{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/03/2024<br>NUMARASI\t\t: ....<br>DAVANIN KONUSU\t: Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 02/07/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... ... A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 16/05/2022 tarihinde davacıya ait araç ile davalı ... Şirketine sigortalı .... ait ve kendisinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalının %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar nedeniyle karşı tarafın ZMM sigortası olan diğer davalı ... ... A.Ş. nezdinde hasar dosyası açtırıldığını ve araçta pert işlemi uygulandığını, ... Şirketi tarafından müvekkile ait araç için 140.000,00 TL piyasa rayiç değer belirlemesinin yapıldığını ve bu bedelin müvekkille görüşmeler yapılmadan müvekkile dayatılarak belirlendiğini, daha sonra davalı ... Şirketi tarafından aracın hurda haliyle satış bedeli hususunda (sovtaj bedeli) fiyat teklifi alındığını ve aracın sovtaj bedeli olarak da 79.880 TL bedel belirlendiğini, söz konusu piyasa rayiç değerinden, aracın hasarlı haliyle satış bedeli olan sovtaj bedeli düşüldüğünde ... Şirketinin poliçe teminat tutarında ödemesi gereken rakamın 60.120 TL olduğunu ve ... Şirketince müvekkili kazada %50 kusurlu gösterilerek bu bedelin yarısı olan 30.120-TL tazminat ödemesinin yapıldığını, müvekkilin aracının, kaza tarihi itibariyle emsal piyasa rayiç değerinin 180.000 TL olduğunu, söz konusu belirlenen 79.880 TL sovtaj bedeli düşüldüğünde, davalı ... Şirketince ödenmesi gereken tazminat miktarının 100.120 TL olduğunu, ... Şirketi tarafından kaza tarihi itibariyle yasal poliçe teminat sınırı olan 50.000 TL'nin bu anlamda tamamı müvekkiline ödenmesi ve geri kalan zararlar açısından ise sigortalının bizzat kendisi tarafından ödenmesi gerekirken, davalı ... Şirketi tarafından ise 30.120 TL eksik tazminat ödenerek hasar dosyasının kapatıldığını, davalı ... Şirketi tarafından ödenen 30.000 TL poliçe teminat miktarı mahsup edildiğinde davalı ... Şirketince davacıya 20.000-TL daha ödeme yapılması ve sigortasal anlamda poliçe teminat sorumluluğunu doldurması gerektiğini belirterek, fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, bakiye tazminat zararı olarak şimdilik 50,00 TL'nin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, eksper raporu faturasına göre ödenen 500-TL'ye de TTK 1426/1 maddesi makul giderler kapsamında hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili ... Şirketi tarafından ... Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, müvekkili ... Şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün zorunlu hal sebebi ile durmuş olduğundan ve ancak gerekli önlemleri almasına fırsat kalmadan kaza meydana gelmiş olduğundan KTK 'ya bağlı Yönetmeliğin 135. maddesi gereğince %50 oranında kusurlu, davacı yanın ise hızını azaltmadığından KTK md. 52 kural ihlali sebebi ile %50 kusurlu olduğunu, aksi halde kusura ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkil Şirket tarafından aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 140.00,00-TL, aracın sovtaj değerinin 79.880,00-TL olduğunun tespit edildiğini, aracın rayiç bedeli ile sovtaj bedeli arasındaki fark olan 60.120,00-TL tazminat bedelinden sigortalının kusuru oranına denk gelen 30.060,00-TL'nin müvekkil şirket tarafından davacıya ödendiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 50.000,00-TL olduğunu, ayrıca aracın yapılan trafik ... poliçe sorgulamasında 11/10/2007 ve 13/03/2010 tarihinde hasar kaydına rastlanıldığını, müvekkil ... Şirketinin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirdiğini, ayrıca taraflar arasında ibranamenin bulunduğunu, müvekkil Şirket tarafından yapılan ödeme sonucu alınan ibraname ile sorumluluğunun kalmadığını, davacı taraf ile aracın rayiç değeri, sovtajı hususunda mutabakat sağlandığını, tarafların mutabık kalmış olduğu bedellerin ise başvuran tarafa ödendiğini, avans faiz isteminin de yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalı ... cevap dilekçesinde; öncelikle yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre, hukuki yarar ve husumet itirazlarında bulunduğunu, Tavşanlı'da ikamet ettiğini, yetkili mahkemenin Tavşanlı Mahkemeleri olduğunu, arabuluculuğa başvurulmadığını, davanın hukuki şart eksikliğinden reddi gerektiğini, ... Şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığını, bu nedenle davacının davayı açmakta hukuki bir yararının bulunmadığını, alacağı kalmışsa da ... Şirketi'nden alınması gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın kendisine ait olduğunu, kaza tarihinde aracı oğlunun kullandığını, kazanın meydana gelmesinde oğlunun tamamen kusursuz olduğu yönünde bir iddiasının bulunmadığını, ancak kazada asli kusurun karşı tarafta olduğunu, Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/28 D.