{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/3272 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1362<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN  <br>MAHKEMESİ\t : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t  \t : 2020/71 Esas -  2022/493 Karar<br>KARAR TARİHİ  \t : 30/06/2022<br>DAVA\t\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ            \t: 09/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/07/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1(b-1/son) cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; <br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dilekçesinde davalılardan ...Bankası A.Ş.'ne ait taşınmaz üzerine diğer davalı yüklenici  ... ... Tic.A.Ş.'nin bankaya ait  binayı yaparken  ... Mahallesi .... ada .... parselde bulunan davacı gerçek kişilere ait binada davacı ...Ltd.Şti. şirkete ait .... ve ... işletmesinin bulunduğu, bu binanın yapımı sırasında  davacı şirkete ait işletmenin ve gerçek kişilere ait binanın zarar gördüğünü, bu konuda Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/115 D. İş. Sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdıklarını, bu nedenle 20.000,00 TL manevi tazminat ile 39.111,81 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 59.111,81 TL tazminatın  davalılardan dava tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile  davacı  ...Ltd.Şti. 'ne verilmesini talep etmiştir. \t<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... ....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu inşaatın imalatlarının ve  kazı çalışmalarının usulüne uygun olarak yapıldığını, davacılara ait binanın imar yönetmeliğine uygun olmadığını, davalı ... ....A.Ş.'nin tüm işlemlerini kendi sınırları içerisinde kalarak yaptığını, eski binanın yıkım, jet grout, fore kazık hafriyat işlemlerinin ilim ve bilimin tekniklerine uygun olarak yapıldığını, davacının iddia ettiği hasarların davacılara ait binanın eski ve ekonomik ömrünün tamamlamasından kaynaklandığını, nitekim Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/79 D. İş. Sayılı dosyasında hasarların yeni yapıdan kaynaklandığının tespit edilemediğini, o yüzden maddi tazminat iddialarını kabul etmediklerini, manevi tazminat iddialarını da kabul etmediğini savunarak davanın reddini  savunmuştur. <br>Davalı ...Bankası vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı  ve usuli itirazlarda bulunduğunu, söz konusu iddia edilen zararların ... ... ....A.Ş. tarafından yapılan imalatlar ile bir illiyet bağının bulunmadığını, davacıya ait binanın çok eski ve imar yönetmeliğine aykırı olduğunu, tüm imalatların .... Belediyesi ve.... Firması tarafından denetlendiğini, herhangibir kusur ve sorumluluğu olmamasına rağmen komşuluk ilişkisi içerisinde bir takım tadilat ve onarım istemlerinin de yapıldığını, manevi tazminatın koşulları oluşmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan delil tespitlerinde en çok 15.000,00 TL'lik bir hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini belirterek  davaların reddini savunmuştur. <br>DELİLLER                                :<br>Tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"...tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları incelendiğinde, davalılar ...Bankası ile ... Arasında imzalanan sözleşme kapsamında, davacının iş yerinin bulunduğu parsele komşu parselde inşaat yapıldığı ve yapılan inşaat sırasında kullanılan teknik ve çalışmalar nedeni ile davacının iş yerinde bir kısım hasarların meydana geldiği, söz konusu hasarlar ile davalıların inşaat faaliyeti  arasında  illiyet bağının bulunduğu anlaşılarak davacının maddi tazminat taleplerinin mahkemece hesaplanan miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalıların kendi aralarında imzalamış oldukları sözleşmedeki sorumsuzluk şartının iç ilişkilerinde rücu hakkına ilişkin olduğu, zarar gören ve sözleşmenin tarafı olmayan 3. Kişi konumundaki davacıyı bağlamayacağı anlaşılarak maddi tazminatına yönelik davanın kısmen kabulüne, manevi zarara ilişkin ve kötü niyet tazminatına ilişkin ise mahkemede bir kanaat oluşmadığından; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 38.918,18 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..