislik ve taahhüt hizmeti verdiğini,  müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Adana ili ....  yapım işi için 24.08.2015 tarihli “... İşleri Sözleşmesi”nin imzalandığını,  taraflar arasında imzalanan ve sözleşmenin konusunu oluşturan santralin anahtar teslimi olarak kararlaştırılmış olduğunu, sözleşme ile otomasyon sistemi ve panosunun kurulması, yükleme havuzu ... sistemi yapılması, senkronizasyon sistemi, elektrik sistemi ve trafoların kurulumu, paratoner, aydınlatma ve kamera sistemlerinin yapılması ve bunların devreye alınması gibi işlerin yapımının kararlaştırılmış olduğunu, yapılacak işlerin nitelik ve malzemelerinin ayrıntılı olarak sözleşmede gösterildiğini, Sözleşmenin 7. maddesi ile sözleşme kapsamında olmayan işlerin sayıldığını ve regülatör sisteminin kurulması, tadilat, beton atma, kırma, kapama, ankraj, ısıtma ve soğutma sistemlerinin yapılması, dış aydınlatma işlemleri gibi işlemlerin sözleşmeye dâhil olmadığının açıklandığını, aynı şekilde 9. madde ile de sözleşmeye dâhil olmayan işlerin sözleşme bedeli dışında olduğunun kabul edildiğini, sözleşmenin 13. maddesinde ise sözleşme karşılığı yapılan işlere ilişkin ödemelerin ne zaman veya hangi aşamada yapılacağının belirtildiğini ve sözleşme bedelinin toplam 1.930.000 TL (KDV hariç) olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin 25. maddesi ile fesih hallerinin düzenlendiğini ve yüklenici müvekkilinin taahhüdünü yerine getirmemesi halinde kendisine ihtarname gönderilip makul süre içerisinde edimini yerine getirmesinin isteneceği, aksi takdirde ancak bu şekilde fesih yoluna gidilebileceğinin hükme bağlandığını, müvekkili şirketin sözleşmede belirtilen teknik şartnameye uygun olarak asli edim niteliğindeki ... .... Santralini faaliyete geçirerek, santralde bulunan 3 adet üniteyi 16.10.2016 tarihi itibariyle tam yük durumunda çalıştırıp bu duruma ilişkin belgeleri ..... 25.10.2016 tarih ve 16/023 sayılı dilekçesi ile bildirdiğini, bu bildirimin davalının Enerji Bakanlığı tarafından yapılacak olan santralin geçici kabulü için ön koşul niteliğinde olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın 24.08.2015 tarihi ... ....... faturalardan kaynaklanan bakiye 304.704,00 TL alacak olduğunu, taraflar arasındaki bu sözleşme kapsamında 3 adet hakediş düzenlendiğini ve yapılan işlerle ilgili toplam 2.037.604.000 TL tutarında fatura keşide edilerek, davalıya teslim ettiğini ve faturalara itiraz ve iadenin olmadığını, davalı şirketin ise toplam  1.732.900,00 TL ödeme yaptığını, bakiye 304.704,00 TL alacak bulunduğunu, sözleşmenin 13.maddesinde ödeme planın gösterilerek, son ödeme 200.000,00 TL'nin geçici kabul ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının 24.10.2016 tarihli ihtarnamesi ile eksik işlerin bulunduğunu ve ETKB'nın yapacağı geçici kabulden sonra müvekkili ile alacak borç durumunun tespit edilerek, geçici kabule katılmasını ihtar etmesine rağmen davalının 25.10.2016 tarihli ihtarnamede sözleşmeyi feshettiğini, feshin haksız olduğunu, idare ile yapılan geçici kabulün müvekkili ile yapılacak olan geçici kabul olduğunu, 12.10.2016 tarihli <br> kapsam artış tutanağı ile de işin sözleşme çerçevesinde tamamlanmış olduğunun ikrar olarak imza altına alındığını, artış kapsamındaki işlerin ise listesinin yapıldığını, Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/30 D.İş sayılı dosyası ile yapılan inceleme sonucu taahhüt edilen  işin tam ve eksiksiz olarak santral sahasında bulunduğunun belirtildiğini ve santralin enerji üretimi yaptığının da tespit edildiğini, sözleşmenin 22.maddesi ile müvekkili lehine kararlaştırılan cezai şartın ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 24.08.2015 tarihli sözleşme kapsamında yapılarak teslim edilen santral yapım işinden ve buna bağlı faturalardan kaynaklı bakiye 304.704,00 TL alacak ile sözleşmenin 22.maddesi uyarınca 1.000 TL gecikme cezasının, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.  <br>\tDavalı vekili; tarafların 24.08.2015 tarihli ... ... ... Sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye göre davacının yükümlendiği işi anahtar teslim olarak tabir edilen şekilde projelendirip, teslim etmekle yükümlü olduğunu, davacının anahtar teslim olarak hazırladığı projedeki yükümlülüklerinin bir kısmını yerine getirmediğini, bir kısmını da ayıplı ifa ettiğini, bu konuda gönderilen ihtardan sonuç alınamaması üzerine Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/32 D.iş esaslı dosyası ile tespit yaptırıldığını, davalı müvekkilinin  dava dilekçesinde belirtilen türde ve miktarda bir borcu bulunmadığını,  sözleşme kapsamında KDV ile ilgili düzenlemede sözleşmenin 31.maddesinin dikkate alınması gerektiğini, taraflar arasında iki adet hakediş düzenlendiğini, 18.10.2016 tarihli ve 230.000 TL bedelli hakedişin taraflar arasında düzenlenmediğini, fatura ve içeriklerine itiraz edildiğini, şirket kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, 12.10.2016 tarihli kapsam artış tutanağı isimli belgeye dayanılmış ise de, 2016/32 D.İş dosyasında yapılacak tespitlerle sözleşmenin tam ifa edilmediğinin ispat edileceğini, ayrıca kapsam artış tutanağının şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını,  ana sözleşmeye göre usulüne uygun tanzim edilmemiş, geçersiz olan kapsam artış tutanağına dayanılarak talepte bulunulamayacağını, davacının SGK ödemeleri ile ilgili borcu olmadığına dair yazı da ibraz etmediğini savunarak,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBirleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/958 Esas Sayılı Dosyasında;<br>\tDavacı vekili; davanın konusunun, taraflar arasında imzalanana 24.08.2015 tarihli ... ... Elektrik Otomasyon ve Montaj İşleri Sözleşmesi” kapsamında olmayan ve sözleşme dışı olarak davalının talebi ile yapılmış işlerin oluşturduğunu, bu doğrultuda; soğutma suyu sistemi, türbin fren yağlama sistemi, santral dış aydınlatma işi, regülatör ve havuz için ayrı ayrı fiber optik haberleşme sistemi ve otomasyon işleri, regülatör ve havuz elektrik işi ile nakliye işleri yapılarak davalı uhdesine bırakıldığı, söz konusu sözleşme dışı işlerin santral sahasında olduğunu ve hali hazırda kullanıldığını, yapılan işlerin ETKB ve DSİ tarafından geçici kabullerinin yapıldığını ve santralın tam kapasite olarak devreye de alındığını, Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/30 D.İş sayılı dosyası ile sözleşme dışı yapılmış olan işlerin bedelinin 236.791,78 TL olarak belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydı ile davacı müvekkili şirket tarafından 24.08.2015 tarihli sözleşme kapsamında olmayan ve sözleşmenin 7. ve 9. maddeleri uyarınca yapılarak davalı şirkete teslim edilmiş olan sözleşme dışı iş bedeli olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, 30.