{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1226 <br>KARAR NO\t: 2025/1465<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: .<br>KATİP\t\t: .<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/404 E.  -  2023/112 K.<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI\t:<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)|Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/03/2023 Tarih ve 2022/404 Esas - 2023/112 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ...  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkiline ait  Dünyaca tanınmış ... markasının 1990 yılından beri Türkiye'de tescilli olduğunu, müvekkilinin ülkenin bir çok yerinde faaliyette bulunan bayiliklerinin mevcut olduğunu,  internet adresleri ve sosyal medya platformlarındaki ziyaretçi sayısının milyonlara ulaştığını,   hal böyle iken, davalı şirketin \"...\" ibareli 2020/121719 sayılı markanın 01, 02, 04, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 10, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda tesciline yönelik müvekkilinin itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davaya konu markanın ilk üç harfinin   müvekkilinin markasının ilk hecesini oluşturan \"VOL\" ibaresini aynen içerdiğini, davalı markadaki \"...\" ibaresi garaj sözcüğünün kısaltması olduğundan markanın tüketiciler  nezdinde doğrudan müvekkilinin markasını çağrıştıracağını, davaya konu marka müvekkilinin markasının tescilli olduğu sınıflarda tescil edilmek istendiğinden markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka niteliğinde olmasının markalar arasında karıştırılma ihtimalini artırdığını, davalının esasen müvekkilinin markasının bu tanınmışlığından haksız kazanç elde etme amacında olup davaya konu markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin markasının ayırt edici niteliği ve itibarının zarar göreceğini, davalının müvekkilinin ticaret unvanı içinde yer alan bir ibareyi marka olarak kullanmak istemesinin haksız rekabet teşkil ettiğini ve davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-10214 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde 2020/121719 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen; 01, 02, 04, 06, 07, 09, 10, 11, 12, 14, 16, 18, 20, 21, 22, 24, 25, 27, 28, 35 (satış hizmetleri hariç), 36, 37, 38, 39, 41 ve 43. sınıflara giren tüm mal ve hizmetler ve 35. sınıf altında 01, 02, 04, 06, 07, 09, 10, 11, 12, 14, 16, 18, 20, 21, 22, 24, 25, 27, 28. sınıflardaki tüm emtiaların satışı hizmetleri yönünden somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, 08, 13, 15, 17, 19, 23, 26, 33, 34, 40, 42, 44 ve 45. sınıflara giren mal ve hizmetler  ve  08, 13, 15, 17, 19, 23, 26, 33, 34. sınıflara giren emtiaların 35. sınıf altında satışı hizmetleri yönünden ise bir benzerliğin/türdeşliğin gerçekleşmemiş olduğu, taraf markalarında esas/tek unsur hüviyetinde kullanılmış olan “...” ve “...” ibarelerinin ilk üç harfinin, yani ilk hecesindeki harflerin, dizinleri de dahil olacak şekilde aynı olmasının, markaları görsel açıdan benzer kılmaya yettiği, davalının “...” markasının davacının “...”lu markalarının serisinin bir devamı olarak algılanabilecek nitelikte bir türemeye sahip ve alt marka algısı yaratmaya uygun nitelikte olduğu, benzerliğin potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde, davacının “...” ibaresini esas/tek unsur olarak ihtiva eden markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...” ibareli markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markasında ortak olan ve aynı biçimde okunan ilk hecelerin varlığının, markaları kulakta bıraktıkları “tını” itibariyle işitsel açıdan bir derecede yakınlaştırdığı, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen, 01, 02, 04, 06, 07, 09, 10, 11, 12, 14, 16, 18, 20, 21, 22, 24, 25, 27, 28, 35 (satış hizmetleri hariç), 36, 37, 38, 39, 41 ve 43. Sınıflara giren tüm mal ve hizmetler ve 35. sınıf altında 01, 02, 04, 06, 07, 09, 10, 11, 12, 14, 16, 18, 20, 21, 22, 24, 25, 27, 28. sınıflardaki tüm emtiaların satışı hizmetleri yönünden somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği, bu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin bir genelleme altında toplanmasının da mümkün olmadığı, dolayısıyla bu seviyenin “ortalama” olarak ele alınması durumunda, söz konusu mal ve hizmetlerde “...” ve “...”lı işaretlerin/tanıtma vasıtalarının markasal hüviyette farklı kişi ve kuruluşlar tarafından kullanılması halinde alıcıların/tüketicilerin söz konusu mal ve hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu veya ortak bir çalışma/iş yapıldığını düşünebilecekleri, davalının markasının, bu mal ve hizmetler özelinde, davacının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği, davacı taraf “...” markasının tanınmışlığını dosya kapsamında ispatlayamadığı, ancak  “...” markasının otomotiv sektöründe tanınmışlığı dosya içeriğinde yeterli delil olmasa dahi, herkes tarafından bilinen fiili bir olgu olduğundan,  markaların benzer olması nedeniyle, davalının söz konusu ibareyi, davacının markasının tanınmış olduğu sektörle ilintili mal ve hizmetler olduğu değerlendirilen, 12. sınıfa giren emtiaların tamamı, bunların 35. sınıf altında satışı hizmetleri ile 37. sınıf altında “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)”nde kullanması halinde, haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşebileceği ihtimalinin söz konusu olabileceği,  buna  karşılık  dava konusu edilen “...” ibaresinin, davalının markasının tescili kapsamına alınmak istenilen mal ve hizmetlerde, davacı tarafından uzun yıllardır ciddi ve yoğun bir biçimde, Türkiye genelinde tescilsiz olarak markasal hüviyette kullanıldığını ve bu şekilde gerçek hak sahipliğinin doğduğu ve  ticaret unvanının ayırıcı unsuru ve alan adının bir parçası olan “...” ibaresini dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen tüm mal ve hizmetlerde Türkiye’de fiilen kullandığına dair yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delilin sunulmadığı gerekçeleriyle  davanın kısmen kabulü ile  2022-M-10214 sayılı YİDK kararının  başvuru kapsamındaki  01, 02, 04, 06, 07, 09, 10, 11, 12, 14, 16, 18, 20, 21, 22, 24, 25, 27, 28,  36, 37, 38, 39, 41 ve 43. sınıflara giren tüm mal ve hizmetler ile  35.sınıf “ Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için  01, 02, 04, 06, 07, 09, 10, 11, 12, 14, 16, 18, 20, 21, 22, 24, 25, 27, 28.  sınıftaki malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).\" hizmetler yönünden kısmen iptaline, 2020/121719 sayılı markanın  01, 02, 04, 06, 07, 09, 10, 11, 12, 14, 16, 18, 20, 21, 22, 24, 25, 27, 28,  36, 37, 38, 39, 41 ve 43. Sınıflara giren tüm mal ve hizmetler ile  35.sınıf “ Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için  01, 02, 04, 06, 07, 09, 10, 11, 12, 14, 16, 18, 20, 21, 22, 24, 25, 27, 28.  Sınıftaki malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).“ hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ...  vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasının beyaz zemin üzerinde siyah renkte ve düz yazı stilinde “...” ibaresini ihtiva ettiği, başkaca şekil ve renk unsurunun yer almadığı, itiraza mesnet markaların “...” ibaresini içerdiği, bazı markalarda ilave kelime unsurlarının yer aldığı, bazı markaların şekil ve renk unsuru içermeyen kelime markaları olduğu, bazılarının ise şekil unsuru ihtiva ettiği, davacı tarafından  başvuru markasında yer alan “...” ibaresi ile itiraza mesnet davacı markalarında yer alan “...” ibaresinin benzer olduğu ve bu nedenle karıştırılma/iltibas ihtimali bulunduğu iddia edilmişse de, sadece bazı harf ya da hecelerin ortak olmasının markaların benzer olduğu iddiasının kabulü için yeterli olmadığını, zira  markanın bütün olarak değerlendirilmesi esas olup, parçalara bölünmesi suretiyle, benzer olduğu iddia edilen kısımları ön planda tutularak değerlendirme yapılamayacağını, davaya konu markada yer alan “...” ibaresi ile itiraza mesnet markalarda yer alan “...” ibaresinin vurgu, ses, harf, hece sayısı ve dizilim itibariyle farklı olduğunu ve markaların işitsel ve kavramsal yönden benzerlik arz etmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br><br>GEREKÇE\t: Dava marka ile ilgili kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin 8/10/2020 tarihinde \"...\" ibaresinin, 03, 05, 29, 30,31 ve 32  sınıflar  hariç  bütün sınıflardaki mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak iltibas, gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın da YİDK'in   2022-M-1024 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 4/8/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesince, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının tanınmışlığından kaynaklı  olarak bir kısım mal ve hizmet sınıfında tescil engelinin mevcut olduğu, buna karşılık gerçek hak sahipliği ve  davalı ... başvurusunun kötü niyet koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olup, bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, yalnızca davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu gözetildiğinde, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesi olup olmadığı ve davacıya ait markanın tanınmışlığına ilişkindir.  