{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>,<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/11/2023<br>NUMARASI\t\t:.....<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 03/07/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/07/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... ... A.Ş. Vekili, davalı ... ... AŞ. vekili, davalılar ... ve ... ... Hizmetleri Limited Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, adli yardımlı olarak ...'ın kararı istinaf etmiş olması nedeniyle adli yardım talebinin de oy birliği ile kabulüne karar verilerek, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 09/04/2022 tarihinde davalılardan ...'ın yönetimindeki, ... ........ ... ... poliçesi ile sigortalı, ... ...’ın yolcu olarak bulunduğu araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, müvekkillerinin oğlu/kardeşi ... ... hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda 1,799 promil alkollü araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın kaza tarihinde ... Fakültesinde %100 burslu olarak öğrenim gördüğünü, kaza gerçekleşmeseydi mezun olduğu zaman bölümüne göre yüksek gelirli bir işte çalışacağını, emsal ücret araştırması ve hesaplamasında bu hususun göz önünde bulundurulmasını, müvekkillerinin oğullarının/ kardeşlerinin ölümü sebebiyle tarifi imkansız acılar yaşadıklarını, desteğinden yoksun kaldıklarını, maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, davacılardan baba ... ile anne ... ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, kardeşleri ..., ... ... ile ... ... için ise ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 350.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri zararının tüm davalılardan, davacılardan ... ile ... ... için ayrı ayrı 150.000,00 TL, ..., ... ... ile ... ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın ise ... ... AŞ. hariç tüm davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.<br> \tDavacılar vekili 07/07/2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle; davacı anne ... ... için destekten yoksun kalma tazminatı istemini 1.082.632,52 TL ye, davacı baba ... için destekten yoksun kalma tazminatı istemini 445.454,05 TL ye artırarak, bu miktarların haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (... Şirketi davalıların ... poliçe limitleri uyarınca) tahsilini istemiştir. <br>\tDavalılar ... ile ....Şti vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumuna ... plakalı aracın aniden fren yapmasının neden olduğunu, müvekkili ...'ın kaza sonrası araçtan inerek öncelikle aracın arka koltuğunda oturan ... ...'ı dışarı çıkardığını, ilk yardımı gerçekleştirdiğini, ... plakalı araçta bulunan kişilerin beyanlarından olay günü .... navigasyon ile gittiklerinin sabit olduğunu, bu durum göz önüne alındığında ... plakalı aracın.... Hastanesine giderken ... Kavşağının kaçırması üzerine ani fren yapmasının kazaya neden olduğunun anlaşıldığını, müvekkili ... ile müteveffa ... ... çok yakın arkadaş olduklarını olay günü birlikte vakit geçirdiklerini, ... ... müvekkilinin alkollü olduğunu bilmesine rağmen araçta bulunmaya devam ettiğini, aşırı hız yapmasını engellemediğini, müterafik kusurunun bulunduğunu, yine müteveffanın hatır için taşındığının da sabit olduğunu, hatır taşımacılığı indiriminin de değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri, poliçede yazılı özel şartlar ve Trafik Sigortası Genel Şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçede ölüm/sakatlık halleri için kişi başına azami teminatın 500.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, bu maksimum talep edilebilecek miktar olup Şirketin sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, kazanın davalılardan ...'ın yasal sınırların çok üzerinde alkol kullanımı sebebiyle meydana geldiğini, bu durumun kasko teminat dışında kaldığını, müvekkili Şirketin davacıların taleplerinden sorumlu olmadığını, kazadaki kusur durumunun ve alkolün kusura etkisinin tespiti için nöroloji uzmanı, trafik bilirkişisi ve hukukçu bilirkişiden oluşacak heyetten rapor alınmasını talep ettiklerini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... ... A.