{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:  <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>BAŞKAN\t:  <br>ÜYE\t:  <br>ÜYE\t:  <br>KÂTİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>KARAR TARİHİ\t: 05/01/2021<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t:  <br>DAVACI\t:  <br>DAVALI\t:  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 12/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/12/2023<br><br>Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı Afşin Kalp Sağlıkları Hizmet A.Ş'nin işleteni bulunduğu ..... plaka sayılı aracın, 04.05.2017 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası neticesinde ....plaka sayılı aracın hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu gibi araç sürücüsünün kaza mahallini terk ettiğini, kaza sonucu ... plakalı araçta meydana gelen hasarın tazmini amacıyla araç maliki tarafından müvekkili şirkete karşı Sigorta Tahkim Komisyonu'na yaptığı başvuru neticesinde Sigorta Tahkim Komisyonu ....... kararı gereğince başlatılan Bursa 15. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10856 sayılı takip dosyasına 9.178,32-TL müvekkili şirket tarafından ödendiğini,  ZMMS poliçesi Genel Şartları B.4 bendi gereğince müvekkili şirketin ödemiş bulunduğu sigorta tazminatını işleten sigortalısından talep hakkının mevcut olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine Bursa 15. İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyası ile alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, akabinde arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak görüşmenin olumsuz sonuçlandığını, anılan bu sebeplerle; davalının Bursa 15. İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.<br>Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.<br>Mahkemece,  davanın reddine, karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, taraflar arasındaki poliçenin tanzim tarihinin 05.09.2016 olup, geçerlilik süresinin 05/09/2016-2017 tarihi olduğundan rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartlarının B4-f bendi kapsamında sigortacının zarar görene ödediği tazminatı, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup sigortacının ayrıca sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması gerekmediği, yerel mahkeme huzurundaki dava dosyasındaki talebin genel şartlar \"B4-f\" maddesi gereğince sürücünün olay yerini terkine dayalı olup, ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafın ZMSS genel şartlarında öngörülen haklı sebeplerin varlığını ve haklı sebebe dayanılarak olay yerinin terk edildiğini somut şekilde ispatlayamadığı, dosyada alınan raporda kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, bu kapsamda 05.09.2016 tarihinde, müvekkili şirket tarafından ZMMS ile sigortalanan davalıya ait aracın, %100 kusurlu olarak .... plakalı araca çarpması neticesinde dava dışı kişiye ait aracın değer kaybına uğramasına neden olduğu, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği, bu terkin genel şartlarda belirtilen haklı sebebe dayandığının davalı sigortalı tarafından ispatlanamadığı göz önüne alındığında müvekkili şirketin Sigorta Genel Şartları \"B4-f\" maddesi gereğince yapmış olduğu ödemeyi, davalı sigortalısına rücu edebileceğinin açık olduğu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir.<br>DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:<br>Dava; trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin sigortalıdan rücusu için yapılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br> Uyuşmazlık, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmış olmasının tek başına rücu için yeterli olup olmadığına ilişkindir.<br>KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.<br>Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.<br>Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 30.06.2018 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir.<br>Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı \"B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı\" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde \"Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.<br>Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.<br>Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:<br>a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,<br>b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyet ameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,<br>c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,<br>ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,<br>d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,<br>e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,<br>f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,<br>Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.\" denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.<br>Bu çerçevede, 01.06.2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol vb. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez.<br>Sigorta genel şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerini terk etmiş olması durumunda ancak;<br>-Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi,<br>-Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde, ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur.<br>Dava konusu somut olayda, dava konusu kazanın 04.05.2017 saat 00:30 civarında tarihinde meydana geldiği, davalı şirkete ait aracın sürücünün kaza yerinden kaçtığı,  davalının davaya cevap vermediği, olay yerini terkinin yukarıda tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller nedeni ile olduğunu iddia ve ispat edemediği anlaşılmakla, bu halde olay yerini terk nedeni ile rücu şartlarının oluştuğu anlaşılmakla, kazanın oluşmunda davalının kusurunun bulunup bulunmadığı ve dava dışı kişinin gerçek zararının ne olduğunu saptayarak karar vermek gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle davacı sigorta şirketinin istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir.<br>HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/01/2021 tarih ve ...sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>3- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca  kesin olmak üzere 12/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Katip<br>...<br>E-İmzalıdır. <br><br><br>  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"185e729a71897c46","SID":"82dcd45b01c40ef8"}}