{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t:  <br>KARAR TARİHİ\t:  <br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: <br>DAVACILAR\t: <br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 07/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/12/2023<br><br>Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili ile davalı Kutbeddin Gökgözler vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 06/11/2017 günü davalının sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracın kendisine yanan kırmızı ışığı fark etmeyerek davacılara ait ve davacıların içinde sürücü ve yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca hızla çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalının kaza sonrasında gelen polis ekiplerine verdiği ifadesinin de kırmızı ışığı fark etmediği için kazanın yaşandığını beyan ettiği yönünde olduğunu, kaza sonrasında davacıların ciddi şekilde yaralandıklarını, Çekirge Devlet Hastanesi'nde tedavilerinin yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 500,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile, yine her bir davacı için ayrı ayrı 40,000,00-TL olmak üzere toplam 80.000,00-TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini dava dilekçesinde talep ettikleri miktarları davacı Sündüz için  754,72-TL, davacı .....için  772,80- TL. daha arttırarak davacı .... için talep edilen maddi tazminat miktarını 1.254,72-TL, davacı Timur Kılıç ise 1.272,80-TL olarak ıslah ettiklerini, güncel maddi tazminat taleplerinin  toplamda 2.527,52 TL. olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir. <br>Davalı .......Şirketi cevap dilekçesinde; davalı şirketçe 251125774/0 sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış bulunan 34 ZP 6526 plakalı araç ile .... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde zarar gördüğünü iddia eden davacıların talepleri, hasar dosyası muhteviyatındaki belgeler üzerinden tetkik edilmiş olup, huzurdaki işbu davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davacının maluliyet oranın tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu'na gönderilmesi ve maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanması gerektiğini, davacıların faizin kaza tarihinden itibaren işletilmesi yönündeki taleplerinin reddi gerektiğini, Yargıtay tarafından da kabul edildiği üzere; sigorta şirketine karşı olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi mümkün olmayıp sigorta şirketi temerrüt tarihinden itibaren tazminattan sorumlu olması gerektiğini, ancak davacı tarafından usulüne uygun bir başvuru ile müvekkil şirket temerrüte düşürülmemiş olduğundan, mahkemece bir tazminata hükmedilecek olması ihtimalinde faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ...'e dava dilekçesi ve tebliğ zaptının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafından davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır. <br>Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı...için 1254,72 Tl maddi tazminat, Davacı .... için 1272,80 TL maddi tazminat olmak üzere toplam  2.527,52 TLmaddi tazminatın davalı .........Şti yönünden 26/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...yönünden kaza tarihi olan 06/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulması), davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı Sündüs Kılıç için 1,500-TL, davacı Timur Kılıç için 1,500-TL olmak üzere toplam 3,000,00-TL manevi tazminatı davalı Kutbettin Gökgözler'den kaza tarihi olan 06/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>Davacılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, dava konusu kazanın davalı ...'in %100 kusuruna dayalı olarak gerçekleştiğini, davalının kaza tespit tutanağına dahi geçen ifadesinde kusurun kendisinden kaynaklandığının ikrar edildiğini, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirmiş ve ilk derece mahkemesince verilen kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı Kutbeddin Gökgözler vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi  ile; kazanın oluşumunda davalı müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, mahkemece hükme esas alınan trafik bilirkişisi raporunun yetersiz olduğunu, davalıya verilen % 100 oranının gerekçeli şekilde açıklanmadığını, denetime elverişli olmadığını, maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:<br>Dava , haksız fiil sebebiyle  maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. <br>06/11/2017 Tarihinde davacı .... sevk ve idaresinde olan ve diğer davacı ...'ün yolcu olarak seyahat ettiği ...plakalı araçla, davalı Kutbeddin sevk ve idaresindeki, diğer davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalanan ....... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacıların yaralandığı uyuşmazlık konusu değildir. <br>Bursa 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... K sayılı ilamıyla, davalılardan (sanık).......hakkında, davacıların taksirle yaralanmasına neden olmak suçundan 5237 sayılı TCK 89/4,22/3 ve 62/1  maddesi gereği ceza tayin edildiği, istinaf başvurusu üzerine Bursa BAM 10 CD .... E-....... K sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükmün kesinleştiği, hükme esas alınan 26/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı (sanık) sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun bildirildiği  anlaşılmıştır. <br>6098 sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamayacaktır. <br>Mahkemece alınan 08/02/2019 tarihli trafik bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş olup, bilirkişi raporunun ceza dosyasında alınan bilirkişi raporuyla ve 06/11/2017 tarihli kaza tespit tutanağıyla uyumlu olduğu, davalının 2918 sayılı KTK 52 ve 84 maddelerine aykırı davranmakla kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu anlaşılmakla davalı Kutbeddin vekilinin kusura yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. <br>2918 sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiş olup, davalılar arasında müteselsil borç ilişkisi olduğu, 6098 sayılı TBK 162 maddesi gereği alacaklının, ifayı borçluların tamamından talep edebileceği gibi dilediği borçludan da talep edebileceği başka bir ifadeyle bu hususta tercih hakkının alacaklıda olduğu anlaşılmakla davalı Kutbeddin vekilinin maddi tazminattan yalnızca diğer davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı yolundaki istinaf sebebi yerinde değildir. <br>Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4  HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam).