{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2025/1311 <br>KARAR NO:2025/1166 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ:17/4/2025<br>NUMARASI:2025/170 (E) - Derdest <br>DAVANIN KONUSU:Tasarrufun İptali <br>KARAR TARİHİ:11/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde, Yargıtay 6'ncı Hukuk Dairesinin 21/3/2023 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşen İstanbul 1'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/702 (E) - 2022/633 (K) sayılı ilamıyla, 30/6/2022 günü saat 16.00 itibarıyla iflasına karar verilen ... AŞ'ye ait tapu sicilinin İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sırasında kayıtlı taşınmazda bulunan 1'inci kule ...numaralı bağımsız bölümün ipotek alacaklısı ... Bankası AŞ tarafından ihaleye çıkarılması üzerine İstanbul Gayrimenkul Satış Müdürlüğünün ... Tal. sayılı dosyasında 28/6/2022 tarihinde yapılan satışta 140.000.000 TL bedelle alacağı mahsuben ... Bankası AŞ ve ... Bankası AŞ %52 - %48 paylarla ihale edildiğini;  ipotek alacaklısı ... Bankası AŞ tarafından ihaleye çıkarılan adı geçen müflis şirkete ait  tapu sicilinin İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sırasında kayıtlı taşınmazda bulunan 2'nci kule ... numaralı bağımsız bölümün ise İstanbul Gayrimenkul Satış Müdürlüğünün ... Tal. sayılı dosyasında 19/8/2022 tarihinde yapılan satışta 181.000.000 TL bedelle alacağı mahsuben ... Bankası AŞ ve ... Bankası AŞ %52 - %48 paylarla ihale edildiğini, davalılar ... Bankası AŞ ve ... Bankası AŞ ile müflis şirketin ortağı ve yetkilisi konumundaki davalılar ... ve ... arasında 14/3/2023 günü düzenlenen sözleşme ile müflis firmanın ihalenin feshi davalarından feragat etmesi karşılığında davaya konu ... numaralı bağımsız bölümün 140.000.000 TL bedelle  ...'ye veya kendisinin göstereceği üçüncü bir kişiye, ... numaralı bağımsız bölümü ise ...'ye veya kendisinin göstereceği üçüncü bir kişiye 181.000.000 TL bedelle önce 30/11/2024 sonra ise bu süre uzatılarak 1/4/2025 gününe kadar devretme taahhütü altına girdiklerini, iflas eden şirkete tanınması gereken taşınmazların devrini talep etme hakkının, iflas masasından mal kaçırmak amacıyla müflis firmanın yetkilisi ... ile ortağı (kardeşi)  ...'ye tanındığını, davaya konu taşınmazların rayiç değerinin çok altında fiyatla alım hakkından veya üçüncü kişilere devrinin talep etme hakkından kaynaklanacak menfaatin esasen söz konusu taşınmazların maliki müflis firmaya ait olması gerektiğini, iflas eden şirketin her alacaklısının bu davayı açabileceğini, davalılar ... Bankası AŞ ve ... Bankası AŞ ve %52 - %48 paylarla ihale edilen taşınmazlara ilişkin 14/3/2023 tarihli taşınmaz devir sözleşmesinin muvazaalı olduğunu tespiti ile iptali sonrası bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayalı ve hukuki sebepten yoksun davalı bankalar adına bulunan taşınmaz kayıtlarının düzeltilmesi gerektiğini belirterek, davaya konu ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin üzerine öncelikle teminatsız aksi halde makul teminat karşılığında satılamaz, devredilemez ve üzerlerine ayni hak tesis edilemez şerhi konulmasına; davaya konu  tapu sicilinin İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sırasında kayıtlı taşınmazda bulunan 1'inci kule ... numaralı bağımsız bölüm ile tapu sicilinin İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sırasında kayıtlı taşınmazda bulunan 2'nci kule ... numaralı bağımsız bölümün davalılar ... Bankası AŞ ve ... Bankası AŞ adına olan tapu kayıtlarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1024 vd. maddeleri uyarınca iptali ile müflis ... AŞ adına tesciline, belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 8.895.869,36 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile masa alacaklılarına ödenmek üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 556'ncı maddesi uyarınca müflis ... AŞ'nin iflas masasına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin 7/3/2025 gün ve 2025/170 (E) sayılı ara kararıyla, tedbir talebinin kabulüne, davaya konu tapu sicilinin İstanbul İli, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sırasında kayıtlı taşınmazda bulunan 1'inci kule 402 ve 2'nci kule 576 numaralı bağımsız bölümlerin, davalılar adına kayıtlı olması koşuluyla \"devrini önleyici ihtiyati tedbir\" uygulanmasına, davacıdan alacağının %20'si oranında teminat alınmasına; duruşmanın 16/4/2025 günü yapılan 1'inci oturumunda verilen 17/4/2025 gün ve 2025/170 (E) sayılı ara kararıyla ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Bankası AŞ vekili dilekçesinde özetle; konusu itibarıyla ihtiyati tedbir koşullarının gerçekleşmediği davada, tedbir kararının verilmesini gerektirir bir husus bulunmadığını, davanın temelinin tedbir kararı verilen taşınmazlar olmadığını, yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığını, davaya konu taşınmazların mülkiyetinin icrada yapılan satış sonucu davalı bankalara geçtiğini, davaya konu edilen sözleşmenin borç tasfiye ve alım hakkı protokolü olduğunu, verilen tedbir kararı ile davacının hukuki yararının ölçülü olmadığını belirterek, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... Bankası AŞ vekili dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın icra ihalesinde alacağına mahsuben aldığı taşınmazlar üzerinde iflas idaresinin herhangi bir hakkı olamayacağını, müvekkili bankanın cebri icra sonucunda taşınmazların paydaşı maliki olduğunu, kesinleşmeyen alacağın miktarı ile taşınmazların değerine göre taşınmazlar üzerine tedbir konulmasının orantılı olmadığını, davacının varlığını ile sürdüğü alacağının da henüz kesinleşmediğini, yaklaşık ispat koşulunun da oluşmadığını belirterek, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını istemiştir.