{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1222 Esas<br>KARAR NO: 2025/1184 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2025/281 D.İş - 2025/268 Karar <br>TARİH: 18/03/2025<br>TALEP: İhtiyati Haciz <br>KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, müvekkilinin sunulan belgeler nedeni ile borçlu taraftan alacaklı olduğunu, alacağın vadesinde ödenmediğini, bütün talep ve ihtarlarına rağmen borçların ödenmediğini, borçluların kaçma ihtimali olduğunu, borçlular hakkında yapılacak icra takibi için ihtiyati haciz talep ettiğini beyanla, borçlunun mal varlığı değerleri hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin  26/02/2025 tarihli kararı ile;\"1-A-İhtiyati Haciz Talebinin ... Tic. A.Ş.& ... Tic. Ltd. Şti İş ortaklığı yönünden, REDDİNE, B-İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN diğer borçlular yönünden KABULÜ İLE; yukarıda isimleri yazılı borçluların yedinde veya üçüncü şahıslarda bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile diğer hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,2-İhtiyati haciz isteyen tarafından 6100 sayılı HMK'nın 87. maddesi gereğince takdiren kabul edilen alacak miktarının yüzde on beş'i oranında nakdi teminat yatırılmasına veya aynı miktarda kesin ve müddetsiz muteber banka teminat mektubunun dosyaya sunulmasına,3-İhtiyati haciz kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren on gün  içinde talep edilmediği takdirde,  tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının İHTARINA, 4-Teminata ilişkin ara kararın yerine getirilmesi ve kanuni süresi içerisinde kararın uygulanmasının talep edilmesi halinde kararın İcra Müdürlüğünce infaz edilmesine,  karardan bir suretin, infaz için, alacağa dayanak belge aslı ile birlikte İcra Müdürlüğüne gönderilmesine,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine ihtiyati haciz talep edilenler vekili  tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde özetle;  ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,   müvekkili şirketler aleyhine ikame edilen davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketlerin Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olup, merkezinin Adana olduğunu, yetkili mahkemenin HMK m. 6 ve İİK m. 50 uyarınca Adana Mahkemeleri, yetkisiz bir mahkemeden ihtiyati haciz alınması hukuka aykırı olduğunu, dava konusu borca ve çek üzerindeki imzaya itiraz ettiklerini, müvekkili şirketlerin davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı ile ticari ilişkisi dahi bulunmadığını, çekin ciranta zinciri incelendiğinde çek üzerinde yetkisiz ciro işlemleri bulunduğunu, takip dayanağı çekte bulunan müvekkili şirketlere ait kaşe ve üzerindeki imzaların sahte olduğunu, bu nedenle imzaya da açıkça itiraz etiklerini ve imzayı inkar ettiklerini beyanla;  yetki itirazları doğrultusunda yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının teminatsız olarak kaldırılmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise yatırılan teminat karşılığında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında, müvekkillerine ait menkul, gayrimenkul, banka hesaplarına konan hacizlerin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/03/2025 tarih ve 2025/281 D.İş - 2025/268 Karar  sayılı kararı ile: \" Talep, İİK.265.madde hükmüne göre ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). İhtiyati hacizde hangi mahkemenin yetkili olduğunun İcra ve İflâs Kanunu'nun 258. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 50. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekir. Anılan maddenin birinci fıkrası \"Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri (HMK.m. 5-19) kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.\" hükmünü haiz bulunduğundan, bu hususta Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye ilişkin kurallarının göz önünde bulundurulması gerekir.\tHMK 10. maddesi hükmü uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. HMK 'nın 7. Maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.Çekten kaynaklanan borç aranılacak borçlardandır. İhtiyati haciz isteminde yetkili mahkeme akdin ifa yeri olan borçlunun yerleşim yeri ve ödeme yerinin bağlı bulunduğu yer mahkemeleridir. Ayrıca birden fazla borçlu olması halinde borçlulardan birinin  ikametgahı mahkemesinden de  ihtiyati haciz  talep edilebilecektir.   