{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1065 Esas<br>KARAR NO: 2025/1179 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2024/784 Esas -  2025/175 Karar <br>TARİH:  12/03/2025<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, terkin edilen ve ihyası talep edilen ... Üretimi isimli işletmede işletme sahibi olduğu,  ... Üretimi isimli işletmenin davalı ... Sicil Müdürlüğü’nde ... ticaret sicil numarası ile 25/12/2015 tarihinde tescil edildiği,  İşletmenin adresi, ... Mah. ... Cad. No.... Üsküdar/İstanbul olduğu, ilgili Kira Sözleşmesi  29/12/2015 tarihinde Yakakent Tapu Sicil Müdürlüğü’nde tapuya şerh verildiği, şerhin terkinine ilişkin yapılan başvuru kira süresinin henüz tamamlanmadığı ve kira şerhi lehtarı ... Üretimi’nin Mersisten yapılan sorgulamasında şirketin aktif olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini,  İşbu sebeple ilgili şerhin kaldırılması amacıyla davanın ikame edilmesi zarureti hasıl olduğundan bahisle  re’sen göz önüne alınacak sair sebeplere, 22/09/2017 tarihinde terkin olunan ... Üretimi isimli işletmenin ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tüzel kişi tacirlerden farklı olarak gerçek kişi tacirlerin, ticari faaliyetlerinin sona ermesi durumunda 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 44. maddesi haricinde bir prosedür bulunmamakta olup; bu itibarla, ticaret sicili kaydı Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 51. maddesine istinaden kapatılan gerçek kişi tacirin, ihyasına karar verilmesi mümkün olmadığı, Nitekim Ticaret Sicili Yönetmeliğinin “Kaydın silinmesi” başlıklı 51. maddesinde gerçek kişiye ait ticari işletmenin, faaliyetine son vermesi durumunda ticari işletmenin sahibince Müdürlüğe başvurulacağı veyahut da ticareti terk ettiği herhangi bir şekilde tespit edilen gerçek kişilere ait ticari işletmenin kaydı, ilgili resmi makamdan alınacak yazı üzerine resen silinebileceği, ticareti terk eden tacirin, İcra ve İflas Kanunu’nun 44. maddesine göre terk dilekçesi ile birlikte mal beyanını da Müdürlüğe vermesinden başkaca hiçbir prosedür düzenlenmediği, hâl böyleyken ve aşağıda yer emsal içtihatlar da gözetilerek; huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK. m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığı,  Müvekkili davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağından bahisle  haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 12/03/2025 tarih ve 2024/784 Esas -  2025/175 Karar sayılı kararında; \"Dava; Tasfiye Halinde ... Üretimi'nin ihyası istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları yönetim kurulu üyeleri pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesini ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Aynı yasanın 2. Fıkrasında mahkeme istemin yerinde olduğu kanaatini getirirse şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapmaları için son tasfiye memurları veya yeni bir veya birkaç kişiye tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir hükmü mevcuttur. İncelenen tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta dosyaya celp edilen belgelere göre ihyası talep edilen şirket adına kayıtlı şirket adına ... mahallesi ... caddesi no:... Üsküdar İstanbul adresinde kayıtlı bulunan dava dışı şirkete 22/09/2017 tarihinde terkin olduğu şirket adına Yakakent Tapu sicil Müdürlüğüne kira sözleşmesi şerhinin verildiği, şerhin terkinine ilişkin yapılan başvurunun kira süresinin tamamlanmadığı ve şirketin aktif olmadığı gerekçesiyle reddedildiği bu nedenle davacının şirketin ihyasına karar verilmesinde hukuki yararı bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne son tasfiye memuru ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, ''1-Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ... Üretimi, Samsun İli, Yakakent İlçesi ... Mahallesi, ... Ada, ... parselde kayıtlı taşınmazda ihyası talep edilen şirket adına kira sözleşmesi şerhi bulunan şerhin terkini ve kira sözleşmesi işlemleri ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ticaret siciline kayıt ve tesciline, Tasfiye memuru olarak ...'in  atanmasına, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 18.09.2017 tarihli tescil ile kaydı silinen ... güneş enerjisi üretimi adlı gerçek kişi ticari işletmesinin sınırlı olmak kaydıyla ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına hükmedilmiş olup; dava konusu gerçek kişi ticari işletmesi, ne 6102 sayılı TTK geçici 7. madde kapsamında ne de TTK m. 535/1 kapsamında terkin edildiğinden diğer bir ifadeyle, gerçek kişi tacirin tasfiyesi söz konusu olmadığından ihyasına/ek tasfiyesine karar verilmesinin mümkün olmadığını ancak sayın ilk derece mahkemesince cevap dilekçeleri ve sunulan emsal ve yerleşik içtihatların dikkate alınmadığını, Bu itibarla, tasfiye işlemi yapılmayan ve tüzel kişiliği de bulunmayan dava konusu gerçek kişi ticari işletmesinin ihyasına / ek tasfiyesine karar verilmesi aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacağı üzere, hukuka, mevzuata ve yerleşik içtihatlara aykırı olmakla; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararının incelenmesi neticesinde; müvekkili müdürlük adına dosyaya sunmuş oldukları 08.11.2024 tarihli cevap dilekçesinin dikkate alınmadığı ve mahkemece, savunmaları tartışılmaksızın ve değerlendirilmeksizin, ihya kararı verilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, Gerek 08.11.2024 tarihli cevap dilekçelerinin ve emsal içtihatların dikkate alınmaması, ileri sürülen savunma ve açıklamalarımızın tartışılmaması dava konusu tüzel kişiliği bulunmayan gerçek kişi tacirin ihyasına/ek tasfiyesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Hukukumuzda ticari işletmeye tüzel kişilik atfedilmediğini, (Bkz. Tamer BOZKURT, Ticarî İşletme Hukuku, 5. Baskı, Yetki Yayınları, 2023, s. 25. Ayrıca bkz. SAbih ARKAN, Ticarî İşletme Hukuku, 28. Bası, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, 2022, s. 33-34.). Gerçekten de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesine göre, \"Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.