{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1208 - 2025/1438<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1208 <br>KARAR NO\t: 2025/1438<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/489 E.  -  2023/473 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>\t<br>Birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/730 E.-2022/147 K. Sayılı dava \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tdosyası<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>\t<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/04/2023 tarih ve 2021/489 E. - 2023/473 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili şirketin, dava dışı ....'dan satın alınan Galvaniz Sac'ın İzmit Gebze'den teslim alınıp, müvekkili şirketin Ankara Kazan Saray'daki fabrikasına taşınması konusunda anlaştıklarını, davalı şirketin piyasadan temin ettikleri 2 tırın plaka, şoför ve nakliye bedellerini müvekkili ile paylaştığını, davalı şirketin, sevk irsaliyesi, kantar fişi ve faturalarda belirtilen malların taşınacağını ve teslim edileceğini bildirdiğini, bahsedilen muhtelif sac galvaniz malzemelerin müvekkili şirketin fabrikasına teslim edilemediğini, yapılan görüşmelerde şoförlerin, malı müvekkili şirkete ve yetkililerine değil teslim adresinden başka bir mahalde ilgisiz kişilere teslim edildiğinin tespit edildiğini, malların teslim edilememesi ve çalındığının öğrenilmesi üzerine Kahramankazan Cumhuriyet Savcılığına davalı şirket yetkilileri tarafından isimleri bildirilen şoförler ile yazışmalarda ismi geçen şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın 2020/2153 hazırlık numarası üzerinden halen devam ettiğini, noter kanalıyla davalıya ihtar çekilerek kayıp malların tesliminin istendiğini ancak sonuç alınamaması üzerine, alacaklarının tahsili amacıyla Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün 2021/222 E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, ancak davalı tarafça yapılan itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, takip konusu alacağa temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili, müvekkilinin davacının iddia ettiği üzere ...  satın alınan Galvaniz Sacın İzmit Gebze'den teslim alınıp davacı şirketin fabrikasına taşınması işini yapmadığını, taşımanın gerçekleştirildiği tırların müvekkiline ait olmadığını, taşıma konusunda ne yazılı ne de sözlü bir anlaşmanın bulunmadığını, taşıma konusundaki tüm iletişimin davacı tarafından yapıldığını, çalınma olayından müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, malzemenin nereye teslim edileceği konusunda müvekkilinin bilgisinin bulunmadığını, malın taşınmasından kaynaklı zararın müvekkili şirkete yükletilmesinin kabul edilemeyeceğini, nakliye ücretinin davacı tarafından taşıma yapan kişiye ödendiğini, müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tBirleşen davada davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen fatura borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının fatura miktarı kadar borçlu olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tBirleşen davada davalı vekili, taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğunu, taşıyıcı davacının taşınan malları zayi etmesi nedeniyle aleyhine icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin davacıdan 39.098,65 USD alacağı bulunduğunu, alacakla ilgili yargılamanın Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde devam ettiğini, herhangi bir borçları bulunmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacıdan olan alacaklarının takasını talep ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, asıl dava yönünden; davacı taraf davalıyla taşıma sözleşmesi yaptığını ancak malların istenen yere teslim edilmediğini ileri sürerek, taşımaya konu ürünlerin bedelini talep ettiği, davalı tarafin ise sözleşme ilişkisini reddettiği, bu durumda öncelikle sözleşme ilişkisinin kurulduğunun davacı yanca ispat edilmesi gerektiği, davalının savunmasının sadece talep üzerine yönlendirme yaptığı yönünde bulunduğu, bu kapsamda da dosyaya 17/08/2020 tarihli tutanağın sunulduğu, ceza soruşturma dosyasında davalı şirket yetkililerinin alınan ifadelerinin de aynı yönde olduğu, söz konusu ticari ilişkiye ilişkin taraf ticari defter ve BA/BS formlarında bir tespit yapılamadığı, taraflar arasında başkaca taşıma işlerine ilişkin ticari işler mevcut olup, dava konusu taşıma işine ilişkin bir delilin ticari defterlerde bulunmadığı, ticaret hayatında tacirlerden beklenen basiretli davranmaları ve yapılan ticari işler için yazılı bir sözleşme veyahut teslim edilen ticari mallara ilişkin teslim-tesellüm tutanağı düzenlemeleri olduğu, ancak somut olayda davacı tarafın iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı gibi delil olarak savcılık soruşturması, tek taraflı olarak düzenlediği fatura ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde olan mail çıktısı sunduğu, söz konusu delillerin ticari ilişkinin ispatına yeterli olmadığı gibi davacının yemin deliline de dayanmadığı, davacının davalı ile aralarında taşıma sözleşmesi kurulduğuna ve dolayısıyla bu sözleşmenin ihlali nedeniyle zarara uğradığını ispat edemediği, birleşen dava yönünden, dava konusu edilen alacağın, faturaya dayandığı, fatura düzenlenmesinin tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altında bulunduğu, taraflar arasındaki ilişki kapsamında davacının fatura konusu hizmeti ifa ettiğinin ispatı gerekli olup, birleşen dosya davacısı tarafça ifaya dair yazılı delil sunulmadığı, yemin deliline de dayanılmadığı, birleşen dosya davacısının, bileşen