Ancak, muhatap bankaya ibraz edilen ve karşılıksız kalan çeke dayalı borç, bu şekilde aranması tüketildikten sonra götürülecek borç niteliği kazanır ve HMK’nın 10. maddesi gereğince ifa yeri olarak 6098 sayılı TBK’nın 89. maddesinde belirtilen alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme haline gelir. (Emsal: Yargıtay 11. HD 2016/12815 Esas 2016/9299 Karar, İstanbul BAM 13. HD. 2025/213 E., 2025/296 K. Ve  İstanbul BAM 14. HD. 2024/974 E., 2024/1097 K. Sayılı İlamı)Somut olayda çekin keşide yeri Adana, ihtiyati hacze itiraz eden borçluların yerleşim yeri Adana, diğer borçlu ...'nin yerleşim yeri ise Maltepe/İstanbul olup talebe konu çek 18/02/2025 tarihinde ibraz edilmiş olup talep eden alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili hale gelmiş olup, borçlulardan ...'nin yerleşim yeri ve talep eden alacaklının yerleşim yeri mahkememiz yargı alanı içinde kaldığından itiraz eden tarafın yetki itirazı yerinde görülmemiştir.İhtiyati haciz kararına ancak İİK'nın 265. maddesinde yazılı sebeplerle itiraz edilebilecektir. Bunun dışında menfi tespit, istihkak veya itirazın iptali davasında ileri sürülebilecek hususlar, ihtiyati haciz kararına itiraz olarak ileri sürülemez. İhtiyati haciz aşamasında yargılama ve tahkikat yapılabilmesi de mümkün olmadığından, itiraz eden tarafın senedin teminat olark verildiği ve imza itirazına yönelik itirazları da değerlendirilememiştir. İİK'nun 266. maddesi gereğince; borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek  şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer. Anılan maddede öngörülen göreve ilişkin kural, icra takibi öncesinde alınan ihtiyati haciz kararları için geçerli olduğu gibi, icra takibi başladıktan sonra alınan ihtiyati haciz kararları için de uygulanır. Alacaklı tarafından esas takibe geçildiğinden İİK. 266. Maddesine dayalı istem yönünden icra mahkemesi görevli olup itiraz eden tarafın teminat karşılığı hacizlerin kaldırılması talebi de yerinde görülmemiştir.\" gerekçesi ile, \"1.Mahkememizin   26/02/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı aleyhine ihtiyati haciz verilenin itirazının REDDİNE,\"karar verilmiş ve karara karşı borçlular ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ve ... San. ve Tic. A. Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İtiraz edenler ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile ... San. ve Tic. A. Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, 18/03/2025 tarihli itirazının reddi kararının usul ve yasaya aykırı olup, istinaf yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, Yetki itirazlarının reddi bakımından; İcra İflas Kanunu'nun 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş olup, İcra İflas Kanunu'nun 50.maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken Hukuk Muhakemeleri Kanunun yetkiye ilişkin hükümleri gereğince borçlunun talep tarihindeki yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki genel yetkili mahkemeden (6100 Sayılı HMK.6.madde), birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yeri mahkemesinden (6100 sayılı HMK.7/1 madde) ihtiyati haciz talebinde bulunulabileceğini, ilgili Kanun hükmüne göre müvekkili şirketler aleyhine ikame edilen davanın yetkisiz mahkemede açıldığını; müvekkili şirketlerin Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olup, merkezinin Adana’da olduğunu; yetkili mahkemenin HMK m. 6 ve İİK m. 50 uyarınca Adana Mahkemeleri olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2018/3156 E., 2019/4563 K. sayılı kararında aynen “İhtiyati haciz kararı, ancak borçlunun yerleşim yeri mahkemesi veya haczedilecek malın bulunduğu yer mahkemesinden alınabilir. Yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına karşı yetki itirazı dikkate alınmalıdır.” denildiğini, tüm bu nedenlerle müvekkili şirketin merkezinin Adana olup, mahkemece yetki itirazlarının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İhtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, alacağın muaccel olmadığını, likit ve ispatlanabilir nitelikte bulunmadığını,  İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/281 D.İş 2025/268 K. Sayılı dosyasından verilen 18/03/2025 tarihli kararında itirazımızın gerekçelerinin yeterince değerlendirilmediğini; bu durumun hem usule hem de Anayasa’nın 36. maddesiyle güvence altına alınan adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu; Müvekkili şirketlerin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmamakta olup, davacı ile ticari ilişkisinin dahi bulunmadığını; çekin ciranta zinciri incelendiğinde çek üzerinde yetkisiz ciro işlemleri bulunduğunu; dolayısıyla karşı tarafın müvekkillerden alacağı bulunmamakta olup, verilen ihtiyati haciz kararı ve söz konusu karara karşı itirazlarının reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu; müvekkili şirketlerin yıllardır inşaat sektöründe çeşitli işler yapmakta olup, müvekkili borç ödemeden imtina etmek maksadıyla mallarını gizleme veya kaçırma girişiminde bulunmadığını, alacaklının haklarına halel getirebilecek herhangi bir eylem veya hileli işlem yapmadığını, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2014/4204 E 2014/5617 K sayılı ilamı ile; ''davacının istemi görülmekte olan bir dava içinde bulunmayan ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir. Haciz kararı ile buna itiraz aynı hukuki sürecin aşamalarını oluşturduğundan davacı yararına ayrıca vekalet ücreti takdir edilemez.'' şeklinde olduğunu, bu nedenle İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/281 D.