{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2025/696 <br>KARAR NO\t: 2025/673<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/05/2025<br>NUMARASI\t: .... Esas (DERDEST)<br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN<br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t: <br>KARŞI TARAF<br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Tedbir <br>DAVA VE TALEP TARİHİ\t: 28/04/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 11/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/07/2025<br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen \"ihtiyati tedbir talebinin reddine dair\" ara karara karşı ihtiyati tedbir  talebinde  bulunan davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) TALEP :<br>Davacı vekili ... tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; davacının .... firmasının ortağı olduğunu, firmanın hastane ve diğer ....... bayilere ...... ürünler sattığını, ortaklık yapısının ...,..... pay.... ve ..... pay .... şeklinde olduğunu, davalının şirket faaliyetleri hakkında davacıya bilgi vermediği ve davacının etraftan aldığı duyumlarla sonradan öğrendiği üzerine şirketin içini boşaltmak için hileli işlemler gerçekleştirdiğini, davalının tek başına pay sahibi<br> olduğu ... Önce ...dan .... ilçesine taşıdığını, daha sonrasında ... ile kendi şirketi .... arasında kira sözleşmesi akdederek kendi şirketine kira ödettiği, davacının faturaya haricen ulaşması ile bu durumu öğrendiğini, davalının .... firmasından kira geliri elde etmek için önce faal durumda olmayan kendi firmasını ....'da belirtilen adrese taşıdığı, diğer firma ... şirketini taşıyarak aylık 66.000,00 TL + KDV olacak şekilde kira almaya başladığı, bu iş ve işlemleri davacıya bilgi vermediği, onay almadığı, ortakların tamamının onayını almaksızın sözleşme yaparak kazanç sağlamasının bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırı olduğunu, yapılan işlemin TTK md. 613/4 ve 626/2 uyarınca tüm ortakların yazılı onayını gerektirdiğinden mutlak butlanla batıl olduğunu, şirkete ait stoklarda bulunan ve .... fiyatlarına göre 105 milyon TL değerinde olan ürünlerin yok pahasına satılarak şirketin içinin boşaltıldığını, faturalardan görülceği üzere .... değerinin %10'u fiyatına şirkete ait ürünler ... Firmasına satılarak kaynak transferi yapıldığını,  şirkete ... firmasında da yetkili ve pay sahibi olan ... ve kardeşi ... 13/03/2024 tarihinde hissedar olduklarını daha sonra 3 ay içerisinde paylarını ... ve ....'ya devrederek 12/06/2024 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını ve ortaklık yapısı değiştiğini, kaynak transferi olarak nitelendirdikleri işlem piyasa değerinin %3-4 fiyatına ... firmasından ... firmasına ürün satılması olduğunu, özetle şirket müdürü abisi diğer ortak ... ile birlikte hareke ederek şirketin için boşaltmakta olduğunu,  ... doktor olduğundan şirketi müdür sıfatıyla temsil edemediğini ancak kardeşini müdür tayin ederek birlikte belirtilen işlemleri yapmakta olduğunu, ortakların ve şirketin menfaatine aykırı bir şekilde yönetmesinin kısaca şirketi tamamen şahsı ile ......... bir örneğinin de ekte yer alan şirketin genel kurul toplantı çağrısını yine kendi sahibi olduğu sandık ... adresinde  düzenlemesi olduğunu ileri sürerek, tedbiren şirket müdürü ....'nın temsil yetkisinin dava süresince kaldırılarak yargılama süresince geçerli olmak üzere şirkete tedbiren yönetim ve temsil için kayyım atanmasına, şirkete ait banka hesapları ile kayıtlı araçların tespiti halinde araçlara ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama sonunda müdür ...'nın yönetimden uzaklaştırılarak yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmştir.<br>B) DAVALININ SAVUNMASI:<br>Davalı vekilinin 02/06/2025 tarihli cevap dilekçesi özetle; davacının davalı ve abisi ....dan yaklaşık 50 Milyon TL ve aynı şekilde ....'da faailiyette bulunan ... kardeşlerden 20 Milyon TL, kendi şirketi olan ....