{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br><br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/12/2022<br>NUMARASI\t\t....<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/07/2025<br>\tEser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; taraflar arasında müvekkilinin taahhüdü altındaki camlı teras korkulukları projesi kapsamında cam tedariki işine ilişkin 25.05.2011 tarihli tedarikçi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 6. maddesinde camın teknik özellikleri belirtilerek rodaj yapılması, deliklerin proje ölçülerine göre delinmesi, laminenin düzgün yapılması, kabarcıkların oluşmaması ile işverence kabul edilmeyen camların yenisi ile değiştirilmesi hususlarının kararlaştırıldığını, 13.8 maddede ise, davalının imalat hatası ve bozulmaya karşı 10 yıl garanti verdiğini, 13.10 maddede ana yüklenici ve idare tarafından beğenilmeyen imalatların bedelsiz değiştirilmesinin öngörüldüğünü, davalının camları teslim ettiğini, müvekkilinin montajı yaptığını, ancak ana yüklenicinin geçici kabulde bir kısım camları ayıplı olması nedeniyle kabul etmediğini, müvekkilinden değiştirilmesini talep ettiğini, müvekkilinin 26.05.2014/7631 yevmiye numaralı ihtarname ile R1 ve R2 kuledeki 32 adet camın değiştirilmesini talep ettiğini, davalının cevabi ihtarnamede camlardaki kusuru kabul etmediğini, müvekkili tarafından 2014/66 D. İş sayılı dosyada yaptırılan delil tespitinde belirtilen R1 ve R2 kuledeki 32 adet camın hatalı imal edildiğinin belirlendiğini, 2015/22 D. İş sayılı dosyada ise R1 ve R3 kuledeki 31 adet camın hatalı olduğunun tespit edildiğini, 2015/96 D. İş sayılı dosyada R1, R2 ve R3 kuledeki 367 adet camın hatalı olduğunun, imalat aşamasında oluştuğunun belirlendiğini, 2015/111 D. İş sayılı dosyada ise otel kulesindeki 259 adet camda imalat hatası belirlendiğini, delil tespitlerinde camlardaki hataların montajdan kaynaklanmadığının da tespit edildiğini, ana yüklenici .... Şirketiyle müvekkilinin yaptığı 30.05.2015 tarihli toplantıda cam laminasyonlarındaki bozulmaların belirlenerek tutanak altına alındığını, ana yüklenicinin hataların en geç 30.09.2015 tarihine kadar giderilmesini talep ettiğini, müvekkilinin 25.12.2015 tarihli taahhütname ile bu tarihe kadar tespit edilen 617 adet camın 19.02.2016 tarihine kadar değiştirmeyi, olmadığı taktirde zararın 3 katı tazminat ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkili tarafından 2014/66 D. İş sayılı dosyadaki R1 ve R2 kuledeki 32 adet cama ilişkin tespite dayanılarak bu camların üçüncü bir şirketten temini nedeniyle ödenen 17.783,19 TL'nin tahsili için 2015/339 esas sayılı davayı açtığını, bilirkişinin camlardaki hatanın imalattan kaynaklandığını, montaj hatası olmadığının belirlendiğini, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, kararın davalı tarafça istinaf edildiğini, müvekkilinin ana yüklenici tarafından kabul edilmeyen ayıplı camların tamamını başka firmalardan temin etmek zorunda kaldığını, ayrıca ayıplı camların sökülmesi ve takılması nedeniyle yeniden işçilik ve nakliye bedeli ödemek zorunda kaldığını, 609.412,90 TL'nin tahsili maksadıyla başlatılan arabuluculuk görüşmesinden sonuç alınamadığını öne sürerek  şimdilik 80.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş; kısmi ıslah ile talebini 609.412,90 TL'ye artırmıştır. <br>\tDavalı vekili özetle; uyuşmazlık konusunda teknik ve bilimsel incelemeye dayalı bir rapor alınması gerektiğini, 25.05.2011 tarihli sözleşme gereği müvekkilinin üstlendiği edimi fen ve sanat kurallarına uygun olarak teslim ettiğini, TTK 25/3 madde gereğince ayıplı ürünlerden kaynaklı zararların tazmini için teslim tarihinden itibaren 6 ay içerisinde davanın açılması gerektiğini, camların yerine montajı ve montajının ardından yapılması gereken uygulama aşamasında bu camların delik yerlerinin flaş