<br>Somut olayda, davacıların yaralanmasına neden olan kazanın 06/11/2017 tarihinde meydana geldiği, bu durumda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmasının gerekeceği, Uludağ Üniversite Tıp Fakültesi Anabilim Dalı tarafından davacıların maluliyet oranı, iyileşme süresi ve bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı hususunda yöntemince rapor düzenlendiği anlaşılmakla, davacılar vekili ve davalı Kutbeddin vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi ayrı ayrı yerinde değildir. <br>Davacı ...... kaza tarihinde 64 yaşında, diğer davacı Sündüz 58 yaşındadır. <br>Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş kişiler (polis, asker vs) yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu hususu Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında kabul edilmiştir (Yargıtay 17 HD 2016/12248 E- 2017/4236 K sayılı ilam).<br>Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasında esas ücrete dahil edilemez. (Yargıtay 17 HD 2015/8563 E- 2018/3277 K sayılı ilam). <br>Davacılar ....'ün 21 gün süreyle %100 maluliyet oranında geçici iş göremezlik durumu sabit olduğundan davacıların %100 malul sayıldığı 21 günlük geçici iş göremezlik dönemi için asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak geçici iş göremezlik zararı belirlenmesi gerekecek olup (Yargıtay 4 HD 2021/17412 E-2022/12195 K sayılı ilam), bu kapsamda hesaplama yapılmış ve maddi tazminat hüküm altına alınmış olmakla davacılar vekilinin bu yoldaki istinaf sebebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br> Öte yandan Davalı........ vekili tarafından maddi tazminat talebine yönelik istinaf konusu hükme bağlanan miktar başka bir deyişle istinafa getirilen miktar 2.527,52-TL olup mahkeme karar tarihi itibariyle söz konusu miktar kesinlik sınırları içinde olduğundan HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.<br>Bu durumda, HMK'nın 341/2. maddesinde açıklanan 17.830,00- TL'nin altında kalan mahkeme kararına yönelik davalı/borçlu vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>6098 Sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir.  Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın ön gördüğü telafi şekli olup, kazanın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu, davacıların yaralanma derecesi ve 4721 sayılı MK 4 maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat bir miktar az olmuştur. Davacılar vekilinin bu yoldaki isitnaf sebebi yerinde olup, davalı Kutbeddin vekilinin bu yoldaki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.<br>HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranların sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda,  davacılar  vekilinin manevi tazminat talebi yönünden yapılan inceleme sonucunda mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, davacılar vekilinin manevi tazminat taleplerine ilişkin istinaf başvurusunun esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.   <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ...... vekilinin Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2020 tarih, ...... sayılı kararının maddi tazminat talebine yönelik istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinin HMK 352. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Davalı .... vekili  tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde ilk derece mahkemesince iadesine, <br>3-Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvuru talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE,<br>4-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2020 tarih, .......sayılı kararı hakkındaki davacılar vekilinin manevi tazminat talebine yönelik istinaf başvuru talebinin KABULÜNE,    <br>5-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Davacıların maddi tazminat  taleplerinin kabulü ile; <br>b-Davacı ... için 1.254,72 TL maddi tazminat, Davacı ....... için 1272,80 TL maddi tazminat olmak üzere toplam  2.527,52 TL maddi tazminatın davalı ...... Şti. yönünden 26/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... yönünden kaza tarihi olan 06/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ( davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulması)<br>c-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı....... için 5.000,00-TL, davacı Timur Kılıç için 5.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı .......'den kaza tarihi olan 06/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>ç-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 855,75-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 ve ıslah harcı 27,00 TL olmak üzere toplam 62,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 792,85-TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak ( davalı ..........A.Ş yönünden 109,75 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydı ile)  Hazine'ye gelir kaydına, <br>d-Davacı tarafından yapılan toplam 125,80-TL harç giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 17,41-TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydı ile)<br>e-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 1.050,00 TL, keşif harcı 314,00 TL, keşif araç ücreti 150,00-TL, posta, talimat ve tebligat gideri 351,55-TL olmak üzere toplam 1.865,55-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 233,19-TL'nin 17,29TL'lik kısmının tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınmasına, 215,90-TL'lik kısmının davalı ......'den alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>f-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>g-Davacılar kendini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden AAÜT  13 maddesine göre davacı ......... için 1254,72 TL ve davacı Timur Kılıç için 1272,80 TL olmak üzere belirlenen 2.527,52 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>h-Davacılar kendini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AAÜT gereği davacı Sündüs Kılıç için 5.000,00-TL ve davacı Timur Kılıç için 5.000,00-TL olmak üzere belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Kutbeddin Gökgözler'den alınarak davacıya verilmesine,<br>ı-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının kararın kesinleşmesine müteakip ilgili tarafa iadesine<br>6- İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,<br>7- Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>8- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 07/12/2023 tarihinde karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Katip<br>...<br>E-İmzalıdır. <br><br><br>  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5043d93cc6a75196","SID":"dfeac6dcf3af5bb1"}}