{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No <br>\tT.C.<br>                     BURSA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t:  <br>ÜYE\t:  <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 15/09/2022<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: 27/10/2022<br>DAVACILAR\t: <br>DAVALI\t:   <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 05/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/12/2023<br><br>Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkilleri davacıların oğulları Sadettin Dereli'nin sürücüsü ve aynı zamanda maliki olduğu ... plakalı aracı ile 30.07.2006 tarihinde tek taraflı olarak gerçekleştirmiş olduğu trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Hzr.no, ... Karar nolu kararı ile müteveffanın aracın hakimiyetini kaybederek kendi kusuru sonucu vefat ettiğinin tespit edildiğini, söz konusu aracın ...... A.Ş.'nin...... Poliçe no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile Sigortalandığını, sigorta şirketinin faaliyetlerine Ekim 2016 tarihinden itibari ile...A.Ş. unvanı devam ettiğini, 2918 sayılı KTK nun 92 maddesi (b) bendinde belirtildiği üzere işleten ve sürücü yakınları (eşi, çocukları annesi, babası) ZMSS'ndan yararlanma yönünden \"üçüncü kişi\" sayıldıklarını ve işletene ait veya sürücünün Trafik Sigortasından tazminat alma hakkında sahip kılındıklarını, 26/04/2016 tarihinden önce meydana gelen kazalarda (Tek taraflı olsa dahi) yakınların \"Destekten yoksun kalma Tazminatı\" haklarının bulunduğunu, kazanın ölümlü Trafik Kazası olması sebebi ile zaman aşımının 15 yıl olduğunu, davalı Sigorta Şirketine yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını, müteveffanın evli ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, müteveffanın babası davacı 10.06.1956 doğumlu ...i'nin Kapalı Çarşıda dükkanı olup perakende Çanta işi yapmakta olduğunu, diğer davacı 07.01.1956 doğumlu Zeliha Dereli (müteveffanın annesi) kaza tarihinde ev hanımı olup çalışmadığını, emekli olduğunu,  müteveffanın kaza tarihinde Bursa Kapalı Çarşı'da Serbest Ticaret olarak \"Triko Konfeksiyon Perakende Satış \" işletmesi bulunduğunu, müvekkilleri davacıların müteveffa oğullarına en çok ihtiyaç duydukları zamanda yitirdikleri oğullarının maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını, işbu sebeplerle; arabuluculuğa başvurduklarını, ancak anlaşmaya varılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacı Revcivan Dereli için 10.000-TL, davacı ... için 10.000-TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiilin gerçekleştiği 30.07.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacılar vekili 26/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile  davacılar.... için ayrı ayrı  talep edilen 10.000 TL. destekten yoksun kalma talebini (toplam: 20.000,00 TL.), davacı Revcivan Dereli için  12.208,90 TL, davacı Zeliha Dereli için 16.541,10 TL. (toplam: 28.750,00 Tl.) olarak artırmıştır. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; ...plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında kişi başına azami teminatın 37.500-TL olduğunu, eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 30.07.2021 tarihinde açıldığını, davanın kabulünü anlamına gelmemek kaydı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ...K. sayılı İçtihadı uyarınca yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı talep edenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmaları mümkün olmadığını, BK’nın 44/1.maddesine göre “hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamaz” ilkesine göre zararın artması veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına da kendisi katlanması gerekeceğini, “kimse kendi kusurundan faydalanamaz ilkesi” ve de dava konusu kazada sürücünün 3.kişi olmaması  sebebiyle başvuru sahiplerinin destek zararlarından kaynaklı davalı şirketine herhangi bir tazminat sorumluluğu yüklenemeyeceğini, davacı tarafa ...'nin ölümü sebebiyle SGK’dan kendisine herhangi bir aylığın bağlanıp bağlanmadığı ve SGK’dan herhangi bir ödeme alıp almadığının belirlenmesini talep ettiklerini, müteveffanın ölümü sebebi ile anne ve babasından başkaca hak sahibinin olup olmadığının tespitini, hayatta olması durumunda da yapılacak tazminat hesaplamasında dava dışı olan hak sahiplerinin de destek paylarının dikkate alınması suretiyle hesaplama yapılmasını talep ederek maddi tazminat davasının zamanaşımı nedeni ile esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece; davacı ...nin maddi tazminat talebinin kabulüne, buna göre 12.208,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalının temerrüde düşürülme tarihi olan 08/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ....’ye verilmesine, davacı ...’nin maddi tazminat talebinin kabulüne, buna göre 16.541,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalının temerrüde düşürülme tarihi olan 08/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...i’ye verilmesine karar verilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını bu nedenle kazanın oluşumunda tam kusurlu olan müteveffanın mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunmaması nedeniyle talebin teminat dışı kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiğini, yaşam tablosu olarak  PMF 1931 yaşam tablosunun kullanılması gerekirken TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu, kaza nedeniyle davacılara maaş bağlanıp bağlanmadığı ile ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmadığını beyanla  kararın kaldırılması isteminde bulunmuştur.