dosya davalısı ile aralarındaki hizmet ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturalara konu hizmetin bedelini tahsiline yönelik talepte bulunmuşsa da, takip konusu fatura her iki yanın defterlerinde kayıtlı bulunsa dahi hizmetin ifasının ispata muhtaç olduğu, davacı tarafından bu hususun ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. <br>        <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı vekili,  tek taraflı olarak düzenlendiği tespit  edilen faturanın, davalı şirket tarafından kesildiğini ve davalı tarafından davaya konu malların teslimine ilişkin bir fatura olduğunu, kaldı ki davalı şirketin, malları teslim edemeyince söz konusu faturayı iptal etmek zorunda kaldığını, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafın ticari defter kayıtlarında taşıma sözleşmesine ilişkin faturanın açıkça tespit edildiğini, davalı Şirketin taşıma sözleşmesinin gereğini ifa edemediği gibi müvekkil şirkete de faturayı iptal ettiğini beyan ettiğini, bu hususa ilişkin mail yazışması ve davalı şirket yetkilsi tarafından düzenlenen ve müvekkiline gönderilen 17.08.2020 tarihli tutanağın da dosya kapsamında bulunduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında, teslim edilen ticari mallara ilişkin teslim-tesellüm tutanağı bulunmadığı tespiti yapılmış ise de bu tespitin de hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, tarafların taşıma konusunda anlaştıklarını, söz konusu malların davalı aracılığıyla taşındığını, davalı tarafından müvekkili yetkilisine atılmış, kayıp yükün hangi plaka sayılı tırlar ve şoförler tarafından taşınacağı ile nakliye bedeline ilişkin mail, davalı şirketin yaptırdığı taşıyıcı sorumluluk blok abonman sigorta poliçesi, davalı şirketin düzenlemiş olduğu  bu taşımaya ilişkin fatura ve diğer deliller ile taraflar arasındaki ilişkinin ispat edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>\tBirleşen davada davacı vekili, davalı ile müvekkilin davası her ne kadar birliştirilmişse de, müvekkilin alacağının, davacının davaya konu ettiği olayın faturası olmadığını, daha önce verilen hizmetin faturası olduğunu, davaların davalının takas mahsup talebinde bulunması nedeniyle birleştirildiğini, aslında davalının müvekkiline olan borcunu kabul ettiğini, bilirkişilerce defter incelemesi yapıldığını ve müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıktığını, BA-BS kayıtlarında da müvekkilinin alacağının göründüğünü, bu nedenlerle müvekkili davasının reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Asıl dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminatın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\tYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı tarafça, Gebze Ankara arasındaki kara yolu taşıması için tarafların anlaştığı, yükün, taşınmak üzere davalının bildirdiği araçlara yüklendiği ancak bu malların kendilerine teslim edilmediği ileri sürülmüş, davalı ise davacı ile aralarında taşıma ilişkisinin bulunmadığını, kendisinin sadece bu araçları yönlendirdiği savunulmuş, ilk derece mahkemesince, asıl dava yönünden taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir. <br>\tDosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, asıl davada davalı tarafından düzenlenen 15.08.2020 tarihli ve 11.033,00 TL tutarındaki e-faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davaya cevap dilekçesinde savunulduğu gibi iptaline ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığı açıklanmış ancak fatura örneği dosyaya eklenmemiş, içeriği hakkında ayrıntılı bir açıklamaya yer verilmemiştir. Öte yandan, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak davacı tarafından suç duyurusunda bulunulmuş, mahkemece bu soruşturmanın akıbeti de araştırılmamış, işbu davaya etki edecek herhangi bir maddi vakıa tespiti olup olmadığı değerlendirilmemiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesince, davalı tarafından düzenlenen 15.08.2020 tarihli faturanın dosyaya kazandırılarak, dava konusu olayla ilgisinin olup olmadığının belirlenmesi, yine davacı tarafça dayanılan ve davalı Şirketin yaptırdığı belirtilen taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinin dava konusu taşımayı sigorta altına alıp almadığının değerlendirilmesi, dava konusu olaya ilişkin ceza soruşturmasının akıbetinin araştırılması ve bu kapsamda tüm deliller toplandıktan sonra hukuki nitelemenin hakime ait olduğu da gözetilerek, taraflar arasında taşıma ilişkisi ya da TTK'nın 917 vd. maddelerinde düzenlenen taşıma komisyonculuğu ilişkisi olup olmadığının kesin olarak saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tKabule göre de, birleşen dava yönünden birleşen davada davacı tarafından davalıya gönderilen  28/01/2021 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edilip edilmediğinin, tebliğ edilmiş ise hangi tarihte tebliğ edildiğinin araştırılması gerekirken, bu hususun tespit edilmemesi de doğru değildir. <br>\tBu itibarla, yukarıdaki paragrafta belirtilen hususların araştırılması işbu dava yönünden esasa etkili delil niteliğinde bulunduğundan, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf  vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince kabulü ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/04/2023 gün ve 2021/489 E. - 2023/473 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Taraflarca istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/07/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025 <br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d8d9d7d6c3d20b6","SID":"115e8c4fa8eb7ab1"}}