Ş.; yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında %100 kusuru kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\t Mahkemece; davanın, trafik kazası sebebiyle tüm davalılara karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı ile işleten ve haksız fiil sorumlusu ile kasko (İMMS) poliçesini yapan ... şirketine karşı açılan manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davaya konu ... plakala sayılı araç, davalı ... ... Şirketi nezdinde 12/04/2021- 12/04/2022 tarihleri arasında  ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, kişi başı sakatlık teminat ile tedavi teminat limitlerinin 430.000,00-TL olduğu, davalı ... Şirketinin aracın işletilmesinden doğan zararları poliçe limitleri  kapsamında teminat altına aldığı, bu kapsamda davalı ... şirketinin zarardan, ... Hukuku'nun genel ilkeleri ve de poliçe koşulları çerçevesinde sorumlu olduğu, yine aynı aracın ... ... nezdinde 13/04/2021 - 13/04/2022 tarihleri arasında genişletilmiş maxmimum kasko poliçesi ile sigortalı olduğu, İhtiyari Mali Sorumluluk teminatının bedeni ve maddi zarar yönünden 500.000,00 TL limitle karşıladığı, yine aynı poliçenin B bendi gereğince, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında belirtilen manevi tazminat taleplerinin bedeni zararlar limitleri ile teminat kapsamına dahil edildiğinin anlaşıldığı, alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde vefat edenin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, ceza dosyasında da, araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle kazanın bilinçli taksirle işlendiğinin kabul edildiği, tarafların sosyal ekonomik durumu araştırılarak alınan aktüer hesap raporunda, 09.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen ... ... 19 yaşında olduğu, anne ve babanın yaşı, geliri, destekli durumu, kusur durumu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve  Progresif  Rant Yöntemiyle, yine hatır taşıması ve müterefik kusur yönünde %20'şer oranıda indirim yapılarak ve de desteğin öğrenci olduğu gözetilerek, tespit edilen yetiştirme gideri yönünde baba destek alacağından yapılan indirim sonucu; davacı anne ... ... için 1.082.632,52 TL, baba ... için 445.454,05 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, ancak davacı kardeşler ..., ... ile ... ... destek tazminatı talep şartları mevcut olmadığından bunlar yönünde hesaplama yapılmadığını, aracın kaza tarihi itibariyle davalılardan ... ... A.Ş'ye ZMMS poliçesiyle, ... ... A.Ş'ye ise Genişletilmiş Kasko ... Poliçesi (İMMS) ile sigortalı olduğu, bu nedenle davalılardan ... ... A.Ş'den talep edebileceği tutarın; zararın poliçe limitini aşması nedeniyle grameten yapılan hesaplamada davacı anne ... ... için 354.244,50 TL, davacı baba ... için 145,755,50 TL, Genişletilmiş Kasko ... Poliçesiyle (İMMS) sigortalayan ... ... A.Ş'den talep edebileceği tutarın ise; anne ... ... için 354.244,50 TL, davacı baba ... için 145.755,50 TL ile sınırlı olduğunun belirtildiği, ancak  cenaze ve defin giderleri yönünden delil ve belge olmadığından bu gideriler yönünden maddi tazminat talebinin değerlendirilmesini mahkemenin takdirine bıraktığı, tarafların rapora itirazları üzerine aynı hesap bilirkişisinden alınan 28.04.2023 tarihli ek raporda ise, itirazlar değerlendirilerek, önceki raporda değiştirilecek bir husus olmadığının bildirildiği, kazaya neden olan aracın ... ... AŞ. tarafıdnan ZMMS ve ... ... AŞ. tarafından Genişletilmiş Kasko Poliçesiyle İhtiyari Mali Mesuliyet klozu ile teminat altında bulunduğundan, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1. maddesi  gereğince, öncelikle zararın ZMMS den alınacağı, ZMMS poliçe limitini aşan zararın ise İMMS poliçesinden karşılanacağı kuralı nazara alınarak, anne destek zararının her iki poliçe limitini aştığından her iki ... Şirketi yönünden poliçe limitince zarar tazmini istenebileceği, baba yönünde ise; zararının ZMMS poliçesi limitini aşmadığından yalnızca bu poliçeden alınacağı, İMMS poliçesinde talep edeceği bir kısım olmadığı anlaşılmakla, davacı babanın davalı ... ... A.Ş. yönündeki talebinin reddi gerektiği, ayrıca 6098 sayılı TBK.'nın 56. maddesi hükmüne göre davacıların manevi zarar tazmin isteminin ise olayın gerçekleşmesi sonrasında davacıların duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi için tarafların sosyal ve ekonomik durumları da dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde, davacı anne ve baba lehine 100.000,00'er TL, davacı kardeşler yönünden ise 30.000,00'er TL manevi tazminata hükmetmek gerektiği vicdani kanısına varılmakla, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği, yine, davacılar vekili dava dilekçesinde cenaze giderinden bahsetmiş ise de, ön incelemede, bu kaleme yer vermeyerek, bu ifadenin sehven dava dilekçesinde yer aldığı kabul edilerek, bu istem yönünde olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı, mahkemece ZMMS poliçesinin teminat limitinin, Hazine Müsteşarlığı tarafından 2022 yılı için 500.000,00 TL'ye arttırdığı nazara alınmadan sehven bunun 450.000,00 TL'ye yükseltildiği kabul edilerek, yine  ... poliçesi teminatının, ölen kişi başı zarar teminat limitinin tek olduğu, bu kişinin ölümünde zarar görenlerin zarar miktarının, teminat limitini aşması halinde, 'her biri zarar gören yönünden  teminat limitinin grameten pay edilmesi gerektiği halde, bu gareme yapılmadan, her bir zarar görene teminat