{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/660 - 2025/899<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/660 <br>KARAR NO\t: 2025/899<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2020/519 Esas 2024/63 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Ve Manevi Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 26/06/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 06/07/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 01/11/2008 tarihinde davalıların sürücü ve trafik sigortacısı oldukları araç ile yaya olan davacı ...'a çarpması sonucu davacının yaralandığını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri olarak 30.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davacı ... ve diğer davacılar anne ve baba için için 10.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinin açıklanmasına yönelik 17/02/2021 tarihli dilekçesinde; \t“03/02/2021 tarihli duruşma tutanağının ara kararı gereği, maddi tazminata ilişkin talebimizin kalemlendirilmesini aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve talebimiz HMK m. 107/1 hükmü gereği belirsiz alacak davası olarak kabul edilmek kaydı ile şimdilik, tedavi giderleri 100.-TL, kazanç kaybı 100.-TL, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar 29.700.-TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar 100.-TL” şeklinde açıklamıştır.<br>\tDavacı vekili 18/10/2023 tarihli dilekçesi ile, tedavi giderini (bakıcı gideri)\t1.362,29.-TL, kazanç kaybını 100.-TL, iş göremezlik-çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararı 996.237,40.-TL olarak belirleyerek, davalılardan tahsilini istemiştir. <br>\tDavalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, müterafik kusur nedeni ile tazminattan indirim yapılması gerektiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur dağılım oranına bağlı olarak kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı sigorta vekili, talep artırım dilekçesi olarak verilen dilekçeye yönelik beyan dilekçesinde, davanın kısmi dava olduğunu, artırılmak istenen miktarın zamanaşımına uğradığını bildirerek, reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın davacının kusuru ile gerçekleştiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili talep artırım dilekçesi olarak verilen dilekçeye yönelik beyan dilekçesinde, davanın kısmi dava olduğunu, artırılmak istenen miktarın zamanaşımına uğradığını bildirerek, reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davadaki talebin, davalıların sürücü ve sigortacısı oldukları araç ile davacıya çarpması sonucu yaralanan davacıda oluşan bedensel zararlar, bakıcı giderleri ile manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu, maluliyet durumu belirlenmesi için raporlar alınarak, aktüer bilirkişiden alınan raporda; davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağı, sigortalı araç sürücüsünün %70 oranındaki kusur dağılım oranına göre, sürekli iş göremezlik zararının 996.237,40 TL ve yine aynı kurala bağlı olarak hesaplanan geçici bakıcı giderinin 1.362,29 TL olduğunun belirlendiği, davacının yaralanmasına neden olan olayda kendisinin %30 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla davacının hesaplanan bakıcı gideri ve sürekli iş göremezlik zararından bu oranda indirim yapılarak davalı ... ve davalı sigorta şirketinden müteselsilen talep edilmesinin uygun kabul edildiği, ancak davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük (6 yaşında) olması sebebiyle geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağından buna ilişkin talepte bulunamayacağının anlaşıldığı, davacının maddi tazminata ilişkin talepleri ıslah tarihi itibariyle zaman aşımına uğradığı için sonradan ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımından ret kararı vermek gerektiği, davacıların bir diğer taleplerinin sigorta şirketi dışındaki davalıdan manevi tazminat olup, davacının %30 kusuru ile meydana gelen kaza sonucu yaralandığı, yaralanma sürekli çalışma gücü kaybı oluşturmakla birlikte davacının 3 ay bakıcı ihtiyacı oluştuğu, bu nedenle davacının acı ve elem duyduğu, bu durumun giderilmesi için tarafların ekonomik durumları ve belirlenebilen gelirleri dikkate alınarak davacı ... için takdiren 7.000,00 TL, davacılar anne ve babası için 6.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsili gerektiği, zarar haksız fiilden kaynaklandığı için alacağı kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğinin kabul edildiği,  maddi tazminat isteği ile ilgili dava kısmi dava olarak açılmış olup davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, haksız fiil nedeni ile sorumlu olan sürücü yönünden ise kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle; “1-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 100,00 TL bakıcı gideri ile 29.