{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/619 - 2025/806<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 35. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO\t: 2024/619 <br>KARAR NO\t: 2025/806<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/871 Esas 2023/882 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 02/07/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 29.06.2021 tarihinde, davacı müvekkili ...'un sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken aynı istikamette seyir halinde olan davalı tarafından ZMMS ile sigortalı kamyonet sürücüsünün dikkatsiz ve kontrolsüz seyri nedeniyle müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek, HMK'nın 107/2 maddesi uyarınca talebini artırım hakkı saklı olmak üzere, şimdilik kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 49.800,00-TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 100,00-TL, geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00-TL olmak üzere toplam 50.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...A.Ş.'den (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsilini istemiştir.<br>\tDavacı vekili sunduğu 17.11.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, 104.435,14-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.878,42-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 108.413,56-TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; sağlık kurulu raporunun hatalı olduğunu, usulüne uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı giderinin teminat dışında kaldığını, davacının SGK’dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı olan aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklete çarpması sonucu oluşan kazada, davacının malul kaldığı iddiasıyla aracın sigorta şirketine karşı açtığı daimi ve geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı konularına ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan kusur raporunda, davacı sürücü ...’un %50 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsü olan dava dışı ...’in kazanın oluşumunda %50 kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Erişkinler İçin Engellilik Yönetmelik hükümlerince ... Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden alınan maluliyet raporunda, davacının kaza nedeni ile %6 oranında sürekli ve 120 gün geçici iş göremezliğinin oluştuğunun belirtildiği, aktüer hesap bilirkişisinden alınan ek raporda, 2023 yılı 2. dönem pasif dönem tazminat hesabının 9.590,16 TL üzerinden yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine, 3.878,42 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 94.118,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 97.996,74 TL maddi tazminatın hesaplandığı, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda, 2023 yılı pasif dönem tazminat hesabının 11.402,32 TL üzerinden yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine, 3.878,42 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 104.435,14 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 108.313,56 TL maddi tazminatın hesaplandığının mütalaa olunduğu, raporların karar vermeye elverişli olduğu, davalı sigorta vekili süresinde verdiği cevap dilekçesi ile davacının müterafik kusurlu olduğunu savunmuş ise de, bu hususa ilişkin herhangi bir delil sunmadığından, müterafik kusur indirimi yapılmadığı, bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, açılan davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının toplanan deliller ve yukarıda anılan ilkeler gözetilerek alınan 04/11/2023 tarihli ek aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda haklılığı sabit olan davanın değer artırım talebi gibi kısmen kabulü gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 94.118,32 TL sürekli iş göremezlik, 3.878,42-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 97.996,74-TL tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından temerrüdün 23/09/2022 tarihinde gerçekleştiği gözetilerek anılan tarihten itibaren hüküm altına alınan maddi tazminat alacaklarına aracın ticari araç olması sebebiyle avans faizi işletilmesine ve fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatının reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; pasif dönem zararının AGİ’siz 9.590,16 TL üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, davanın, pasif dönem zararına ilişkin olarak net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama çerçevesinde ıslah edildiğini, bu şekilde hesaplamanın uyun olduğunu, pasif dönemde AGİ'nin düşülmesi mümkün olmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, muayene ücretleri 05/03/2023 tarihinde dosyaya sunulduğu halde 3.000,00 TL ücretin yargılama giderine dahil edilmemesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur ve maluliyet raporlarındaki aleyhe olan hususları da kabul etmediklerini, kusur, maluliyet ve hesaplama raporlarında değişiklik olması durumunda asgari ücret artışından kaynaklanan haklarını saklı tuttuklarını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; sağlık kurulu raporu usule uygun olarak tanzim edilmediğinden hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, eksik evrakla başvuru nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 Teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, ayrıca davacıya SGK tarafından 4.927,85 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını ve müvekkili hakkında Bodrum İş Mahkemesi'nin 2023/79 Esas sayılı dosyasında rücu davası olduğunu ve görülmeye devam ettiğini, bu durum karşısından geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmesinin