{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/92 Esas<br>KARAR NO:2025/770<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/10/2022<br>NUMARASI:2020/556 E. - 2022/716 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline yönelik ... Sayılı dosya ile 14.799,56.-TL takipli kambiyo senetlere özgü takibe girdiğini 19.10.2020 tarihinde yapılan tebligat ile öğrendiğini, ... Bankası A.Ş....Şubesi ... seri nolu 18.09.2020 tarihli 13.308,46.-TL bedelli bir çek olduğunu, bahse konu çekin 23.07.2020 tarihinde çalınarak, müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, müvekkilinin İslanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/617 E. Sayılı dosya ile hırsızlık ile zayi olan çeklerin iptali için dava açıldığını ve çeklerin ziya ile kayıp olduğunu Ticaret sicil gazetesinde ilan ettirildiğini ilanların 24.08.2020-01.09.2020- 09.09.2020 tarihinde ilan olduğunu, Faili meçhul hırsızlar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, Bakırköy Başsavcılığı 2020/72789 soruşturma numarası ile sürdüğünü, Dava konusu çekin davalı ... tarafından ciro ile alındığını ve bankaya ibraz edildiğini banka tarafından çek üzerine konan şerh ile ödemecden men kararının bulunduğunu, Davalı faktorinğ şirkelinin çeki hangi tarihte ve ne şekilde hangi belge ve sözleşme ile devir aldığının anlaşılamadığını, Davalı faktöring şirketinin müyekkilinin çalıntı ve kayıp olan ticaret sicilde ilan edilen, banka tarafından çeklere ödeme meni olmasına rağmen müvekkili aleyhine İstanbul 6. Asliye TicaretiMahkemesi 2020/534 D. İş dosyası ile ihtiyati hacze giriştiğini, davalı faktöring şirketinin müvekkilinden alacaklı olmadığının tespitini talep ettiğini, borçtan ve çekten davalıya karşı sorumlu olmadığını, ilgili icra takibi haciz işlemleri neticesinde İİK72/3 hükmü uyarınca alacaklıya herhangi bir ödeme yapılmaması, mahkeme veznesine yatırılması gereken teminatırı bildirilmesini Davalının %20 tazminata mahkum edilmesini arz ve talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı ...Şti. Arasında imzalanan genel Faktörine sözleşmesi kapsamında ciro yoluyla tevdi alınan dava konusu çeke ilişkin müvekkili tarafından ... dosya ile icra takibine başlatıldığını,İcra dosyasının borcu icra dosyasına ödenerek hacizlerin fekkine karar verildiğini, mahkemenin icra dosyasını durdurduğundan icra dosyasına yapılan ödemenin reddiyetinin taraflarına yatırılmadığını, Müvekkili Faktöring şirketinin alacağını tevsik eden belgelere binaen faktöring işlemi yapıldığını ve dava konusu çekin usulüne uygun olarak ciro yolu ile tevdi alındığını, müvekkili ile Dava dışı ... Şti. Arasında 06.08.2019 tarihinde genel faktöring sözleşmesi olduğunu, dava konusu çekin 24.07.2020 tarihli alacak bildiri formu ve çek senet tevdi bordrosuna istinaden ciro yoluyla davalı şirkete intikal etliğini, Çeki veren kişinin devralınan faturada alacaklı gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cironun faturadaki borçlu ile aynı olduğunu, fatura ile kambiyo senedi arasındaki tutarların uyumlu olduğu hususunda araştırma yaparak çeki iktisap ettiklerini, Müvekkili şirketin dava konusu çeke ilişkin faktöring işlemi yapıldığı sırada çeke ilişkin herhangi bir menfi kayıt bulunmadığını,Çekin Müvekkil şirkete 24.07.2020 tarihinde intikal ettiğini, İstanbul 13. Asliye Ticarel Mahkemesi 2020/617 E. Sayılı dosya nezdinde verilen ödeme yasağı kararının 24.08.2020 tarihinde olduğunu, çekin faktöring işlemine tabi olduğu tarihten sonra olduğunu, müvekkilinin faktöring işlemini yaptığı tarihte çeke ilişkin herhangi bir menfi kayıt bulunmadığını, fazlaya dair tüm haklarının saklı kalmak kaydıyla, öncelikle verilen tedbirin kaldırılmasını, kötü niyetli davacının %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına çarptırılmasını vekaleten arz etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı ile somut olaya bakıldığında, dava konusu çekin  çalınmış olduğunu iddiası  ve bu suretle davacının elinden rızası hilafına çıkması tek başına, hamilin çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermez. (bkz.Yargıtay 11. HD. 08.02.2016 tarih 2015/9998 E. ve 2016/1058 K.). Davalının çeki faktoring mevzuatına uygun olarak temlik alındığı, davalının çekin iktisabında kötü niyetli olduğu ve ağır kusuru bulunduğu hususunun ispat edilemediği, kaldı ki davalının çeki iktisap ettiği 24/07/2020 tarihinde henüz çek ile ilgili verilmiş bir ödemeden men  kararının da bulunmadığı gözetildiğinde ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, mahkememizce icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu kararın uygulandığı gözetilerek, İİK 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine tazminata hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(İstanbul Bam 16.Hukuk Dairesinin  2020/640 Esas,  2022/947 K.,  01/06/2022 tarihli kararı da aynı doğrultudadır.)