şirketi için aldığını, paranın nereye kullanıldığını, karşılığını ortaya koymadığı, davalının bunu sonradan öğrendiği, davacı ofis katındaki kirasını ve bir kaç çalışanın maaşlarını ödeyemediğini, davalının abisini kandırarak aldığı paralar ile yeni bir yer kiraladığı, makineler aldığı,  davacının davalının yetkisinin kaldırılmasını istediği şirkette ortak olduğu, olduğu şirketin adresine davalıyı içeri almadığını, şirketin mallarına el koyduğu, eşi üzerinden uzaklaştırma kararı aldığı, davalının 2 ay şirkete girmesi engel olduğunu, şirkete ait ham madde, yarı mamül maddeleri uhdesine geçirdiğini, savcılık şikayeti yapıldığını, ortağı olduğu şirketi vergi dairesine şikayet ettiği adresten taşındığına dair gerçek dışı tutanak tuttuğunu, bu olayla ilgili şikayet savcılık dosyasının devam ettiğini, şirketi ....... şikayet ederek faaliyetini durdurmaya çalıştığı, aynı adreste faaliyette bulunan davacının yetkilisi olduğu ...... üzerinden davalının yetkilisi olduğu şirkete içerik olarak yüksek miktarda sahte faturalar kestiğini, ortağı olduğu şirketi olmayan borç için borçlandırdığını, bu olaya ilişkin savcılık dosyasının devam ettiğini, davalının uzaklaştırma kararının yaptığı itirazların mahkeme tarafından kaldırıldığı, davalı şirketinin başına 13/11/2024 tarihinde geçtiği, davacı ve eşinin davalıya hakaret ederek, iterek davalıyı içeriye almadıkları, davalının yetkilisi olduğu şirketin kurucu olmadığı,<br> şirketin......siciline kayıtlı iken ..... yılı ......ayı gibi ...... davacı ve .......tarafından getirildiğini, şirketin borca batık olduğu, açılan bir çok alacak davasının olduğunun gizlenerek ....... aslında fiilen iflas etmiş bir şirkete ortak yapıldığı, davacının 2024 yılı Haziran ayına kadar şirketin yekilisi ve muhasebe ve tüm işlerini takip ettiğini, davacının 2024 yılı Ağustos ayında bilgisayara virüs girdiğini gerekçe göstererek tüm mali verileri, hesapları, kayıtlar, e-mailleri ortadan kaldırdığını, davalının adrese alınmadığı için şirketin adresini ..... adresine taşımak zorunda kaldığını, davalını şirketin borçları için kendi malvarlığını satmak zorunda kaldığını, davacının kredi çıkmadığını beyan ederek eşi ve oğlu adına iki adet araç alarak şirketi 6 milyon borçlandırdığını, taksitlerin bir kısmının davalı ve abisinin şirkete koyduğu paralar ile ödendiği, davacı tarafından dolandırıldığını anlayan davalı ve abisi ortaklıktan çekildiği, davacının yetkilisi ....... şirketinin fiilen iflas ettiğini, aradan 5 ay geçtikten sonra konkordoto ilan ettiği, davalı ve abisinin davacının yolsuzluklarını gördükten sonra ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyası ile şirketten çıkma davası açtığı, Davacı ve ......., ......'nin yöneticileri ve pay sahipleri olduğunu, davalının abisi ..... de bu şirkette paya sahip olduğu, davacının  uzun yıllardır şirketin müdürü olduğunu, 10/11.2023 tarihinden itibaren ...... da münferiden müdür olarak atandığını, Aynı adreste bulunan ....... ile .......'nin tek ortağı ve yetkilisi ....... olduğunu,  Bu iki şirketin  02/11/2023 ve 07/12/2023 tarihlerinde ...... adresine taşındığı pasif konumda olduklarını, şirketlerin vergi ve SGK borçları olduğunu, bazı defterlerinin kayıp olduğu ve .....'ın borçları nedeniyle iflas ettiği anlaşıldığı, davalının abisi, davacıya güvenerek 10.11.2023 tarihinde şirkette pay sahibi olduğunu, .....'ın getirdiği iki şirketten, davalının abisi, davacı ve diğer ortaklar 10/11/2023 tarihinde hisse alarak ortak olduklarını, ancak, zamanla .... ve ....'in bu şirketlere ortak olurken herhangi bir ödeme yapmadığını, 12/06/2024 tarihi itibarıyla, ...... ve ....... şirketlerinin ortakları arasında davalı, davalının abisi ve davacı yer aldığını, 12/06/2024 tarihi itibariyle davacının iki şirkette yetkili müdürlük sıfatının sona erdiğini, davalı münferiden müdür seçildiğini, davalının müdür seçilinceye kadar iki şirketin muhasebe, mali işleri, para transferi ile davacının ilgilendiği, davacı ve ....'