{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/996 - 2025/1488<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/996 <br>KARAR NO\t: 2025/1488<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/02/2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/16 E.  -  2025/99 K.<br><br>ASIL DAVA;<br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>\t  <br><br>DAVALI\t:<br>VEKİLLERİ\t: <br><br>\t<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br><br>BİRLEŞEN DAVA; 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2022/633 ESAS<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVA\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br><br>BİRLEŞEN D<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVA\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/02/2025 tarih ve 2024/16 E. - 2025/99 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkili ile asıl davada davalılar ... Turizm Seyahat İnş. San. Tic. Ltd. Şti ve ... Turizm İnş. Pet. Tem. Dinl. Tic. San .Ltd. Şti. ortak girişimi arasında 18/11/2015 tarihinde, ... ve ... Teşkilatı A.Ş. mal ve hizmet alımına ilişkin esas ve usullere göre yapılacak olan gönderilerin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerine ilişkin 4 adet sözleşmenin, birleşen 2022/633 esas sayılı dosyasında davalı ... Seyahat Taş. Ltd. Şti. arasanıda Şehirlerarası ... Taşıttırılması Hizmet Alımına Ait 1. Grup (İstanbul Avrupa Yakası) sözleşmesi ve 2013/74037 İhale Kayıt Numaralı Şehirlerarası ... Taşıttırılması Hizmet Alımına Ait 9. Grup (Sakarya) sözleşmeleri olmak üzere iki adet sözleşmenin, birleşen 2022/762 esas sayılı dosyasında davalılar ... İnşaat Anonim Şirketi (eski ünvanın ... ... Hizmetler İnş. Oto. San. Ve Tic. A.Ş.) ile ... ... Hizmetleri Ltd. Şti. arasında; 01.12.2017 tarihli ve 30/03/2017 tarihli \"gönderilerin toplanması, yüklenici, boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerinin\" 20. Bölgede yürütülmesi doğrudan temin 6. Grup Bursa (Yalova- Balıkesir-Çanakkale) sözleşmesi, yine 01.11.2017 tarihli ve 30.03.2017 tarihli gönderilerin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerinin 20. Bölgede yürütülmesi doğrudan temin 5. Grup Eskişehir (Kütahya- Bilecik- Afyonkarahisar) sözleşmesi olmak üzere iki adet sözleşmenin akdedildiğini, müvekkilince 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden anılan Şirkete yaptığı ödemelerden, KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip, vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte, davalıların düzenledikleri faturalar nedeniyle  KDV tutarının tamamının anılan şirketlere ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödenmek durumunda kalındığını, davalı şirketler tarafından katlanılması gereken vergi yükünün, hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV'nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle davalıların sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, asıl davada 1.304.932,91 TL'nin, birleşen 2022/633 esas sayılı dosyasında 863.363,11 TL’nin, birleşen 2022/762 esas sayılı dosyasında 1.580.372,99 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Asıl davada davalılar vekili, asıl davanın reddini istemiştir. <br>Birleşen davalarda davalılar, savunmada bulunmamıştır. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  ...-... Turizm İş Ortaklığı'nın Uray Vergi Dairesi'nden gelen bilgilere göre 2015-2016 yılı KDV beyannameleri ekinde yer alan BS bildiriminin, davacı defter kayıtlarında yer alandan daha fazla olduğu görülmekle bu davalıların vergi dairesine KDV borcunun bulunmadığı ve bu nedenle adı geçen davalılarının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği, yine ... - ... iş Ortaklığı'nın 2015-2016 yıllarında Küçükçekmece Vergi Dairesi'ne sunduğu KDV beyannameleri ile BS bildirimlerinin davacı defter kayıtlarından daha fazla beyan edildiği ve faaliyetinin sona erdiği Eyül 2016 yılı itibariyle vergi dairesine toplam 23.458,00 TL vergi asıl borcunun bulunduğu, ancak bu borcun ilgili adi ortaklık ile vergi dairesi arasındaki ilişki olup, taraflar arasında gerçekleştirilen işe ilişkin KDV'nin tamamının vergi dairesine beyan edildiği ve bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği, davalıların davacı tarafından faturalarda kesinti yapılmayan KDV tutarlarını bağlı oldukları vergi dairelerine beyan etmemeleri halinde, kendilerine ait vergiyi ödemeyerek, davacıya ödetmiş olacaklarından, davacının KDV beyan etmeyen davalılardan fazla ödediği KDV'yi talep edebileceği, ancak dosyamızda böyle bir durumun söz konusu olmayacağı, çünkü davacının vergi sorumlusu sıfatıyla davalılardan kesinti yapmadığı, KDV tutarlarının tamamını davalıların bağlı oldukları vergi dairelerine  beyan etmeleri nedeniyle  davalıların sebepsiz zenginleşmelerinden bahsedilemeyeceği, çünkü davalıların kendilerine fatura bedeliyle birlikte ödenen %18 KDV'yi vergi dairesine beyan ettiklerinden, ister vergi ödensin ister ödenmesin, artık bu vergiyi ödeme yükümlüğünün kendilerine ait olup, ödememeleri halinde vergi dairesine karış sorumlu bulunacakları, davalılardan ...- ... İş Ortaklığının bir kısım faturalar dışında, diğer davalıların ise tam olarak faturaları ve KDV'leri beyan ettikleri ve vergi dairelerine borçlarının olmadığı, ...