{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/06/2018<br>ESAS NO\t\t:...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 16/06/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 10/07/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; müvekkili ile  davalı şirket arasında 01/06/2012 tarihinden geçerli olmak üzere açık satış noktası sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davalının  müvekkilinin  pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerinden 50.000 Litre miktarındaki ürünü herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın satış miktarının tamamlanmasına kadar satmayı  diğer hususlarla birlikte kabul ve taahhüt ettiğini,  müvekkili tarafından sözleşme   gereğince 19.241,07-TL katkı sağlandığını, ancak davalının... ürünlerini bulundurmadığını, iş yerini kapattığını, ticari faaliyetlerini sonlandırdığını, sözleşme süresince iş yerinde bira satışına ilişkin faaliyetlerini sonlandırdığını, belirterek sözleşme gereğince müvekkilinin yaptığı katkının iadesi ile 70.000 USD cezai şartın ve 19.241,07-TLnin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalılara usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen, cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ<br>Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda:  davacı ...  bayii ... ... arasında 11/12/2012 tarihli açık satış noktası sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince işletici olan davalı ...... Ltd. Şti.'nin 50.000 Litre miktarındaki ürünü sözleşmede belirtilen adreste işlettiği,  işyerinde satmayı taahhüt ettiği ancak  sadece 10.323,92 Litre ürün sattığı ve bu şekilde sözleşmedeki yükümlülükleri  davalı şirketin yerine getirmediği, sözleşme gereğince davacı şirketin yaptığı katkı bedelini ve kararlaştırılan cezai şartı isteyebileceği ; yapılan katkı bedelinin davalıdan tahsiline, her ne kadar davalı tacir olsa ve TTK gereğince cezai şartın tenkisini talep edemese de cezai şartın borçlunun ekonomik yıkımına sebep olacak nitelikte olması durumunda  mahkemece tenkis edilebileceği dikkate alınarak, davacı tarafça sunulan vergi levhasındaki  davalı şirketin  matrah miktarı ve cezai şart miktarı dikkate alınarak cezai şarttan % 25 oranında  tenkisle  52.500 USD cezai şart yönünden davanın kabulüne,  davalı ...'a karşı da  dava açılmış ise de;  Davaya dayanak sözleşmede işletici şirketin  davalı ...... Ltd. Şti. olarak kabulü  ve sözleşmedeki yükümlülüklerin işletici yönünden kararlaştırılması nedeniyle davalı ...'ın asıl borçlu sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı ayrıca kefil olarak kabul edilse bile kefaletin TBK gereğince geçersiz olduğu gerekçesiyle  davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili; Davalı ... hakkındaki davanın reddine dair karar verilemeyeceğini sözleşmeyi kendi adına asaleten imzaladığını, davanın reddine karar verilemeyeceğini, cezai şart alacağının tenkis edilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; cezai şartın tenkis edilip edilemeyeceği, sözleşmenin kefil sıfatıyla imzalanıp imzalanmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı ile katkı payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Davacının, cezai şart alacağı, ve katkı bedelinin tahsili istemiyle açtığı anlaşılmıştır.<br>Somut olayda, davacı ile davalı şirket arasında 01.06.2012 tarihli \"Açık Satış Noktası Sözleşmesi\" imzalandığı, sözleşme ile belirlenen süre dolmadan davalı şirketin ticari faaliyetine son verdiği konusunda  ihtilaf bulunmayıp, ihtilafın, ticari faaliyetin sona erme sebebi, davacının cezai şart talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı, yine davacının nakit/nakit bazlı katkı tutarı alacağının olup olmadığı, var ise miktarı, davalı ...'ın davaya dayanak olan sözleşme kapsamında davacıya karşı sorumlu olup olmadığı ve bu suretle  davacının alacak miktarı noktasında toplanmıştır.