{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  <br><br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/04/2023<br>NUMARASI\t\t....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 02/07/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 11/10/2019 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın çarpması ile meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ve sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, davalının müvekkilinin zararlarından sorumlu olduğunu, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL geçici iş göremezlik, 5.000,00 TL daimi iş göremezlik, 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavacı vekili ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 164.053,00 TL olarak belirleyerek davalıdan tahsilini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davadan önce başvuru şartının usulünce yerine getirilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacıya kaza nedeni ile rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, davacının sürekli sakatlığının doğru yönetmeliğe göre Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, müvekkil Şirketin faizden yalnızca dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve bu faizin yasal faiz olması gerektiğini, davacının koruyucu ekipman kullanmaması nedeni ile müterafik kusuru bulunduğundan tazminattan indirim yapılmasının gerekeceğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yanın sigortacısı aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, kusur oranının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 03/05/2021 tarihli raporda, davalının sigortalısının %100 kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14/07/2021 tarihli maluliyete ilişkin raporda, davacının kaza nedeni ile %3 oranında kalıcı iş göremezliğinin bulunduğu, tedavi süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, 2 ay başkasının bakımına muhtaç olduğunun bildirildiği, davacı tarafından sunulan rapor ile alınan rapor arasında çelişki oluştuğundan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 03/06/2022 tarihli raporda, davacının kaza nedeni ile %4 oranında kalıcı iş göremezliğinin bulunduğu, tedavi süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, davacının kaza nedeniyle başkasının bakımına muhtaç olmadığının bildirildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, aktüer bilirkişiden alınan 02/01/2023 tarihli ek raporda, davacının 164.053,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, memur olduğundan geçici iş göremezlik ve Adli Tıp Kurulu raporu gözetilerek geçici bakıcı gideri tazminatı talep edemeyeceğinin bildirildiği, dosyadaki verilere uygun olmakla son ek rapora itibar edildiği, her ne kadar davalı müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiş ise de, müterafik kusura ilişkin olarak  dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, kaza tespit tutanağında davacının koruyucu tertibatının takılı olduğunun belirlendiği ve yaralanmanın niteliği gözetilerek, bu yöndeki savunmaya itibar etmenin mümkün olmadığı, toplanan delillere göre davacının sürekli iş göremezlik zararından davalının sorumlu olduğu, davacı memur olmakla geçici iş göremezlik tazminatı talebinin yerinde olmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunda belirtildiği üzere geçici bakıcı ihtiyacı bulunmadığından bu alacak kalemleri yönünden talebinin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği gerekçesiyle;“Davanın kısmen kabulü ile, 164.053,00 TL daimi maluliyet tazminatının, davalı ... poliçe limitlerinde sorumlu olmak ve 14/04/2020 temerrüt tarihinden, diğer davalı 11/10/2019 kaza itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; aktüer hesaba ilişkin olarak raporun karar vermeye elverişli olmadığını, hesaplamanın %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, Progresif Ranta göre hesaplamanın uygun olmadığını, ayrıca pasif dönem hesaplaması da yapılmaması gerektiğini, SGK tarafından da hesaplamanın bu şekilde yapıldığı, davacının hesap tarihinde 51,62 yaşında olduğu polis memuru olan davacının bu nedenle aktif dönem hesabının 3,38 yıl yapılması gerekirken, 5 yıl yapılmasının da hatalı olduğunu, bu nedenle pasif dönemin de hatalı hesaplandığı, müvekkiline