Zira, davacının  gerçek hak sahipliği  ve kötü niyete dayalı iddiaları ilk derece mahkemesince yerinde görülmemiş, davacı tarafça da bu yönden istinaf kanun yoluna başvurulmadığından artık bu hususlar kesinleşmiştir. <br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>   Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu markanın  düz yazım karakterindeki siyah renkli büyük harfle yazılı ve herhangi bir anlamı bulunmayan  \"...\" ibaresinden oluştuğu, buna  karşılık  davacının davacının markalarının  çoğunlukla eril sembolünün ortasında siyah veya beyaz zemin üzerine  düz yazım karakterindeki zemin ile zıtlık oluşturacak şekilde  siyah ya da beyaz, büyük harfler ile yazılı \"...\" ibaresinden veya bu ibarenin yanına başka kelime unsurları ve kısaltmaların eklenmesinden oluşmaktadır. Bu hali ile davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun \"...\" ibaresi olduğu ise açıktır. Buna göre yapılan değerlendirmede, dava konusu başvurunun esas unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi ile davacının \"...\" asıl unsurlu markaları arasında,  ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf markalarının sadece ilk hecesinin aynı olmasının, işaretlerin bütünü itibariyle bıraktığı izlenim farklı bulunduğundan, iltibasa sebebiyet vermeyeceği kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir.  Nitekim benzer şekilde açılan başka bir dava hakkında verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2024 tarih, 2024/713-2024/9222 E-K sayılı ilamında  davacıya ait ... markası ile  VOLSEM arasında benzer aynı tespitlere yer verilmiştir.<br>Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği gibi davacı markalarının tanınmış olması da sonuca etkili bulunmamıştır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiş<br>Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira somut uyuşmazlıkta davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir. Davalı TÜRKATENT'in istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemez. Dolayısıyla Dairemizce, YİDK kararının iptali davası yönünden ulaşılan sonucun, yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılması mümkün olmamıştır.  <br>Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince  dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemli davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.    <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 23/03/2023 gün ve 2022/404 Esas - 2023/112 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-YİDK kararının iptali istemli davanın REDDİNE,  <br>3-Marka hükümsüzlüğü istemli davanın KISMEN KABULÜ ile davalı gerçek kişi adına tescilli, 2020/121719 sayılı markanın   01, 02, 04, 06, 07, 09, 10, 11, 12, 14, 16, 18, 20, 21, 22, 24, 25, 27, 28,  36, 37, 38, 39, 41 ve 43. Sınıflara giren tüm mal ve hizmetler ile  35.sınıf “ Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için  01, 02, 04, 06, 07, 09, 10, 11, 12, 14, 16, 18, 20, 21, 22, 24, 25, 27, 28.  Sınıftaki malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).“ hizmetler yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE<br>4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>5-Hükümsüzlük davası yönünden Dairemizce bir istinaf incelemesi yapılmadığından ilk derece mahkemesi kararında hükmedilen 15.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Davanın kısmen reddi nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı  ...'na verilmesine,<br>7-Davacı tarafından ilk derece yargılamasında yapılan 2.800,00-TL bilirkişi ücreti, 411,00-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 88,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 3.299,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranı  takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.649,50 -TL'ye, 80,70-TL başvuru harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.810,90-TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t8-Davalı kurum tarafından istinaf aşamasında yatırılan 104,00-TL posta masrafı ve 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı toplamından oluşan 596,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, <br>\t9-Davalı şirket tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilemesine yer olmadığına,<br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t11-Davalı kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı kuruma iadesine,<br>\t12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e4382bf6af5db87","SID":"7ad6cc627a4e1f60"}}