ın maddi güçlerinin bulunmadığı bu işi çok iyi bildikleri finans sağlanması halinde üretim yaparak iyi para kazanılacağını davalı ve abisini ikna ettikleri, üç şirketi yaklaşık 1 yıl boyunca davalı ve abisi finanse ettiği, davalının ve abisinin ..... şirketine güvenerek işlemleri sorgulamadığı, şirkete sürekli para aktardığı, 2024 yılı Mayıs ve Haziran da davalının evini ve arabasını satarak para temin etmeye çalıştığı, davacının vaat ettiği gelişmelerin gerçekleşmedi, şirketin ödemelerini yapamadığı, davacıya hesap sormak istediği, davacının yanıt vermediği, şirketten ayrılma tekliflerini sundukları davacının kabul etmediği, davalı ve abisinin 2024 yılı Temmuz ayı ilk haftaları üç şirkete para göndermeyi kestiği, .......'ın eşine 1 milyon Tl ve çekler karşılıksız olarak verildiği, davalının sonradan öğrendiği, davacı ve ......'ın ..... şirketinin banka hesaplarından para çektikleri paraları şirketin hesabına geri aktarmadıkları, bu paraların davalının ve abisi tarafından yatırılan paralar olduğu, ..... adına olarak iddia edilen aslında davacının eşi ve oğlu için alınan<br> arabaların ödemelerini .......... hesabından yaptığı, yapılmayan kredi taksitleri için şirket hakkında icra takibi yapılmasına neden olduğu, davacının .....'in bayilerden alacağına karşılık alınan çeklerin bir kısmını bankadan tahsil ettiği, şirket hesabına aktarmadığı, alacakları faktoring şirketlerine kırdırarak temlik etmek suretiyle şirketin hesabına daha az ödeme geçmesine neden olmak suretiyle şirketi zarara uğrattığı, davacının .....'ın ses çıkarmaması için ayrıldığı eşi ..... isimli kişiye .....'in kredi kartından parça parça toplam 1 milyon TL para çektiği, şirketi zarara uğrattığı, davalı tarafından gönderilen paralın büyük çoğunluğunun ....'in hesabına aktarılmadığının anlaşıldığı, davacının şirketin karar defterinin davalının abisi tarafından çalındığını iddia ederek şikayette bulunduğu, davacının 29/07/2024 tarihinde iş yerinde çalışmayı durdurduğu açıklanan bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. <br>C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  16/05/2025 tarih ve E.... sayılı ara kararı ile; <br>\"Bilindiği  üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.'' şeklinde tarif edilmiştir. <br> 6100 sayılı HMK'nın 389.madde başlığında \"geçici hukuki korumalar\" olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\" şeklinde şartları belirtilmiştir. Bu bakımdan İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1).<br> Kayyım TMK 426 vd maddelerde, yönetim kayyımlığı ise 427. maddede düzenlenmiştir. Yasada, hangi hallerde yönetim kayyımı atanacağına yer verilmiş, TMK 427/4. fıkrada ise, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimin başka yollardan sağlanamaması durumu yönetim kayyımı atanacak haller arasında sayılmıştır.<br> Kayyım, TMK 426 vd maddelerde, yönetim kayyımlığı ise 427. maddede düzenlenmiştir. Yasada, hangi hallerde yönetim kayyımı atanacağına yer verilmiş, TMK 427/4. fıkrada ise, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimin başka yollardan  sağlanamaması durumu yönetim kayyımı atanacak haller arasında sayılmıştır.<br>TMK'nun 427/4: Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, şeklinde düzenlenmiştir. Madde içeriklerinden anlaşılacağı üzere .......... şirketlerde yönetim kayyımı atanmasının temel dayanak maddesi TMK 427/4. maddesidir. Zira şirketin bir tüzel kişi olarak ticari hayatının devamı ve gerekli idari ve yönetimsel işlemlerin icra edilmesi şirketin organları vasıtasıyla mümkün olmakta, bu organların görev yapamaz hale gelmesi halinde ise TK 427/4 maddesi uyarınca yönetim ve temsil kayyımı atanması yoluna gidilmelidir.