İş 2025/268 K. Sayılı dosyasının 26/02/2025 tarihli kararı ile karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden yine mahkemenin 18/03/2025 tarihli kararı ile karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle,  İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/281 D.İş 2025/268 K. Sayılı dosyasından verilen 18/03/2025 tarihli kararının istinaf yoluyla kaldırılmasına, itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; kambiyo senedine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin itiraz eden şirketler yönünden teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiş, karara karşı yapılan itiraz ise yukarıda belirtilen gerekçelerle reddedilmiştir. İtiraz edenler vekilince, itirazlarının reddine dair ek karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. İİK’nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı Kanunun 50. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Bu durumda, çekten kaynaklanan borcun alacaklısı borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yeri, çekin keşide yeri veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Ancak, muhatap bankaya ibraz edilen ve karşılıksız kalan çeke dayalı borç, bu şekilde aranması tüketildikten sonra götürülecek borç niteliği kazanır ve HMK’nın 10. maddesi gereğince ifa yeri olarak 6098 sayılı TBK’nın 89. maddesinde belirtilen alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme haline gelir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden alacaklının yerleşim yeri ... Mah. ... Sk. N. ...  Maltepe-İstanbul  olup, bu adres İstanbul Anadolu Adliyesi yargı sınırları içerisinde kaldığından, muterizlerin yetki itirazınin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı isabetlidir. Talep dayanağı; 15/02/2025 keşide tarihli, 208.600,00 -TL bedelli, keşidecisi ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi , lehdarı ... San. ve Ticate Anonim Şirketi - ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İş Ortaklığı olan çekin, lehdar iş ortaklığı oluşturan şirketler tarafından ... Teknik- ...'e  ciro edildiği, bu ciranta tarafından da ihtiyati haciz talep eden ...'e ciro edildiği, çekin  ibraz süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edildiği ve ödeme yasağına ilişkin tedbir kararı nedeniyle karşılıksız çıktığı anlaşılmıştır. Somut olayda ihtiyati haciz kararı, kambiyo senedine dayalı olarak verilmiştir. İtiraz edenler vekili; dayanak çekte yer alan kaşe ve ciro imzasının muterişz şirket yetkililerine ait olmadığını, şirketler ile ihtiyati haciz talep eden arasında ticari ilişki bulunmadığını, çekte yetkisiz ciro işlemleri bulunduğunu  ileri sürmüştür.  İtiraz edenler vekilince  ileri sürülen  itiraz sebepleri İİK'nun 265 maddesinde sınırlı olarak gösterilen itiraz sebeplerinden birini teşkil etmedikleri gibi, ihtiyati hacze itiraz yargılamasında değerlendirilebilecek hususlardan da olmayıp, ancak esas yargılamanın konusunu teşkil edebilir. Dosyaya mübrez ve talep dayanağı çek kapsamından; İİK'nun 257/1 fıkrasında fıkrası ile İİK'nun 258 fıkrasında aranan şartların mevcut olduğu ve yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu anlaşılmıştır.  İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya uygun olup, itiraz eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine duruşma açılarak yargılama yapıldığı ve itirazın reddine karar verildiği, buna göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ikinci kısım, birinci bölümünün 1-b bendi uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren ihtiyati haciz talep eden yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, itiraz edenler vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır(bkz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2015/10023 esas,  2015/9711 karar sayılı, 30/09/2015 tarihli;  2013/1163 esas, 2013/2748 karar sayılı, 18/02/2013 tarihli; 2012/15199 esas, 2013/6497 karar sayılı, 01/04/2013 tarihli ilamları), Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Borçluların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harçların hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/07/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2fcdd5d390d5eac","SID":"c9e4e8b1038a0457"}}