{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ \t\t    \t\t\t           \t\t\t        (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>                 (HMK. 353/1-a.4-6 Maddesi Uyarınca Kararın<br>                                                                           Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)\t<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ... (...)<br>ÜYE\t: ... (...)<br>ÜYE\t: ... (...)<br>KATİP\t: ... (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 19/02/2025<br>NUMARASI\t: ...<br>DAVA\t: Eser Sözleşmesine Dayalı İstirdat <br><br><br>BİRLEŞEN  ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 01/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 07/07/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl ve birleşen Ankara 14. ATM'nin 2025/1085 esas sayılı dosyaları eser sözleşmesine dayalı alacak, birleşen 9. ATM'nin 2020/605 Esas sayılı dosyası eser sözleşmesine dayalı istirdat, birleşen 13. ATM'nin 2025/604 esas sayılı dosyası itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen 14. ATM'nin 2025/1085 esas, birleşen 13. ATM'nin 2025/604 Esas sayılı dosyalarının kısmen kabulüne, birleşen 9. ATM'nin 2020/605 esas sayılı dosyasının reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; davalılardan ... ... A.Ş.  ile müvekkili ... Ltd.  şirketi arasında; ... ve HES Projesi inşaatı işlerinin yapımı konusunda 14.06.2012 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme ve işin yapımı sırasında imzalanan muhtelif zeyilnameler gereğince; davalı ...'ın, garanti eden sıfatıyla düzenlediği 24 Ocak 2013 tarih ve 3900TM4057 nolu kesin ve şarta bağlı teminat mektubunun davalı işveren ... A.Ş. ye teslim edildiğini, ... A.Ş. lehine düzenlenen teminat mektubunun geçerlilik süresi, bütün şartları aynı kalmak üzere 31.10.2016 tarihine kadar temdit edilerek ... A.Ş. ye teslim edildiğini, ... A.Ş. nin bir taraftan \"teminat mektubunun süresinin uzatılmasını\" talep ederken, diğer taraftan kötüniyetli bir davranışla Ankara 54. Noterliğinden ... A.Ş. ye gönderdiği 23.10.2014 tarihli yazısı ile hiçbir açıklama yapmaksızın ve gerekçe göstermeksizin bu teminat mektubunun paraya çevrilerek kendi bankasına ait hesaba ödenmesini talep ettiğini, bu şekliyle davalı ... A.Ş.'nin baştan bu yana kötü niyetle teminat mektubunu nakde çevirme konusunda fırsat yaratmaya çalıştığını ve ticari teamüllere aykırı olarak müvekkilini zor durumda bırakmayı amaçladığının anlaşıldığını,  ... A.Ş. nin teminat mektubunun temdit edilmesinden çok kısa bir süre sonra, kötü niyetli davranışlarının devamı olarak, 27.11.2014 tarihinde ... Ltd. şirketine gönderdiği ihtarnamede: müvekkil şirketin yükümlülüğünde olmayan ve geçici kabule engel teşkil etmeyen bazı işlerin bulunduğunu gerekçe göstererek, ... Ltd. Şirketinin 01.12.2014 tarihinde gerekli iş makineleri ve personelle sahada olmasını, aksi halde; sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını, ayrıca teminat mektubunun irat kaydedileceğini ihtar ettiğini,  Davalı ... A.Ş.'nin ihtarnamesi 01.12.2014 tarihinde müvekkiline teblığ edilmesine rağmen hiç süre verilmeden hemen ertesi günü, 02.12.2014 tarihinde, ... A.Ş. Tarafından davalı ... A.Ş. ye gönderdiği yazıda hiçbir gerekçe göstermeksizin; \" 650.000,00 TL. tutarlı kesin teminat mektubunun nakde çevrilerek\" banka hesabına yatırılmasını talep ettiğini ve aynı gün mektup bedelinin diğer davalı ... A.Ş.'nin banka hesabına ödendiğini, ... lehine verilen teminat mektubunun şarta bağlı olduğunu, bu nedenle teminat mektubu lehtarının, teminat mektubundaki şartın yerine geldiği veya gerçekleştiği yönünde bir beyanı olmamasına rağmen, dayalı banka tarafından şartın gerçekleştiği araştırılmadan, 650.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun nakde çevrilerek ödenmesinin hukuka, bankacılık mevzuat Yargıtay 'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, davalı bankanın, teminat mektubundaki açık şarta rağmen ve konu ile ilgili itirazların daha önce bankaya ulaştırılmasına rağmen hiçbir araştırma ve inceleme yapmadan ödeme yaparak müvekkilini mağdur ettiğini, muhatap bankanın sorumluluklarını ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek ve gerekli özeni göstermemek süretiyle mektubu ödediğinden müvekkilinin zararından, talep edenle ( garanti edilenle) birlikte müteselsilin sorumlu olduğunu açıkça gösterdiğini, davalı ... yönünden de teminat mektubunun nakde çevrilmesinin yasal koşullarının kesinlikle gerçekleşmediğini, taraflar arasında imzalanan sozleşme ve zeyilnamelerde; verilen kesin teminat mektubunun % 50'sinin ... işi tamamlanarak geçici kabul yapıldığında, kalan %50'si de bu geçici kabul tarihinden bir yıl sonra yapılacak olan kesin kabulden sonra ...'a iade edileceğini, sözleşme ile yapımı taahhüt edilen işin müvekkili tarafından tamamlanarak geçici kabule hazır hale getirildiğinin 20.07.2014 tarihli yazıyla bildirildiğini, ... tarafından, işin bitirildiğine ilişkin ön inceleme yapıldığını ve \" işin sözleşmeye uygun olarak tamamlandığı ve geçici kabule hazır olduğu tespit edilerek\" DSİ 22. Bölge Müdürlüğüne 14.08.2014 tarihli belge ile geçici kabul teklifinde bulunulduğunu, bunun üzerine geçici kabul heyetinin işin geçici kabule hazır olduğunu belirlediğini ve kabule engel olmayan ufak tefek önemsiz işlerin de kesin kabule kadar bitirilmesi konusunda süre verdiğini, bu hususun davalı tarafından 27.11.2014 tarihinde gönderilen ihtarnamede \" gerçekleştirilen ... dönemi neticesinde 11.11.2014 tarihinde DSİ 22. Bölge Müdürlüğü yetkililerince ,ilgili mevzuata göre yapılan geçici kabulünde \" . bilindiği üzere, santralın türbin montaj işlemleri de tamamlanmış olup, birkaç gün içinde ... ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının devreye alma kabulünün yapılması  beklenmektedir... \" denilerek kabul edildiğini, teminat mektuplarının kısmen nakde çevrilmesinin de mümkün olduğunu, somut olayda teminat mektubunun %50 sinin nakde çevrilmesi hususu ihtilaflı iken, kalan %50 sinin nakde çevrilmesi ile ilgili hiçbir ihtilaf mevcut olmadığını, sözleşmeye ve mevzuata göre nakde çevrilmesinin şartlarının oluşmadıgınm son derece açık olduğunu, Davalı ... A.Ş.'nin ihtarnamesinin 01.12.2014 tarihinde tebliğ edildiğini ve bir gün süre dahi verilmeden ertesi gün 02.12.2014 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğunu, bu durumda TBK. gereği olarak \"makul süre\" verilmesinden söz edilemeyeceğini, hiç süre verilmeden mektubun paraya çevrilmesinin davalının kötü niyetinin açık kanıtı olduğunu, Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve zeyılnamelerde teminat mektubunun %50 sinin ... işi tamamlanarak geçici kabulü yapıldığında kalan %50 sinin de \"kesin kabul\" de iade edileceğinin kabul edildiğini, müvekkilinin 20.07.2014 tarihli yazısı ile işin tamamlandığını ve geçici kabule hazır oldugunu bıldırdığını ve davalı tarafından dâ 14.08.2014 tarihli belge ile DSİ 22. Bölge Müdürlüğüne \"geçici kabul \" teklifinde bulunulduğunu. Bu hususun davalı ...'un ihtarnamesinde de ifade edildiğini, 650.000,00 TL.'lık teminat mektubunun 325.000,00 TL/'lık kısmının müvekkile iade edilmesi gerekirken paraya çevrildiğini. Mektubun diğer %50'sinin ise tazmin koşulları gerçekleşmemiş olması sebebiyle kesin kabule kadar bankada kalması gerekirken haksız olarak ve kötü niyetle paraya çevrildiğini, bu durumda, bakiye 325.000,00 TL.'nın ise önceki mektuptaki şarta uygun olarak davalı bankada depo edilmesi veya bedelinin ödenmesi gerektiğini, Davalı ...'un haksız ve kötü niyetle teminat mektubunu paraya çevrilmesini talep ettiğini ve davalı Bankanın da Bankacılık mevzuatından kaynaklı olarak yükümlülüklerini yerine getirmeyerek teminat mektubunu paraya çevirerek müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmesine neden olduğunu, davalı ... 'un şartları oluşmayan mektubu sistemli şekilde davranışlar sonucu, kötü niyetle paraya çevirmesi ve davalı bankanın da yasal sorumluluklarını yerine getirmemesi sebebiyle müvekkil şirketin manevi zararı doğduğundan ayrıca 200.000,00 TL Manevi tazminatın da davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsilini talep ettiklerini belirterek, taraflar asındaki sözleşmenin feshinin geçersizliğinin tespiti ile garanti edilen işin geçici kabul aşamasına gelmekle teminat mektubunun 1/2 nin müvekkile iadesi gerekeceğinden; nakte çevrilen teminat mektubunun % 50  si olan 325.000,00 TL nın 02.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek ( teminat mektuplarında uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden ) faizi ile birlikte davalılar tarafından müvekkili şirkete ( diğer yasal haklar saklı tutularak) ödenmesine, bakiye mektup bedeli olan 325.000,00 TL'nın ise sözleşme gereğince işin kesin kabulünün yapılmasından sonra müvekkiline iade edilmek koşuluyla davalı bankada veya başka bir bankada önceki mektuptaki şarta uygun olarak depo edilmesini veya teminat mektubu şeklinde tanziminin sağlanması gerektiğini ileri sürerek, teminat mektubu komisyon bedellerinin ve teminat mektubunun nakde çevrilmesi sebebiyle müvekkilinin ödemek zorunda olduğu tüm ödemelerin de davalılar tarafından ödenmesine, müvekkilinin manevi zararlarına karşılık 200.000,00 TL nın davalılardan müştereken ve  müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalı vekili; davacının yükleniminde bulunan Merek Regülâtörü ve HES işini Sözleşme hükümleri çerçevesinde tamamlamadan, Temmuz 2014 tarihinde kalan iş makineleri ve personeli ile birlikte saha'dan ayrıldığını, müvekkil şirketin, kendi çabalarıyla santralın ... işlerini DSİ tarafından gerçekleştirilecek inşaatın kabulü aşamasına hazır etmeye çalıştığını, Merek HES'in çok yakınında bulunan “... ... ... A.Ş.” tarafından gönderilen ihtarname ve gerekse de 11.11.2014 tarihinde yapılan DSİ kabulünde ortaya çıkan eksiklikler dikkate alınarak davacıdan; Santralın ... ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yaptırılacak ve ticari işletmeye alınabilmesinin ön şartı olan geçici kabulüne engel olmaması ve dahası, ... firmasının tazminat talep etmesini bertaraf amacıyla, bu eksikliklerin, mevcut sözleşme hükümleri çerçevesinde, en kısa sürede giderilmesinin talep olunduğunu, davacının, müvekkil şirketin ihtarına cevaben, 01.12.2014 tarihli yazısında; talep olunan iş ve işlemleri, özetle, projede olmadığı veya çok ucuza tamamlanabilecek işlemler olduğu gibi gerekçelerle, gerçekleştirmeye niyetinin olmadığını açık bir şekilde beyan ettiğini, davacının sözleşme hilafına verdiği bu cevap üzerine müvekkil şirketin de, sözleşmeyi fesih ederek teminatı irad kaydettiğini, Geçici Kabul'ün, DSİ tarafından yapılan geçici kabulle ilgisi olmadığını, santralın devreye alınarak ticari faaliyete başlanılmasını sağlayacak ve ilgili mevzuat çerçevesinde ...... Bakanlığı tarafından oluşturulan Kabul Komitesi tarafından hazırlanacak tutanağın tariflendiğini. DSİ.'ye ya da herhangi bir başka kuruma verilmek üzere hazırlanarak firmalarına da verilen devir teslim tutanağının, işin bitmiş olduğu anlamını taşımadığı aksine, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin halen devam edeceğinin açıkça ifade edildiğini, Sözleşme'nin 14. Maddesi Teminat'ın % 50'lik kısmının santralın geçici kabulünün yapılarak ticari işletmeye alınmasını müteakip iade edileceğini açıkça hükme bağladığını, merek HES Santralinin ancak 06.02.2015 tarihinde ticari işletmeye alınabildiğini bu sebeple davacının talep ve hatta dava tarihinde dahi boyle bir durumun söz konusu olamayacağının açık olduğunu, bununla beraber davacının süresini uzattığı teminat mektubunun yine aynı bedel üzerinden hazırlandığı da dikkate alındığında davacının da geçici kabulden anladığının yukarıda belirtilen ... ve tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından oluşturulacak heyet ve kabul olduğu ve santralin ticari işletmeye alınması gerektıgını bildiğini gösterdiğini, davacı tarafından işin tamamlanma tarihinin Kasım 2013 olarak bildirildiğini müvekkilinin bu bildirimi ciddiye alarak, elektromekanik ekipman tedarikçisinin, ekipmanın Ekim 2013 de sahada olmasını sağlayacak şekilde düzenleme yaptığını, tedarikçi firmanın ekipmanı süresinde teslim ettiğini, şantiye de durum uygun olmadığı için 8 ay kadar depoda bekletilmek zorunda kalındığını. ançak, belirtilen tarihte ... işinin bitirilmesi söz konusu olmadığını, müvekkilinin  işin tamamlamak için sözleşmeyi feshetmek yerine, davacıyla tartışmayı sürdürmesi halinde, santralin devreye alınamayacağını ve daha önemlisi, süre geçtiği için, ... Piyasası Düzenleme Kurumu nezdindeki teminat mektubunun irad kaydedileceğini, davacı yanın sözleşme konusu edimleri yerine getirmediğini ve getirmeyeceğini yazılı olarak müvekkiline bildirdiğini, teminat mektubunun sözleşme hükümlerinin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi halinde nakte çevrileceği şartı olduğu kabul edilse dahi davacının sözleşme şartlarını yerine getirmediği sabit olduğunu, teminat mektubunun irat kaydedilmesinin ne taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ne de mevzuata aykırı olduğunu, müvekkili şirketin işlemlerinin tümüyle mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini, manevi tazminatın hukuken belirlenmiş hiçbir unsurunun bu olayda gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili; müvekkili bankanın, taraflar arasında doğacak her türlü uyuşmazlıkta taraf olmadığını ve olmayacağını, kendisine düşen edimin ilk yazılı taleple birlikte tazmin işlemini yerine getirmekle sınırlı olduğunu dava konusu teminat mektubunda açıkça belirttiğini, garantör olarak hazırlanan teminat mektuplarının ödenmemesi için bir tedbir kararının olmasının gerektiğini böyle bir kararın olmaması halinde ilk yazılı talepte teminat mektuplarının tazmin edilmesinin zorunlu olduğunu, ... A.Ş.'nin Davacı Şirket aleyhine keşide ettiği Ankara 56. Noterliğinin 27.11.2014 tarih ve 21619 yevmiye nolu ihtarnamesini ek yapmak suretiyle 02.12.2014 tarihinde dava konusu teminat mektubunun tazmninini talep ettiğini, işbu talebi ile birlikte davacı Şirket'in 14.06.2012 tarihli sözleşmede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmediğini de belirttiğini, bankanın, tazmin talebinin ekinde gönderilen ihtarnameyi esas alarak taraflar arasındaki vuku bulacak her türlü uyuşmazlık ve bunun kanuni sonuçlarını dikkate almaksızın tazmin talebini yerine getirmeye mesul olduğundan tazmin talebinin yerine getirildiğini, hiçbir kabulü içermemekle birlikte; müvekkili Banka'nın taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi tanımlama ve yorumlama zorunluluğu bulunmamasına rağmen Davacı ... ...'ın zaten sözleşmede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmediğinin de aşikâr olduğunu, bu durumda dava konusu teminat mektubunun tazminin de kaçınılmaz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tBİRLEŞEN ANK. 9. ATM'NİN 2020/605 ESAS SAYILI DOSYASINDA;<br>\tİDDİA\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t          : <br>\tDavacı vekili; Taraflar arasında 14/06/2012 tarihli sözleşme ve farklı tarihli zeyilnameler ve protokol imzalandığını,  davalının 01/07/2014 tarihinde şantiyeyi terk ederek işi bıraktığını ve sözleşmeyi eylemli olarak feshettiğini, davalının gerçekleştirdiği imalatlara karşılık olmak üzere 13 ara hak ediş yapıldığını ve bu hak edişler karşılığı toplam 20.640.407,54 TL ödendiğini, müvekkilinin teknik uzmanlar vasıtasıyla kesin metraj ve hesap çalışması yaptırdığını, buna göre davacının hak ettiği bedelin 19.504.123,02 TL olduğunu, takriben 1.136.284,52 TL nin fazladan ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere müvekkilinin davalıya fazladan yaptığı ortaya çıkacak ödemeden 