mükerrer ödemeye neden olacağını, kusura ilişkin itirazlarının ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, kazaya hatalı sollama yapan davacının asli ve tam kusuru ile neden olduğunu, kazanın sigortalı aracın kurallara uygun şekilde sola park etmek için manevrası sırasında meydana geldiğini, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde kurallara aykırı şekilde sollama yapan davacının kusurlu olduğunu, davacının yaralanması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının koruyucu tertibat kullanmayarak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece, verilen kararda kamu düzenine ayrılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan incelemesi neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tOlay tarihinde, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç ile sola manevra ile yolun soluna yanaşmak için manevra yaptığı sırada, gerisinden motosikleti ile gelen davacının da, davalı tarafından sigortalı aracı sollamak için manevra yaptığı sırada, trafik kazasının meydan geldiği, kaza tespit tutanağı, araç sürücülerinin kolluk beyanları ve tüm daya kapsamından anlaşılmıştır.<br>\tKaza tespit tutanağında da, kazanın bu oluş şekline göre her iki araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür.<br>\tMahkemece, hüküm esas alınan kusur raporunda da, kazanın bu oluş şekline göre kusur belirlemesi yapılarak, her iki araç sürücüsünün eşit kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece alınan maluliyet raporu sonrasında, aktüer hesap bilirkişinden alınan raporda, davacının geçici iş göremezlik zararının %50 kusura denk gelen kısmının 6.342,34 TL olduğu, SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin %50'si olan 2.463,92 TL'nin mahsubu halinde geçici iş görmezlik zararının 3.878,42 TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatı açısından ise, pasif dönem hesabında, asgari ücrete vergi istisnası getirilerek net asgari ücret belirlendiğinden, pasif dönemde asgari ücretten, vergi istisnası kadar kısım düşülerek, 9.590,16 TL aylık gelir üzerinden pasif dönem hesaplanması halinde sürekli iş göremezlik tazminatının 94.118,32 TL olacağı, vergi istisnası dahil asgari ücret miktarı olan 11.402,32 TL üzerinden pasif dönem zararının hesaplanmasında, sürekli iş göremezlik tazminatının 104.435,14 TL olacağının belirtildiği görülmüştür.<br>\tDavacı tarafından geçici iş görmezlik tazminatı ve 104.435,14 TL sürekli iş göremezlik tazminatı üzerinden dava değerinin belirlendiği davada, ilk derece mahkemesi tarafından pasif dönem zararının hesaplanmasında, vergi istinası kadar olan kısmın asgari ücretten düşülmesi şeklindeki rapora göre davanın esası hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>\t1-Taraflarca kusur raporu ve maluliyet raporuna itiraz edilmiş ise de, kusur raporu yönünden, alınan kusur raporunun kazanın oluş şekli nazara alındığında, her iki araç sürücüsünün de kusurlu eylemi sabit olduğundan, olayın oluş şekline göre de araç sürücülerinin eşit kusurlu olduğunun kabul edilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği gibi, maluliyet raporu açısından da, alınan raporun davacının tedavi evrakları da incelenmek suretiyle tanzim edilmiş olmasına, raporun denetime ve karar vermeye elverişli olmasına göre maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, yine davacının mevcut yaralanması nazara alındığında, kazaya kask takmamasının zararın artmasına etkisinin bulunmamasına göre davalının müterafik kusura yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. <br>\t2-Davalı tarafından müvekkiline eksik evrak ile başvurulduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, davalıya KTK'nın 97. maddesi gereğince başvuru yapılmış olmasına göre davalının başvuruya yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>\t3-Davalı vekili, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak kararı istinaf etmiş ise de, geçici iş göremezlik tazminatının KTK'nın 98. maddesi kapsamında SGK'nın sorumlu olduğu zararlardan olmamasına, KTK'nın 92. maddesinde de teminat dışı tutulmamış olmasına göre, söz konusu zararlar teminat kapsamında olacağından, davalının sorumluluğuna karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gibi, SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin de, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada nazara alınarak, %50 kusur oranında 2.463,92 TL olarak mahsup edilmiş olmasına, UYAP sisteminden yapılan kontrolde Bodrum İş Mahkemesi'nin 2023/79 Esas sayılı dosyasında da bu miktarda rücuya karar verilmiş olmasına ve bu nedenle davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olunmamış olmasına göre davalının buna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>\t4-Davalı vekili, tazminat hesaplamasının uygun olmadığını ileri sürmüş ise de, hesaplamanın \"gerçek zarar\" belirlenmesinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere göre alternatifli olarak yapılmış olmasına, alınan hesap raporu çerçevesinde mahkemece alternatifli rapora yönelik takdir hakkının ise davacının istinafı çerçevesinde değerlendirilecek ise de, alternatifli olarak tanzim edilen raporun karar vermeye yeterli olmasına göre davalının aktüer hesap raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. <br>\tBuna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında davalının tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t5-Davacı vekilinin, davanın tam kabulü gerektiği ve yargılama giderinin eksik hesaplandığına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; “7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde istisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Aynı Kanun'la tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, 01/01/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla bu tarihten itibaren ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmektedir. Asgari ücret, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen bir miktar olup, \"ücretin belirlenmesinde, ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu, ücretliler geçinme indekslerini, bu indeksler yoksa geçinme indekslerini, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumunu ve geçim şartlarını göz önünde bulundurur.