{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/260 - 2025/1194<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/260 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1194<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/10/2023<br>NUMARASI\t: 2023/240 Esas - 2023/986 Karar<br><br>DAVACI\t\t: AET ALÜMİNYUM VE MAKİNE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0008158436400001 - İkitelli Osb Mah. Biksan C Blok Sk. Biksan Sit. No:1-C Blok/33 Başakşehir/İSTANBUL<br>VEKİLİ\t\t: Av...<br>DAVALI\t\t: UK GROUP ALÜMİNYUM PROFİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - İnönü Mah. Gebze Güzeller Osb Mah. Nursultan Nazarbayev Sk. No:5 Gebze/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t\t: Av...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 28/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t\t: 20/06/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 10/07/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ödenmeyen cari hesap alacağının tahsili amacıyla <br>davalı aleyhine, Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/2882 E. Sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde <br>haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafça 23/02/2023 tarihinde takibe itiraz edildiği <br>ve takibin durduğu, Arabulucu nezdinde yapılan görüşmede de bir netice çıkmadığı, bu <br>sebeple itirazın iptali davası açmak zarureti hasıl olduğu, Haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli <br>olarak yapılan itirazın iptali gerektiği, Davacı Müvekkilin, esas itibarıyla demir, çelik, bakır, <br>saç, nikel, alüminyum, kurşun, çinko, kalay ve bunlardan mamul eşya ve diğer adi metaller, <br>bunlardan mamul eşya alet ve aksam ve parçaları, kıymetli ve yarı kıymetli metaller, taşlar, <br>kıymetli metallere kaplama metaller, kıymetli madenlerin bunlardan mamul eşya imalatı, <br>alımı, satımı, ithalatı, ihracatı, toptan, perakende ticaretini ve pazarlaması işleri ile iştigal ettiği <br>davalı- borçlu da davacı şirketten pres revizyon hizmeti aldığı karşılığında <br>27/12/2021 Düzenleme Tarihli, ... Numaralı 1 adet fatura davacı şirketçe <br>E-Arşiv Fatura olarak düzenlendiği, Davaya konu takip fatura alacağından kaynaklandığı, <br>davacının tanzim ettiği fatura karşı tarafça da kabul edilerek muhasebesine işlendiğini beyan ile borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, %20' den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... <br>1-Davanın KABULÜNE,<br> Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/2882 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına,<br>2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan  70.800‬,00.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faturanın varlığı tek başına alacağın varlığına delil olarak kabul edilemeyeceğini, dava konusu faturada yer alan hizmetin sağlandığına ilişkin herhangi bir beyan ya da kanıtlayacak bir belge de olmadığını, davacının davasını ispat edemediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; alacaklarının raporla da sabit hale geldiğini, davalı taraf özellikle defterlerini sunmaktan imtina ettiğini ve haklı davanın kabulüne karar verildiğini beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2023 Tarih - 2023/240 Esas - 2023/986 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br> İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacının, faturadan kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2023/2882 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya arasına alınan 21/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 354.000,00 TL alacaklı olduğu, <br>davacının düzenlediği davaya konu 27.12.2021 tarih ... sıra nolu <br>“Pres Revizyon Bedeli” açıklamalı 300.000,00 TL + KDV toplam 354.000,00 TL <br>tutarlı e-faturanın davalıya tebliğ edildiği, 6102 sayılı TTK’nın 21-(2) maddesinde belirtilen sekiz <br>gün içerisinde itiraz edilmediği, davalı tarafından ilgili dönemde BA formu ile Vergi <br>Dairesine beyan edildiği, davalının ticari defterlerine işlenmiş olan davaya konu <br>faturanın davalının kabulünde olduğu dolayısı ile davacının davaya ve takibe konu <br>354.000,00 TL tutarlı fatura bedelini talep edebileceği yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.<br>İcra Takibine İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur (2004 sayılı kanun 62.madde). Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir (2004 sayılı kanun 67.madde).<br>İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).<br> Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır (HGK 2017/(19)11-1309 Esas.  2021/377 Karar).<br>İtirazın iptali davaları takip hukuku kaynaklı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve alacağın varlığını maddi hukuk kuralları çerçevesinde belirlemeye yarayan kendine özgü davalardır. Dava ile takip arasındaki bu sıkı ilişki nedeniyle dava konusu, ancak takip talepnamesinde yazılı alacak dayanağı, tutar ve benzeri talepler olabilir ve kural olarak ispat vasıtaları da bu çerçevede değerlendirilir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222-(3) maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. <br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Alacak davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya düşer. Zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren taraf davacı olduğu için 4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davalı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerekmektedir.<br>Dava konusu faturaların düzenleme tarihi itibariyle somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.<br>Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır\" hükmünü haizdir.<br>Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.<br>6102 sayılı TTK’nın  23. maddesine  göre fatura  düzenlenmesi  için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.<br>Bu nedenle, bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.<br>Tek  başına  fatura  düzenlenmesi  akdi  ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197   k. Sayılı ilamı). Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı).<br>Eldeki davada, davalının davaya cevap dilekçesi sunmadığı ve davayı inkar ettiği, yine davalı tarafça ticari defter ve kayıtların incelemeye sunulmadığı görülmüştür.<br>Eldeki davada; davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan  21/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda;  davacı firmanın davaya konu 2021 yılına ait yasal ticari defterlerinin sahibi lehine <br>delil kudretine haiz olduğu, davalının davaya konu KDV hariç 300.000,00 TL tutarlı faturayı ilgili dönemde BA <br>Formu ile Vergi Dairesine beyan ettiği dolayısı ile davaya konu faturanın davalının ticari <br>defterlerine kaydedildiği, <br>davacının davaya konu KDV hariç 300.000,00 TL tutarlı faturanın ilgili dönemde BS <br>Formu ile Vergi Dairesine beyan ettiği, <br>davacının BA formunun, davalının BS formunun incelenmesi sonucunda davalının <br>davaya konu KDV hariç 300.000,00-TL tutarlı fatura karşılığında iade faturası <br>düzenlenmediği, <br>davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 354.000,00 TL alacaklı olduğu, <br>davacının düzenlediği davaya konu 27.12.2021 tarih ... sıra nolu <br>“Pres Revizyon Bedeli” açıklamalı 300.000,00 TL + KDV toplam 354.000,00 TL <br>tutarlı e-faturanın davalıya tebliğ edildiği, 6102 sayılı TTK’nın 21-(2) maddesinde belirtilen sekiz <br>gün içerisinde itiraz edilmediği, davalı tarafından ilgili dönemde BA formu ile Vergi <br>Dairesine beyan edildiği, davalının ticari defterlerine işlenmiş olan davaya konu <br>faturanın davalının kabulünde olduğu dolayısı ile davacının davaya ve takibe konu <br>354.000,00 tutarlı fatura bedelini talep edebileceği yönünde görüş bildirilmiş olması karşısında, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olup hükme esas alınabileceği ve davalı tarafça kesin delillerle davacıya ödeme yapıldığının ispatlanamaması karşısında, ilk derece mahkemesince davanın yukarıda açıklanan tüm neden ve gerekçelerle kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 24.181,74 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 6.046,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.135,74 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/06/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5f43797566b347f","SID":"9b9d0cd59e1ce16f"}}