{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2022/676 <br>KARAR NO:2025/943<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:08/12/2021<br>NUMARASI:2018/192 Esas -  2021/886 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat <br>KARAR TARİHİ:25/06/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/06/2016 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen motosikletin yaya konumunda olan davacı ...'a çarptığını, kaza sonucunda davacının yaralandığını ve sürekli sakat kaldığını,  kaza sebebiyle uğradığı zararın davalı ...'nın ödeme yapmadığını beyan ederek, geçici iş göremezlik tazminatı olarak  500 TL, geçici bakım gideri tazminatı olarak 500 TL ve sürekli sakatlık tazminatı olarak 2.000 TL olmak üzere toplam 3.000 TL tazminatın azami teminat limiti ile sınırlı olarak kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davanın usulden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile, geçici iş göremezliğe yönelik 2.550,36 TL ve sürekli iş göremezliğe yönelik 14.156,75 TL olmak üzere toplam 16.707,11 TL maddi tazminatın 26/02/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, dosyadan alınan ve İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29/03/2019 tarihli raporda müvekkilin Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği' ne göre % 4,1 oranında maluliyetinin olduğunun tespit edildiğini, ilk derece Mahkemesi tarafından bu rapor hükme alınması gerekirken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik doğrultusunda düzenlenen rapora göre hüküm kurulmasının hukuka aykırı olup kararın bu sebeple kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı Güvence Hesabı vekili,  davacı tarafından dava tarihinden önce müvekkili kuruma gerekli belgelerle başvuru yapmadığını, dava şartını yerine getirmediğinden dosyanın usulden reddi gerektiğini, kazanın beyan edilen şekilde gerçekleşmediğini, davacının ifadesi dışında, tanık beyanı, kamera görüntüsü vs. hiçbir delil bulunmadığını, davacı için hükme esas alınan maluliyet raporu, haksız fiil tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tanzim edilmiş bir rapor olmadığını, rapor, Yönetmelikte belirlenen kriterleri taşımadığını, bu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, yargılama aşamasında yapılan kusur incelemesinin denetime elverişli olmadığını, raporun davacının beyanına göre tanzim edildiğini, Kaza Tespit Tutanağı'nda  plakası tespit edilemeyen araca kusur izafe edilemediğini, dosyanın geçici işgöremezlik dönemi zararlarından SGK'nın sorumlu olduğunu, davacıya söz konusu zarar nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının yargılama aşamasında araştırılmadığını, geçici iş görmezlik zararından sorumlu olmadıklarını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54'üncü maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak, kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü; 11/10/2008 tarihi ile 01/9/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği; 1/9/2013-1/6/2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği; 1/6/2015-20/2/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri; 20/2/2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir.Ancak, eldeki dava gibi TBK'nin 54'üncü maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığının bozulmasının, zarar görenin sanatına veya mesleğine etkisi ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90'ıncı maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür.Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi,  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü  ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği)  \"Dayanak\" başlıklı 3'üncü maddesinde; 5510 sayılı Kanunun 107'nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; \"Kapsam\" başlıklı 2'nci maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin,\"5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına,\"ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir. Buna karşılık  Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri  Yönetmeliğinin \"Dayanak\" başlıklı 3'üncü maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5'inci maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan Yönetmeliğin  2'nci maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan  kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları,  iş kolları ve kişilerin  yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise, kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma  gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim  ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup  tazminat hesabında  asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı  tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli  parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır. Diğer yandan ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 22/11/2019 tarihli raporunda, davacının 30/6/2016 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmesi dolayısıyla tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiş;  16/5/2019 tarihli raporunda ise, davacının 30/6/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle \"grup 1\" kabul edilerek E cetveline göre meslekte kazanma gücünden %4,1 oranında kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği bildirilmiş; hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişinin raporunda ise davacının  30/6/2016 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli sakatlığının bulunmadığı gerekçesiyle sürekli sakatlıktan kaynaklanan maddi tazminatın hesaplanmadığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, ATK 2'nci İhtisas Kurulunun  16/5/2019 tarihli raporuna göre davacının, 30/6/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslekte kazanma gücünden %4,1 oranında kaybettiği kabul edilerek, aktüerya hesap uzmanı bilirkişiden, davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararına ilişkin rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılmasında isabet görülmemiştir.Diğer yandan, kaldırma kararının nedeni ve niteliği itibarıyla davalı vekilinin ileri sürdükleri istinaf nedenleri bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davalı vekilinin istinaf itirazının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,4-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince  yatıranlara iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,7-İstinaf talep edenler tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,8-İİK'nin 36/5. maddesi gereğince, istinaf sonucuna göre davalı tarafından tehiri icra talebi kapsamında icra dosyasına sunulan, teminat mektubunun davalıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0b3a47bcddb67b9","SID":"4f5871bc77f5a445"}}