{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2024/589 - 2025/850<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/589 <br>KARAR NO\t: 2025/850<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/136 Esas - 2024/110 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/07/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 27/10/2020 tarihinde davalılardan ... adına kayıtlı, davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS ile, davalı ... A.Ş. tarafından İMMS ile sigortalı aracın, diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeyken davalının ağır kusurundan kaynaklı ... plaka sayılı müvekkili ...’ye ait araç ile çift taraflı trafik kazasına karışmak suretiyle müvekkilinin aracının ağır hasar almasına sebep olduğunu, kaza tutanağına göre, davalı ...’ın %0,59 promil alkollü olduğunu, kaza tutanağında davalı ...’ın %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkiline ait ... plakalı aracın ticari taksi olduğunu, masrafları davacı müvekkili tarafından karşılanarak ...de hasarın giderildiğini, değişen ve onarılan parçaların tutarının vergiler dahil 68.030,59 TL olduğunu, aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olan ... A.Ş.  tarafından müvekkiline 26.299,26 TL ödeme yapıldığını, eksik yatan ve sigorta şirketinin limitinin sorumlu olduğu kısım için 07/06/2021 tarihinde sigorta şirketine ve aşan kısım için davalının kasko şirketi olan ... A.Ş.'ye başvurulduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, aracın ZMMS sigortacısı olan ... A.Ş'den limiti kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kazanın meydana geldiği tarihten itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle şimdilik 100,00 TL, araç kasko şirketi olan ... A.Ş. sigorta şirketinden ZMMS limitini aşan kısmından geriye kalan miktara karşılık, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle şimdilik 100,00 TL, araç sahibi ... ve araç sürücüsü ...’dan ise 100,00 TL tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavacı vekili 20.09.2023 tarihli davasını ıslah ettiğini açıkladığı talep artırım dilekçesi ile, hasar tutarı olarak davalı ... A.Ş.'den bakiye poliçe limiti tutarı kadar, diğer davalılar bakımından ise 41.731,33 TL talep etmiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; somut olayda tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin Kütahya Mahkemeleri olduğunu, söz konusu trafik kazası tespit tutanağının alanında yetkin bir trafik bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilmediğinden hükme esas alınacak nitelikte bir rapor olmadığını, davacının kusurlu olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalılar vekili, 27/09/2023 tarihinde tebliğ edilen ıslah dilekçesine karşı 02/10/2023 tarihinde verdiği ıslaha cevap dilekçesinde, alacağın zamanaşımına uğradığını bildirerek, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın aracında meydana gelen hasar için trafik sigortacısı ...A.Ş. tarafından eksper tespiti doğrultusunda ödeme yapılmış olduğunu, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığı, yapılan değerlendirme sırasında alınan ekspertiz raporunda değer kaybı hesaplaması yapıldığını, araç hasar tazminatı olarak 08/01/2021 tarihinde 26.299,26 TL, değer kaybı tazminatı olarak 28/07/2021 tarihinde 4.700,65 TL ödenmiş olduğunu ve sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, araçta değer kaybı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, trafik kazası sonrası oluştuğu ileri sürülen hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının tahsiline ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamına göre, 27.10.2020 tarihinde, davacıya ait ... plakalı ticari taksiye, davalılardan ... adına kayıtlı olup, diğer davalı ... idaresindeki aracın çarpması neticesinde davacının aracının hasar gördüğü, davalı ...A.Ş. tarafından ZMMS kapsamında davacıya 26.299,26 TL ödeme yapıldığı, diğer davalı ... A.Ş.'nin ise karşı aracın kasko sigortacısı olduğu, kazanın oluş şekli gözetildiğinde davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, dosya içerisinde yer alan ve hükmün tesisinde esas alınan 17.05.2023 tarihli bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor içeriğinde belirtildiği üzere, kazanın meydana geldiği tarih nazara alındığında yerleşik yargısal uygulamalar nazara alınmak suretiyle yapılan hesaplama neticesinde, davacının aracında oluşan hasarın 68.030,59 TL olduğu, davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 26.299,26 TL hasar ödemesi neticesinde bakiye ödenmeyen hasar zararının 41.731,33 TL olduğu, buna göre davalı ... A.Ş.'nin teminat limiti dahilinde bakiye 10.000,09 TL sorumluluğu kaldığı, davacı vekilince belirlenen bu tutarlar üzerinden talep artırım yoluna gidildiği anlaşılmış olmakla, davanın kabulüne dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle; \"1-DAVANIN KABULÜNE, Hasar tutarı olarak belirlenen 41.731,33 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, belirlenen tutarın, davalı ... A.Ş.'den 41.731,33 TL'nin yalnızca 10.009,09 TL'sinden sorumlu olmak üzere ve 08.01.2021 tarihinden işletilecek avans faizi ile tahsiline, davalı ... A.Ş.'nin 41.731,33 TL'nin yalnızca 31.722,24 TL'sinden sorumlu olmak üzere ve 22.06.2020 tarihinden işletilecek avans faizi ile tahsiline, davalılar ... ve ...'ın ise 41.731,33 TL'nin tamamından müştereken ve müteselsilen olmak üzere ve bu tutarın 100,00 TL'sine dava tarihinden yasal faizi ile bakiye 41.631,33 TL'sine ise ıslah tarihi olan 20.09.2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tahsiline,\" karar verilmiş, karar davalı ... A.Ş. vekili ile davalılar .. ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Hesaplamanın ZMMS Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini, bilirkişi tarafından hesaplanan onarım bedelinin fahiş olduğunu, yedek parça ve işçilik için iskonto uygulanmamasının hatalı olduğunu, günlük olarak herkesin %10 iskonto alması gerçek olup, bu hususun değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, ayrıca ekspertiz raporunun aksinin kanıtlanmadığını, zararın sigorta şirketi tarafından davadan önce ödendiğini, gerçek zarar karşılanmış iken dava açılmasının haksız olduğunu, faizin de dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, aracın hususi araç olması nedeniyle avans faizine karar verilmeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur raporunun hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığından zararlardan sorumluluklarının olmadığını, davacının kendi yönüne fasılalı yanan sarı ışığa ve kavşağa yaklaşan araca rağmen ilk geçiş hakkına riayet etmediğinden, kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle kusuru kabul etmediklerini, kusur raporunun, keşif dahi yapılmadan eksik inceleme ile tanzim edildiğini ve yolun durumunun değerlendirilmediğini, davacının zararı ekspertiz tarafından tespit edilerek, sigorta şirketi tarafından 26.299,26 TL olarak ödendiğini, bu nedenle hasar bedelinin daha yüksek olması nedeniyle dava açılmasının haksız olduğunu, davacının hasara delil olarak sunduğu faturanın her zaman düzenlenebilecek belge olup, inandırıcılıktan uzak olduğunu, fatura içeriğinin de gerçeği yansıtmadığını, yargılama sonucunda avans faizine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, müvekkillerinin tacir veya tacir sıfatında olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesine göre davanın esası hakkında karar vermiş, karar davalı ... A.Ş. ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDavalılar ... ve ... vekilinin zamanaşımına yönelik eksik inceleme ve değerlendirmeye yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacı, 27/10/2020 tarihinde meydana gelen kazaya istinaden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ZMMS sigortacısından, sigorta limiti dahilinde 100,00 TL, İMMS sigortasından ZMMS limitini aşan kısım için 100,00 TL, sürücü ve işletenden tüm zarar kapsamında 100,00 TL olacak şekilde tazminat talep etmiş, davacı 20/09/2023 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile talebini artırdığını beyan etmiş, ıslah dilekçesinin davalılara tebliği üzerine, davalılar ... ve ... vekili 27/09/2023 tarihinde tebliğ edilen ıslah dilekçesine karşı, 02/10/2023 tarihinde zamanaşımı definde bulunmuştur.<br>\tDavalıların, zamanaşımı def'i mahkemece değerlendirilmemiş, bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin, davanın esası hakkında karar verilmiştir. <br>\tKısaca “zamanaşımı” konusuna değinilecek olursa; Özel Hukukta teknik bir kavram olan “zamanaşımı” genel olarak alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden, dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade etmektedir. Türk Hukuk Lûgatında da “Yasanın belirlediği koşullar altında bir sürenin geçmesi üzerine bir hak kazanma ya da bir yükümden kurtulma yolu” olarak tanımlanmıştır (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 1244).<br>\tZamanaşımının sonucu; alacak hakkına son verme değil, onu eksik borç hâline getirme olarak ortaya çıkmaktadır. Zamanaşımına ilişkin düzenlemelerin temelinde iddia edilen alacağın aradan uzun zaman geçmiş olmasına rağmen kullanılmaması karşısında borçlunun oldukça uzak geçmişte kalan bir borçtan doğabilecek ihtilâflara karşı korunması, kendi alacağına karşı uzun süre kayıtsız kalan kimsenin bu hakkının artık korunmaya layık olmadığını kabul etmiş sayılması yatmaktadır.<br>\tZamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda devlet kendi gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu hâlde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber artık doğal bir borç (Obligatio naturalis) hâline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması, onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli olmayıp, borçlunun kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'i de bulunması gerekir. Yargıtayın istikrar kazanmış uygulamalarına göre, zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup usul hukuku anlamında ise bir savunma aracıdır.<br>\tNitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.11.2022 tarihli ve 2020/(15)6-609 Esas, 2022/1424 Karar, 24.06.2021 tarihli ve 2017/(23)15-3136 Esas, 2021/842 Karar, 04.03.2021 tarihli ve 2020/(21)-10-196 Esas, 2021/195 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.<br>\tBu nedenle, yargılamada zamanaşımı ön sorun olarak görülerek, esas hakkında karar verilmeden önce değerlendirilmeli, olumlu olumsuz bir karar verilmelidir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/11815 E. 2017/4523 K.\t\"Yasalarda def'i, davalının yerine getirmesi gereken bir edimi, özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınması olanağı sağlayan bir hak olarak tanımlanmaktadır. Bunlardan birisi olan zamanaşımı savunması (def'i), süresinde ve yöntemine uygun biçimde ileri sürüldüğünde işin esasının incelenmesine geçilmez ve bu savunma, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 142, 163 ve 164. maddeleri gereğince ön sorun (hadise) biçiminde incelenip karara bağlanır.\").<br>\tDosya içeriğinden, ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edildiği, davalılar ... ve ... vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde mahkemece, davalı yanın zamanaşımı savunması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden davalı tarafın davacının ıslah dilekçesine karşı süresinde bulunduğu zamanaşımı def''i konusunda bir karar verilmeksizin, eksik inceleme ve değerlendirme ile işin esası hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden davalı ... ve ... vekilinin buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. <br>\tYukarıda açıklanan nedenler, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle davalılardan ... ve ... vekilinin zamanaşımına yönelik savunmaları değerlendirilerek, bundan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalılar ... ve ... vekilinin sair, davalı ... A.Ş. vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 23/02/2024 tarihli, 2022/136 Esas - 2024/110 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davalılar ... ve ... vekilinin sair, davalı ... A.Ş. vekilinin tüm istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine,<br>4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden, Bakırköy\t6. İcra Dairesi'nin 2024/3753 Esas sayılı dosyasına depo edilen, 95.046,90 TL nakit teminatın yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"accf1ed1ec17d6ad","SID":"19c48870c418b7d8"}}