limiti kadar ödeme yönünde kabul yönünde kısa kararda  hüküm tesisi hatalı ise de, bu yanlışlığın giderilmesi halinde kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki doğacağından bu hatalara düzeltilemediği' denilerek, “Davacı anne ... ... İçin destekten yoksun kalma tazminatı istemin kabulüyle; 1.082.632,00 TL nin (... ...'nın 450.000,00TL'siyle, ... ...'nın 500.000,00TL'siyle sınırlı olmak üzere) ... ... yönünden temerrüt tarihi olan 10/05/2022 tarihinden, ... ... yönünden temerrüt tarihi olan 03/05/2022 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09/04/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, davacı baba ... içi destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kabulüyle; 445.454,00TL'nin(... ...'nın 450.000,00TL'siyle,) ... ... yönünden temerrüt tarihi olan 03/05/2022 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09/04/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, davacı baba ...'ın davalı ... ... aleyhinde destekten yoksun kalma tazminatı yönündeki davasının reddine, davacı anne ... ... manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 100.000,00TL'nin ... ... yönünden temerrüt tarihi olan 10/05/2022 tarihinden, davalı ... ve ... ... ... ... .... yönünden kaza tarihi olan 09/04/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı baba ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 100.000,00TL'nin ... ... yönünden temerrüt tarihi olan 10/05/2022 tarihinden, davalı ... ve ... ... ... ... .... yönünden kaza tarihi olan 09/04/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılar ..., ... ve ... ... manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile; her bir davacı için 30.000,00TL'şerden toplam 90.000,00TL manevi tazminatın ... ... yönünden temerrüt tarihi olan 10/05/2022  tarihinden, davalı ... ve ... ... ... ... .... yönünden kaza tarihi olan 09/04/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara  ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılar ..., ... ve ... ... davalılardan maddi tazminat istemlerinin reddine,” karar verilmiş, karar davacılar vekili davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalıların istinaf taleplerinin yerinde olmadığını, katılma yolu ile istinaf talepleri yönünden ise; manevi tazminat taleplerinin kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. <br>\tDavalı ... ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; manevi tazminatın fahiş olduğunu, ayrıca destekten yoksun kalma hesabına ilişkin aktüer hesap raporunun da hatalı olduğunu, manevi tazminattan da hatır ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasının gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasının istemiştir. <br>\tDavalı ... ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin davacı ... için 450.000,00 TL ile davacı ... için 450.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumluluğuna karar verildiğini, bu şekilde limitin üzerinde sorumluluğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu, somut olayda sorululuk limitlerinin 500.000 TL ile sınırlı olduğunu, zira bilirkişi raporunda bu husus gözetilerek gareme hesabı ile sorumluluklarının hesaplandığı halde, mahkemece limitin üzerinde sorumluluklarına karar verildiğini, hesaplama yöntemi açısından; hesaplamanın %10 artırım ve %10 eksiltme yolu ile yapıldığını, bu hesaplamanın hatalı olduğunu, hesaplamanın Genel Şartlara göre 1,65 teknik faiz uygulamak suretiyle yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda muhtemel evlilik ve muhtemel çocuk ihtimallerinin hatalı olarak belirlendiğini, raporda 27 yaşında evleneceği, 28 yaşında 1. çocuk, 30 yaşında 2 çocuk, baba destekten çıktıktan sonra da annenin payı ¼ oranında hesaplandığını, oysaki 28 yaşında evleneceği, 30 yaşında birinci çocuk, 32 yaşında 2. çocuk, çocuklar destekten çıktıktan sonra annenin payının 1/5 olması gerektiğini, bu yönler ile raporun hatalı olduğunu, öğrenci olan destek için emsal ücretin nazara alınmasının uygun olmadığını, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, desteğin alkollü sürücüsünün aracına binmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle yapılan indirim ve tespitin ise uygun olduğunu, ıslah edilen kısım için, ıslah tarihinde itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı .....Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, önünde seyreden aracın yolu bilmediğinin ve navigasyon ile seyrettiklerinin, kazadan önce hızlarını azalttıklarının ceza dosyasındaki beyanlar ile sabit olduğunu, öndeki araç sürücüsünün Şehir Hastanesine gitmek için kavşağı kaçırması ile ani fren yapması sonucunda kazaya neden olduğunu, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, hesaplama yönünden 17.490,67 TL gelir elde edebileceği kabul edilerek hesaplama yapıldığını, gelirinin yeterince değerlendirmediğini, ayrıca destek payının uygun olmadığını, desteğin gelirinin ..... gelen yazı cevabına göre asgari ücretin 3,18 katı olacağı kabul edilerek hesaplama yapıldığı, TUİK ve başka kurumlardan da gelirin hesaplanması gerektiğini, ayrıca asgari ücret seviyesinde kabul edilseydi hesaplanan kadar olmayacağını, kaza tarihi itibariyle muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinin uygun olmadığını rapor tarihi itibariyle belirlenmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, poliçe limitlerinin eksik hesaplandığını, ZMMS limiti 500.000,00 TL olduğu halde 450.000,00 TL olarak uygulandığını, garame hesabının da hatalı olduğunu, bu durumun müvekkilinin sorumluluğunu da etkileyeceğini, adli yardım olarak, müvekkili ...’ın cezaevinde olduğundan, ekonomik durumu olmadığından istinaf harçlarını ödeyemeyeceğinden adli yardım talebinin kabul edilmesini istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, trafik kazası kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. İlk derece mahkemesi tarafından verilen karar, davacılar vekili tarafından manevi tazminata ilişkin olarak, davalılar vekilleri tarafından aleyhlerine verilen karara yönelik olarak istinaf edilmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesi kararının gerekçesinde, ZMMS ve İMMS sorumlulukları çerçevesinde verilen kararda, sehven hatalı olarak sorumluluklara karar verdiğini, karar ile kısa karar arasında çelişki olmaması ,için kısa karara göre karar vermek zorunda kaldığını belirtmiştir. <br>Adil yargılanma hakkı Anayasa'mızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir.<br>6100 sayılı HMK 297/1-2. maddesinde; “(1) Hüküm \"Türk Milleti Adına\" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar;…<br>c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri…..<br> (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi mevcuttur. <br>Anayasa ve 6100 sayılı Yasa hükmü birlikte değerlendirildiğinde, mahkeme kararlarının içermesi gereken gerekçenin ilgili ve yeterli olması, çelişki, tereddüt ve şüphe içermemesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. <br>Karar gerekçesinin, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.<br>Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.<br>Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve denetim mahkemelerinin hukuka uygunluk incelemesi yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. <br>Somut olayda, davacıların meydana gelen kaza nedeniyle ZMMS ... limit kapsamında maddi zararlarını ... ... A.Ş'den talep ettiği, ... ... A.Ş.'den ise, İMMS limiti kapsamında da, ZMMS limitini aşan bakiye maddi zararlarını ve poliçede manevi tazminat klozu olduğundan manevi zararlarını talep ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda, infazda tereddüt oluşturmayacak ve gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturmayacak şekilde, ZMMS kapsamında sigortanın gareme kapsamında ve yine İMMS kapsamında maddi ve manevi zararlarından sigortanın sorumlu olması ve ... limitinin maddi ve manevi tüm zararları kapsar kombine tek limit olması durumunda, KTK'nın 96. maddesi çerçevesinde grame hesabına göre ... Şirketlerinin sorumlu olacağı tazminat miktarları belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayacak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine açıkça aykırı olması nedeniyle tarafların istinaf başvurularının kabulü ile, mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun denetlenebilir mahiyette bir karar verilmemiş olması nedeniyle, kararın HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, HMK'nın 297. maddesine uygun denetlenebilir bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre tüm istinaf sebeplerinin  incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1- İlk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı olması nedeniyle, tüm tarafların istinaf başvurularının KABULÜ ile; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 07/11/2023 tarihli 2022/451 Esas - 2023/514 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf edenler tarafından yatırılan  İstinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara  iadesine,<br>4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararın istinaden Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğü 2023/267941 E. dosyasına ... ... A.Ş. tarafından depo edilen 1.111.017,15 TL  nakit teminatın ve ... ... A.Ş tarafından depo edilen 750.000,00 TL ve 520.000,00 TL bedelli teminat mektupları ile 1.000,00 TL nakit teminatın yatıranlara iadesine, <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br><br>Üye <br><br>Üye<br> <br>Katip  <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c5040e8801b8580c","SID":"b696919efd8fc674"}}