<br>Talep; Şirket müdürü ......'nın temsil yetkisinin dava süresince kaldırılarak yargılama süresince geçerli olmak üzere şirkete tedbiren yönetim ve temsil için kayyım atanması ve şirkete ait banka hesapları ile kayıtlı araçların tespiti halinde araçlara ihtiyati tedbir konulması taleplerine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nun 389.maddesi uyarınca ancak dava konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden, bizatihi uyuşmazlık konusu olmayan dava dışı tarafların ortağı olduğu .......'nin banka hesapları ile araçlarına ihtiyati tedbir konulamayacağından davacı tarafın buna yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, yine davacı tarafın dava sonuna kadar şirket müdürü ........'nın temsil yetkisinin kaldırılarak ......'ye tedbiren yönetim ve temsil kayyumu atanması yönündeki talebin ise somut olayda davacıların iddiasında haklı olup olmadığı  yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan ve incelendikten sonra ortaya çıkacak olması, davalı şirket müdürünün davacının ortağı olduğu şirketi zarara uğrattığı, şirket hesapları hakkında davacı ortağa bilgi vermediği, müdürlük görevini kötüye kullandığı, kendi adına tek pay sahibi olduğu ve daha evvel faal olmayan dava dışı ........ ile birlikte ortak oldukları ......' arasında kira sözleşmesi imzalayarak kira ödemesi yaptırdığı, etraftan aldığı duyumlarla ortak oldukları .........'nin içini boşaltmak içini hileli işlemler yaptığı,  .........'ninn stoklarında bulunan ..... fiyatlarına göre 105 milyon değerindeki ürünleri ...... firmasına yok pahasına sattığı,  hususundaki iddiaların yaklaşık olarak ispatına yönelik dava dilekçesi ekinde söz konusu ......'ne ait ticaret sicil gazetesi fotokopileri, dava dışı ........ tarafından ....... adına düzenlenen e-faturalar, yine  ......' tarafından ...... adına düzenlenen e-faturalar, ..... ...Noterliği tarafından düzenlenen ...... yevmiye numaralı, 04.03.2025 tarihli ve .... ... Noterliği tarafından düzenlenen ...... yevmiye numaralı, 28.03.2025 tarihli  ihtarname suretleri, vs. sunulmuş ise de  bu belgelerin tedbir kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı gibi söz konusu iddiaların şirket ticari defterlerin incelenmesi sonucu yargılama ile ortaya çıkarılabilecek<br> hususlara ilişkin olduğu anlaşılmakla bu talebinde reddine karar verilmiştir.\" gerekçesi ile, \"Davacı vekilinin şirket müdürü ......'nın temsil yetkisinin dava süresince kaldırılarak yargılama süresince geçerli olmak üzere şirkete tedbiren yönetim ve temsil için kayyım atanması ve şirkete ait banka hesapları ile kayıtlı araçların tespiti halinde araçlara ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddine\" karar verilmiştir.<br>\tD) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>\tHükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; Mahkemece yaklaşık ispat koşunun sağlanmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, fatura ve yazılı delillerin dikkate alınmayarak ancak ticari defterlerin incelenmesi ile bir kanaate varılabileceğinin belirtilmesinin yargılama sonucunda verilebilcek bir sonuç olduğunu, yargılama sonuna kadar şirket müdürünün şirkete zarar verici ve davacının şirketteki payının düşürülmesine sebebiyet veren eylemleri neticesinde davacının bu davayı açmaktaki hukuki yararının ortadan kalkacağını, davacının soruşturma dosyalarında şikayetçi konumda olduğunu, davalının şüpheli sıfatıyla dosyada yer aldığı, davalı yanın cevap dilekçesinde bu dosyalar nedeniyle aralarında husumet bulunduğunu ikrar ettiği, davalı tarafın şirket aleyhine hareket ettiği, davalının davacıya bilgi vermediğini, genel kurul kararının iptali için ayrıca dava açıldığını, genel kurulda aldıkları karar ile davacının şirketteki payını düşürdüklerini, bu durumun davacının hukuki yararının davalının kötü niyetli eylemleri sonucunda tedbir kararı olmaksızın yargılama süresince korunamayacağının ispatı olduğunu, davalının kendi şirketi ile yaptığı kira sözleşmesiyle şirketi zarara uğrattığını, kendine menfaat temin ettiğini, dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ettiğini belirterek, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tE) DELİLLER:<br>\t.......  