{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi   <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 36. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br> <br>BAŞKAN\t\t: ...<br><br>KATİP\t\t: .<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 26/01/2024<br>NUMARASI\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 26/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/07/2025<br><br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı,  firmanın .... bölgesinde inşaat alanı bulunduğunu, yine aynı bölge sınırları içerisinde komşu parsel olan  ....nolu alanda ise  davalı şirketin yer aldığını, İmar Kanunu'nun 31/4-d gereği, “Binaların yan ve arka bahçelerinde kazı ve tesviye yapılması hallerinde binalarda ve komşu parsellerde yer alan binalarda herhangi bir zarar oluşmaması bakımından projesine uygun olarak istinat duvarı da dahil gerekli tüm önlemler alınır” hükmü gereğince hem de ... maddesi gereğince bu sanayi bölgesi içerisinde istinat duvarı yapılması zorunluluğunun belirtildiğini, şirketlerinin bu zorunluluk üzerine  ortak istinat duvar yapımını üstlendiğini, 934.076,20 TL bedel  ödeyerek istinat duvarı yaptırdığını, akabinde 08/11/2021 tarihinde .... dilekçe vererek; şirketleri ile aynı bölgede bulunan ...parsel ile arasına yapılan 113 metre uzunluğundaki ortak istinat duvarı projesinin faturasını sunarak, davalı şirketin ödemesi gereken 1/2 oranında tahsilat işlemlerinin yapılmasını  talep ettiğini, bunun üzerine, ... 2. ve 3. ... ...'nün 28/12/2021 tarihinde davalı şirkete yazı yazarak; \"ortak isitnat duvarı yapımı ve yapım giderlerine ilişkin olarak ilgili katılımcıların hisseleri oranında katılım payının ödemesi yükümlülüğünün ... Uygulam Yönetmeliğinde düzenlendiğini, ...... alınan yazıda, istinat duvar yapım bedelinden ( 934.076,20-TL) hissenize düşen kısmının (%50) bedeli talep edildiğini, bu yükümlülük ve sorumluluğunun ... Uygulama Yönetmeliğinin 43/f-3 maddesi gereğinde tarafınıza ait olacağı \"şeklinde yazı gönderildiğini, ancak davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... Uygulama Yönetmeliği gereğince inşaat alanlarında yapılması zorunlu tutulan istinat duvarına ilişkin gerek kanun, gerekse yönetmelik gereği davalı şirketin kendi hissesine düşen kısmı ödemekle yükümlü olduğunu, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini bu  sebeple Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3200 Esas sayılı dosyası üzerinden, isnat duvar yapım bedeli olan 934.076,20 TL fatura bedelinin yarısının  takibe konu edildiğini, bu takibe davalı şirket tarafından alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla itiraz edildiğini, davalı şirketin itirazında haksız olduğunu belirterek borçlunun Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2022/ 3200 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ve takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve munzam zarara hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı, davacı yanın davasının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, kendisinin ... ...üzerinde halen devam eden fabrika inşaatının bulunduğunu, ... sanayi bölgesi imar müdürlüğü tarafından şirketlerine gönderilen 28/12/2021 tarihli yazısı ile komşu parselde ... parsel bulunan ....isnat duvarı yapım bedeli olan 934.076,20 TL'nin yarısının talep edildiği ancak talep edilen miktarın fahiş olduğunu, dava  konusu isnat duvarının yapım sürecinin usulsüz olduğunu, talep konusu fatura bedelinin gerçeğe aykırı olduğunu, isnat duvarının yapım aşamasında kendisine bilgi verilmediğini, süreç ve bedeller konusunda kendisinin onayının alınmadığını, isnat duvarının imar ve inşaat mevzuatına aykırı olarak proje onayı ve inşaat ruhsatı alınmaksızın yapıldığını, 2021 yılı Ağustos ayından önce ortak istinat duvarının yapımı tamamlanmış olmasına karşın Aralık 2021 tarihli fatura ile talepte bulunmasının kabul edilemeyeceğini, yargılama sırasında ortaya çıkacak durumlar karşısında fazlaya dair her türlü beyan, talep ve dava hakkları saklı kalmak kaydı ile haksız, mesnetsiz ve iyi niyetten yoksun davanın reddine, kendisi lehine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece,  davacıya ait  ... ....bölgesinde inşaat alanı bulunduğu, davalıya ait aynı bölge sınırları içerisinde komşu parsel olan ...nolu taşınmazlar arasında davacı tarafça istinat duvarı yapıldığının anlaşıldığı, ... Yönetmeliği'nin 43/f maddesinde; \"Tahsisi yapılmış parseller arasında parsellerin konumu ile kot farklılıklarından dolayı şev düzenlemesi için teknik gerekliliklerine, can ve mal güvenliğinin temini bakımından istinat duvarı yapılması yükümlülüğü ilgili katılımcılara aittir. Uyuşmazlık halinde bu konudaki tespitler ... yönetim kurulunca yapılır. Bu tespitlere göre tarafların duvar inşa bedeline katılım payı belirlenir. Duvar inşa katılım bedelinin tahsilinde, katılımcılardan herhangi birisinin tesisini faaliyete geçirip geçirmediği dikkate alınmaz.\" hükümlerinin yer aldığı, istinat duvarının anılan yönetmelik hükmü uyarınca tarafların taşınmazları arasına yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, ... Yönetmeliği'nin 43/f-3. bendi gereğince istinat yapım bedelinin %50'sinin davalı taraftan talep edilebileceği, istinat duvarının yapılış tarihi konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, dosya arasına alınan duvar yapımına ilişkin faturanın 08/11/2021 tarihli olduğu, cevap dilekçesi ekinde sunulan duvarın yapılmış olduğunu gösterir fotoğraf tarihinin 2021 Eylül ayına ilişkin olması, dinlenen tanık beyanın duvar kazı işinin 2021 yılı haziran ayında tamamlandığı ve duvar yapımına bir hafta içerisinde başlandığını beyan ettiği anlaşılmakla istinat duvarının 2021 yılı haziran ayında yapıldığına kanaat getirilerek alınan bilirkişi raporu kapsamında davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği, takip bedelinin likit olmadığı dikkate alınarak icra inkar tazminatının reddine, takibin kötüniyetli başlatıldığı ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verildiği, TBK’nın 122. maddesine göre “Alacaklı, temerrüt  faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.  Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” hükmü yer aldığı, aşkın zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerinde olduğu, bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumunda olduğu, aşkın (munzam) zararın alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerektiği, başka bir anlatımla alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulması gerektiği, bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiği, yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamayacağı, bu itibarla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamayacağı, bu kapsamda davacının borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumunda olması gerektiği gerekçesiyle; \"Davanın kısmen  kabulü ile; Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2022/3200  esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 352.368,42-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlar ile devamına, fazlaya dair istemin reddine, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, munzam zarar taleplerinin reddine\" karar verilmiş; karara karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı, istinat duvar tamamlanma tarihinin, yerel mahkeme tarafından hatalı değerlendirildiğini, dava konusu istinat duvarı Kasım 2021'de tamamlanmış olup buna ilişkin faturanın da 08/11/2021 tarihli olduğunun görüleceğini, her ne kadar mahkeme tanık beyanına göre istinat duvarının 2021 yılı Haziran ayında tamamlandığına kanaat getirmiş ise de tanık beyanında kazı işinin 26/06/2021 tarihinde tamamlandığı, bir hafta sonra duvar yapımına başlanıldığını ve bir ay içerisinde yapılmış olduğunun belirtildiğini, istinat duvar yapımını bu şahsın yapmadığını, duvar işlemini yapmayan bu şahsın kendi yapımını üstlenmediği duvarın bitim tarihine ilişkin bir tarih belirtmesinin, mahkemenin de bu tarihi baz alarak hüküm kurmasının açıkça hatalı olduğunu, fatura tarihi baz alınarak karar verilmesi gerektiğini, ayrıca bilirkişi raporu kendi şirketleri lehine olmasına rağmen mahkemece aleyhlerine olacak şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını, takip bedeli likit olmadığından bahisle icra inkar tazminatının reddine ve yine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davalı borçlunun fatura bedelinin yarısından kendisinin sorumlu olduğunu  ... 2.ve 3. ... ...'nün 28/12/2021 tarihinde yazılan yazılarında da bildiğini, yerel mahkeme tarafından munzam zarar taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, duvarın inşa tarihindeki demir, beton ve işçilik fiyatları ile dava tarihinde fiyatlar arasındaki fahiş farklar olduğunu, duvarın inşa sırasında dolar kuru 8 TL civarında iken dava tarihinde ise 18,00 TL olduğunu, rapor tarihi itibariyle 28,00 TL'yi geçtiğini, davalının ödemiş olduğu bedelin tahsilini geciktirerek enflasyonist ortamda kendisine büyük avantaj sağlamaya çalıştığını ve zararının temerrüt faizi ile karşılanmayacak hale geldiğini, ayrıca Anayasa Mahkemesi kararından sonra munzam zarar hesabında somut ispat aranmasa da duvar yapım aşamasında kullanmış olduğu kredileri ve kredi maliyetlerini içeren belgeler mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen yerel mahkemece  bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, usul ve yasaya aykırı olan yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, ... Yönetmeliği'nin 43/f maddesi uyarınca davacı tarafça yapılan istinat duvarının yarı bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile munzam zarar istemine ilişkindir. <br>Davacının istinaf sebepleri ile HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; <br>Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafça yapılan istinat duvarının Haziran 2021 yılı itibariyle KDV dahil 704.736,85 TL olduğu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, duvarın kazı inşaatında çalışan davalı tanığı Nazım Işık'ın beyanında, kazı yapma işinin 26/06/2021 tarihinde tamamlanıp müteahhit firmaya teslim edildiği, teslimden bir hafta sonra duvar yapımına başlandığı ve duvar yapımının da bir ay içinde tamamlandığının belirtilmiş olduğu hususu ile bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dosyaya sunulan en erken tarihli fotoğraflarda görüldüğü üzere 21/09/2021 tarihinde davaya konu istinat duvarının yapımının tamamlanmış olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça yapılan istinat duvarının Ağustos 2021 itibariyle bittiği kabul edilerek bu tarih itibariyle değerinin hesaplanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından dosyanın bu yönde rapor alınması için aynı bilirkişiye tevdi edilerek taraf ve yargı denetimine elverişli ek rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup isabetsiz bulunmuştur. <br> Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1/a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılamanın yeniden yapılması için dava dosyasının mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile HMK'nın 353/1/a-6. maddesi uyarınca Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2024 tarih ve 2022/679 Esas, 2024/49 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde istinaf kanun yoluna başvuran davacıya iadesine,<br>4-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 26/06/2025 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi.<br> <br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br>        <br>         <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0880916f1ed6fc6d","SID":"54173ff568f81ba2"}}