{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2014 <br>KARAR NO:2025/716<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/06/2021<br>NUMARASI:2019/646 Esas -  2021/427 Karar<br>DAVA:Sözleşmenin İptali-Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/05/2025<br>Taraflar arasındaki Sözleşmenin İptali - Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından; davalılar ...’ın üretici ve ithalatçısı olduğu ... seri numaralı, ... marka, ...  (...) model cihaz 07.09.2018 tarih ... No'lu 13.416,60 TL bedelli faturaya istinaden diğer davalı... Ltd. firmasından satın alındığını, cihazda meydana gelen sorun ve arızalar nedeniyle cihaz ilk olarak klavye arızası şikâyeti ile ... Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’ye (... Teknik Servisi) teslim edilmiş olup ücretsiz olarak klavyeli pilli üst kasası yenisi ile değiştirilmiş ve cihaz 28.03.2019 tarihinde teslim edildiğini, cihaz servisten teslim alındıktan sonra sorun ve arızalar (klavye sorunu, cihazın şarj edilmemesi, kendiliğinden kapanması vs.) artarak devam ettiğini, bunun üzerine cihaz bu sefer ... Şti. ... AVM şubesine 19.06.2019 günü teslim edildiğini ve incelemeye alındığnı,  inceleme neticesinde gr ... adresinden gönderilen elektronik postada; cihazda sıvı hasarı olduğu, arızanın kullanıcı kaynaklı olduğu iddia edilerek 6.098,00 TL onarım bedeli talep edildiğini, cihazda kesinlikle kullanıcıdan kaynaklı bir sorun bulunmamakta olup ürün ayıplı olduğunu, nitekim ... Teknik Servisinde cihaz açılarak ücretsiz olarak klavye kasası değiştirilmiş ve söz konusu işlem esnasında sıvı hasarı vs. tespit edilemediğini, yaşanılan mağduriyetin giderilmesi ve sorunun çözümü konusunda defalarca telefon görüşmesi ve elektronik posta yazışması yapılmış olmasına rağmen, herhangi bir şekilde çözüm odaklı ve müşteri memnuniyeti yaklaşımlı bir geri dönüş yapılmadığını , müvekkilin mağduriyet ve zararı giderilmediğini, davalılara İstanbul 28. Noterliği' nin 23.07.2019 tarih ... sayılı ihtarnamesi gönderilerek cihazın ayıplı olduğunu, bu nedenle 6098 sayılı TBK m. 227'deki yasal haklarına istinaden gereğinin yerine getirilmesi ihtar olunduğunu, davalılar tarafından işbu ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, cihaz için ödenmiş olan 13.416,00 TL'nin fatura tarihi olan 07.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücreti alacağının karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini  karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;  6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde, söz konusu bedel iadesi talebinin müvekkil şirkete yöneltilemeyeceğinin kabulü ile davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini,  uyuşmazlığa konu cihazın 07.09.2018 tarihinde işbu dava kapsamında diğer davalı firma olan satıcıdan satın alındığını, uyuşmazlık konusu cihazın satıcısı müvekkil şirket olmadığını, bir diğer ifadeyle cihazın  13.416,00 TL tutarındaki fatura bedeli hiçbir aşamada müvekkili şirketin uhdesine geçmediğini, hâl böyleyken, davacının  söz konusu cihazın  fatura bedelinin tarafına iadesi talebinin Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri gereği, yalnızca satıcı firmaya yöneltmesi gerektiğini, açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı...Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ... (...) model dizüstü bilgisayarın satıcısı olduğunu, ürün alıcıya tam ve noksansız olarak teslim edildiğini,  kullanım süresinde, cihazda alıcının beyanına göre ayıp çıktığını, malın ayıplı olduğu iddiasını kabul etmediklerini  beyan ile üreticinin yetkilendirdiği yetkili servis incelemelerinde de esasen cihazda sıvı teması olduğunu, Garanti Belgesi Yönetmeliği gereğince, kullanıcıların malı tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan hususlara aykırı olarak kullanmasından kaynaklanan arızalar halinde, kendilerine tanınan hakları kullanmaları mümkün olmadığını, davacının talebinin kendi kusuruna yaslanmış olmakla hukuka aykırı olup, mezkur taleplerin ve davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...ayıplı ürün satımı halinde iddiasını ispatla mükellef olan alıcının, ilgili ürünün ayıplı olduğunu ve süresi içerisinde usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunduğunu ispat etmesi halinde TBK'nın 227 ve 229 maddeleri gereğince, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme ve ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesini talep hakkı mevcut ise de teknik bilirkişi tarafından ayıplı ürün üzerinde yapılan incelemede ürün üzerinde kullanıcı hatasına bağlı sıvı hasarı oluştuğunun tespit edildiği ve davacı alıcının sıvı hasarı oluşmamış bir şekilde ürünü servise verdiği hususunda herhangi bir bilgi ya da belge ibraz etmemiş olduğu nazara alınarak davacının taleplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine ...\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiğini, red kararına dayanak olarak 05.03.2021 tarihli bilirkişi raporunun alındığını, karara dayanak olan bilirkişi raporunda, cihazda oksitlenme görüldüğünü, bu durumun sıvı teması sonucu olabileceğini, bunun da kullanıcı kaynaklı olduğu değerlendirmesi ile talep yerinde olmadığı görüşüne yer verildiğini, rapordaki tespitin hatalı olduğunu, öncelikle oksitlenmenin sıvı temasından kaynaklandığını, bu sıvı temasına da müvekkilinin sebep olduğu tespitine itiraz ettiklerini, oksitlenme veya korozyonun sadece sıvı teması ile değil çevresel faktörlerden de olabileceğini, uyuşmazlığın çözümünde en kritik noktanın, cihazın birden fazla servis kaydının olduğunu, cihazın aynı arıza kaydıyla iki kez yetkili servise gönderildiğini, ilk servis işleminde, arızanın cihaz kaynaklı olduğu gerekçesiyle \"ücretsiz\" servis ve onarım hizmeti sağlandığını, cihazın servisten alınmasından çok kısa bir süre sonra aynı arıza kaydıyla yine yetkili servise gönderildiğini, cihazdaki arızanın aynı olmasına rağmen ikinci servis işleminde sıvı teması nedeniyle ücret talep edildiğini, bilirkişiler tarafından dava öncesinde yaşanan bu sürecin dikkate alınmadığını, mahkemeden özellikle cihazın yetkili serviste aynı arıza kaydıyla servis işlemine konu olması hususu dikkate alınmak suretiyle rapor tanzimi için dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edilmesi talep edilmiş ise de bu taleplerinin kabul görmediğini, açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/646 E. 2021/427 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, ayıplı mal iddiasına dayalı ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; dosyada toplanan delillerin hüküm kurmaya yeterli olup olmadığı, davacının bedel iadesi talebinin yerinde olup olmadığı  noktasındadır.Davacı tarafça satın alınan ürünün ayıplı olduğu, mağduriyet ve zararının giderilmediği belirtilerek ödenmiş olan bedelin iadesi talep edilmiş, davalı üretici tarafından  fatura bedelinin iadesi talebinin yalnızca satıcı firmaya yöneltmesi gerektiği, davalı satıcı tarafından ise üründeki arızanın kullanım hatasından kaynaklandığı savunulmuştur. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaat edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder.Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\" şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür.Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin 2. Fıkrasında da  alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Dosya kapsamından davacı tarafça davaya konu ... ürününün 07.09.2018 tarihinde 13.416,60 TL bedelle davalı... Ltd. Şti'nden satın alındığı, ürünün  klavyesindeki arızalar sebebiyle ilk olarak ... teknik servisine teslim edildiği, servis tarafından ücretsiz olarak klavyeli pilli üst kasasının yenisi ile değiştirildiği ve ürünün 28.03.2019 tarihinde davacıya teslim edildiği, sonrasında üründe şarj olmama, kendiliğinde kapanma ve klavye sorunları nedeniyle davacı tarafça 19.06.2019 tarihinde ... Şti. ... AVM şubesine başvurulduğu, yapılan inceleme neticesinde ürünün USB-C girişi ve anakartı üzerinde yoğun oksitlenmeler olduğu ve hasarın sıvı teması kaynaklı olduğu tespiti ile davacıdan 6.098 TL onarım bedeli talep edildiği, davacının  ise davalılar hakkında İstanbul ... Noterliği'nin 23.07.2019 tarih ... sayılı ihtarnamesini keşide ederek cihazın ayıplı olduğunu, bu nedenle TBK'nın 227.maddesindeki yasal haklarına istinaden gereğinin yapılmasını ihtar ettiği  anlaşılmaktadır.Somut olayda davacı ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanarak hem satıcıya hem de üreticiye dava açmış ise de davalı ... Şirketi'nin üretici olarak sorumluluğu, garanti süresi ve garanti sözleşmesindeki şartlarla sınırlıdır.Dava konusu ürün üzerinde yapılan inceleme neticesinde alınan bilirkişi raporunda, sıvı temasının sadece sıvının ... üzerine dökülmesi şeklinde düşünülmemesi gerektiği , ürünün ıslak bir zemine konumlandırılması halinde veya USB veya havalandırma girişlerinden kullanıcının farkında olamayacağı şekilde de sıvı ve neme maruz kalabileceği , ürünün ana kart üzerindeki entegre devrelerde sıvı maruziyetine bağlı deformasyon- oksitlenmenin  açıkça tespit edildiği, oksitlenme-korozyon nedeniyle klavye üzerindeki tuşların algılamaması - açılıp /kapanma gibi sorunlara sebebiyet verebileceği, üründeki arızanın kullanıcı kaynaklı olabileceği belirtilmiştir.Davacı tarafça, ilk servis işleminde  sıvı teması tespitine yer verilmediği halde aynı arıza nedeniyle ürünün ikinci kez servise gönderilmesi üzerine sıvı teması tespitine yer verilmesinin ücretsiz değişim maliyetine katlanmama saikiyle yapıldığı, üründeki sıvı temasının ilk servis işleminde gerçekleşmiş olabileceği, çok kısa süre sonra aynı arızanın tekrar etmesinin, arızanın sıvı teması ile ilgili olmadığını ortaya koyduğu ileri sürülmüş ise de davacı tarafça iddialarını ispata yarar bir delil sunulmadığı gibi  hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporundaki tespitler karşısında üründeki arızanın kullanıcı hatası ile meydana geldiğinin ve arızanın garanti kapsamında olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda dava konusu üründe meydana gelen arızaya ilişkin olarak davalı satıcının ve garanti sorumluluğu kapsamında davalı üreticinin sorumluluğunun bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.22/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da87a6c09be09c7e","SID":"bbf08a86b20e0c30"}}