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası kapsamı.<br>F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Talep, davalının, davacının ortağı olduğu .... şirketteki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasını ve yargılama sürecinde geçerli olmak üzere tedbiren şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanması; şirkete ait banka hesapları ile şirket adına kayıtlı araçlara ihtiyati tedbir konulmasına ilişkindir.<br>Mahkemece; ' davacı tarafça sunulan belgelerin, tedbir kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı gibi söz konusu iddiaların şirket ticari defterlerin incelenmesi sonucu yargılama ile ortaya çıkarılabilecekçıkarılabilecek hususlara ilişkin olduğu anlaşılmakla bu talebinde reddine karar verilmiştir.\" gerekçesi ile, \"Davacı vekilinin şirket müdürü .......'nın temsil yetkisinin dava süresince kaldırılarak yargılama süresince geçerli olmak üzere şirkete tedbiren yönetim ve temsil için kayyım atanması ve şirkete ait banka hesapları ile kayıtlı araçların tespiti halinde araçlara ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddine\" karar verilmiş; karara karşı ihtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki; gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin adresinin  yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir.<br>Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nin 394/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı  kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.<br>HMK'nin \"İhtiyati Tedbirin Şartları\" kenar başlıklı 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle<br> geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.<br>HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, \"yaklaşık ispat\" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak<br> bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>Talepte bulunanın iddiaları, dosya kapsamı ve sunulan deliller az yukarıda yapılan  açıklamalar ışığında ele alındığında; aleyhine tedbir talep edilenin, talepte bulunan yanca iddia edilen eylemlerinin varlığının yargılamayı gerektirdiği, kayyım ataması talep edilen şirkette organ boşluğunun da bulunmadığı bu aşamada,  'şirket müdürü .......'nın temsil yetkisinin dava süresince kaldırılarak yargılama süresince geçerli olmak üzere şirkete tedbiren<br> yönetim ve temsil için kayyım atanması' yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, öte yandan ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği,  .......'nin şirkete ait banka hesapları ile araçların, davalının  .........'ndeki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması istemli eldeki davanın konusunu oluşturmadığı, bu itibarla ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkeme kararında usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanısına ulaşan Dairemiz, talepte bulunan vekilinin istinaf itirazlarını yerinde görmemiştir.<br>\tHâl böyle olunca, talepte bulunan vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; <br>\t1-) İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin inceleme konusu ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince   ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-) Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-) İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t4-) İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan  istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,\t<br>\t5-) Dairemiz kararın taraflara ilk derece mahkemesince tebliğine, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Katip<br>e-imzalı <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a6438aed849b6c2e","SID":"cd6af6652e99cbf7"}}