{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2022/1025 <br>KARAR NO:2025/986 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:09/03/2022<br>NUMARASI:2021/380 Esas - 2022/260 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat<br>KARAR TARİHİ:25/06/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sigortalısı, müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı aracın 07/02/2021 tarihindeki maddi hasarlı tarfik kazasında hasarlandığın, sigonta şirketine yapılan başvuru neticesinde müvekkilini 229.000 TL ödeme yapıldığını, ancak aracın rayiç bedelinin 255.000 ile 260.000 arasında olduğunu, müvekkilinin eksik ödeme ile ilgili sigorta şirketine yapılan başvurunun olumsuz sonuçlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL eksik ödemenin davalıdan tahsilini talep etmiş, 24/01/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle de talebini 18.000TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 18.000 TL alacağın 19/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasındaki araçta meydana gelen hasar ve zararları tazmin etmek amacıyla açılan davanın tüketici ilişkisi olduğunu, bu sebeple görevli mahkemesinin tüketici mahkemesi olması gerektiğini, dava konusu talep hakkında müvekkilinin tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, davacı tarafa sigortalı aracın rayiç değerinin ödendiğini, davacı tarafa yapılan teklifin kabul edilmesi ile 229.000 TL ödeme yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarına ilişkin hazırlanan ve hükme sas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, aracın piyasa rayiç değerinin uzman sigorta eksperince belirlenmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, davacı tarafından kasko sigorta sözleşmesi kapsamında hasar bedelinin tazmini için davalı sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.HMK'nin 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nin 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115. maddesinin 1. fıkrasına göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasına göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrasına göre ise \"Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.\" hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.Eldeki davada araç sahibi davacı ile davalı şirket arasında kaza tarihini kapsayan ... poliçe numaralı kasko poliçesi ile ... plakalı ..(...) marka aracın sahibi firmanın faaliyet konusunun \"öğrenci/personel taşımacılığı yapan firmalar (turizm sektörü)\" olduğu ve ticari nitelikte kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olduğundan çözümü Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmektedir. Mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi yerindedir.Davacı ve davalı ... AŞ arasında davadan önce mutabakatname gereği davalı sigorta şirketince davacıya 229.000 TL belirlenen bedel ödeme yapıldığı ve aracın davalının uhdesinde bırakıldığı, davacıya mutabakatname gereği ödeme yapılırken davacının yasal hakkının saklı tutulduğuna dair ihtirazi kayıt ileri sürüldüğü, hasarın tamamının ibra edilmediği 229.000 TL hasar bedeli ödeme yapıldığı, makbuz hükmünde olduğu anlaşılmıştır.Hasar-pert bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları, pert durumu dikkate alınarak, bakiye zararın belirlendiği konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından hasar raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.Yine,  davacının... plakalı aracının kullanım amacı \"ticari\" ve davalıya kasko poliçesi ile sigortalı olduğundan belirlenen tazminata avans faiz hükmedilmesi yerindedir.6102 sayılı TTK'nın 1427/2. maddesinde, sigortacının belgeleri inceleme ile hasarı belirlemesinden sonra ve en geç hasar ihbarından sonraki 45. günün  sonunda  tazminatı  ödeme  yükümlülüğü  altında olduğu düzenlenmiştir. Yine Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının  B.3.3.4.1. maddesinde; \"Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır.Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur.\" hükmü bulunmaktadır. Somut olayda davacının, davalı sigortacıya başvuru tarihine ilişkin belge sunulmadığı, bu durum karşısında kısmi ödemenin yapıldığı tarihin faiz başlangıcına esas alınması gerektiği, mahkemece de bu gerekçeyle faiz başlangıcının kısmi ödeme tarihi olarak kabul edildiği anlaşılmakla, bu yöndeki itirazın da reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 1.229,58‬ TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 307,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 922,19‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle  sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e36ac810ee8bb7ea","SID":"7dd3aedd23a6749d"}}