\" şeklindeki gerekçeleri ile,Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin çalınmış olup müvekkilinin elinden rızası dışında çıktığını,  davalının çeki iktisap sürecinin ticari hayatın olağan akışına ve faktoring mevzuatına aykırı olup davalı yanın ağır kusuru bulunduğunu, faktoring şirketlerinin bir çeki alırken faktoring mevzuatına uygun hareket etmesi gerektiğini, davalı yanca yalnızca çeki veren kişinin devralınan faturada alacaklı görünen kişi ve bu kişiden bir önceki kişinin faturadaki borçlu ile aynı olduğunun bu hususta araştırma yapıldığının belirtilerek dava konusu çekin faktoring mevzuatına uygun olarak iktisap edildiğini savunduğunu ancak dava konusu çekin faktoring mevzuatına aykırı olarak gerekli araştırma yapılmaksızın müvekkilinin zararına hareket ederek iktisap edildiğini, çekin çalıntı tarihindeki sorgu ile ertesi gün çeki fiziki olarak teslim aldıkları gün arasındaki kısa zamanda çekin arka yüzündeki ciroların nasıl eklendiğine ilişkin davalı tarafından gerekli özen ve dikkatle araştırma yapılmadığını, basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, davalı yanın çeki iktisap sürecinde kötü niyetli/ağır kusurlu olduğunu, basiretli bir tacir olan davalının çeki iktisap ettiği dava dışı ... Gıda'nın görünen sahte ciro silsilesinde kendisinden önce gelen ...'tan alacaklı olduğuna ilişkin hususu gereği gibi araştırmış olsaydı dava dışı ...'ın yine dava dışı ... Gıda'ya borçlu olduğunu gösterir fatura tarihli 18.07.2020 iken dava konusu çekin 23.07.2020 tarihinde dava dışı ... Gıda tarafından sorgulanmak üzere kendisine gönderildiğinde en azından ... Restaurant’ın veya ... ve ... cirosu olması gerektiğini, dava konusu çalıntı çekte ciranta olarak görünen ...'in imza itirazı neticesinde İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/997 E. Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre ... adına görünen cirodaki imzanın anılı kişinin eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, bu hususu yerel mahkemeye bildirmelerine rağmen mahkemece hiçbir gerekçe olmadan dikkate alınmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin faktoring şirketi alacağını tevsik eden belgelere binaen faktoring işlemi yaptığını ve dava konusu çeki usulüne uygun olarak ciro yolu ile tevdi alındığını, müvekkili şirketin dava konusu çeke ilişkin faktoring işlemi yaptığı sırada çeke ilişkin herhangi bir menfi kayıt bulunmadığını, müvekkilinin faktoring işlemi yaparken usulüne uygun hareket etmiş olup ağır kusuru ve kötü niyeti bulunmadığını, faktoring şirketleri hakkında mevzuatta yapılan değişiklik sonrasında taraflar arasındaki defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülme imkanının ortadan kaldırıldığını, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72 maddeye dayalı menfi tespit davasıdır. ... sayılı dosyasında alacaklı davalı tarafından davacılar ve dava dışı ..., ... aleyhine 14/10/2020 tarihinde çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Takibe konu çekte, ... Ltd.  keşideci, ... Şirketi Lehtar cirantaların..., ..., ... Ltd. ... Ltd. ve davalının cirosunun bulunduğu görülmüştür.Davacılar tarafından icra takibine konu çekin rızaları hilafına ellerinden 23/07/2020 tarihinde çıktığını ileri sürmektedirler.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 08/06/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiki süresinde yapıldığı ve defterlerin delil niteliğinde olduğunun tespit edildiği, Davalı şirketin belge ve defterlerinin açılış ve kapanış tasdik sürelerinde yapıldığı ve defterlerinin delil niteliğinde olduğu tespit edildiği, Davacının, 13.308,46.-TL lik çekinin kargodan çalındığı ve kayıp çalıntı olduğunu bildirdiği çekin kayıp ve çalıntı olup olmadığının tespitinin çekin arkasındaki, ... TC nolu ..., ... TC nolu ...,'ın bu çek ile olan ilişkisinin ve nasıl sahip olduğunun tespiti ile kayıp çalıntı olup olmadığının tespitinin 1 yapılabileceğini, Davalı ...'nin ...