\" (Asgari Ücret Yönetmeliği m.7). Asgari ücretin belirlenme şekli, amacı gözetildiğinde, kişi çalışsın ya da çalışmasın net açıklanan rakam kadar bir gelirin hayatını idamesi ve temel ihtiyaçları için gerekli olduğu kabul edilmelidir. Belirlenen asgari ücrete, yasa koyucu tarafından vergi istinası getirilmiş olması, Komisyon tarafından asgari ücretin belirlenmesinde esas alınan bir kriter olup, dolayısı ile net asgari ücrete etki edecek vergi istisnasının çalışmayanlar için uygulanmaması şeklinde bir ayrım, yasal düzenleme ve asgari ücretin belirlenme şekli ve amacı ile bağdaşmayacaktır. Nitekim Yargıtay 4 H.D. 2023/2944 E. 2025/2078 K. sayılı kararında \"25.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması kaldırılmış ve bu hükmün 01.01.2022 tarihinden itibaren ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.<br>\tBuna göre davacı için bilinmeyen işleyecek aktif dönem için 01.01.2022 tarihinden itibaren ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken dosyaya eklenen ve denetlenebilir olmayan mevcut haliyle de davacının aktif dönem tazminat hesabında asgari geçim indirimli olarak hesaplama yapıldığı anlaşılabilen rapora göre karar verilmesi de doğru olmamış, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, davacı için bilinmeyen işleyecek aktif dönem için 01.01.2022 tarihinden itibaren ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerektiğinden yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı rapora göre karar verilmesi kararın bozulmasını gerektirmiştir.\" denilerek, açıklanan asgari ücretin asgari geçim indirimi ilaveli bir ücret olmadığı kabul edildiğinden, pasif dönem için de indirimi gereken gelir vergisi, damga vergisi, yahut bilirkişi raporunda açıklandığı üzere AGİ indirimi mümkün görülmemektedir. <br>\tBu nedenle, açıklanan asgari ücretten varsayımsal olarak belirlenen orana göre gelir vergisi ve damga vergisi düşülerek, çalışmayan kişilerin hayatlarını idamesi ve temel ihtiyaçlarını daha az miktarla sağlayabileceği kabul edilerek, pasif dönem gelirinden, vergi indirimi yapılarak hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.<br>\tYine yargılama gideri yönünden; davacı tarafından maluliyet durumunun tespit için yapılan rapor ücreti, yargılama gideri olup, davacı tarafından bu gidere ilişkin belgeler yargılama sırasında dosyaya ibraz edilmiş olmasına rağmen yargılama giderine dahil edilmemiş olması doğru olmamıştır.<br>\tBu itibarla; yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin reddi ile 5 nolu bentte yazılı nedenlerle davacının istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeninden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm tesisine, buna göre, bilirkişi raporu ve talep nazara alınarak davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik talebinin kabulüne, geçici bakıcı giderine yönelik olarak ise dava kanıtlanmadığından reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 30/11/2023 tarihli, 2022/871 Esas - 2023/882 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 104.435,14 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.878,42-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 108.313,56-TL tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 23/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>2-Geçici bakıcı gideri tazminatının reddine,<br>3-Alınması gereken 7.398,90 -TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harcın ve 199,51 TL tamamlama harcının düşümü ile kalan 7.028,61-TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, <br>4-Davacının yatırmış olduğu 170,78-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 199,51-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 462,49-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>5-Davacının dosya, pul, davetiye, yazışma, gideri ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği 1.602,75 TL ile 1.578-TL adli tıp rapor ücreti ve 3.000,00 TL maluliyet raporu ücreti olmak üzere toplamı olan 6.180,75-TL yargılama giderinin, haklılık oranına göre hesaplanan 6.175,05-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihi itibariyle A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen miktar üzerinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>III-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>IV-İstinaf talebi reddedilen davalıdan alınması gerekli 6.694,16 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.855,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.839,16 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,\t<br>V-İstinaf talebi reddedilen davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,\t<br>VI-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 738,00 istinaf başvuru harcı ve 158,00 TL posta gideri olmak üzere 896,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>VIII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan  <br><br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"136b26e78896b70b","SID":"917b57de87dba5c0"}}