10.000,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı vekili; <br>derdestlik itirazında bulunduklarını, asıl davada kesin hak ediş talebi bulunduğundan ve birleşen davadaki taleplerde tamamen bununla ilgili bulunduğundan asıl davada verilecek karar ile birleşen davadaki uyuşmazlığında ortadan kalkacağını, tüm iddialar ve taleplerin karşılığı asıl davada mevcut olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca zaman aşımı ve husumet yönünden de birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tBİRLEŞEN ANK.  13. ATM'NİN 2015/604 ESAS SAYILI DOSYASINDA;<br>\tİDDİA\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t          : <br>\tDavacı vekili; müvekkil şirket ile davalı arasında ... ve Hes Projesi İnşatı işi sebebiyle 14/06/2012 tarihli sözleşme imzalandığını zeyilname hükümleri çerçevesinde icra takibinin başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, itirazların yerinde olmadığını ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı vekili; davacının işi yarım bırakıp ihtara rağmen tamamlamayı reddettiğini, söz konusu protokole dayalı alacağın ödenmesi işin tamamlanması şartına bağlı olduğunu ve bu şartın gerçekleşmediğini, davacı alacaklarının temliki olduğunu, iddia edilen alacak bedelinin Ankara 54. Noterliğinin 06/05/2014 tarih 18879 yevmiye numaralı bildirimle ... Uluslararası Taş .. A.Ş. Ye temlik edildiğini, söz konusu temlik işleminin varlığı karşısında mevcut olduğu iddia olunan alacak ortaya çıksa dahi davacıya ödenmesinin söz konusu olmadığını, varlığı iddia olunan alacaktan davacıya çeşitli tarihlerde avans ödemesi yapıldığını, temerrüt oluşmadığından alacağa faiz talep edilemeyeceğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karara verilmesini istemiştir. <br>\tBİRLEŞEN ANK. 14. ATM'NİN 2015/1085 E. SAYILI DOSYASINDA;<br>\tİDDİA\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t          : <br>\tDavacı vekili; taraflar arasında 14.06.2012 tarihinde ... ve HES Projesi inşaatı hususunda sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından işin tamamlanarak geçici kabulle hazır hale getirildiğini ve bu durumun 20.07.2014 tarihli yazı ile davalıya bildirildiğini, davalı tarafın 27.11.2014 tarihli ihtarname keşide ederek sözleşmeyi fesh ettiğini bildirdiğini ileri sürerek, sözleşme gereği müvekkili tarafından hazırlanarak davalı işverene tebliğ edilen kesin hakediş ile onaylı 13 adet hakediş de belirlenen alacaktan şimdilik 350.000,00 TL'nin avans faiz ile birlikte tahsili talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı vekili; <br>davacının talep ettiği alacağın kaynağının belirsiz olduğunu, ayrıca davacının Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/604 Esas sayılı dosyasında bir alacak davası daha açtığını, bahse konu davadaki alacak talebinin de aynı hukuki ilişkiden ve aynı gerekçeden kaynaklandığını, davanın öncelikle dava şartı yokluğu ile reddini istediklerini, bu talepleri uygun görülmez ise iş bu davanın Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/604 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davacı yüklenicinin işi yarım bıraktığını ve ihtarlara rağmen tamamlamayı reddettiğini, davacının alacaklarının temlikli olduğunu, ayrıca davacıya iddia olunan alacaktan avans şeklinde ödemeler yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir.  Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. <br>\tMahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; istinaf kararı gereğince alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporları ile de belirlendiği üzere; <br>\tAsıl dava bakımından; davacının talebinin, 16/06/2012 tarihli eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafından (temlik eden ....Ltd.Şti tarafından) verilen nakde çevrilen 24/01/2013 tarih ve .... numaralı 650.000,00 TL bedelli teminat mektubu bedelinin iadesi ve 200.000,00 Tl manevi tazminat isteminde bulunulduğu, dava konusu sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği, alınan bilirkişi raporları ile de belirlendiği üzere feshin haksız olduğu, bu nedenle teminat mektubunun iadesi koşullarının oluştuğu, diğer yandan bilirkişi heyetince taraflar arasındaki kesin hesabın çıkarıldığı, kesin hesap çıkarılırken teminat mektubunun bedeli kesin hesap ile ilgili Ankara 14. ATM'nin 2015/1085 Esas sayılı dosyası içinde arıtılmadan hesaplama yapıldığı, nakde dönüştürülen teminat mektubu yönünden iş bu asıl davada ayrı bir hüküm kurulması gereği nazara alınarak, nakde dönüştürülen teminat mektubu bedellerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Diğer yandan, her ne kadar davacı tarafından manevi tazminat talep edilmiş ise de; sözleşmenin feshi ve teminat mektubunun nakde çevrilmesinin akde aykırılık teşkil etmekte ise de; her akde aykırılığın kişinin kişilik haklarını saldırı niteliği taşımayacağı bu nedenle manevi tazminat gerektirmeyeceği, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir. <br>\tBirleşen Ankara 14. ATM'nin 2015/1085 Esas sayılı dosyası bakımından; davacının talebinin kesin hesap alacağına ilişkin olduğu, toplanan deliller, alınan bilirkişi kurulu raporuna göre davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden 2.035.495,20 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın ödenmesinde iş sahibi davalının sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça birleşen davadaki talep 22/02/2022 tarihli dilekçe ile ıslah edilerek toplam 2.274.242,65 TL' ye çıkarılmıştır. Davalı taraf ıslah talebine karşı zaman aşımı definde bulunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen 14/06/2012 tarihli sözleşme niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamında düzenlenen eser sözleşmesi mahiyetindedir. TBK'nın 147/6 maddesine göre yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç yada gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan bütün davalar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımının başlangıcı da alacağın muaccel olduğu tarihtir. Taraflar arasındaki sözleşme feshedildiği için iş bu davada fesih tarihi olan 23/10/2014 tarihi itibari ile, alt yüklenicinin alacağı muaccel hale gelmiştir. Davacı alt yüklenicinin kesin hesabın mahkemece çıkarılacağı bu nedenle, zamanaşımının henüz başlamadığı yönündeki iddiası doğru değildir. İstinaf kararı ile belirlendiği üzere, ıslah tarihi (22/02/2022) itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğu ve ıslah dilekçesi ile talep edilen  alacağın zaman aşımına uğradığı, bu sebeple dava dilekçesinde 350.000,00 TL'lik kısım bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tBirleşen 13. ATM'nin 2015/604 esas sayılı dosyası bakımından; davanın Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2015/356 sayılı dosyasında 12/01/2015 tarihinde alacaklı ....Ltd.Şti. tarafından borçlu ... ... ... Ür. A.Ş.'ye karşı başlatılan icra tabine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, takibin dayanağının \"19/12/2014, 21/10/2013 tarihli mutabakat zaptı ve 07/11/2013 tarihli protokol gereğince düzenlenen 11/12/2014 tarihli 045555 seri numaralı A sıra nolu fatura\" olduğu, buna istinaden 885.000,00 TL asıl alacak ve 6.504,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 891.504,14 TL alacak için genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı tarafça İİK'nın 67. maddesine göre bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.<br>\tTakibe konu fatura içeriği incelendiğinde; \"Merek Hes İnşaatı 07/11/2013 tarihli protokol 3.maddesi gereğince ödenmesi gereken miktar\" olarak 750.000,00 TL+135.000,00 TL KDV-27.000,00 TL KDV tevkifat olmak üzere toplam: 858.000,00 TL için ... tarafından ...'a fatura düzenlendiği anlaşılmaktadır.<br>\tYine, ... ile ... arasında düzenlenen 07 Kasım 2013 Tarihli Protokolün 3 ve 4.maddelerine göre; \"3. 21 Ekim 2013 tarihli Mutabakat Zaptı'nın 3. Maddesinde öngörülen düzenleme yerine geçmek üzere; taraflar iş sonunda ...’a ödenecek bedeli KDV hariç 750.000 TL (yedi yüz elli bin Türk Lirası) olarak belirlemişlerdir. Bu bedel işveren tarafından herhangi bir ad altında kesinti yada taraflarca mahsuplaşma konusu yapılmayacaktır. Bir başka deyişle, İş sonunda, ...' ın hakediş borcu çıkması halinde bu borca işveren tarafından katlanılacak, hakediş alacağının oluşması durumunda ise bu alacak bedeli İşveren tarafından ...'a ayrıca ödenecektir. <br>4. Taraflar iş bu ve bundan önce Sözleşmeye ek/değişiklik olarak yapılan tüm protokol ve mutabakat zabıtlarının halen geçerliliğini koruduğu hususunda mutabıktır. Ancak, 21 Ekim 2013 tarihli Mutabakat Zaptı'nın \"Kazı Fiyatı\" başlıklı 3. (üçüncü) maddesinin iş bu protokolun yürürlüğe girmesiyle herhangi bir hükmünün kalmayacağını kabul ve beyan ederler.\" şeklinde hüküm bulunmaktadır.<br>\tAlınan bilirkişi raporu ile; bahse konu fatura, zeyilname ve protokol hükümlerine göre davacı alacaklının; 30/04/2014 tarihli zeyilname kapsamında yapılan 200.000,00 TL'lik ödeme mahsup edildiğinde 685.000,00 TL anapara, 6.504,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 691.504,14 TL alacağının bulunduğunun belirlendiği, diğer yandan her ne kadar dosya kapsamında yer alan temliknameye göre Merek HES projesinden doğan hak ve alacakların 800.000,00 TL'lik miktarının ... A.Ş'ye temlik edildiği belirtilmekte ise de; temlik tarihinin 06/05/2014 tarihi olup, davacı alt yüklenicinin iş sahasını 01/07/2014 tarihinde terk ettiği, temliknamede; doğacak alacakların temliki ibaresi kullanılmadığından davacının alacak hakkının devam ettiği sonucuna varılarak, davanın toplam 691.504,14 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tBirleşen 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/605 Esas sayılı dosyası bakımından; davacı ... ... A.Ş.'nin dava dilekçesi ile davalı taraftan fazladan yaptığı ödemeden şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, anca toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ve ek raporuna göre, yapılan teknik inceleme neticesinde, davacı ... ... A.Ş.'nin fazladan yaptığı ödeme bulunmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.\"<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tAsıl dosya davacısı temlik alan ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; asıl dava yönünden, davalıların teminat mektuplarını paraya çevirmeleri sonucunda müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, davalılardan ...'un şartları oluşmayan mektubu kötüniyetli olarak paraya çevirdiğini, davalı bankanın (davayı devralan ... ... A.