Şti, ile yapmış olduğu Faktoring işlemlerinin yasal defterlerine kayıtlı olduğunun tespit edildiğini belirtmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 22/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; davacı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiki süresinde yapıldığı ve defterlerin delil niteliğinde olduğunun tespit edildiği,Davalı şirketin belge ve defterlerinin açılış ve kapanış tasdik sürelerinde yapıldığı ve defterlerinin deli! niteliğinde olduğu tespit edildiği,Davacının,13.308,46.-TL lik çekine karşılık , T.C İst. 37. İcra Dairesinin 20.10.2020 tarihli, Seri no: ..., Sıra no:... Tahsilat Makbuzu ile ;Davacı ....Şti. Adına Davacı firma yetkilisi ... ve ..., dışında 20.10.2020 tarihinde icra dairesinin kapak hesabına istinaden ... nolu ...”un hesabından 18.256.06.-TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, İcra takip dosyasının kapak hesabına göre ödeme yapılmış ve ( İİK72 uyarınca alacaklıya ödenmemek üzere ihtirazlı kayıtlı ödeme) icra dairesi hesabında kaldığı Davahlı ... A.Ş.'ye ödemenin yapılmadığının tespit edildiğini belirtmiştir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/3 maddesinayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğer ki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.\" hükmüne yer verilmiştir. Madde yollamasıyla 04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 5/1. maddesinde ‘Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışmasının; a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması, c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.’ hükümleri düzenlenmiş olup, faktöring şirketlerinin gerekli istihbarat çalışmasını nasıl yapacağı ve çalışma usulleri açıkça düzenlemiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde,  dava konusu çekin, çalıntı tarihiyle aynı tarihte sorgulanmak üzere dava dışı ... Gıda tarafından davalı ...  A.Ş ye gönderildiği, davalı tarafından 23.07.2020 tarih ve ... referans no ile sorgulama yapılması esnasında çekin arka yüzünde sadece 1 adet  ... Şti. cirosu bulunduğu, sorgulamanın hemen ertesi günü 24.07.2020 tarihinde davalıya ibraz edildiğinde çekin arkasında ...,..., ... ve ... cirolarının da bulunduğu, çalıntı tarihindeki sorgu ile ertesi gün çeki fiziki olarak teslim aldıkları gün arasındaki  1 günlük kısa zaman diliminde, birden fazla ciranta arasında ticari ilişki karşılığında çekin tedavül görmesinin mümkün olmadığının, davalı Faktöring şirketi tarafından değerlendirilerek, senet metninden anlaşılabilir bu durum karşısında, Yönetmeliğin 5/1 maddesi gereğince muhatabı araması gerekir iken aramadığı, çekin arka yüzündeki ciroların nasıl eklendiğine ilişkin davalı tarafından gerekli özen, dikkat ve hukuki sorumlulukla araştırma yapılmadığı, davalının üzerine düşen istihbarat yükümlülüğünü yerine getirmediği, ayrıca çekte ciranta olarak görünen ...'in imza itirazı neticesinde İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/997 E. Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre ... adına görünen cirodaki imzanın anılı kişinin eli ürünü olmadığının da tespit edilmiş olması sebebi ile mahkemece 6361 Sayılı Yasanın 9/3 maddesi gereğince, davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, icra dosyasına 20/10/2020 tarihinde ödenen 18.256,06 TL' nin davalıdan istirdatına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/10/2022 tarih, 2020/556 E., 2022/716 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KABULÜNE,-Davacının ... sayılı icra dosyasına ve icra takibine konu çek nedeni ile borçlu olmadığının tespitine,İcra dosyasına  ödenen 18.256,06 TL'nin ödeme tarihi 20/10/2020 tarihinden itibaren  değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdatına,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.247,07 TL karar harcından peşin alınan 252,74 TL'nin mahsubu  ile 994,33 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 252,74 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 99,45 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.414,39‬ TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(2). maddesine göre 18.256,06 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 84,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 304,70 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87448338db60fd7f","SID":"f5818b3741555d69"}}