- ... İş Ortaklığının bir kısım faturalar yönünde ise, adı geçenleri belirtilen vergi no'ları ile bağlı bulunduğu vergi dairesi bilgisi temin edilip dosyaya sunulmadığından, davacı iddiasını ispat yükümlüğünü yerine getirmediği, tüm sözleşmeler ve faturalar yönünden, satıcı davalıların kendilerine ödenen bedellere ilişkin KDV'leri Vergi Dairelerine beyan edip ödediklerinden sebepsiz zenginleşmelerinden söz edilemeyeceği, ayrıca bu KDV tevkifatından yasal düzenleme gereğine sorumlunun davacı alıcı olduğu ve faturalarda 9/10 KDV tevkifatı yapmaması nedeniyle gecikme cezası ve faizinde kendisinin sorumlu olacağı da nazara alınarak, bu miktarların da davalılardan talep edilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin I/C-2.1.3.2.5.1 bölümü gereğince; müvekkilinin söz konusu sözleşmelere istinaden davalı Şirketlere yapılan ödemelerden KDV tutarının 9/10'unu vergi sorumlusu sıfatıyla tevkif ederek vergi dairesine ödemekle, davalı yüklenici şirketlerin ise KDV genel uygulama tebliğinin I/C-2.1.3.4.2 bölümünde belirtildiği şekilde tevkifatlı fatura düzenlemekle, ayrıca davalı tarafların tevkifatlı işleme uygun olarak 1 no'lu KDV beyannamesi vermekle yükümlü olduğunu, müvekkil şirketin bu hükme mukabil pişmanlık beyanıyla birlikte vergi yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davalı şirketlerin iddiaları reddetmekle birlikte, üzerine düşen belge düzenlemeyle ilgili yükümlülüğünü yerine getirmediğinin izahtan vareste olduğunu, davalı şirketlerin KDV Genel Uygulama Tebliği I/C-2.1.3.4.2 bölümünde belirtildiği şekilde tevkifatlı fatura düzenlemeyerek,  tevkifatlı işleme uygun olarak 1 no'lu KDV beyannamesi verme yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bu kapsamda müvekkili Şirketin vergi dairesine ödediği tutarı avans faizi ile yüklenicilerden istemesinde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: 1- Asıl ve birleşen davalar, taşıma sözleşmesine dayalı olarak ödenen KDV bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br>\t2- Ancak; dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 3065 sayılı KDV Kanunu ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin ilgili hükümleri uyarınca, \"iş gücü temini hizmeti alınması durumunda\", alıcıların satıcılara KDV tutarının tamamını ödemeyip, 9/10'luk kısmını tevkif etmesinin ve bu kısmı kendi vergi dairesine beyan edip ödemesinin, buna karşılık 1/10'luk kısmının ise satıcıya ödenmesinin, satıcının da bu 1/10'luk kısmı kendi vergi dairesine beyan ederek ödemesinin gerektiği, somut uyuşmazlıkta da davacı tarafça davalılardan alınan hizmet bedelinin KDV tutarının tamamının davalılara ödenmesinin ardından, davalılardan alınan hizmetin \"iş gücü temini hizmeti\" olduğundan bahisle daha önce davalılara ödenen KDV tutarının 9/10'luk kısmının, bu kez vergi dairesine beyan edilerek tekrar ödendiği, işbu asıl ve birleşen davalarda ise davacı tarafça ödenen anılan 9/10'luk bu kısmın davalı taraftan geri istendiği anlaşılmaktadır. <br>\tKatma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin \"Kapsam\" başlıklı 2.1.3.2.5.2. maddesinde, \"Gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler.<br>\tBu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir.<br>\tBu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır:<br>\t- Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir.<br>\t- Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir.<br>\tDolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir.<br>\tİşgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanır. ...\" hükmü yer almaktadır. <br>\tDolayısıyla anılan hüküm uyarınca, bir sözleşmenin iş gücü temin hizmet sözleşmesi olarak kabul edilebilmesi ve hizmet alanın tevkifat sorumlusu olabilmesi için hizmetin ifasında kullanılan elemanların iş gücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler kabul edilmiş olup, bu hususların varlığının, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar dikkate alınarak tespit edileceği hüküm altına alınmıştır. Diğer bir deyişle taraflar arasındaki sözleşmenin iş gücü temin hizmeti sayılabilmesi için KDV Genel Uygulama Tebliği 2.1.3.2.5.2. maddesinde yazılı olduğu üzere \"elemanların sevk, idare ve kontrolünün\" hizmet alan davacıda olması gerekmektedir. <br>\tSomut uyuşmazlıkta ise taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin tamamının 27. maddelerinde açıkça, \"PTT yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu değildir.\" şeklinde hüküm yer almaktadır. Bu hükmün işçilerin sevk ve idaresinin hizmet alınan davalı tarafta olduğunu gösterir. Dolayısıyla Dairemizce taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri çerçevesinde yükleniciye ait olduğuna, PTT'nin yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu bulunmadığına ilişkin düzenlemeye yer verildiği, bu nedenle davalı tarafından üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde olmadığı ve KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı bulunduğu, KDV tevkifatından dolayı davalı tarafın davacı idareye borcunun bulunmadığı ve taraflar arasındaki akdi ilişki dikkate alındığında, davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. <br>\tKaldı ki Dairemize intikal eden dosyalardan, dava dışı kişiler tarafından davacı PTT'nin aynı nitelikteki KDV tevkifatı işlemi nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlığı'na açılan davalarda, ilk derece mahkemelerince, yüklenici şirketler tarafından üstlenilen işin, iş gücü temini niteliğinde olduğundan bahisle yapılan 9/10 oranındaki Katma Değer Vergisi