\" karar verilmiştir.<br><br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  müvekkil şirket lehine hükmedilmesi gereken koşulları oluşan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi  hususunun istinafı ile kararın  bozulmasına,  davalıların haksız istinaf istemlerinin reddine, haklı istinaf sebepleri dışındakı hususlar açısından Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliğinin 2020/71 E. -   2022/493 K.  kararının onanmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ...Bankası vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açılamayacağını,  davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu uyuşmazlıkta müvekkil bankaya husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın neticesini doğrudan etkileyecek, Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı beklenmeksizin hüküm kurulmasının eksik inceleme ile karar verilmesine yol açtığını, ilk derece mahkemesi kararının kabulü halinde, davacı ...ortakları ... ve ... ayrı ayrı maddi tazminat kazanacaklarından, işbu kararın hukuken korunmaması gerektiğini, diğer bir anlatımla ilk derece mahkemesi kararının kabulü halinde, hesaplanan tek zararın 3 ayrı tarafa tam 3 katı olarak ödenmiş olacağını,  bitişik nizamdaki inşaat sebebiyle oluştuğu iddia edilen zarar ile diğer davalı ... tarafından gerçekleştirilen işlemler arasında illiyet bağı bulunmadığını, kaldı ki davacılara ait binanın çok eski, bakımsız ve imar yönetmeliklerine aykırı bir bina olduğunu,   diğer davalı ... A.Ş. tarafından komşuluk ilişkisi çerçevesinde herhangi bir kusur ve sorumluluğu olmamasına rağmen, davacıların talebine istinaden tadilat ve onarım işlemleri yapıldığını ve mahsubunun gerektiğini  beyanla  İlk Derece Mahkemesinin kararının kısmen kaldırılmasına ve müvekkil banka yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zarar ile eylem arasında illiyet bağı bulunmadığını, yapının kendinden hasarlı bir yapı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararında da binanın 1965 yapımı olduğunun açıkça belirtildiğini,dava konusu taşınmazın imar yönetmeliklerine göre teknik gereklilikleri sağlamayan, yıkılması gereken tehlikeli binalardan olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, ... A.Ş. tarafından komşuluk ilişkisi çerçevesinde herhangi bir kusur ve sorumluluğu olmamasına rağmen, davacıların talebine istinaden tadilat ve onarım işlemleri yapıldığını, davacılar lehine yapılan işbu tadilatların miktarının davacıların taleplerinden mahsubu gerektiğini beyanla  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine, mümkün olmaması halinde mütefarik kusur indirimi yapılmasına; lehe yapılan iyileştirmelerin mahsubuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı ... A.Ş vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrar ederek; Davacının tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, bitişik parseldeki inşaat faaliyetinden kaynaklanan maddi ve manevi  tazminat isteğine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle maddi tazminat davasının kısmen kabul-kısmen reddine, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf isteminde bulunmuştur. <br>6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  aynı Kanunun  357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br>Bilindiği üzere, 6098 Sayılı TBK'nun 49 uncu maddesi uyarınca kasten veya ihmali bir eylemle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 50/1. fıkra gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.<br>Bilindiği üzere, kusursuz sorumluluk türlerinden olan 6098 Sayılı TBK'nun 69.maddesi gereğince bir binanın veya yapı eserinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden dolayı oluşan zararı gidermekle yükümlüdür.<br>Yargıtay kararlarında, öğretide bina ve yapı malikinin sorumluluğu objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan \"ağırlaştırılmış\" \"olağan sebep sorumluluğu\" olarak isimlendirilen bir kusursuz sorumluluk halidir. Zarar ile özen eksikliği arasında uygun nedensellik bağı sorumluluk için yeterli olup özel hukuk sorumluluğu bakımından her zaman kusur unsurlarının bulunması zorunlu değildir. Bu gibi durumlarda kusur aranmayacaktır.  Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. <br>Başka bir anlatımla, bir bina ve yapı tesis ve benzerlerinin zarara neden olması durumunda yapı malikinin sorumlu tutulabilmesi için zararın bina ve yapının bakımındaki özen eksikliğinden doğmuş olması zarar ile bakım eksikliği arasında uygun bir nedensellik bağı bulunması gereklidir.<br>4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 683. maddesinde yer alan; \"Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir\" hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, Kanunun 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nun \"komşu hakkı\" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir.<br>           TMK’nın 738. maddesiyle, 737. maddeye benzer daha özel bir düzenleme getirilmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre \"Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır. Komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılar hakkında taşkın yapılara ilişkin hükümler uygulanır.\" Bir kimsenin kendi taşınmazında yaptığı hafriyat veya inşaat nedeniyle komşusunun taşınmazına bir zarar vermiş veya onu zarara maruz bırakmışsa, bu zararın hoşgörü sınırlarını aşıp aşmadığını aramaya gerek yoktur.<br>Komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat davalarında öncelikle davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden  sonra varsa  davacının uğramış olduğu zararın miktarının bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesi, tazminatın bu zarara göre tayin ve takdir edilmesi gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki, tazminat miktarı hiçbir zaman zararı aşamaz. Kural olarak, sorumlu olan kişinin, meydana gelen zararı tümü ile tazmin etmesi gerekir. Tayin edilen tazminat miktarının da zararı tümü ile gidermesi gerekir.<br> Bir kimsenin komşu arsada yapılan yapı dolayısıyla kendi yapısına zarar gelmesi halinde hem komşu arsanın malikine 4721 Sayılı TMK'nun 730 vd. hükümlerine göre dayandığı tazminat hakkı, hem de yapıyı yapan yükleniciye karşı TBK'nun haksız fiil hükümlerine dayanan tazminat hakkı doğabilir. <br>Yine,  6098 Sayılı TBK'nun 66 maddesine göre; ''Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür.\" Buna göre; adam çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için; zararın çalışanın hukuka aykırı eyleminden doğması ve zarar ile çalışanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Adam çalıştıranın sorumluluktan kurtulabilmesi için, gerekli özeni göstermiş olması halinde de zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi  gerekecektir.<br>Adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olmayıp, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa ile adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin veya emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, kusurdan bağımsız olarak doğmaktadir. Bu halde yukarıda sözü edilen objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmektedir.<br>Somut olayda; davalı ...Bankası'na ait ... parselde diğer  davalı ... Tic. A.Ş. tarafından yapılan inşaat nedeniyle,  bitişik parseldeki davacı şirket tarafından işletilen mağaza ve ofislerde meydana gelen  hasarlar için davacı şirket tarafından yapılan onarım giderlerinden kaynaklı  maddi tazminat ve şirketin itibarının zarar görmesi nedeniyle manevi tazminat talep edilmiştir.<br>Davanın  zarar gören yapının bir kısım bağımsız bölümlerinin maliki olan ... . ve ... ile birlikte Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/565 Esasında açıldığı, davacı şirket tarafından yapılan ve maddi tazminat talebine  konu edilen giderler  dava dilekçesinde açık döküm yapılarak şirket için talep edilen maddi  ve manevi tazminat talebi ile diğer davacılar için talep edilen maddi tazminat kalemlerinin ayrı ayrı gösterildiği , davacı tarafça 22/05/2017 tarihli dilekçe ile taleplerin açıklandığı, 2016/565 esas sayılı dosyada 30/01/2019 tarihli kök 13/06/2019 tarihli ek raporlar alındığı, Mahkemece davacı ...yönünden davanın tefriki ile Mahkemenin  2019/711 Esasına kaydedildiği ve tacirler arası haksız eylemden kaynaklanması nedeniyle davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek talep üzerine gönderildiği, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin eldeki esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.