Ş) da yasal sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkilinin manevi zararı doğduğunu, ticari yaşamında teminat mektubunun paraya çevrilmesinin şirketlerin itibarı ve ticari faaliyete devam edebilmeleri yönünden büyük önem taşıdığını bu nedenle, manevi tazminat talebi şartlarının oluşmasına rağmen, mahkemece bu talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, birleşen 9. ATM'nin 2020/605 Esas sayılı dosyası yönünden mahkemece verilen kararın yerinde ve isabetli olduğunu, birleşen 13. ATM'nin 2015/604 esas sayılı dosyası yönünden, davaya konu edilen alacağı tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bir kısım alacak yönünden reddine karar verilmesinin isabetli olmadığını, alacağın belli ve likit olduğunu bu nedenle, koşulları oluşan icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, birleşen 14. ATM'nin 2015/1085 esas sayılı dosyası yönünden, davalının 29/06/2022 tarihli son duruşmada alacağın muaccel hale gelmediği şeklinde beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, dosya kapsamında kesin hesabın yapılmasının istenmesi karşısında belli olmayan ve muaccel hale gelmeyen bir alacak sebebiyle zamanaşımının başlamayacağı ve dolayısıyla ıslah tarihi itibariyle zaman aşımının gerçekleşmediğini, mahkemece zamanaşımı yönünden yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını asıl ve birleşen 13. ATM'nin 2015/604 esas, birleşen 14. ATM'nin 2015/1085 esas sayılı dosyalarının kabulüne,  sayılı dosyası yönünden davaların kabulüne,  birleşen 9. ATM'nin 2020/605 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tAsıl dosya davalısı temlik alan ... ... Yönetimi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; asıl davada davacı ile diğer davalı ... arasında aktedilen sözleşmeye müvekkilinin (temlik veren ... A.Ş.) taraf olmadığını, müvekkilinin bu dava yönünden teminat mektubunu kendisine gönderilen ilk yazılı talepte tazmin etmekle yükümlü olan garantör sıfatına sahip olduğunu, garantör olarak hazırlanan teminat mektuplarının ödenmemesi için bir tedbir kararı olması zorunluluğunun bulunduğunu, böyle bir kararın olmaması halinde ilk yazılı talepte teminat mektuplarının tazmin edilmesinin zorunlu olduğunu, dava konusu teminat mektubunun tazmin edilmemesine ilişkin olarak davacı tarafından alınan herhangi bir tedbir kararının olmaması ve diğer davalının süresi içinde gönderdiği ilk yazılı tazmin talebine istinaden mektubun tazmin edildiğini, dava konusunun davacı ile diğer davalı ... arasındaki hukuki ihtilaftan kaynaklanmakta olduğunu, müvekkili (temlik veren ... A.Ş.) ile bir ilgisinin bulunmadığını, dava konusu teminat mektubunun şarta bağlı olmadığını, temlik veren ... A.Ş.'nin teminat mektubunda yazılı tutarı, ilk yazılı talep üzerine derhal ve gecikmeksizin nakden ve tamamen ödemekle yükümlü olduğunu, teminat mektubunun şarta bağlı olduğu kabul edilse bile, bu şartın mektubun kendi içeriğinde zaten ortadan kaldırıldığını, yine teminat mektubunun davacının iddia ettiği üzere, davacı şirketin diğer davalı ... ile arasında aktedilen sözleşmeye aykırı davranılması sebebiyle ödenmesi koşuluna bağlı olsa dahi, işbu şartın mektubun devamında yer aldığı hali ile \"... ... Taahhüt Tur. Day. Tük. Mal. Ve Tic. Ltd. Şti. İle idare arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın\" metniyle ortadan kaldırıldığını, bu hususa ilişkin olarak taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, temlik veren ... A.Ş.'nin kendisine yapılan sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmediğine ilişkin bildirim ile, ödemeden kaçınamayacağını, ödeme yapmak zorunda olduğunu, müvekkilinin dava konusuna ilişkin bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tAsıl dosya davalısı ... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu edilen sözleşmenin asıl drava davacısının iş sahasını terketmesiyle feshedildiğini, davacının işi bıraktığı tarih itibariyle yaptığı işlerin sadece kısmen ..., kısmen hidromekanik ve kısmen de ... nakil hattı işinden ibaret olduğunu, sözleşme gereğince davacının yapması gereken ancak eksik bıraktığı santral binası çelik konstrüksiyon işini, çatı ve cephe kaplama işlerini, otomasyon ve hidromekanik işlerini, ... nakil hattı işini ve hatta  santral binasının su basman kotundan sonra yapılan tüm ... işlerinin müvekkilinin üçüncü kişilere yaptırdığını, davacının sözleşme ile yüklendiği edimlerini sözleşme koşullarında tam ve gereğince yerine getirmeden işi bıraktığını, iş sahasını terketmesinin sözleşmenin eylemli ve haksız feshi mahiyetinde olduğunu, yerel mahkemece sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiği yönündeki tespitin hatalı olduğunu, davacının sözleşme konusu işi geçici kabul seviyesine dahi getirememiş olduğunu, teminatın iadesi koşullarının oluşmadığını, teminatın iadesi koşullarının sözleşmenin 7/2 ve 14/3 maddelerinde düzenlendiğini, buna göre sözleşmenin 7/2 maddesi ile işin geçici kabulü yapılarak santralin işletmeye alınmasından sonra teminat 050'sinin iade edileceğinin öngörüldüğünü, kalan 050'sinin iadesinin sözleşmenin 14/3 maddesi gereğince işin kesin kabulünün yapılmış olması  ve SGK ilişiksiz belgesinin sunulması şartına bağlandığını, davacının kendi edimini tam ve gereği gibi ifa etmeden