<br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi  tazminat  istemidir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık murisin tam kusuru ile sebebiyet verdiği kaza nedeniyle davacıların 3. Kişi sıfatıyla sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep edip edemeyecekleri ile  maddi tazminat hesaplama yöntemidir. <br>Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda  91 ila 101. maddeler arasında  düzenlenmiştir.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise,“ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir<br>Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.<br>Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak, 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır.<br> Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki  sorumluluğu,  zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Madde hükümler kapsamında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.<br>ZMMS Genel Şartları'nın teminat dışında kalan haller başlıklı A.6 maddesinde<br>''d-)Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri '' teminat dışında sayılmıştır.<br>Yani sigorta şirketi KTK'da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir. Zorunlu mali sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı B.4.maddesinde ;<br>“Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. <br>Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.” düzenlemesi ile 2918 sayılı KTKnın 95. maddesi aynen genel şartlara taşınmıştır.<br>Davacıların  ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacının da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekir. (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı vs. ilamları uyarınca)<br>Somut uyuşmazlık bakımından, yukarıda açıklandığı üzere 30/07/2006 kaza tarihi itibariyle davacılar Revcihan Dereli ve Zeliha Dereli, Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, işleten ve kazaya kusuru ile neden olan sürücünün mirasçısı sıfatı ile değil, zarar gören üçüncü kişi olmaları ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta sözleşmesinin tarafı olmamaları ve üçüncü kişilerin haklarının korunması için 2918 sayılı KTK.nın 95.maddesi düzenlemesi gereğince, genel şartların yürürlük tarihi olan 01/06/2015 tarihinden  önce gerçekleşen kaza nedeniyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının davacılar yönünden uygulanması mümkün görülmemekte olup sürücü murislerinin kusurunun ve müterafik kusurunun davacılara hükmedilecek tazminat miktarını etkilemeyeceği kabul edilmekle davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. <br>Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat  hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. <br>Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu,  Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın,  tazminatın hesaplanması gerekecektir.  (Yargıtay 17 HD. 2019/3292 E. - 2021/1848 K. sayılı ilam). <br>Somut olayda hükme esas alınan raporun ise yukarıdaki açıklamalara uygun olarak TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif yöneteme göre yapıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. <br>Davalı vekili davacılara maaş bağlanıp bağlanmadığı ile tazminat ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılmadan karar verildiğini beyanla istinaf isteminde bulunmuş ise de SGK' ya yazılan müzekereye verilen cevapta da davacılara herhangi bir ödemenin yapılmadığı ve maaş bağlanmadığının bildirildiği görülmekle bu hususta gerekli araştırmaların yapılmış olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. <br>HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.    <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2022 tarih ve ... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,    <br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 1.963,91.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 491,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.472,91.-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,     <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 05/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br><br>...<br>Başkan<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Katip<br>...<br>E-İmzalıdır. <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d790d8eb44b1cb96","SID":"ad0e45b638b1faef"}}