<br>Cezaî şartla ilgili BK’nın 182. maddesinin birinci fıkrası hükmü, (Taraflar cezanın miktarını serbestçe tayin belirleyebilirler) prensibini kabul ettikten sonra, üçüncü fıkrası hükmü ile, hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. Tacir sıfatını haiz olan tarafların (cezaî şart) miktarını serbestçe tayin edebilecekleri ilkesini kabul ettikten sonra, bu tayin edilen cezanın indirilmesini yani tenkisini talep edemeyeceklerini, şart olarak benimsemiş bulunmaktadır (Doğanay, İ.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, İstanbul, 2004, C.I, s:233,234).<br>Mahkemenin bu hususta karar verirken, borçlu bir şirket ise, bu şirketin ticaret sicilindeki ana sözleşmesini celp ederek ne miktar bir sermaye ile ticarî faaliyette bulunduğunu, mal varlığının neye baliğ olduğunu ve kararlaştırılan cezaî şartın tahsili cihetine gidilmesi hâlinde o şirketin eskisi gibi ticarî hayatını devam ettirmesinin mümkün olup olmadığını gerekirse bilirkişiden de mütalâa alarak araştırması icap eder, aynı incelemeyi gerçek kişi olan (tacir) için de yapması icap eder (Doğanay, 237).<br>6102 sayılı YTTK'nın 22 md uyarınca; “Tacir sıfatını haiz bir borçlu Borçlar Kanunu’nun 121. maddesinin 2. fıkrasıyla 182. maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525. maddesinde  yazılı hallerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.” Ancak, kararlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek ölçüde yüksek olduğunun saptanması durumunda cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir. Ne var ki, bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik durumu yönünden ayrıntılı bir inceleme yapılması ve kararlaştırılan cezai şart ödemesinin ekonomik yönden mahvına sebep olup olmayacağı hususunun belirlenmesi gerekmektedir. <br>Somut olay değerlendirildiğinde;<br>Davacı taraf davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak süresinden önce sözleşmeyi feshettiğini belirterek cezai şart alacağını talep etmiş, mahkemece davacının taleplerinin kısmen yerinde görüldüğü, ancak sözleşmelerdeki cezai şartın davalının cezai şartın fahiş olduğu ekonomik yıkımına sebep olacağı yönündeki savunması üzerine alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir.<br>Cezai şart tacir borçlunun ekonomik olarak mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise bu husus genel adap ve ahlâka aykırı sayılacağından, mahkemece cezai şartın tamamen veya kısmen iptaline karar verilmesi mümkün ise de  bir akdin, taraflardan biri için iktisadi yıkım teşkil ettiğinin tespit edilmesi gerekir.<br>Bu durumda mahkemece, cezai şart tutarının, ekonomik mahva yol açacak derecede ağır olup olmadığı, davalının ekonomik bütünlük ve büyüklük durumu yönünden, davalının tüm ticari defter ve kayıtları getirtilerek, geçmiş yıllara ait bilanço kayıtları, verilen son beş yıllık vergi beyannameleri, toplam cirosu karşılaştırılarak, mal varlığını oluşturan menkul, gayrimenkulleri, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları bu suretle aktifini oluşturan tüm unsurlar,icra takip dosyaları, davalıya ait şirket sicil dosyası, vs. kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak anlaşılabilir.<br> Davalının tacir olduğu gözetilerek, tarafların aralarındaki kararlaştırmaya göre belirlenen cezai şartın ödenmesinin, davalının ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verdiğinin anlaşılması halinde ise hakkaniyete uygun miktara indirilerek, ne kadar cezai şart ödeyebileceklerinin işletmeci, mali müşavirlerin bulunduğu  uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.<br>Açıklanan nedenlerle; dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacının diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmeden tarafların istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesİ, 2016/132 Esas, 2018/463 Karar ve 05/06/2018 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 16/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.      \t\t\t\t<br><br>Başkan...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f5b5a95a11cbed8","SID":"fd4975c435129f04"}}