İş sayılı dosyasıyla kusur tespitinin yaptırıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, ... (Trafik Sigortası Kaynaklı) davası olduğu, Makine Mühendisi bilirkişi ... ve trafikçi kusur uzmanı bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan 04/01/2023 havale tarihli raporda, sürücü ....%100 asli kusurlu olduğu, sürücü ...'nın oluşan kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilerek; ... plakalı ... marka kamyonetin rapor tarihinde piyasa bedelinin yaklaşık 180.000,00-TL olduğu, kaza tarihindeki piyasa bedelinin ise Mayıs ve Aralık ayları Üretici Fiyat Endeksi dikkate alındığında yaklaşık 140.000,00-TL olduğu, bu değerin Kasko Espertiz Raporundaki değeri ile örtüştüğü, sovtaj bedelinin düşülmesi sonucunda kalan bakiye tazminat bedelinin 60.120,00-TL olabileceğinin tespit edildiği, Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/28 D.İş sayılı dosyasında bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01/06/2022 tarihli raporda, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %75 oranında, ... plakalı araç sürücüsü davacı .... %25 oranında kusurlu olduğunun bildirilmiş olduğu, ... ... Heyeti tarafından hazırlanan 30/11/2023 tarihli raporda ise; \"1- Dava dışı sürücü ... meydana gelen olayda %75 (yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’nın, olayda %25 (yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu bulunduğu, dava konusu ... plakalı aracın hasar bedelinin 100.120,00 TL olduğu, davalı tarafın kusur oranına karşılık gelen miktarın 75.090,00 TL olduğu, davalı Şirketçe 30.120,00 TL ödendiği belirtildiğinden bakiye hasar bedelinin 44.970,00 TL olduğunun bildirildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, davacının zararlarını, ... Şirketi ... limitle sınırlı olmak üzere davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle; “Davacının davasının kısmen kabulü ile, 44.970-TL tazminatın (... Şirketi bu zararın 19.880-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... Şirketi yönünden ödeme tarihi olan 27/07/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 16/05/2022 tarihinden itibarin işletilecek yasal faiziyle davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, “ karar verilmiş, karar davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, davacının, müvekkili tarafından sigortalı araca arkadan çarpması nedeniyle tam kusurlu olduğunu, bilirkişiler tarafından da bu kurala riayet edilmediğinin açıkça belirtildiğini, davacının hızlı gelmiş olması durumunda durma imkanı olduğunu, hızlı olması nedeniyle önüne gelen araca çaptığından kazanın meydan gelmesinde asli kusurlu olduğunu,\tkusuru kabul etmemekle birlikte, davacının kendi kusuruna denk gelen zararlardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, bu nedenle sovtaj bedeli de peşin ödenen tazminat olduğundan kusur durumuna göre tazminata dahil edilmesi gerektiğini, bu durumda araç bedelinin 140.000,00 TL olmasına göre davacının aracının %75 kusura isabet eden 105.000,00 TL'yi müvekkilinden talep edebileceğini, müvekkili tarafından 79.880,00 TL sovtaj bedeli ve 30.060,00 TL tazminat ödemesi düşüldüğünde müvekkilinden talep edebileceği tazminat kalmadığını, aksi durumda davacının sebepsiz zenginleşeceğini, bu nedenle hesaplamanın hatalı olduğunu, davacıya 140.000,00 TL araç rayiç değerinden imzalanan mutabakname ve %50 kusura göre ödeme yapıldığını, bu nedenle sorumluluğunun kalmadığını, reddedilen kısım üzerinden müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı ...  İstinaf başvuru dilekçesinde; davanın görülmesinde Tavşanlı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, yetkiye itiraz ettiğini, zamanaşımı, hak düşürücü süre, hukuki yarar ve husumet itirazında bulunduğunu, davanın da arabuluculuk yolu tüketilmeden açıldığını, ayrıca davaya konu tazminat kalemi açısından da ... Şirketine müracaat etmesi gerektiğini, dava açmasında hukuki yararı olmadığını, kazayı görmediğini, ancak araç sürücüsü oğlunun beyanına göre, aracın yolda stop ettiğini, oğlunun sinyalleri yakarak polis 155’i aradığını, oğlu gerekli önlemleri almadan, davacının aracına çarptığını, aracında meydan gelen hasara göre davacının aracının hız limitlerinin üzerinde olduğunu, bu nedenle kusuru kabul etmediğini, kazadan önce oğlunun polisi arayarak yardım istediğinin kayıtlarla sabit olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, en azından %75 kusurlu olması gerektiğini, davacının yapmış olduğu, tazminatın kapsamını belirlemeye yönelik giderlerden de sorumluluğu olmayacağını, verilen kararın hakkaniyete uygun olmadığını savunarak, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle bakiye hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekil tarafından istinaf edilmiştir.\t<br>\tÖncelikle, davalı Sigortanın karara istinaf hakkının bulunup bulunmadığının yönünden yapılan incelemede; <br>\t Davada, mahkemece, davalı Sigortanın zarardan 19.880,00 TL ile sınırlı olarak sorumluluğuna karar verilmiştir.  