tevkifatında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle verilen davanın kabulüne, dava konusu işlemlerin iptaline dair kararların, derecattan geçerek kesinleştiği görülmektedir. <br>\t(Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 30/03/2023 tarih ve 2022/1910 Esas- 2023/427 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/02/2024 tarih ve 2023/1284 Esas - 2024/307 Karar sayılı istinaf isteminin reddi ilamı ile kesinleştiği,<br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 06/06/2023 tarih ve 2022/1684 Esas- 2023/1034 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 23/10/2024 tarihli ve 2023/2150 Esas - 2024/1661 Karar sayılı istinaf isteminin reddi ilamı ile kesinleştiği,<br>\tAnkara 2. Vergi Mahkemesince verilen 29/04/2021 tarih ve 2020/2458 Esas, 2021/704 Karar sayılı kararın, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 15/12/2021 tarih ve 2021/1395 Esas, 2021/1938 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 4. Dairesinin 17/01/2023 tarih, 2022/513 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\t Ankara 7. Vergi Mahkemesince verilen 15/10/2021 tarih ve 2021/829 Esas, 2021/1417 Karar sayılı kararın, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin  02/03/2022 tarih ve 2021/2198 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 4. Dairesinin 17/01/2023 tarih, 2022/2295 Esas 2023/230 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2031 Esas, 2022/1372 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/1871 Esas, 2023/715 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 18/04/2024 tarih ve 2023/7757 Esas-2024/1800 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2033 Esas, 2022/1374 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/1872 Esas, 2023/716 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 18/04/2024 tarih  ve 2023/7758 Esas-2024/1801 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2032 Esas, 2022/1373 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/1873 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 18/04/2024 tarih ve 2023/7759 Esas-2024/1799 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2016 Esas, 2022/1371 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/2240 Esas, 2023/718 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 2023/7760 Esas-2024/1798 Karar sayılı kararıyla temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır).<br>\tBöylelikle idari yargıda verilen kararlar ile taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin \"işgücü temini\" niteliğinde olmadığı, yani 9/10 KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, davacının vergi dairesine yaptığı dava konusu ödemelerin hatalı olduğu hususları kesinleşmiştir. İdari yargıda kesinleşen bu tespitlerin, adli yargı mahkemeleri için de kesin delil teşkil edeceği, aksinin kabulünün hukuk yargılamasında geçerli bulunan hukuki belirlilik ilkesi ile uyuşmayacağı açıktır. <br>\tTüm bu nedenlerle Dairemizce de davalı tarafça üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde olmadığı ve KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı olduğu, KDV tevkifatından davalıların davacı idareye borcunun bulunmadığı, davalıların sebepsiz zenginleşmediği kabul edilmiş, bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından ve HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/02/2025 tarih ve 2024/16 Esas, 2025/99 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Asıl ve birleşen davaların yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE,\t<br>\t4-Asıl davada alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 22.285,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 21.669,6‬0-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t5-Asıl davada davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 194.690,61 TL vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak asıl davada davalıya verilmesine,<br>\t6-Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Asıl davada davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Birleşen 2022/633 Esas sayılı davada alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 14.744,09-TL'nin mahsubu ile  bakiye 14.128,69-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t9-Birleşen davada davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 132.870,84 TL vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan alınarak birleşen davada davalılara verilmesine,<br>\t10-Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>  \t 11-Birleşen davada davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t12-Birleşen 2022/762 Esas sayılı davada alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan  26.988,32-TL'nin mahsubu ile  bakiye 26.372,92-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t13-Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t14-Birleşen davada davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t15-Asıl ve birleşen dosyalarda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı vekili tarafındanyatırıldığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t16-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t17-Davacı tarafça istinaf başvurusunda asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı yatırılan 615,00'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, <br>\t18-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"699600a88b95bfb1","SID":"1cbca6fda4503eab"}}