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, cebri icra yoluyla kazanılan mülkiyetin iptal edilemeyeceğini, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, tedbir kararının da orantısız olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı  ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbire ilişkin taleplerin tam olarak hangi sebebe dayandırıldığının anlaşılamadığını, mahkemenin ihtiyati tedbirin kabulüne ve itirazın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, tasarrufun iptali davasına bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğunu, davacının kesin bir alacağının da bulunmadığını, davacının iflas masasından dava açma yetkisi almaması nedeniyle dava şartının da gerçekleşmediğini, davacının gerçek dışı beyanları hükme esas alınamayacağı gibi varsayıma dayalı dayanaksız beyanları ile de ispat yükünün karşılandığı kabul edilerek ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini belirterek, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı yapılan inceleme sonunda: Talep, tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.Dava sırasında davalının, dava konusunu başkasına devretmesi olanağı bulunduğundan, davacının davayı kazanması halinde dava konusu şeye (mala) kavuşması tehlikeye girebilir. İşte, davacının davayı kazanması halinde dava konusuna kavuşmasını, daha dava sırasında (hatta davadan bile önce) güvence altına almaya yarayan geçici hukuki korumalara (tedbirlere) ihtiyati tedbirler denir. HMK'nin 389'uncu maddesi uyarınca ihtiyatî tedbir talebinin yapıldığı sıradaki (mevcut) durumda oluşabilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından, hakkın elde edilmesinin tamamen olanaksız hale geleceğinden, hakkın elde edilmesinde gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe ediliyorsa ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu kabul edilir. Aynı Kanunun 390'ıncı maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca, ihtiyati tedbir isteyen taraf ihtiyati tedbirin nedenini ve türünü açıkça belirtmek, davanın esası yönünden de haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki yaklaşık ispat tam bir ispat değildir. Mahkemede, ihtiyati tedbir isteyenin hakkının mevcut olduğuna ilişkin kanı oluşması, (onu kuvvetle muhtemel görmesi) yeterlidir. Mahkeme, kural olarak asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı veremez. Aksi durumda ihtiyati tedbir davanın yerine geçmiş olur. (Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, sayfa 558 vd.)Eldeki davada davacı vekili, müflis firma yetkilileri davalılar ... ve ...'ye tanınan taşınmazların devrini talep etme hakkının, iflas eden şirkete tanınması gerekirken, iflas masasından mal kaçırmak amacıyla şirket ortağı gerçek kişilerin gösterdiği üçüncü kişilere tanındığını ileri sürerek, davaya konu  tapu sicilinin İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sırasında kayıtlı taşınmazda bulunan 1'inci kule ... numaralı bağımsız bölüm ile tapu sicilinin İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sırasında kayıtlı taşınmazda bulunan 2'nci kule ... numaralı bağımsız bölümün davalılar ... Bankası AŞ ve ... Bankası AŞ adına olan tapu kayıtlarının TMK'nin 1024 vd. maddeleri uyarınca iptali ile müflis ... AŞ adına tesciline, belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 8.895.869,36 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile masa alacaklılarına ödenmek üzere TTK'nin 556'ncı maddesi uyarınca müflis ... AŞ'nin iflas masasına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, Küçükçekmece İcra Dairesinin... (...) [eski esas numarası Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ...(...)] sayılı icra takibi içeriğine, iddianın ileri sürülüş biçimine, eldeki davanın niteliğine, dava dosyasına getirtilen davaya konu taşınmazların tapu kayıtları ile İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Talimat sayılı dosyasında düzenlenen davaya konu taşınmazların açık arttırmayla satışına ilişkin ihale tutanaklarından anlaşılan davaya konu taşınmazların mülkiyetinin davalılar ... Bankası ve ... Bankası AŞ tarafından edinim sebebi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 134'üncü maddesinin 2'nci fıkrasına göre, eldeki davada ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gereken yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:I-Davalılar ... Bankası AŞ, ... Bankası AŞ, ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına itizarın reddine ilişkin duruşmanın 16/4/2025 günü yapılan 1'inci oturumunda verilen 17/4/2025 gün ve 2025/170 (E) sayılı ara kararının HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,Buna göre;1-İlk derece mahkemesinin davaya konu tapu sicilinin İstanbul İli, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sırasında kayıtlı taşınmazda bulunan 1'inci kule ... ve 2'nci kule ... numaralı bağımsız bölümlerin, davalılar adına kayıtlı olması koşuluyla \"devrini önleyici ihtiyati tedbir\" uygulanmasına ilişkin ihtiyati tedbir niteliğindeki 7/3/2025 gün ve 2025/170 (E) sayılı ara kararının kaldırılmasına,2-Dairemiz kararının gereğinin yerine getirilmesi için Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden Beşiktaş Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine,3-Dairemiz kararının taraflara ayrı ayrı tebliğine,II-İstinaf İncelemesi Bakımından;1-Davalılar ... Bankası AŞ, ... Bankası AŞ, ... ve ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının, istenmesi durumunda ilk derece mahkemesi tarafından adları geçen davalılara ayrı ayrı geri verilmesine,2-İstinaf kanun yolu aşamasında davalılar ... Bankası AŞ, ... Bankası AŞ, ... ve ... tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek kararda dikkate alınmasına,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan tutarın HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/7/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b77730a20fe6956c","SID":"eb32a2e99564548d"}}