işi bırakıp iş sahasını terkettiğini, bu nedenle kusurlu olduğunu ve kendi kusurunu dayanarak hak iddiasında bulunamayacağını, teminat bedelinin iadesine hak kazanmadığını, yerel mahkeme kararında teminat mektubu bedelinden hangi davalının ne suretle, ne oranda sorumlu olduğunun izah edilmediğini, dava dilekçesinde talep edilmesine rağmen, teminat bedelinin ikinci yarısı için faize hükmedildiğini, harç bedeli, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hangi davalıdan ne suretle alınacağının  izah edilmeden davalıdan alınmasına karar verildiğini, manevi tazminat talebi reddedilmiş olmasına rağmen, davalı müvekkil lehine değil de davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, eser sözleşmelerinde iş bedeli alacağının muaccel hale gelmesi yani istenebilir olması için, temliknamedeki doğmuş yada doğacak ibaresine göre değil, ifası zamana yayılan edimin ifa edilip edilmediğine ve ifa edilmiş ise ifa tarihine göre belirlenmesi gerektiğini, bu incelemenin temliknamede geçen doğmuş yada doğacak gibi ibarelerin varlığına göre yapılacak bir şekil incelemesi olmadığını, esasa ilişkin bir inceleme olduğunu, temlikin geçerliliğine tesir etmeyeceğini, eser sözleşmesinde doğmuş alacak kavramı muaccel olmuş alacak manasına gelmediği gibi, muaccel olmamış alacak kavramı da doğacak alacak manasında gelmeyeceğini bu nedenle, 06/05/2014 tarih ve 18879 yevmiye nolu temliknameyle geçerli bir temlik yapıldığını, birleşen dava davacısının temlikle devrettiği alacağı talep etmesine imkan verir taraf sıfatının kalmadığını, dolayısıyla temlike konu tutar yönünden davacının husumet ehliyeti bulunmadığını, birleşen Ankara 14. ATM'nin 2015/1085 Esas sayılı dosyası ile kesin hesaba konu (BF-01Y) poz numaralı imalat iddiasına dayanarak ikinci kez alacak talep edildiğini, bu alacak kalemi yönünden yapılan talebin mükerrer olduğunu, 07/11/2013 tarihli protokolün 3. maddesine göre iş sonunda KDV hariç 750.000,00 TL ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşme konusu işi tamamlamadan iş sahasını terkettiği dikkate alındığında, işin ifa ile sona ermediğini, bu nedenle, davacının 07/11/2013 tarihli protokole istinaden alacak talep edemeyeceğini, mahkemece, temliknamenin geçerli sayılmaması, alacaktan KDV tevkifatı yapılmaması, ödemelerin mahsup edilmemesi, işlemiş faize hükmedilmesi ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını, alacağa KDV işletilmişse KDV tevkifatı uygulaması, tevkifat uygulanmış tutar üzerinden alacak talep edilmesi gerektiğini, davacının talebi doğrultusunda üçüncü şahıslara yapılan 106.822,00 TL ödemenin takibe ve davaya konu alacaktan mahsup edilmesi gerekirken mahsup edilmemesinin doğru olmadığını, davacının sözleşme konusu işin yapımında çalıştırdığı bir kısım işçilerin alacaklarının müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin ödediği tutarlar için açılan rücuen alacak davalarında hükmolunan icra takibine konu ettikleri bedellerin 15.04.2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan belgelerle sabit olduğu üzere 434.103,00 TL olduğunu, müvekkilinin davacıdan karşı alacak niteliği taşıyan bu tutar taleplerine rağmen, takibe konu alacaktan takas - mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu, takas - mahsup talebi yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek bir itiraz olmasına rağmen, ilk derece mahkemesinin bu konuda olumlu olumsuz herhangi bir karar vermemiş olmasının doğru olmadığını, takibe konu bedel yönünden müvekkilinin temerrüde düşmediğini, buna rağmen yerel mahkemece işlemiş faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, yine takipten önce ödenen 200.000,00 TL yönünden itirazımız haklı görüldüğünü, takibin bu tutar yönünden kötüniyetle yapıldığının kabul edilmesine rağmen, müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin isabetli olmadığını, birleşen 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1085 esas sayılı dosyası yönünden; mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, raporun hükme esas alınamayacağını, bilirkişilerin YİGŞ hükümlerine göre hesap çıkarmadıklarını, müvekkilinin üçüncü şahıslara yaptırdığı işlerin davacı yapmış gibi hesaplandığını, davacının sözleşme kapsamında yapılmadığı ikrar ettiği işlerin hesaba dahil edildiğini, ayrıca yedi imalat kalemi için talebi aşar şekilde ve kazanılmış hak ihlal edilerek hesaplama yapıldığını, raporda tahmine dayalı, afaki çıkarımlarla hesaplamalar bulunduğunu, yerel mahkemece müvekkilinden alınmasına hükmedilen harç miktarının hatalı hesaplandığını, birleşen 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/605 esas sayılı dosyası yönünden; taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca sözleşme konusu işin yapımı süresince gerçekleştirdiği imalatlara karşılık gelen bedelden çok daha fazla tutarda ödeme aldığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını asıl ve birleşen 13. ATM'nin 2015/604 esas, birleşen 14. ATM'nin 2015/1085 esas sayılı dosyaları ile açılan davaların reddine, birleşen 9. ATM'nin 2020/605 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tAsıl ve birleşen Ankara 14. ATM'nin 2025/1085 esas sayılı dosyaları eser sözleşmesine dayalı alacak, birleşen 9. ATM'nin 2020/605 Esas sayılı dosyası eser sözleşmesine dayalı istirdat, birleşen 13. ATM'nin 2025/604 esas sayılı dosyası itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl dosya davacısı temlik alacaklısı, asıl dosya davalısı ... A.