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 226.791,78 TL arttırarak, toplam 236.791,78 TL'nin ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tDavalı vekili; asıl davaya cevap dilekçesinde yer verilen açıklamalar ve iddialara yer verilerek Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/30 D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini bilirkişi tarafından tablo 1'de gösterilen işlerin yüklenici tarafından  anahtar teslim sözleşmeye göre sistemin çalışması için zaruri olan yapılması gereken işler olduğunu, tablo 2'de soğutma sisteminin 2 adet yazıldığı ve fiyatlandırıldığı, ana sözleşmenin teknik listesinde anılan işin karşılığının 1 set olarak belirtildiği ve fiyatlandırılarak bedelinin tahsil edildiği, projede kaç türbin varsa 1 set olarak soğuma sisteminin de o kadar olduğunu, yani 1 setin 3 adet türbin için yer aldığını ve bu imalat kaleminin sözleşme kapsamı içinde olduğunu, yine Türbin yağlama sistemi içinde sözleşmede 1 set öngörüldüğü ve 1 setin 2 türbinide kapsadığı, bu imalatında sözleşme kapsamında olduğunu, iç ve dış aydınlatma işinin ana sözleşmede ... A.Ş.ye ait olduğunun açıkça yazdığı ve sözleşme kapsamında bulunduğunu, Regülatör ve yükleme havuzu elektrik sistemi işinin de taraflarına yansıtılamayacağı, zira bu işlerin yapılıp bitirilmediği, santralden regülatöre iletişim bulunmadığı, komut verilemediği, yeterli inceleme yapılmadan kapsam dışı yapıldığı değerlendirilip fiyatlandırılmasının fahiş bir hata olduğunu, nakliye bedelinin ana sözleşmeye göre ... A.Ş. nin işine dâhil olduğunu, fiyatlandırma sırasında firmaların nakliyeyi tekliflerine dâhil ettiklerini, mükerrer tahsil edilme ihtimali doğduğunu, tablo 2'de KDV’ninde taraflarına yüklenmesinin fahiş bir hata olduğunu, projenin yatırım teşvik kapsamında olduğunu, yüklenici firmaların sadece işçiliğe KDV kesebildiklerini, bu yönüyle de bilirkişi raporunun hatlı olduğunu, ikame edilen davadaki taleplerin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBirleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/292 Esas sayılı dosyasında;<br>\tDavacı vekili; taraflar arasındaki 24.08.2015 tarihli ... ... ... işleri sözleşmesine göre davacının yükümlendiği işi anahtar teslimi olarak tabir edilen şekilde projelendirip teslim etmekle yükümlü olduğunu, ne var ki, davacının anahtar teslim olarak hazırladığı projedeki yükümlülüklerin bir kısmını yerine getirmediğini bir kısmını da ayıplı ifa ettiğini, taraflar arasında kesin hesap çıkartılması için karşı tarafın 09.11.2016 tarihli ihtarname ile davet edildiğini, karşı tarafın davete icabet etmemesi neticesi, önce arabuluculuğa başvurulduğunu ve sonrasında da bu davayı açmak mecburiyeti hâsıl olduğunu, taraflar arasında kesin hesap olmadığını, sözleşmeye göre davalının 200.000 TL'lik teminat senedini de vermediğini, bu bağlamda; türbin mekanik montajın; ... ... sözleşmesinde ve hak edişlerinde düzenlenmiş iş kalemi kapsamında, Çin menşeli bir firma tarafından yapıldığını, talep konusu bu iş kapsamında ....A,Ş'nin yapımına katkı vermediğinin belli olduğunu, ne var ki hakediş ile ....A.Ş'nin yapmadığı için ücretini taraflarından tahsil ettiğini, neticeten ....Şti'nden işi yapmamış olmasına karşın kendilerinden tahsil ettiği türbin mekanik montajı 240.000,00 TL'yi talep ettiklerini, davadaki taleplerine konu bu kalem işin davalı tarafça yapılmamış olduğunu, Ankara 57. Noterliği'nin 21/06/2017 tarihli ihtarname ve iade faturası tebliğine ilişkin ihtarname ile işi davalının yapmadığı işlerin belirtildiğini, Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/32 D. İş sayılı tespit raporundaki eksik işler listesi bedelinin 54.101,85 TL olarak belirlendiğini, Lokal Kontrol ... Sistemi ve lisansı kapsamında; Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/32 D.İş sayılı tespit raporunda; Scadanın sahadan gelen bilgileri operatöre sunmadığını ve sahanın tam kontrolünün sağlanamadığının tespit edildiğini, raporda yalnızca yazılıma ait ekranın incelenebildiğini, sahadaki ekipmanların tesis edilip edilmediğinin, edilmişse çalışır durumda olup olmadığının, ya da doğru değerler sunup sunmadığının tespit edilmediğinin de belirtildiğini, davadaki taleplerine konu bu kalem işin davalı tarafça yapılmamış olduğu, Ankara 57. Noterliği'nin 02.11.2016 tarihli eksik işlerin tebliğine ilişkin ihtarname ile işi davalının yapmadığının ihtar edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 09.11.2016 tarih 44256 yevmiye nolu ihtarnameleri ile taraflar arasında kesin hesabın çıkartılması için davet edilen ancak davete icabet etmeyen davalı taraf ile aralarında kesin hesabın bilirkişiler vasıtasıyla sayın mahkemece çıkarılmasına, neticeten şimdilik 60.000,00 TL'nin temerrüt tarihi itibariyle ticari temerrüt faizi ile tahsilini, 05.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; talebini 3.181,95 TL arttırarak, toplam 63.181,95 TL'nin tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili; taleplerinin TTK'nın 23.maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, ayıplı ve eksik işler için davacının yazılı ihtarının bulunmadığını, davacı tarafın ... ... işi kapsamında bulunan ve sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından yapılması gerektiği bildirilen türbin montaj işinin müvekkili tarafından değil yabancı bir firma tarafından yapıldığını ve buna bağlı olarak ödenen 240.000,00 TL'nin iadesini talep ettiğini, sözleşmenin 5.3 maddesi uyarınca mekanik montaj için sözleşme gereği yapılması gereken bir iş kalemi olduğunun uyuşmazlık konusu bulunmadığını, aynı şekilde sözleşme konusu için Enerji Bakanlığı'nın 04.10.2016 tarihli tutanağı ile tesliminin ve geçici kabulünün yapıldığının sabit olduğunu, bu anlamda, davacının müvekkil talebi üzerine Karaisalı  Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/30 D.İş sayılı dosyası ile yaptırmış olduğu tespit ve bizzat davalı tarafça aynı mahkemenin 2016/32 D.İş. sayılı dosyası ile yapılan tespitte, mekanik montaj işinin bitmiş olduğunun tespit edildiğini, şirket müdürü tarafından imzalanan 02.08.2016 tarihi ve 2 numaralı hakedişin 30 ve 23 sıralarında “türbin ve generatör mekanik montaj işi”nin yapıldığı fiyatlandırmasının hak edişe dâhil edildiğinin görülebildiğini, işin tesliminden 3 yıl sonra tespit dosyalarında, imzalı hakediş raporlarında ve faturalarda yapıldığı belirtilen mekanik montaj işinin yapılmadığının ileri sürüldüğünü, bu durumun ispatı olarak ise iade faturası ve gönderilen ihtarnameler beyan edilmiş ise de faturanın davalı şirkete noter vasıtası ile iade edildiğini ve ihtarnameye de cevabı ihtar ile itiraz edildiğinin önceden sundukları delillerden anlaşılabileceğini,  davacı tarafın, sözleşme gereği yapılması gereken mühendislik ve uygulama işleri ile test eğitim işlerinin de yapılmadığını iddia ettiğini, bizzat şirket müdürü tarafından imzalanan 2 numaralı hakedişin B5 sırasında “mühendislik uygulama işlerinin, test devreye alma işinin eğitimlerin” yapıldığını ve fiyatlandırmasının hakedişe dâhil edildiğinin yine görülebildiğinı, imzalı hakediş tutanağının aksini ispata yeterli kabul edilebilecek hiçbir yazılı delil ise sunulmadığını, davacı tarafın, Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin’nin 2016/32 D.