bölgelerinin ve su ile temas eden bağlantı kısımlarının izolasyon uygulamasının davacı tarafça yapılmadığından camlarda sorunlar ve bozulmalar meydana geldiğini,  bu uygulamanın yapılmaması nedeniyle yağmur ve kar sularının bu bölgelerden girerek cama nüfuz ettiğini, camların bu nedenle bozulduğunu, davacıya gönderilen cevabi ihtarnamede bu hususların belirtildiğini, davacının davadan önce delil tespiti yaptırdığını, raporda tespit edilen hava kabarcıklarının oluşmasına sebebiyet veren durumun montajdan kaynaklandığını ve montajın davacı tarafından yapıldığını, 32 adet camda meydana gelen sorunun kesim yönteminden kaynaklanmadığını, kesim yönteminden kaynaklı olsaydı diğer camlarda da sorunlar çıkacağını, camların yüksek ısı ve basınç altında birleştirildiğini, davacı tarafça yapılan tespite konu bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, camlardan numune alınıp laboratuvarda inceleme yapılması gerektiğini, bu inceleme yapılmadan alınan bilirkişi raporuna dayalı tespitlerin hükme esas alınamayacağını, davacının delik kısımlara montaj esnasında hiçbir kimyasal uygulamadığını ve nötr silikon kullanmadığını ikrar ettiğini, aynı işi üstlenen farklı yüklenici firmalara da aynı nitelikte camlar verildiğini, bu camlarda hiçbir bozulma meydana gelmediğini, bu firmaların nötr silikon uygulaması yaptıklarını, davacının bu uygulamayı yapmaması sebebiyle sorunlar yaşandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince; \"...taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafından imal ve teslim edilecek emtia miktarı 15.500 m2 olup, ihtilaf konusu ayıplı olduğu iddia edilen cam tutarı dosya kapsamından anlaşılacağı üzere bu miktarın %10'u civarındadır. Yani kalan kısımda ayıp iddiası yoktur. Mahkememizce oluşturulan son bilirkişi kurulunda mali müşavir haricinde, teknik anlamda iki meteoroloji ve bir inşaat mühendisi bulunmakta olup, düzenlenen 08/04/2022 tarihli rapor da, gerek davacı tarafça aldırılan tespit raporunda, gerekse Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/339 esas sayılı dosyasındaki bilirkişi kurullarınca sunulan raporlardaki teknik değerlendirmeler ayrıntılı olarak tartışılmak sureti ile yine mahkememizce iki imalat mühendisinin de içerisinde yer aldığı bilirkişi kurulunca düzenlenen 01/12/2020 tarihli raporda ki görüşle aynı doğrultuda,\" sözleşme kapsamında davalı tarafça imal edilerek davacıya teslim edilen camlarda imalat hatası bulunmadığı, oluşan zararın davacı tarafça yapılan montajdaki uygulama hatasından kaynaklandığı tespiti yapıldığı\" gibi, Mali yönden  rapor ve ek raporda yapılan değerlendirmede , ayıplı olduğu iddia edilen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/339 esas sayılı dosyasındaki 32 cam hariç, diğer camların yerine yenilerinin 3. kişilerden temin edilmesi nedeniyle davacının yapmış olduğu masrafın belirlenmesine yönelik 08/04/2022 tarihli raporda yapılan değerlendirmede cam  bedeli hariç tutulduğundan nakliye, işçilik, genel gider, SSK gideri olarak 239.740,67 TL talep edilmekte ise de buna ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda kayıt bulunmadığı tespiti yapılmış Yine Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/339 Esas sayılı dosyasında, aynı sözleşmeden  kaynaklı olarak imal edilen mevcut davanın konusunu oluşturan camlardan farklı camlarla ilgili olarak yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mevcut davanın konusunu oluşturan camlar haricinde imal edilen camların %91 oranında olan kısmıyla ilgili herhangi bir imalat hatası olduğu iddia edilmemekle ve yine mezkur dava dosyası ile mevcut dava dosyasındaki camlar farklı olmakla, anılan dosyada verilen kararın mevcut davada kesin hüküm oluşturmayacağı, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/339 esas sayılı dosyasında o dava ile ilgili camlarda imalat hatası