<br>Dava açılmadan önce davacı tarafça 2 defa delil tespiti talep edilmiş,<br>Karşıyaka 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/115 D. İş sayılı dosyasından davacı şirket talebi üzerine alınan 31.10.2014 tarihli kök ve 02.12.2014 tarihli ek bilirkişi (inşaat mühendisi) raporlarında özetle; dava konusu binada meydana gelen hasarın karşı tarafların yapmakta olduğu inşaat faaliyetleri nedeni ile meydana geldiği , hasar giderim bedelinin 14.850,00 TL olduğu, hasarların yaklaşık 10 takvim günü içerisinde giderilebileceği kanaati bildirilmiştir.<br>Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/79 D. İş sayılı dosyasından  davacı şirket  ... Ltd. Şti. ile  ... ve ...  talebi ile alınan 30.06.2016 tarihli kök ve 23.08.2016 tarihli ek bilirkişi (inşaat mühendisi-gayrımenkul değerleme uzmanı)  raporunda bilirkişi inşaat mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda  ( hasar sebebinin teknik inceleme ile net olarak belirlenebilmesi için yapı ve zeminin inşaat süresince yapısal test cihazları ile davranışının gözlenmesi, yapıda binanın taşıyıcı sisteminde meydana gelen değişikliklerin tespit edilmesi gerektiği görüşü ile )  tamamının birebir inşaat yapımı nedeniyle olduğu söylenemeyen  zararların giderilme bedelinin ortalama ve yaklaşık olarak 15.000,00 TL olduğu ve 10 gün içerisinde tamamlanabileceği kanaati bildirilmiştir.<br>Öncelikle, davacı dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğundan söz etmiş olsa bile belirsiz alacak davası unsurları bulunmuyorsa bu davanın açılmasında hukuki yarar olmadığından söz edilemeyecek alacağın istenmesinde hukuki yarar olduğundan mevcut unsurları itibarıyla kısmi dava açılmış olduğu kabul edilerek davacının talep sonucu hakkında karar verilebileceğinden (bu yönde HGK’nun  2019/17-853 esas  2020/907 karar sayılı 17/11/2020 tarihli kararı) davacı açık döküm sunduğu fatura ve gider belgeleri gereğince  yaptığı harcamaları talep ettiğine göre;  davanın usulden reddedilmeyip esastan inceleme yapılmış olmasında hukuka aykırılık görülmemiş davalı ...Bankası vekilinin bu husustaki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>6098 sayılı TBK'nın 72. maddesi gereğince tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, dava tarihi itibariyle  temadi eden zararlar nedeniyle zamanaşımın dolduğu söylenemeyeceğinden, eldeki davada da tespit tarihinden sonra da inşai faaliyet ve buna bağlı hasar oluşumu devam ettiğinden davalılar vekillerinin zamanaşımına değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Eldeki davanın tefrik edildiği Karıyaka 2. Asliye Hukuk Mahekmesinin 2016/565 Esas sayılı dosyasındaki diğer davacılar ... ve ... davacı şirketin ortaklarından ise de, bu kişilerin taşınmaz maliki olarak binanın gördüğü hasarlar nedeniyle üst çatı izolasyon ve duvar tadilati ile iki bina arasına membran , sac döşeme giderleri ile orta hasarlı hale gelen binanın yeniden yıkımı ve inşası yönünden maddi tazminat istemlerinde bulundukları;  eldeki davaya konu tamiratların ise davacı şirketin işletme faaliyeti için mobilya, vitrin, alarm sistemi ..vs. eşya ve  sistem onarım giderlerine ilişkin davacı tarafça belgelendirilen bedellere ilişkin olduğu, her iki davadaki taleplerin farklı olması nedeniyle mükerrerlik bulunmadığı anlaşıldığından;  davalı ...Bankası vekilinin 3 kat tazminattan sorumlu tutulduklarına yönelik istinaf nedenleri dosya kapsamına uygun bulunmamıştır.<br>Öte yandan, Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahekmesinin 2016/565 Esas 2021/349 Karar sayılı 07/07/2021 tarihli kararı ile davacılar .... ve ... 'nin maddi tazminat istemlerinin kolon kırığı, duvar çatlağı ve camekan onarım bedeli ile sınırlı ( müterafik kusur indirimi de yapılarak) toplam 18.250 TL üzerinden kabul edildiği, Dairemizce Uyap üzerinden yapılan incelemeye göre, kararın İzmir BAM 22 HD’nin 2022/649 Esas 2024/1532 Karar sayılı 28/06/2024 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği anlaşıldığından, davalı ...Bankası vekilinin bekletici meseleye değinen istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.