6100 sayılı HMK.nın 341/2 maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile miktar veya değeri 3.000,00 TL'sini geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, Yasa'ya eklenen (ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan) EK-Madde-1 ile de söz konusu kesinlik sınırının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. <br>\t6100 sayılı Yasa'nın EK.Madde-1 de, 7550 sayılı Yasa ile değişikliğe gidilmiş ise de, yapılan düzenleme, kanunlaştığı tarihte kanun yolu süresi dolmayan kararlar için uygulanabileceğinden, karar tarihi itibariyle kesinleşen karar açısından kanun yoluna başvuru hakkı tanımayacaktır. <br>Buna göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 341/2. maddesinde öngörülen malvarlığına yönelik istinaf kesinlik sınırı 2024 yılı için 28.250,00 TL olup, HMK'nın 341/4. maddesi gereğince, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda kararda asıl talebin kabul edilen bölümü bu miktarı geçmeyen taraf istinaf yoluna başvuramaz. HMK'nın 346. maddesi gereğince istinaf dilekçesinin kesin olan karara ilişkin olması halinde ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesi reddedilebileceği gibi HMK'nın 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin (dilekçesinin) reddine karar verilebilir.<br>Mahkemece, davalı ... Şirketi hakkında verilen karar istinaf edilmiş olup, mahkemece harç yatırılarak dava edilen miktar üzerinden kabul edilen miktarın 19.880,00 TL olmasına göre hükmün verildiği tarih itibariyle davalı ... Şirketi aleyhine verilen karar yönünden, karar miktar itibariyle kesin olduğundan, davalı ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin olması nedeniyle HMK'nın 341/2. ve 352. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiş, davalı ...'ın istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir. <br>\t1-Davalı ...'ın kusura ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, kazanın oluş şekli nazara alındığında, mahkemece alınan kusur raporunun uygun olmasına ve mahkemece bilirkişiden ve bilirkişi heyetinden alınan raporların uyumlu olmasına göre davalının kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davalı vekilinin hasar miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacı kaza sonrasında aracının, serbest piyasa koşullarında değerinin 140.000,00 TL olduğuna ilişkin mutabakatname ve ibraname imzalandığı, ibraname gereğince ... Şirketi tarafından araç sovtaj bedeli olarak 79.880,00 TL, %50 kusura göre 60.120,00 TL zarar üzerinden 30.120,00 TL hasar ödemesi yapıldığı görülmüştür.<br>\t... ekspertizi tarafından tanzim edilen raporda da davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin KDV hariç 74.671,49 TL olduğu, aracın piyasa rayiçlerine göre değerinin 140.000,00 TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür.<br>\tMahkemece, alınan ilk raporda da, tarafların mutabık kaldıkları araç rayiç değerinin, kaza tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun olduğu, aracın değerinin rapor tarihinde 180.000,00 TL, kaza tarihinde 140.000,00 TL olduğunu, sovtaj bedelinin de uygun olduğu, sovtaj bedelinin düşmesinden sonra bakiye zararının 60.120,00 TL olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalının %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesi sonrasında, raporda tespit edilen kusur raporunun kaza tespit tutanağı ve davacı tarafından alınan değişik iş raporu ile çelişkili olması nedeniyle 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda, kusurun davacı tarafından değişik iş dosyası ile alınan ve mahiyeti itibariyle uzman görüşü sayılabilecek raporla aynı doğrultuda, kazanın meydana gelmesinde, davacı araç sürücüsünün tali %25 oranında, davalıya ait araç sürücüsünün asli %75 kusurlu olduğunun tespit edilmesi sonrasında, hasara ilişkin ise; ikinci el araçların piyasa rayiçlerinden hareket ile (2022 yılını 2023 yılı şeklinde yazma gibi yazım hatası sayılabilecek maddi hata olmayacak şekilde hesaplama yapılarak) 16/05/2023 tarihi itibariyle davacı aracın değerinin 180.000,00 TL olduğu, 79.880,00 TL sovtaj bedeli düşüldüğünde, bakiye zararın 100.120,00 TL olduğu, %75 kusuru göre davacının talep edebileceği zararın 75.090,00 TL olduğu, ... Şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye zararın 30.120,00TL olduğunun hesaplandığı görülmüştür.<br>\tHükme esas alınan heyet raporunda, davacıya ait aracın 16/05/2023 tarihindeki değeri 180.000,00 TL belirlenmiş olup, kaza tarihi 16/05/2022 olduğundan, aracın kaza tarihi itibariyle değerinin 180.000 TL kabul edilmesi dosya kapsamına uygun değildir. Öte yandan söz konusu raporda kazadan bir yıl sonrası için tespit edilen değer,  alınan ilk rapordaki ve mutabakattaki 140.000,00 TL araç değerini doğrular mahiyettedir. <br>\tBuna göre, ... Şirketi ile davacının, araç değerine ilişkin mutabakatı, ekspertiz raporu, alınan ilk bilirkişi raporunda rapor tarihi itibariyle araç değerinin, heyet raporu ile uyumlu olarak 180.000,00 TL kabul edilmiş iken kaza tarihi itibariyle 140.000,00 TL kabul edilmiş olması karşısında, araç rayiç değerinin kaza tarihi itibariyle 140.000,00 TL olduğu kabul edilerek, bakiye hasar bedeline hükmedilmesi gerekirken, kaza tarihinden bir yıl sonraki araç rayiç değeri üzerinden bakiye zarar hesaplanmış olması doğru görülmemiştir.