İş. sayılı tespit dosyası ile tespit edilen eksik iş bedeli olan 54.101,00 TL'nin iadesini talep ettiğini, bizzat davalı tarafça yaptırılmış olan tespit dosyası ile sözleşme konusu işlerin teslim edilmiş olduğuna dair tespit yapıldıktan sonra, ...’nın lisanslı olup olmaması durumu ile kamera sisteminin sözleşmeye dahil olup olmadığına dair yapılacak değerlendirmeye göre terditli bir hesaplama yoluna gidildiğini, tespit dosyasına yaptıkları itirazları aynen tekrar ile söz konusu dosyada ayıp eksik iş tespitine yer verilmemiş olduğunu, belirlenen bu bedelin ise ... lisansının olup olmadığına göre dikkate alınması gerektiğinin beyan edildiğini, dosyada bulunan lisans örneğinin de ek olarak sunduklarını, davacı tarafın lokal kontrol ... sistemi ve lisansının bulunmadığı gerekçesi ile bu yöndeki alacağın mahsubunu talep ettiğini, sözleşmede yer alan 3.5 madde kapsamı incelendiğinde, lokal kontrol ... sistemin kurulacağının yine açıkça belirlendiğini, ...’nın teknik özelliklerinin de sözleşme maddesinde belirlendiğini, belirlenen koşullardaki sistemin kurulması ile 02.08 2016 tarih ve 2 numaralı hakedişin A5.3. sırasında “lokal kontrol ... sistemi ve lisansının “ yapıldığını ve fiyatlandırmasının hakedişe dâhil edildiğini yine görülebildiğini, Enerji Bakanlığı kabul tutanağında da lisanslı olarak çalıştığı ve ekran erişimine dair sistemde eksiklik bulunmadığının görülebildiğini, kullanılan ... yazılımının Indusoft Web Stüdio olup Schneider markası bünyesinde olduğunu, yükleme havuzu ve regülatörde yer alacak olan su seviyesinin ... sistemi üzerinden izleme konfigürasyonları hazırlandığını, fakat devreye alma esnasında işveren kapsamındaki seviye transmitterları sahada bulunmadığı için ... ekranında ”♯♯♯♯” olarak göründüğünü, sahaya transmitterleri konulduğu zaman bu bilgilerin ekranından izlenebileceğini, bu yazılımın lisanslı olduğunu ve lisansız olarak zaten hiçbir şekilde hiçbir koşulda çalıştırılamadığını, yazılım lisansı ... bilgisayarının USB portlarına takılı “dongle” olarak adlandırılan cihaz şeklinde olduğunu, bu cihazın ... bilgisayarına takılmadığı takdirde programın çalıştırılamayacağı, ayrıca ... lisans sertifikasının değerlendirmeye sunulduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.<br>\tBirleşen Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2019/449 Esas sayılı dosyasında;<br>\tDavacı vekili, asıl dava dilekçesindeki açıklamalar ve iddialara yer verilerek; davadaki uyuşmazlığın konusunu ise 12.10.2016 tarihli “Kapsam Artış Tutanağı”ndan kaynaklanan ve Sözleşmenin 7 ile 9. maddeleri uyarınca yapılmış olan işlere ait alacağın oluşturduğunu,  taraflarca imzalanmış olan 12.10.2016 tarihli “Kapsam Artış Tutanağı”na göre sözleşme kapsamında olmayan ve bedeli ayrıca ödenecek iş kalemlerinin; saha nötr direnci, OG ölçü hücresi, havuz regülatör paratoneri, kanal yapımı, sahaya ait iş sağlığı güvenliği giderleri, besleme panosu ve regülatör elektrik panosu yapım işlerinden oluştuğunu, söz konusu kapsam dışı yapılacak işlerin bedellerinin ise 116.593,00 TL (KDV dâhil 137.579,74 TL ) olarak belirlendiğini, aynı şekilde tutanağa konu işlerin eksiksiz olarak yapılıp sahada çalışır vaziyette bulunduklarının da işbu tutanakta belirtildiğini, davacı müvekkilinin, işin ETKB tarafından kabul edilmesiyle birlikte 21.10.2016 tarih ve 347687 seri numaralı faturayı davalıya teslim ettiğini, fakat davalı şirketin alacağı ödemediğini, söz konusu alacağın tahsili amacıyla Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/18076 sayılı dosyası ile icra işlemlerine başlanılmış ise de davalının “yetkili icra müdürlüğüne, faize ve faturaya esas borca” yönelik itirazı neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiği belirterek,  davalı şirketin faturaya dayalı takibe yönelik yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili; mahkemenin 2016/957 ve 958 Esas sayılı dosyalarındaki taleplerle aynı taleplerde bulunduğunu, davanın mahkememizin 2016/957 Esas sayılı dosyasında birleştirilmesi gerektiğini, Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen türde ve miktarda borcu olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen faturanın müvekkili şirkete teslim edilmediğini, tebliğ edilmediğini, böyle bir faturadan doğan bir borcun şirket kayıtlarına işlenmediğini, dava dilekçesinde işin eksiksiz ve tam olarak teslim edildiği belirtilmiş ise de, sözleşme kapsamındaki işlerin eksik ve ayıplı yapıldığının ya da bazılarının hiç yapılmadığının Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin'nin 2016/32 Değişik İş Sayılı dosyasıyla tespit edildiğini, davacının ETKB geçici kabulünde hazır bulunmadığını, davacının sözleşmeye göre yerine getirmesi gereken edimleri zamanında eda etmediğini, eksik ve hatalı imalatları kabul etmediğini, sürekli sözleşme içi ve sözleşme dışı isimler altında haksız ücretler talep ettiğini, iş teslim tutanağını imzalamaktan imtina ettiğini, kapsam artış tutanağının şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, tutanağın 24/08/2015 tarihli ana sözleşmeye göre geçersiz bir evrak olduğunu, müvekkilini hukuken bağlamayacağını, kapsam artış tutanağının davacı tarafından düzenlenip şirketin yetkisiz personeline imzalatıldığını, davacı tarafından yetkisiz şirket personeline aynı içeriğe sahip fiyatlı ve fiyatsız 2 ayrı tutanak imzalatıldığını, 2016/30 Değişik İş dosyasındaki tespitlere itiraz edildiğini ve dilekçede belirtilen diğer sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemece, deliller toplandıktan sonra bilirkişi kurulundan alınan 10/05/2021 tarihli kök raporda özetle; davacı yüklenicinin defterlerine göre davacının 442.283,74 TL alacaklı olduğu, ETKB tarafından yapılan geçici kabul sırasında davacı uhdesindeki elektrik ve otomasyon sistemleriyle ilgili herhangi bir eksiklik tespitinin yapılmadığı, ünitelerin çalıştırılarak paralele alındığı, ünitelerin tam yükte denendiği, bilgisayar ekran çıktılarının alındığı , diğer test ölçümler yapılarak ve yük atmalar yapılarak tüm sistemler denenerek herhangi bir aksaklık olmadığının ve tesisin işletmeye açılmasında bir mahsur bulunmadığının tespit edilmiş olduğunu, ETKB tarafından yapılan geçici kabulde davacı uhdesindeki işlerle ilgili bir eksiklik ve ayıp tespiti olmamakla birlikte bu durumun davacının tesisi eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde tamamladığı anlamına gelmeyeceğinin değerlendirildiği, sözleşmenin feshedilmiş olmasına bağlı olarak tasfiye kesin hesabı çıkarılmasına cihetine gidildiği, ...  ... teşvik kapsamında olup, verilen teşvik belgesine göre ithal ve bir kısım malzemelerin KDV'den muaf olduğu, yüklenicinin istihkak tutarının 86.770,00 TL olduğunu, sözleşmenin 13.maddesi gereğince geçici kabulde verilmesi gereken 200.000,00 TL'lik teminat senedinin sunulmaması ve dava tarihi itibariyle 1 yıllık garanti süresi dolmadığından teminat senedi tutarının davacı alacağından mahsup edildiği, birleşen 2016/958 Esas sayılı dosya kapsamında; Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin'nin 2016/30 Değişik İş sayılı tespit dosyasında bilirkişilerce belirlenen 236.791,78 TL'nin dava konusu yapıldığı, yapılan inceleme ve hesaplamalar sonucunda davacının sözleşme ve kapsam artış tutanağı dışındaki yaptığı ilave işler bedelinin 152.102,00 TL olduğu, birleşen 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nindosyası kapsamında; iş sahibi tarafından eksik ve ayıplı işlerin dava konusu yapıldığını, yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda davalı yüklenicinin eksik bıraktığı işler bedelinin KDV dahil 64.485,85 TL olduğu, birleşen Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin'nin 2019/449 Esas sayılı dosyası kapsamında; 12/10/2016 tarihli kapsam artış tutanağındaki işler bedelinin 89.778,54 TL olduğu  yönünde  tespitte bulundukları, rapora itiraz edilmesi ve davalı defterlerinin incelenmemesi nedeniyle 15/09/2021 tarihli duruşma ara kararı ile bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmesi üzerine alınan 31/11/2021 tarihli ek raporda; davalı şirketin 2.251.422,45 TL hak ediş faturalarının resmi kayıtlarına aldığı, hak ediş faturalarına istinaden 1.700.000,00 TL  tutarında ödemeler yaptığı ve 551.422,45 TL davacı şirkete borçlu olduğunun görüldüğünü, hak ediş faturalarına kesilmesi zorunlu %3 stopaj bedeli olan 51.900,00 TL'nin kayıtlara alınmadığı, ayrıca 07/10/2016 A-4785 nolu hak ediş faturasından dolayı taraflar arasındaki 608,12 TL fark göründüğü, buna göre 500.130,57 TL davalı şirketin borçlu göründüğünün belirtildiği,  rapora itirazların da değerlendirerek asıl dosya kapsamında alacak miktarı 86.770,00 TL, birleşen 2016/958 Esas sayılı dosya kapsamında sözleşme dışı iş bedeli 152.102,00 TL, birleşen 5 ATM'nin 2019/292 Esas sayılı dosyasında eksik bırakılan işler bedeli 63.181,95 TL, birleşen Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin'nin 2019/449 Esas sayılı dosya kapsamında takip tarihi itibariyle kapsam artış tutanağında yer alan işler bedeli 89.778,54 TL olarak hesaplandığını,<br> 09/03/2022 tarihli duruşmada, her ne kadar davalı/davacı iş sahibi tarafından keşif talep edilmiş ise de, her iki tarafça mahallinde tespitlerin yapılmış olması dikkate alınarak keşif talebinin reddine ve dosyanın rapor alınan bilirkişilere tevdi edilerek birleşen 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasına konu olan eksik iş bedelinin asıl davadaki hak ediş bedelinin hesaplanmasında gözetilmesi, sözleşme dışı işler yönünden yargıtay kararlarına göre bedelin mahalli rayice göre hesaplanması ve mahalli rayice KDV dahil olduğundan ayrıca KDV dahil edilmemesi gerektiğinden bu hususun gözetilmesi suretiyle ve davalı/davacı vekilinin ek rapora karşı yaptığı itirazlarının değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verildiği, bilirkişiler tarafından düzenlenen 11/05/2022 tarihli asıl dava kapsamındaki alacak tutarı 23.588.05, TL, sözleşme ve kapsam artış tutanağı dışındaki ilave işlere ait bedel 152.100,00 TL, eksik bırakılan işler bedeli 63.181,90 TL, kapsam artış tutanağındaki işler bedeli 89.778,54 TL olarak hesaplandığı,  22/06/2022 tarihli duruşmada;  birleşen 2017/958 esas sayılı ve birleşen Şanlıurfa Asliye Hukuk Mahkemesindeki  davalar yönünden sözleşme dışı işler için ara karar gereğince KDV dikkate alınmaksızın mahalli rayice göre iş bedelinin hesaplanması gerektiği ancak bilirkişiler tarafından kök rapordaki söz konusu davalar yönünden hesaplanan iş bedellerinde KDV nin bulunmuş olması ve ek raporda da aynı miktarların tespit edilmiş olması nedeniyle dosyanın rapor alınan bilirkişilere tevdi edilerek sözleşme dışı iş bedelinin KDV dikkat alınmaksızın mahalli rayice göre hesaplanmasının ve ek rapor sunulmasının  istenmesine karar verildiği , bilirkişiler tarafından sunulan 14/07/2022 tarihli raporda; alacak miktarları, birleşen 2016/958 Esas sayılı dosya için 152.100,00 TL, birleşen Şanlıurfa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin'nin 2019/449 Esas sayılı dosyası için 89.790,00 TL olarak bildirildiği , davacı tarafından birleşen mahkememizin 2016/958 Esas sayılı dosya yönünden ıslah dilekçesi sunularak talebin 236.791,00 TL'ye çıkarıldığı, davalı vekili tarafından sunulan 14/10/2022 tarihli dilekçe ile ıslah dilekçesine zaman aşımı ve esas yönünden itiraz edildiği, davalı karşı davacı tarafından birleşen 5 ATM'nin 2019/292 Esas sayılı dosyası yönünden ıslah dilekçesi ile talebin 63.181,95 TL'ye çıkarıldığı belirtilerek, asıl davada, yüklenici tarafından taraflar arasında imzalanan 24/08/2015 tarihli sözleşme kapsamında hak ediş bedelinin ve cezai şart bedelinin tahsilinin talep edildiği, bilirkişi kurulu tarafından yapılan hesaplamada; alacak miktarı 23.588,05 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi tarafından yapılan hesapta, sözleşme gereğince yüklenici tarafından verilmesi gereken 200.000,00 TL'lik teminat senedinin verilmediği, garanti süresinin dava tarihi itibariyle devam ettiği anlaşılmakla, dava tarihi itibariyle yüklenici tarafından verilmesi gereken teminat senedinin hak edişten mahsubuna göre yapılan hesaplama sonucunda belirlenen 23.588,05 TL hak ediş alacağının kabulünün gerektiği,   sözleşmenin 22. maddesine dayalı olarak asıl davada yüklenici tarafından gecikme cezası talep edilmiş ise de, iş sahibi tarafından onaylanmış hak ediş bulunmadığından ceza bedelinin talep edilemeyeceği asıl davanın kısmen kabulüne,  birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/292 Esas sayılı dosyasında; eksik bırakılan ve eksik bırakılan iş bedeli ve kesin hesabın çıkarılması için dava açılmış ve bilirkişi kurulu tarafından eksik işler bedeli 63.181,95 TL belirlenmiş ise de söz konusu eksik işler bedelinin yüklenici hak ediş alacağı hesaplanırken asıl davada hak ediş alacağından mahsup edilerek dikkate alındığı, hak ediş alacağının eksik iş bedeli çıkarıldıktan sonra bulunduğu, bu nedenle yüklenicinin bu mahsup sonucu halen alacaklı olması nedeniyle birleşen dosya yönünden davacının alacak talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, birleşen Şanlıurfa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2019/449 Esas sayılı dosyasında; kapsam dışı iş tutanağından kaynaklanan toplam 137.579,74 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle dava açıldığı, 12/10/2016 tarihli kapsam dışı artış tutanağında, taraflar arasında yapılan sözleşme çerçevesinde tamamlanan ... ... işinin sözleşme kapsamında olmayıp işveren  