\" Yine, Kanun'un 16. maddesi de, \"Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler veTicaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılır.\" hükmünü haiz olduğunu, (Ayrıca bkz. Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 55-57. maddeleri). Dava konusu şirketin sicil kayıtları incelendiğinde, ... ÜRETİMİ (TSN: ...) adlı tacirin; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesi kapsamında değil, şirket tacir; gerçek kişi tacir olup, bir terkin işlemi ve tüzel kişiliğin sona ermesi dolayısıyla da bir tasfiye işlemi ve buna bağlı terkin de söz konusu olmadığını, Gerçekten de, cevap dilekçelerinde de açıklandığı gibi tüzel kişi tacirlerden farklı olarak gerçek kişi tacirlerin/iktisadi işletmelerin ticari faaliyetlerinin sona ermesi durumunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 44. maddesi haricinde bir prosedür bulunmamakta olup; ticaret sicili kaydı Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 57. maddesine istinaden kapatılan gerçek kişi tacirin ihyasına / ek tasfiyesine karar verilmesinin mümkün olmadığını, Buna göre, görülen davanın kabulü mümkün olmayıp, talebin reddine karar verilmesi gerektiğini; işbu davayı ikame etmekte davacının hukuki yararı bulunmadığını ancak ilk derece mahkemesince, cevap dilekçeleri dikkate alınmadığı gibi mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar da göz önüne alınmadan eksik inceleme ve değerlendirme ile ihya kararı verildiğini, Oysa bilindiği üzere, ek tasfiye/ihya kurumu tüzel kişiliği bulunan tacirler bakımından mümkün olduğu gibi TTK m. 533 vd. hükümler gereğince bir tasfiyenin de söz konusu olması ve TTK m. 545 gereğince şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ya da ttk geçici 7. madde kapsamında re'sen terkinin söz konusu olması şart olduğunu, Ancak davacının ek tasfiyesini (ihya) talep ettiği dava konusu gerçek kişi ticari işletmesi, tasfiyesiz bir şekilde terkin edildiğini,  emsal içtihatlar da gözetilerek; görülen davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.12.2022 tarihli, E. 2022/6956 K. 2022/9468 sayılı ilâmı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.10.2022 tarihli, E. 2022/5627 K. 2022/6951 sayılı ilâmı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.01.2014 tarihli, E. 2013/10054 K. 2014/361 sayılı ilâmı.) Tüzel kişiliği bulunmayan dava konusu gerçek kişi ticari işletmesinin ihyasına/ ek tasfiyesine karar verilmesi mümkün olmadığından ve davacının hukuki yararı da bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak; davanın reddine karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda arz edilen ve inceleme sırasında re'sen tespit edilecek diğer nedenler de göz önüne alınarak; istinaf talebimizin kabulü ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.03.2025 tarih ve 2024/784 E 2025/175 K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde 'KALDIRILMASINI' ve talebimiz doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilinden terkin edilen gerçek kişiye ait ticari işletmenin yeniden ihyası talebine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sicil müdürlüğü vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. ...nden gelen yazı cevabının  incelenmesinde; ihyası talep edilen ... Üretimi şahıs işletmesinin 18/09/2017 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği olup, gerçek kişiye ait ticari işletmenin yetkilisi ve sahibinin ... olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 12/1. maddesine göre bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bu tanıma göre, bir gerçek kişinin ticaret sicilinden işletmesini terkin ettirmiş olması, koşulları varsa kendisinin tacir sıfatına etkili değildir. TTK'nun 547 maddesi kapsamındaki ek tasfiyeye ilişkin hüküm ise tüzel kişi tacirlere özgü olup, gerçek kişi tacirler bakımından uygulanamaz. Bu durumda, sağ olmakla hak ehliyetine sahip bulunan davacının tekrar ticaret siciline kaydı için işbu ihya davasını açmakta hukuki yararının bulunduğundan söz edilemeyeceğinden (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/03/2025 tarihli,  2025/1251 esas ve 2025/1658 karar sayılı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/03/2024 tarihli, 2024/1193 esas ve 2024/1994  karar sayılı emsal ilamları) mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi  isabetsiz olmuş, davalı yanın istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak, davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h ve 115/2 fıkraları uyarınca hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2025 tarih ve 2024/784 Esas 2025/175 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h ve 115/2 fıkraları uyarınca hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu harçtan, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak ödenen 427,60‬-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,8‬0‬-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen 255,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davalı taraf vekille temsil edildiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 9-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 03/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23da272f2d82e7a8","SID":"22be55bdbded96eb"}}