eksik evrak ile müracaat edildiğini, bu nedenle davacının başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin de haksız olduğunu; dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, maddi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tOlay tarihinde, polis memuru olan davacının görevi sırasında sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın yolun sağından park ettiği yerden sola manevra ile harekete geçmesi ile davalı tarafından sigortalı aracın, sol yanı ile davacıya çarpması ile trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde davacının yaralandığı kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamından anlaşılmıştır.<br>\tDavacıya, meydana gelen kaza nedeniyle 20/11/2023 tarihli komisyon kararına istinaden 2330 sayılı Yasa gereğince davacıya 01/12/2023 tarihinde 48.063,03 TL ödeme yapıldığı, idare tarafından dosyaya bildirilen yazıdan anlaşılmıştır. \t<br>\t2330 Sayılı Yasa'nın 6. maddesi kapsamında yapılan ödemeler maddi ve manevi zararların karşılığı ve TBK'nın 55. maddesi gereğince rücuya tabi bir ödeme olduğundan, ödeme davadan önce ya da dava sırasında yapılması durumunda tazminat hesaplanmasında nazara alınır. İlk derece mahkemesi kararından sonra 2330 sayılı Yasa kapsamında  ödeme yapılsa dahi, ödeme her aşamada nazara alınacağından 2330 sayılı Yasa kapsamında yapılan ödeme nazara alınmadan karar verilmemelidir. <br>\tSomut olayda, davacı hakkında ilk derece mahkemesi tarafından 04/04/2023 tarihli karardan sonra davacının idareye müracaatı üzerine, davacıya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun dahilinde ödeme yapıldığı idare tarafından bildirildiğinden  davacıya yapılan ödemenin neye ilişkin olduğu (maddi- manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı belirtilmesi) hususlarının sorularak ve dayanak ödeme belgelerinin temin edilerek belgelerin toplanmasından sonra, karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararı isabetli olmamıştır.<br>\tDiğer yandan; Emekli Sandığı Kanunu'nun 40ıncı maddesinde bazı kamu görevlilerinin (asker, polis,gümrük memuru v.s) yaş haddinden emekli yapılacakları düzenlenmiştir. Yasa’da polisler için 55 yaş sınırı öngörülmüştür. Şu durumda, tazminat raporunda davacı polis memuru olduğundan aktif çalışma yaşının yasal düzenleme göz önünde tutularak belirlenmesi ve hesaplamanın da buna göre yapılması gerekir. <br>\tMahkemece, hükme esas alınan aktüer hesap raporunda davacının polis memuru olması nedeniyle 55 yaşına kadar aktif çalışma dönemi olacağı belirtilerek aktif dönem zararı 2027 yılı sonuna kadar hesaplanmış, pasif dönem zararı ise 2028 yılı başından itibaren hesaplanmıştır. Davacı 18/05/1972 doğumlu olup 18/05/2027 tarihinde 55 yaşını ikmal etmiş olup, aktif dönem 55 yaşın ikmal edildiği tarihe kadar hesaplanması gerekirken, 2027 yılı sonuna kadar aktif dönem zararı hesaplanmış olması da doğru görülmemiştir.<br>\tBuna göre; yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle 2330 sayılı Yasa kapsamında davacıya yapılan ödemeye ilişkin davacıya beyanda bulunma imkanı tanınarak, söz konusu ödemenin kaza nedeniyle yapıldığının tespit edilmesi durumunda, yapılan ödemenin ne kadarının maddi tazminata, ne kadarının manevi tazminata ilişkin olduğu hususu idareden sorularak, maddi ve manevi zarar kapsamında yapılan ödemeler belirlendikten sonra, aynı bilirkişiden ek rapor yahut yeni bir bilirkişiden, yukarıda açıklanan hususları da karşılar şekilde(aktif dönem süresine ilişkin), ilk derece mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle daha önceki hesap raporu tarihindeki veriler çerçevesinde, 2330 sayılı yasa kapsamında ödemenin de değerlendirildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.  <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 04/04/2023 tarihli 2020/575 Esas - 2023/230 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,<br>4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/329 D.İş 2023/347 K. sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara Genel 3. İcra Dairesi 2023/147799 E. dosyasına depo edilen teminat mektubunun yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br> ...<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"000270a5a9f78349","SID":"32c72a735f35c804"}}