talebine istinaden ... Enerji tarafından bedeli mukabilinde yapılan işler için sözleşme yapıldığı, işlerin bedelinin sözleşme bedelinden ari olarak ... Enerjiye ödeneceğinin kararlaştırıldığı, söz konusu iş bedelinin KDV hariç 116.593,00 TL gösterildiği, Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/30 Değişik İş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda söz konusu işlerin bedelinin 137.579,74 TL olarak belirlendiği, mahkemece  alınan bilirkişi kurulu raporunda söz konusu bedelin 89.778,54 TL olarak tespit edildiği, 12/10/2016 kapsam artış tutanağı, tespit dosyası ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak davacı yüklenicinin 89.778,54 TL'yi talepte haklı olduğu, bu miktar kadar davalının ödeme emrine yaptığı itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen 2019/958 Esas sayılı dosyasında; sözleşme dışı yapılan iş bedeli için dava açıldığı, Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/30 Değişik İş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda söz konusu işlerin bedelinin 236.791,78 TL olarak belirlendiği, alınan bilirkişi kurulu raporunda söz konusu bedelin 152.100,00 TL olarak tespit edildiği, tespit dosyası ve mahkemece  alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak davacı yüklenicinin 152.100,00 TL'yi talepte haklı olduğu, her ne kadar davalı tarafından zaman aşımı definde bulunulmuş ise de, sözleşme dışı işlerden kaynaklanan alacağın 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, alacağın muaccel olduğu tarihten dava tarihine kadar 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı dikkate alınarak zaman aşımı itirazının reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tAsıl, birleşen 2016/958 Esas ve birleşen 2019/449 Esas sayılı davalarda davacı ... Enerji...AŞ vekili istinaf başvurusunda; yüklenici müvekkili şirket ile davalı işveren arasında “... Hidroelektrik Santrali Otomasyon ve Montaj Sözleşmesi” imzalandığını, müvekkilinin taahhüdünü süresi içinde yerine getirdiğini, FEİAŞ-ve ETKB tarafından denetimi yapılıp onaylanan ve 04.10.2016 tarihinde geçici kabulü yapılarak üretime alınan işin toplam bedelinin KDV dahil 3.037.604,00 TL olduğunu, karşılıklı olarak faturalar, ödeme belgeleri, ticari defterler ve bilirkişi raporları ile davalının yaptığı ödeme miktarının stopaj kesintisi ile birlikte toplam 1.732.900 TL olduğunu, sözleşme bedelinden bu miktar çıkarıldığında 304.704.000 TL kaldığını ki bunun, müvekkili firmanın alacağı olup, 2016/957 Esas sayılı dava dosyasının konusu olduğunu, işin esası, yani taahhüt edilen iş ve bunun toplam bedeli konusunda esas itibariyle taraflar arasında bir anlaşmazlık söz konusu olmadığını, anlaşmazlığın, davalı işverenin bakiye borcunu ödemek istememesinden kaynaklandığını, yargılama sırasında da esas itibariyle bu sonuca ulaşıldığını ancak yanlış değerlendirmeler ve eksik inceleme nedeniyle bu miktardan haksız kesintiler yapıldığını, alacağın 23.588,00 TL'ye indirilmekte olduğunu, temel yanlışın, ikinci hakediş tutarı için !7.934,00 TL mükerrer stopaj kesintisi yapılması olup, 63.181,95 TL eksik iş bedelinin hem 2016/957, hem de 2019/292 hesabından mükerrer olarak kesilmesi ve nihayet 200.000,00 TL'lik geçici teminat senedi tutarının alacaktan kesilmiş olmasından kaynaklandığını, oysa teminat senedinin, davanın açıldığı tarihte sözleşmenin davalı şirketçe feshedilmesi ve bu yüzden hüküm ifade etmekten çıkması nedeniyle verilmediğini, zaten senedin süresinin bir yıl olup, bu süre içinde eksik iş bedeli iddiasıyla 63.181,95 TL ana sözleşme alacağından düşülmekle, bu açıdan senedin anlamının da zaten kalmadığını, öte yandan, gerekçeli kararda \"her ne kadar sözleşmenin 22.maddesine dayalı olarak asıl davada yüklenici tarafından gecikme cezası talep edilmiş ise de, iş sahibi tarafından onaylanmış hak ediş bulunmadığından ceza bedelinin talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.” ifadesi yer almaktaysa da, bu kanaatin tamamen eksik incelemeye dayalı olduğunu, zira 1 ve 2 no'lu hakedişlerin davalı işveren tarafından imzalandığını ve buna ilişkin belgelerin, dosyaya sunulan deliler arasında bulunduğunu, bu hususun  istinaf nedeni olduğunu, sonuç olarak dosyadaki bütün beyan, bilgi ve kanıtlara rağmen 2016/957 Esas sayılı dosyada talep edilen alacaklarının büyük oranda reddedildiğini, konuyla ilgili olarak alınan bilirkişi raporlarına karşı yapılan ayrıntılı itirazlarının reddedildiğini, yeniden rapor alınmasına gerek duyulmadığını, ikna edici olmaktan uzak bir kararla müvekkili şirketin ağır şekilde mağdur olmasına yol açıldığını, birleşen Ankara 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2016/958 Esas sayılı dosyasında mahkemece kısmi kabul kararı verildiğini, bu dosyaya konu olayda sorunun, sözleşmede belirlenen işle ilgili değil, kapsam dışı işlerden çıktığını, davalı işverenin, sözleşmeyle belirli işin bitmesinden sonra soğutma suyu sistemi, türbin fren yağlama sistemi, santral dış aydınlatma sistemi, tegülatör ve havuz fiber optik haberleşme sistemi ve otomasyon işleri, regülatör ve havuz elektrik işi ile nakliye işlerinin de yapılmasını talep ettiğini, bunun üzerine tarafların 236.791,78 TL bedel ile sayılan bu işlerin de müvekkili şirketçe üstlenilmesi konusunda mutabakata varıldığını, bu mutabakat ve buna göre yapılan işlerin niteliği ve kapsamı konusunda herhangi bir tartışma söz konusu olmayıp,.... tarafından geçici kabullerinin yapıldığını ve santralin çalışmaya başladığını, bu safhada davalı şirketin bakiye borçlarını anlamsız bahanelerle ödemediğini, yapılan temas ve tartışmaların sonuç vermediğini, bunun üzerine müvekkilinin mahkemeye başvurduğunu, Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/30 D. İş sayılı tespit dosyasının açıldığını, tespit dosyasında (bilirkişi raporunda), mutabakat konusu işlerin tamamının yapılmış ve teslim edilmiş olduğunun ve bunların bedelinin de 236.791,78 TL olduğunun tespit edildiğini,  bu konuyla ilgili olarak mahkemece bilirkişi raporları alındığını, bunlardan 2. ve 3. ek raporlarda bazı işlerde eksiklikler bulunduğu ileri sürüldüğünü, bunlara yapılan itirazlarının ise dikkate alınmadığını, nihai kararda temel alınacak nitelikte yeni bir rapor alınmasına gerek duyulmadığını, talep edilen alacağın sadece 152.100,00 TL'sinin kabul edilerek adil olmayan bir sonuca ulaşıldığını, oysa bizzat olay yerinde yani sahada yapılan Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tespit kararı ile durumun esas itibariyle aydınlatıldığını, gerekirse talimat yoluyla yine sahada inceleme ve tespit yaptırılmak ve bu suretle gerçeği bulmanın mümkünken buna gerek duyulmamasının, hatalı ve eksik hüküm kurulmasına yol açtığını, birleşen Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/449 Esas sayılı dosyasındaki talebe ilişkin ise müvekkilinin buradaki alacağının, ana sözleşmenin 7. ve 9.maddeleri