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 11/12/2013 tarihinden davalı ... yönünden kaza tarihi olan 03/11/2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı sebebiyle reddine, 2-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 7.000,00 TL manevi tazminatının davalı ...'den kaza tarihi olan 03/11/2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 6.000,00 TL manevi tazminatının davalı ...'den kaza tarihi olan 03/11/2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 6.000,00 TL manevi tazminatının davalı ...'den kaza tarihi olan 03/11/2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece görülmekte olan davada, davalılar tarafından ıslah ile artırılan kısma ilişkin olarak zamanaşımı definde bulunması nedeniyle, mahkemece davanın kısmi dava olduğundan ve ıslah tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığından bahisle davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak tazminat talep ettiklerini ve dava dilekçesinin açıklanmasına ilişkin 17/02/2021 tarihli dilekçelerinde, taleplerini kuruşlandırırken, taleplerini HMK’nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak kabul edilmek kaydıyla olduğu belirtilerek açıklandığını, talep artırım dilekçesinde de, bu çerçevede, kaza tarihinden itibaren alacaklarının tazminini istediklerini, davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılmış olması, kaza nedeniyle müvekkilinin beden gücü kaybının, geçici iş göremezlik süresinin ve bakıcı giderinin bilirkişi raporu ile belli olduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın başlangıçta kısmi dava olarak açıldığı belirlemesinin hatalı olduğunu, takdir edilen manevi tazminatın da yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak, talep artırım dilekçesindeki talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Davacı 01/11/2008 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle 01/11/2013 tarihinde, fazlaya ilişkin halklarını saklı tutarak açtığı davada maddi tazminat olarak 30.000,00 TL, manevi tazminat olarak ise her bir davacı için 10.000,00'er TL talep etmiş, kaza tarihinden itibaren 12 yıldan fazla bir süre sonra (17/02/2021 tarihinde) verdiği, dava dilekçesini kuruşlandırmak üzere verdiği dilekçesinde taleplerinin belirsiz alacak olduğunun kabul edilmesinı talep ettiklerini beyan etmiş, akabinde 18/10/2023 tarihinde verdiği dilekçesi ile de talep miktarını artırmış, yasal süresi içerisinde davalıların, davanın kısmi dava olduğunu ileri sürerek zamanaşımı def'inde bulunmaları nedeniyle mahkemece de, davanın kısmi dava olduğundan bahisle, ıslah ile artırılan kısım yönünden zamanaşımı kesilmemesi, davalıların da yasal süresi içerisinde ıslah ile artırılan miktara yönelik zamanaşımı definde bulunması nedeniyle, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar davanın belirsiz alacak olduğundan bahisle davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tDosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, belirsiz alacak davası HMK'nın 107. maddesinde düzenlenmiş bir dava olup, davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğu ya da HMK'nın 107. maddesi kapsamında açıklandığı belirtilmedikçe, davanın kısmi dava olarak kabul edilecek olmasına, dilekçede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasının ya da davanın belirsiz alacak davasına konu olabilecek bir dava olmasının, davacının dilekçesinde açık bir talebi olmadıkça, davanın belirsiz alacak davası kabul edilmesi sonucunu doğurmayacak olmasına, davacının taleplerini kuruşlandırması için verilen süre içerisinde, davanın kısmi dava olması durumunda bu haliyle zamanaşımı süresi dolduktan sonra, davasının belirsiz alacak davası kabul edilmesine yönelik talebinin, kısmi dava olarak açılan davayı, belirsiz alacak davasına dönüştürecek mahiyette olmamasına, bu durumda ıslah tarihi itibariyle, dava edilmeyen kısım yönünden tazminat alacağın zamanaşımına uğramış olduğundan, davalıların yasal süresi içerisindeki zamanaşımı def'i nedeniyle davanın bu kısım yönünden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına, kaza tarihi, kaza tarihinde paranın satın alma gücü ve dava dilekçesinde talep nazara alındığında, takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafet ölçüsünde takdir edilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılardan alınması gereken karar ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, davacılar ... ve ...  hakkındaki karar yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak, davacı ... hakkındaki karara yönelik olarak HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34304ee6b49fd288","SID":"eccf941e4039c081"}}