Ş yüklenici, asıl dosya davalısı... A.Ş temlik alacaklısı, birleşen Ankara  ATM'nin 2020/605 Esas sayılı dosyası ... Ltd. Şti. alt yüklenicidir. Mahkemece asıl ve birleşen 14. ATM'nin 2025/1085 Esas, birleşen 13. ATM'nin 2025/604 Esas sayılı dosyalarının kısmen kabulüne, birleşen 9. ATM'nin 2020/605 esas sayılı dosyasının reddine karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br><br>\tYüklenici ... A.Ş ile alt yüklenici ... Ltd. Şti. arasında imzalanan 14/06/2012 tarihli sözleşme ile yüklenici şirketin taahüdündeki işleri alt yüklenici olarak, ... Ltd. Şti. üstlenmiştir. Bu şirket sözleşme doğrultusunda yükleniciye teminat mektupları verdiğini, teminat mektuplarının haksız olarak paraya çevrildiğini belirterek, teminat mektubu bedelinin iadesi istemli olarak ve ayrıca manevi tazminat istemli olarak, asıl davayı açmış, yargılama aşamasında alacağını ...'a temlik etmiştir. Davalı yüklenici, davacının işi tamamlamadan iş sahasını terk ettiğini, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece 2015/ 40 Esas sayılı dosya üzerinden verilen kararın Dairemizin 2022/931 Esas sayılı dosyası ile kaldırılması üzerine  Mahkemece asıl ve birleşen 14. ATM'nin 2025/1085 Esas, birleşen 13. ATM'nin 2025/604 Esas sayılı dosyalarının kısmen kabulüne, birleşen 9. ATM'nin 2020/605 esas sayılı dosyasının reddine karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.<br>\tEser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir.  Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır.<br>\t1- Mahkemece Dairemizin kaldırma kararı üzerine, yapılan yargılama sonrasında bilirkişi raporu ve ek raporlar alınmak suretiyle, asıl davadaki alacak ve istirdat talepleri her iki davalı açısından da kısmen kabul edilerek 325.000,00 TL teminat mektubu bedelinin tazmin tarihi olan 02/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak temlik alan davacı ...'a verilmesine, 325.000,00 TL teminat mektubu bedelinin dava tarihi olan 14/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak temlik alan davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Asıl dosya davalılarından... A.Ş ... A.Ş'den alacak temlik alan durumundadır. Temlik eden alt yüklenici ... Ltd. Şti. tarafından yüklenici ... A.Ş'ye sunulan  24/01/2013 tarih ve 3900TM4057 numaralı 650.000,00 TL bedelli  teminat mektubu içeriğinde, yüklenicinin taahhüdünü sözleşme hükümlerine göre yerine getirmemesi halinde yazılı talep üzerine teminat mektubu veren bankanın teminat mektubu bedellerini derhal ve nakden ödeyeceği  öngörülmüştür. Davalı lehdarın teminat mektubu bedelinin ödenmesini talep etmesi  halinde , banka sadece şekli anlamda bir inceleme yapabilecek olup, riskin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda esasa dair bir inceleme yapamayacaktır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/12/2024 tarihli ve 2023/6643 E - 2024/8514 K sayılı  ve yine  Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 12/09/2024 tarihli ve 2023/1108 E- 2024/2682 K sayılı  ilamlarında da bu gerçeğe işaret edilmiştir. Yapılan bu açıklamalar ve bahsedilen Yargıtay içtihatları çerçevesinde temlik eden bankanın şekli yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, temlik alan davalı ... A. Ş'nin sorumluluğu cihetine gidilip gidilemeyeceği irdelenmeden karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>\t2-  6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine göre hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.  HMK'nın 298/2. maddede ise gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz hükmü mevcuttur.<br>\tHGK'nın 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; \"yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Dairemiz'in hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini  gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.” <br>\tMahkemenin kurduğu hüküm bu açıklamalar çerçevesinde incelendiğinde;  mahkemece her iki davalı hakkında da alacak ve istirdat talepleri kısmen kabul edilmesine rağmen,  hükmün 1-d ve 1-e bentlerinde harç konusunda \"davalı\" ifadesi kullanılmıştır. Böylelikle hüküm kendi içerisinde çelişkili olmuş,  aynı zamanda hükmün infazı hususunda da  belirsizliğe de yol açılmıştır. Yine mahkemece hükmün manevi tazminat ile ilgili B-a bendinde reddedilen manevi tazminat talebi nedeniyle maktu harç alınması gerekirken nispi harç alınmasına karar verildiği,  davalı lehine de AAÜT 10/3 maddesi uyarınca maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken nispi olarak vekalet ücreti hesaplanmak suretiyle hatalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, \t<br>2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/412 Esas, 2025/104 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.4 ve 6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> E-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>E-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> E-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c085cc4d8c2ea582","SID":"860ae2d5a012317e"}}