çerçevesinde kapsam dışı olarak yapılan işlerin karşılığı olan, KDV dahil 137.579,74 TL olduğunu, bu alacağın da taraf temsilcilerince düzenlenen 12.10.2016 tarihli “Kapsam Artışı Tutanağı” ile sabit olduğunu,  ayrıca bu miktarlı faturanın müvekkili şirketçe davalı şirkete tebliğ edildiğini, herhangi bir itiraz söz konusu olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, hiçbir belgeye, bilgiye ve ikna edici sebebe dayanmaksızın “bazı işlerin kapsam içinde olabileceği” gibi anlaşılmaz bir nedenle 89.778,54 TL'nin düşürüldüğünü, nihai kararda da bu rakamın 89.790,00 TL olarak kabul edildiğini, böyle bir kesintiyi anlamanın, hatta tartışmak için ortada hiçbir makul sebep mevcut olmadığını, 24.08.2015 tarihli ana sözleşme kapsamındaki işlerin tek tek ve kalem kalem sayıldığını, tarafların temsilcileri tarafından düzenlenen 12.10.2016 tarihli Kapsam Artış Tutanağında belirtilen işlerin, asıl sözleşmede sayılan işlerle ilgisi olmadığının, bunlar arasında bulunmadığının açık olarak ortada olduğunu, durumun yazılı belge ile sabit ve bunu görmek için sadece sözleşmeye ve tutanağa bakmanın yeterli olacağını, bilirkişi incelemesi sırasında sözleşme ve tutanağın yan yana konup okunmadığını, tartışılmadığını, değerlendirilmediğini ve mahkemece de raporda belirlenen rakama itibar edildiğini, gerek asıl sözleşme, gerekse kapsam artış tutanağının delil listesine dahil edildiğini ve dosyaya sunulduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, taleplerinin kabulüne yönelik yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir. <br>\tAsıl, birleşen 2016/958 Esas ve birleşen 2019/449 Esas sayılı davalarda davalı/ birleşen 2019/292 Esas sayılı davada davacı ... ....Ltd. Şti vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin anahtar teslim götürü bedelli bir sözleşme olduğunu, yani sözleşme kapsamındaki tüm işlerin eksiksiz şekilde tam olarak yapılarak sözleşme bedeli karşılığında teslimini gerektirdiğini ancak karşı tarafça sözleşme kapsamındaki işlerin bir kısmının hiç yapılmadığnıı, bir kısmı ise eksik yapıldığını, bu nedenle karşı tarafın sözleşme kapsamı dışında talep ettiği alacakların kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında  1.930.000,00 TL bedelli imzalanan sözleşmenin 1.500.000,00 TL'lik kısmının sözleşme imzalandıktan sonra peşin verildiğini, 230.000,00 TL'sinin yapım aşamasında ödendiğini, geriye kalan 200.000,00 TL'nin ise sözleşme gereği teminat karşılığı tutulan eğer karşı tarafça bu bedelde bir senet verilse idi karşılığı ödenecek olan miktar olduğunu, bu şartlar altında müvekkilinin sözleşme gereği gereken bedelleri karşılamakta olduğunu, aldatma iradesinin olmadığının açık olup, mahkemece de teminata ilişkin taleplerin reddedildiğini, geçici kabul yapılma aşamasında müvekkili ve karşı taraf arasında hiçbir sorun yokken Enerji Bakanlığında karşı tarafın evrakları imzalaması ve beyanda bulunması gerekirken,  her ne gerekçe ile anlamdırılamadık şekilde uyuşmazlık ortaya attıklarını ve kapsam dışı iş yaptıklarını belirttiklerini, yapılmamasına rağmen bazı işleri yaptıklarını iddia ederek ellerindeki evrakları müvekkilinin imzalamasını yoksa Enerji Bakanlığınca yapılacak geçici kabul evraklarına imza atmayacaklarını söyleyerek müvekkilini adeta tehdit ettiğini, müvekkilinin nasıl olsa kesin kabul aşamasında tekrar hesaplamalar yapılacağı için uzman bilirkişiler eşliğinde bu hususun çözüleceğini düşündüğünden bazı evrakları imzaladığını, bunun sebebinin ise geçici kabulün 15 gün gecikmesinin her iki taraf için de yol açacağı felaketler olduğunu, sonrasında müvekkili şirketin, geçici kabulün yapılmasına kadar direndiğini ancak 3 gün kala sözleşmeyi haklı nedenle feshetmek dışında başka bir çıkar yol bulamadığını, art niyetli olan karşı tarafın fırsatçı haline teslim olmadığını, başka bir firma ile sözleşme yapıldığını ve Enerji Bakanlığına bildirildiğini, bir şekilde son güne kabule yetiştirildiğini, işin yapımının müvekkili şirketçe istendiğinde karşı tarafça teklif verildiğini, tekliflerin taraflarca kabul edilerek sözleşme imzalandığını, 20.000,00 € bedel üzerinden anlaşılan işin %40'ının peşin ödendiğini, kalanının iş bitiminde ödenmesinin kararlaştırıldığını ancak yaşanan bu ihtilaf sonucunda kalan alacakların durdurulduğunu, zaten müvekkili şirketçe bittiği sanılan işte sonradan anlaşıldığı üzere kullanılan parçaların idareden alındığını, müvekkilinin bu hususu idarenin gönderdiği ihtarname ile öğrendiğini, bunun üzerine müvekkili şirketçe karşı tarafa ihtarname gönderilerek, ihtarname üzerine karşı tarafın bu parçaları idareye apar topar teslim ettiğini, kapsam dışı işlerde karşı tarafın işin nasıl yürümesi gerektiğini bildiğini ancak bahsi geçen ... ... dışındaki işlerde bu prosedürün uygulanmadığını, müvekkiline teklifte bulunulmadığını ve onayının alınmadığını, sadece prosedürün uygulandığı kısım ... ... işi olup, bu işte de idareden alınan parçalarla müvekkilinin kandırıldığını, karşı tarafın keşifte bilirkişilere makinaların üzerinde olmadık parçaları gösterip yaptığını beyan ettiğini ancak bunun kabulünün mümkün olmadığını, asıl dosyada karşı tarafın santral yapım işi ve faturalardan kaynaklı 304.704,00 TL ve 1.000 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 305.704,00 TL alacak talebi bulunmakta olup, mahkemece kısmen kabul edilerek 23.588,05 TL olarak karar verildiğini, 1.930.000,00 TL bedelli sözleşmenin, 1.500.000,00 TL'lik kısmının sözleşme imzalandıktan sonra peşin verildiğini, 230.000,00 TL'sinin yapım aşamasında ödendiğini, geriye kalan 200.000,00 TL'sinin ise sözleşme gereği teminat karşılığı tutulan eğer karşı tarafça bu bedelde bir senet verilseydi karşılığı ödenecek olan miktar olduğunu, yani sözleşmenin karşılığı olan tüm bedelin karşı tarafa ödendiğini ancak karşı tarafça kapsam dışı işler, KDV alacakları ve teminat çözümü adı altında taleplerde bulunulduğunu, bu taleplerin kabulü mümkün olmadığını, karşı tarafın herhangi bir alacağının bulunmadığını, birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/958 Esas sayılı dosyasında karşı tarafça sözleşme kapsamında olmayan ve sözleşme dışı olarak müvekkili şirketin talebi ile yapıldığı iddia edilen kapsam dışı işlerin dava konusu edildiğini, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 152.100,00 TL bedel üzerinden hüküm kurulduğunu ancak bu miktarın ve kapsam dışı işlerin kabulünün mümkün olmayıp, reddi gerektiğini, karşı tarafça talep edilen hususların hepsinin sözleşmede bulunmakta olup, götürü bedel anahtar teslim bir sözleşme için bu talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla soğutma suyu sistemi ve türbin fren yağlama sistemine ilişkin alacakların bilirkişi raporunda da kabul edilmemiş olup, uyuşmazlığın \"Santral dışı aydınlatma işi, Regülatör ve havuz için fiber optik haberleşme sistemi ve otomasyon, regülatör ve havuz elektrik