<br>2016/565 Esas sayılı dosyada alınan  30/01/2019 tarihli bilirkişi heyeti (1 inşaat yüksek mühendisi, 1 elektrik elektronik mühendisi, 1 jeoloji mühendisi, 1 yüksek mimar, 1 inşaat mühendisi bilirkişiden oluşan)  raporundaki  belirlemelerin davalıların inşai faaliyetindeki uygulamaların  dava konusu yapıdaki hasara sebep olduğunun kabulü için yeterli olduğu, İDM’ce alınan 14/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı talebine konu onarımların ilgili olduğu hasarların bitişik parseldeki inşaat faaliyetinden kaynaklandığı hususunun belirlendiği anlaşıldığından, davalılar vekillerinin illiyet bağının bulunmadığına değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Davacı binada faaliyet gösteren işletme sahibi şirket olduğundan, yapı maliki olmayan davacı yönünden  yapının kendisinden kaynaklanan nedenlere bağlı müterafik kusurun varlığı kabul edilemeyeceğinden davalı vekillerinin bu husustaki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.<br>Dava dilekçesinde davalı tarafça 8.410 TL’lik bir kısım tadilatlar yapıldığı ancak bunların dava konusu edilmediği, ki bu tadilatların da devam eden inşaat ile birlikte bozulduğu, 2014/115 D.İş sayılı delil tespitinin bu tadilatlar sonrası yapıldığı ifade edilmiştir. Buna göre davalı tarafından bir kısım tadilat yapıldığı davacının da kabulünde ise de delil tespiti dosyaları ve nihai olarak İDM’ce yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve belirlemelere göre;  tadilat yapılmış olsa dahi mevcut olan ve ödemeleri davacı tarafça belgelendirilen ( ticari defter kayıtları ile de denetimi sağlanarak) onarım bedellerinin tazminine karar verilmiş olması değerlendirildiğinde, davalılar vekillerinin mahsup yapılması gerektiğine değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Ekonomik itibar da,  tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsüdür. Tüzel kişinin ekonomik faaliyetleri de toplum tarafından değerlendirilmektedir. Tüzel kişinin kişilik haklarından olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir. Gerçek kişilere özgü olanlar dışında kalan kişilik haklarında tüzel kişilerin de manevi zarara uğrayabileceğini ve bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunabileceğini kabul  edilmektedir.  (HGK 22/01/2016 tarih, 2014/4-213 E., 2016/70 K. sayılı kararı). (HGK 01.02.2012 tarih, 2011/4-687 E. 2012/26 K.)  Tüzel kişi kurumsal kültürünün bir parçası olarak sosyal sorumluluk üstlenmiş ise  onur ve saygınlığın \"sosyal itibar\" ve \"ticari itibar\"  yönleri ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.<br>Dosya kapsamından, davalıların inşai faaliyeti nedeniyle davacının faaliyet gösterdiği yapıda, işyerinde meydana gelen hasarlar davacının ticari itibar ve saygınlığına yönelik saldırı niteliğinde kabul edilemeyeceğinden; ilk derece mahkemesince manevi tazminat talebinin reddine karar  verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin  bu yöne ilişkin istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve taraf vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği  kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-İlk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve taraf vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 615,40 TL'den mahsubuyla, bakiye 534,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı ... .Tic. A.Ş tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 665,00 istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 2.658,50 TL'den mahsubuyla, bakiye  1.993,5‬0 TL'nin  bu  davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>4-Davalı ...Bankası A.Ş tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 665,00 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 2.658,50 TL'den mahsubuyla, bakiye 1.993,5‬0 TL'nin  bu davalıdan  alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>5-Tarafların yaptıkları istinaf giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>6-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine, <br>7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 09/07/2025 tarihinde KESİN olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ebdac55d88301d98","SID":"85da45c9cac921c7"}}