olduğu kabul edilerek karar verilmiş olmakla o camlarla sınırlı olarak cam bedeli dışında sökme takma işçiliği, nakliye işleri gibi dava konusu yapılan maliyet istemine ilişkin değerlendirme de ise, davacı söz konusu işi kendi personeli ile yaptığı için masrafa yönelik belge sunamadığını, piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapılması gerektiğini öne sürmüş ise de söz konusu istemi de haklı görülmeyerek, Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalının yapmış olduğu cam imalatının hatalı olduğu kanıtlanamamakta buna yönelik maddi tazminat isteminin, keza Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/339 esas sayılı dosyasında verilen kabul kararına konu camların o davada hüküm altına alınmayan sökme takma işçiliği, nakliye giderleri mevcut davada talep edilmiş ise de söz konusu masrafların yapıldığı da kanıtlanamadığı\" gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddia ve vakıaları tekrarla, sözleşmede işveren tarafından kabul edilmeyen camların yenisi ile değiştirileceğinin, bütün camlar için 10 yıl garanti verileceğinin, işveren tarafından beğenilmeyen imalatların bedelsiz olarak değiştirileceğinin kararlaştırıldığı, 649 adet camda ayıp ortaya çıktığı, daha önce açılan Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/339 esas sayılı davasında verilen kararın eldeki davaya kesin hüküm teşkil edeceği, aynı sözleşmeden kaynaklandığı, bu davada alınan raporda camlardaki ayıbın sıvı temasından kaynaklanmadığının tespit edildiği, Yargıtay içtihatlarında da kısmi davada kesinleşen hükme esas alınan raporun kesin delil mahiyetinde olduğunun kabul edildiği, yapılan delil tespitlerinde alınan raporların ayıpların imalattan kaynaklandığını doğruladığı, mahkemece hükme esas alınan raporda ayıbın sıvı temasından kaynaklandığına ilişkin tespitin hatalı olduğu, bilirkişilerin camları yerinde incelemediği, farazi değerlendirmeler yaptığı, sıvı temaslı bozulma olması halinde bu bozulmanın tüm camlarda meydana geleceği, dosya kapsamında alınan rapor ve ek raporda da camlarda meydana gelen ayıpların montaj deliğinden bağımsız olarak doğrudan cam içerisinde oluşan hava kabarcığı olduğu, ayıplı olduğu belirtilen camların yaklaşık 10 yıldır müvekkilinin deposunda muhafaza edildiği, doğrudan yağmur ve kar suyuna maruz kaldıkları, buna rağmen ilk oluşan ayıp haricinde bir ayıbın meydana gelmediği, mahkemece cam bedeli dışında sökme takma işçiliği, nakliye işleri vs talepleri hakkında belge sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar vermesinin hukuka uygun olmadığı, Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan inşaat birim fiyatlarına esas işçilik - araç ve gereç bedellerinin sorulması gerektiği, müvekkilinin ayıplı camları söktürmesi, sökülen camları taşıtılması, ayıplı camların yerine yenilerinin tedarik edilmesi için masraflar yapmak zorunda kaldığı, masrafları kendi çalışanları yapmış olmasına rağmen mahkemece fatura sunulmadığı gerekçesiyle redde ilişkin karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece alınan kök rapor ve ek raporun birbiri ile çeliştiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>\tDava, eser sözleşmesinden  kaynaklanan alacak talepli olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\tDavacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-)\tHarçlar Kanunu gereğince  alınması gereken  615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,5‬0 TL harcın davacıdan  tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-)\tİstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının üzerinde bırakılmasına,<br>\t\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 14.07.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip<br> e-imzalıdır<br><br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb77542cf0ac031d","SID":"2df60cd90861f17e"}}