işi ile nakliye işi\" olduğunu, ancak sözleşme detaylı şekilde incelendiğinde bu işlerin sözleşme kapsamında olduğunun görüleceğini, ayrıca yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu kalemlere ilişkin rakamlar belirlenirken bilirkişilerce hiçbir araştırma yapılmadığını, rakamların ne şekilde belirlendiğine dair denetlenebilir bir rapor sunulmadığını, birleşen Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/449 Esas sayılı dosyasında karşı tarafça kapsam artış tutanağına dayanılarak talepte bulunulduğunu, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 89.790,00 TL bedel üzerinden hüküm kurulduğunu ancak bu miktarın ve kapsam artış tutanağının kabulünün mümkün olmayıp, reddi gerektiğini, karşı tarafça talep edilen hususların hepsinin sözleşmede bulunduğunu, götürü bedel anahtar teslim bir sözleşme için bu talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketçe imzalandığı iddia edilen tutanağın yetkisiz kişilerce karşı tarafın çalışanları yanıltması neticesinde imzalanmış olup, bir geçerliliğinin de bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla saha nötr direnci ve sahaya ait iş güvenliği giderlerine ilişkin alacakların bilirkişi raporunda da kabul edilmemiş olup, uyuşmazlığın \"OG ölçü hücresi, Havuz regülatör paratoneri, Kanal yapımı, Beslenme panosu, Regülatör Elektrik Panosu\" olduğunu ancak bu hususların sözleşme dikkatli şekilde incelendiğinde sözleşme kapsamında yapılması gereken işler olduğunun görüleceğini, bu nedenlerle birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/958 Esas sayılı dosyasında ve birleşen Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/449 Esas sayılı dosyasında tespit edilmesi gereken hususun bu dosyalar kapsamında talep edilen alacak kalemlerinin sözleşme kapsamına girip girmediği olduğunu, bu hususun açıklığa kavuşturulması için ise bu konudan uzman bilirkişi heyeti ile detaylı bir inceleme yapılması ve bilirkişiler bir parça diye adlandırılan malzemenin kaç takımdan oluştuğunun, iş tanımında bahsedilen malzemelerin kapsamında hangi malzemelerin yer aldığının bilmesi ve bu doğrultuda rapor hazırlanması gerektiğini, birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/292 Esas sayılı dosyasında verilmiş kararın da kabulünün mümkün olmadığını, gerekçeli kararda da taleplerinin değerlendirilmediğini, yüzeysel olarak bir açıklama yapıldığını, 2 no'lu hakedişte “Türbin ve generatör mekanik montajı” kalemi olarak yapıldığı iddia edilen ve müvekkilince 240.000,00 TL ödeme yapılan işin, karşı tarafça yapılan elektrik montajı işinin içine girmeyen bir iş olup, kendilerinin sadece kullandıkları makinaların montajından sorumlu olduğunu, tribün ve jeneratör montajının mekanik bir iş olduğunu ve bu makinaların Çin’den ithal edildiğini, montajının da 07.12.2014 tarihinde yapılan sözleşme ile İdeal ... ... Firması tarafından yapıldığını, sadece onlara montaj döneminde 4 yardımcı işçi verildiğini, sözleşmelerin, bu işçiler ve işin listesi, bordroları, beyanları ve İdeal ... ... adlı firmanın bu işi yaptığı beyanlarının da mahkeme dosyasına sunulduğunu, ayrıca zaten karşı tarafın orada çalıştırdığı işçi de olmayıp, bordro bulunmadığını, çalıştırdıklarını da müvekkilinin tüm taleplerine rağmen beyan edemediğini, başka bir firmaya yaptırılan mekanik bir işin, ikinci defa ehli olmayan elektrikçi başka bir firmaya verilmesinin de uygun olmadığını, karşı tarafın 2 nolu hakedişte müvekkili şirkette bulunan yetkisiz kişilere imza attırıp yapmadığı işlerden ödeme aldığını, bu hususun Ankara 57. Noterliği'nin 21/06/2017 tarih ve 25280 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile iade faturası gönderilmiş olup, karşı tarafça Ankara Gölbaşı Noterliği'nin 26/07/2017 tarih ve 17961 yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinin 2. maddesi ile de bunun anlaşıldığını, yine 2 nolu hakedişte “Mühendislik İşleri; uygulama çizimleri, kuru testler, sulu testler, devreye alma ve sistem eğitimi” için karşı tarafça alınan hakedişin B5 kaleminde yer alan 63.000,00 TL bedelin, Enerji Bakanlığı kabulünde bulunan, kabulde yapılan sulu, kuru testleri kimlerin idareyle yaptığı ve imzaladığı Bakanlığın geçici kabul tutanağında görüldüğünü, sadece geçici kabul tutanağı gözden geçirilse dahi bu hususun açıklığa kavuşacağını, ayrıca sistem çalıştıktan sonra sözleşmenin feshedilmesi üzerine sisteme ilişkin eğitim verilmesinin de mümkün olmadığını, yine otomasyon, ... ve yazılım işlerinde ise santral bünyesinde kullanılan yazılım programının çok hassas bir program olup riskli bir iş olduğunu, kötü niyetli kimselerce istenirse bu sistem ele geçirilerek uzaktan bağlantı ile santralin çalışmaz hale getirilebileceğini, sisteme zarar verilebileceğini, santral üretime geçirildikten sonra acil olarak kullanılan ve sisteme takılan yabancı programın alınmasını, lisans ve yazılım programı şifrelerinin müvekkiline teslim edilmesi için  müvekkilinin Ankara 57. Noterliği'nin 02.11.2016 tarihli ihtarnamesinin karşı tarafa gönderildiğini, bunun üzerine karşı tarafın bu talebe karşılık vermediğini, akabinde işin karşı tarafça yaptırıldığının taşeron firmaya 24.10.2016 tarih ve 42237 yevmiye nolu noter ihtarname ile gönderildiğini, taşeron firma ise müvekkiline ... isimli asıl firma ile muhatap olunması gerektiğini söylediğini, bu süreç sonunda karşı tarafça kullanılan programın lisansının müvekkiline verilmediğini ve yüklenen yazılımların muhtemelen kaçak olduğunun anlaşıldığını, her ne kadar lisansın sunulması talep edilmişse de, olduğu iddia edilen lisansın gönderilmediğini ancak mahkemeye ne olduğu anlaşılamayan ve bizle de paylaşılmayan bir kod sunulduğunu, bu kodun geldiği tarihte yani yaklaşık 7 sene sonra santrali çalıştırmayıp, beklenmesinin de haliyle imkansız ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, elektrik üreten müvekkili şirkete ait projede bu şekilde bir kullanımın yapılmasının imkansız olup, acil olarak yazılım ve otomasyon işleri için KDV dahil 46.000,00 €'ya Merkon Kontrol Sistemleri firması ile anlaşıldığını, karşı tarafça kullanılmış olan ancak yeni bir hizmet alınmak zorunda olunduğu için çıkarılan program ve yazılım işi ile ilgili tüm malzeme ve parçaların ambalaj yapılarak Noter kanalı ile (24.07.2017 tarih ve 30385 yevmiye nolu ihtarnamesi) yer belirlenerek teslim edilmek istendiğini, karşı taraf gelmediği için malzemelerin halen aynı yerde durduğunu, müvekkilinin, yazılım gibi çağın ilerisinde bir sistem için güvenliği en üst düzeyde tutmak zorunda olduğunu, kaçak şekilde güvenlik açığı bulunmasının telafisi imkansız zararlara sebebiyet verebileceğini, karşı tarafın işini gereği gibi ifa etmiş olmasının en çok müvekkilince temenni edilen bir durum olup, böylelikle 46.000,00 € zarara uğramamış olacağını, dava dosyasında hesaplanandan daha fazla zararlarının bulunduğunun açık olduğunu, bu nedenle