<br>\tBu itibarla, yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... ... A.Ş'nin istinaf talebi yönünden, davalı hakkındaki kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle, istinaf dilekçesinin reddine, davalı ...'ın istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına göre yeninden yargılamaya ihtiyaç bulunmadığından, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, buna göre; davalının %75 kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde, davacının aracının tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle, araç bedeli üzerinden zararını davalılardan talep edebileceğinden, kaza tarihinde araç değeri 140.000,00 TL olduğundan, bu miktardan araç sovtaj değeri 79.880,00 TL mahsup edildiğinde zararı 60.120,00TL olduğundan, %75 kusura göre  45.190,00 zararını davalılardan talep edebileceğinden, bu miktardan ... Şirketi tarafından yapılan 30.120,00 TL mahsup edildiğinde bakiye zarar 14.970,00 TL olacağından, davalı ... yönünden bu miktar üzerinden, davalı ... Şirketi yönünden ise ilk derece mahkemesi kesin olduğundan, usuli kazanılmış haklar korunarak ilk derece mahkemesi kararında hüküm altına alınan miktar üzerinden kabulüne karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI- Davalı ... ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 341/2 ve 352. maddeleri gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE,<br>\tII-Davalı ...'ın istinaf talebinin kabulü ile; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 07/03/2024 tarihli, 2022/826 Esas - 2024/187 Karar sayılı kararın (... Şirketi hakkındaki kararın kesin olması nedeniyle) bu davalı yönünden KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, <br>19.880,00 TL- Tazminatın (davalı ... 14.970,00 TL ile sınırlı müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... Şirketi yönünden ödeme tarihi olan 27/07/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 16/05/2022 tarihinden itibarin işletilecek yasal faiziyle davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, <br>Alınması gereken 1.358,00-TL harçtan (davalı ... 1.022,60 TL ile sınırlı olacak şekilde) peşin ve ıslah suretiyle alınan 1.106,70-TL harcın mahsubu ile, bakiye 251,30-TL harcın (davalı ... yönünden bakiye harç kalmadığından) davalı ... ... A.Ş den alınıp, hazineye irat kaydına, <br>Davanın açılışı sırasında alınan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı ile peşin ve ıslah suretiyle alınan 1.106,70-TL harç toplamı 1.198,90-TL harcın (davalı ... 1.114,80 TL ile  sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen olacak şekilde) davalılardan alınarak, davacıya ödenmesine,  <br>Arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte geçerli olan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden sarf kararı ile ödenen 1560-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 689,63-TL'nin davalı ... Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına, bakiye 870,37-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,  <br>Kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince, 17.900-TL (davalı ... 14.970,00 TL ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen olacak şekilde) vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,<br>Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan 22 tebligat gideri 692-TL, 3 müzekkere gideri 43,50-TL, talimat dosya gidiş dönüş masrafı 165-TL ve bilirkişi ücretleri toplamı 5.900-TL ve 500-TL eksper ücreti olmak üzere toplam 7.300,50-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.414,06-TL'sinin (davalı ... 1.187,71 TL'si ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde ) davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı ... tarafından yargılama gideri olarak yapılan 200-TL posta giderinin davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 150,20-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,<br>Gider avansından bakiye kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>III-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıranlara  iadesine,<br>IV-İstinaf eden ... Şirketi tarafından yapılan istinaf giderlerinin davalı ... ... A.Ş. üzerinde bırakılmasına,<br>V-İstinaf başvurusu kabul edilen davalı ... tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı giderinin, davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, <br>VI-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>VII-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye <br><br><br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"31b63130dff8588e","SID":"b149bc290896ae8f"}}