mahkemece eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulduğunu belirterek,  mahkeme kararının kaldırılarak,  talepleri doğrultusunda karar verilmesini, maddi gerçekliğe ulaşılması adına tek çözüm yolunun uzman bir bilirkişi heyeti ve tarafların yetkilileri eşliğinde kesin kabul ve kesin hesap  yapılması olması sebebiyle mahkemece bir kere daha dosyada keşif yapılarak bilirkişi incelemesi için alanında uzman başka bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdiini talep etmiştir. <br>\tAsıl, birleşen 2016/958 ve birleşen 2019/292 Esas sayılı davalar eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak, birleşen 2019/449 Esas sayılı dava ise alacağın tahsili için yapılan icra  takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl, birleşen 2019/958 Esas ve birleşen 2019/449 Esas sayılı davaların kısmen kabulüne, birleşen 2019/292 Esas sayılı davanın reddine dair verilen karara karşı asıl, birleşen 2016/958 Esas ve birleşen 2019/449 Esas sayılı davalarda taraf vekillerince, birleşen 2019/292 Esas sayılı davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tTaraflar arasında Adana ili, ......... parsel sayılı taşınmaz üzerine kurulacak olan \"... Hidroelektrik Santrali\" yapım işi ile ilgili 24.08.2015 tarihli \"... .....Montaj İşleri Sözleşmesi\" imzalanmış olup, sözleşmenin konusunun 2.maddede belirtildiği, 3., 4., 5. ve 6.maddelerinde sözleşme kapsamındaki işlerin sayıldığı ve yine 7.maddesinde  sözleşme kapsamında olmayan işlerin belirtildiği, 9.maddesinde 7.maddede sayılan işlerin sözleşme bedeline dahil olmadığının düzenlendiği, 12.maddesinde KDV'nin fiyatlara dahil olmadığı belirtilerek teşvik belgesi sunulması karşılığı malzeme temini için KDV alınmayacağının düzenlendiği, 13.maddesinde, sözleşmenin bedelinin ödenmesine ilişkin aşamalar belirtilerek, 200.000,00 TL'nin geçici kabulde teminat senedi karşılığı nakit tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 31.maddesinde ise sözleşme bedelinin anahtar teslimi 1.930.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. <br>\tTaraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin yüklenici ... A.Ş tarafından 24.10.2016 tarihli ihtarla idare ile geçici kabulün yapılacağı bildirilerek, 200.000 TL'nin geçici kabulden teminat senedi karşılığı nakit olarak tahsil edileceği, kalan bakiye 55.000 TL'nin olduğu, idare ile yapılacak geçici kabulde şirket yetkililerinin bulunulması  gerektiği ve bulunacak olan yetkilinin bir gün içinde bildirilmesi ihtar edilmiş, davacı ....A.Ş tarafından gönderilen 24.10.2016 tarihli cevabi ihtarda bakiye iş bedeli olduğu ve sözleşme dışı iş yapıldığı belirtilerek, idari ile yapılacak kabulün kendileriyle yapılan kabul olarak kabulü gerektiği ve geçici kabul heyeti oluşturulduğuna dair yazının taraflarına iletilmesi durumunda firma yetkilisinin geçici kabulde bulunacağının belirtildiği, yüklenici ... ....A.Ş tarafından bir gün sonra gönderilen 25.10.2016 tarihli fesih ihtarı ile sözleşmenin yüklenici tarafından feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmış ise de, bu ihtardan kısa süre sonra 30.10.2016 tarihinde davalı yüklenici ile dava dışı ETKB arasında geçici kabulün yapıldığı anlaşılmakla, Yargıtay yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere işin geçici kabul aşamasına gelmiş ve geçici kabul yapılan işlerde sözleşmenin feshinden söz edilmesi Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi hükmünce iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağından fesih hükümleri uygulanmayarak uyuşmazlığın tasfiye hükümlerince çözümlenmesi gerekir(Yargıtay 15.HD. 2014/3930E,- 2014/6183K ). <br>\tTaraf beyanları, yapılan yargılama, alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile dosya kapsamı itibariyle, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında işin dava dışı iş sahibi olan idareye geçici kabul ile teslim edilmiş olduğu anlaşılmış olmakla, tarafların asıl ve birleşen davalardaki talepleri dikkate alınarak, kesin hesabın çıkartılması ve birleşen davanın dava açıldığı tarihteki koşullar değerlendirilerek sonuca bağlanması ve bu kapsamda asıl davada 200.000,00 TL'nin son ödemenin geçici kabulde teminat senedi karşılığı ödeneceğinin düzenlenmiş bulunmasına, sözleşmenin 22.maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, cezai şart talep etme koşullarının bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediğinin anlaşılmasına, mahkemece yapılan yargılamada taşeronun yaptığı işlerdeki eksik ve ayıplar belirlenip değerlendirilerek mahsupla hüküm kurulmuş olmasına, bu nedenle asıl davada 200.000,00 TL'nin dava tarihi itibariyle davacıya ödenme şartlarının oluşmadığının anlaşılmasına göre,  asıl, birleşen 2016/958 Esas ve birleşen 2019/449 Esas sayılı davalarda taraf vekillerinin, birleşen 2019/292 Esas sayılı davada davacı vekilinin istinaf istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Asıl, birleşen 2016/958 Esas ve birleşen 2019/449 Esas sayılı davalarda taraf vekillerinin, birleşen 2019/292 Esas sayılı davada davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince asıl davanın istinafı yönünden;<br>\t-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,5‬0 TL harcın ... ...'den tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t-Davalıdan alınması gereken 1.611,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan 403,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.208,30‬ TL harcın ... A.Ş'den tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/958 esas sayılı davanın istinafı yönünden;<br>\t-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,5‬0 TL harcın ... ...'den tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t-Davalıdan alınması gereken 10.389,95 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.598,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.791,95‬ TL harcın ... A.Ş'den tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t4-Harçlar Kanunu gereğince birleşen Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/449 esas sayılı davanın istinafı yönünden;<br>\t -Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,5‬0 TL harcın ... ...'den tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t-Davalıdan alınması gereken 6.133,55 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.539,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.594,55 TL harcın ... A.Ş'den tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t5-Harçlar Kanunu gereğince birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/292 esas sayılı davanın istinafı yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,5‬0 TL harcın davacı ... A.Ş'den tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br>\t6-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  \t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7921655ab8083de5","SID":"900bdd9985dcbcf4"}}