{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/726 - 2025/1142<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/726 <br>KARAR NO\t: 2025/1142<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/843 E.  -  2023/217 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>İHBAR OLUNAN\t:<br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/02/2023 tarih ve 2022/843 Esas - 2023/217 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanmış dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş. 'ye ait cam nitelikli emtianın Romanya/Buzau’ dan Tekirdağ/Saray’a davalı şirkete tarafından taşındığını, taşıma işlemi sırasında emtiada meydana gelen hasarlar nedeniyle sigortalıya 10.734,97 Euro tazminat ödendiğini ve 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi gereğince müvekkilinin zarara uğrayan sigortalının haklarına halef  olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.734,97 Euro tazminatın (aynen) ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince en yüksek faizi oranı uygulanmak suretiyle ödeme günündeki rayiç bedelinin Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsisline karar verilmesini istemiştir.  <br><br>Davalı vekili, taşıma işleminin müvekkili tarafından ... sigorta şirketine  sigortalanmış olması nedeniyle öncelikle davanın ilgili sigorta şirketine ihbarı gerektiğini,   taşımada kullanılan aracın yapılan anlaşma uyarınca ... ... Logistic SRL adlı şirket tarafından sağlandığını, cam eşyanın Romanya/ Buzau şehrinde alt taşıyıcıya ait araçlara yüklenmiş olup 10/08/2021 tarihinde Tekirdağ/Sarayda alıcıya teslim edildiğini, gerek  taşımada kullanılan araç gerekse de bu aracın sürücüsünün alt taşıyıcı tarafından temin edildiğini, dolayısı ile sorumluluğun alt taşıyıcıda olduğunu, taşıma sözleşmesi uyarınca  emtianın yüklenmesi ve boşaltılmasının gönderici ve alıcı tarafından yapıldığını, müvekkilinin emtiaya herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, bu itibarla  emtianın müvekkilinin kusuru ile hasar gördüğüne dair hiç bir kayıt, belge bilgi veya şerh bulunmadığını, CMR 18. maddesinde malın kalitesi, yükleme, istifleme ve ambalaj hatalarından müvekkilinin sorumlu olmayacağının düzenlenmiş olduğunu, CMR konvansiyonu uyarınca malın gönderici tarafından yüklenmesi halinde meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, davaya konu otomobil camı niteliğindeki eşyanın yetersiz paketleme, hatalı yükleme, istifleme ve saabitleme nedeniyle hasar gördüğünü, seyir güvenliğinin tehlikeye atıldığı ya da taşıma sırasında kaza ve benzeri olağan dışı bir durumun meydana geldiğinin ispatlanmadığını, bir an için taşımacının sorumluluğu olduğu kabul edilse dahi CMR23/2   uyarınca  müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu ve davacının sigortalısına yapmış olduğu lütuf ödemesinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İhbar olunan ... Sigorta vekili, davada  davalı konumunda bulunmadığından  müvekkili aleyhine dava açılamayacağını, davaya konu talebin müvekkilinin sigortalısı ile yapmış olduğu poliçenin kapmı dışında olduğunu, taşıma konusu emtiaların yükleme ve istifleme işlemlerinin gönderici ve alıcı tarafından yapıldığını, taşıyanın söz konusu işlemlerden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin sigortalısının taşıma konusu emtialara ilişkin sorumluluğunun emtiaların araca yüklenmesinden sonra başladığını, bu itibarla müvekkilinin ve sigortalısının dava konusu taleplere ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, emtianın taşınmasında sözleşme ve şartnamelere uygun hareket edildiği, taşınan emtianın yükleme ve boşaltmasından sigortalı şirketin sorumlu olduğu, taşıma sırasında zarar gören emtianın zarara uğramasına sebebiyet verecek bir kaza veya başka bir davranışına yönelik dosya kapsamında somut bilgi ve belge bulunmadığından davalı taşıyıcı firmanın taşımadan kaynaklı kusurunun tespit edilemediği, taşınan emtianın yükleme ve boşaltılmasından sorumlu olan kişinin emtia sahibi olan şirket olduğu, emtia sahibi şirketin taşınan emtianın yükleme sırasındaki ambalajlanması, istiflenmesi ve sabitlenmesinden sorumlu olduğu,    sözleşme kapsamında dava konusu olay bakımından davalı firmanın yükleme sırasında nezaret görevinin bulunmadığı, davalı taşıyıcı firmanın kusurunun tespit edilemediği,   meydana gelen zarardan emtia sahibi firmanın sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, CMR Konvansiyonunun \"Taşımacının Sorumluluğu\" başlıklı 17. maddesindeki \"Taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.\" hükmü uyarınca, taşıma sırasında meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olduğunu yine müvekkilinin sigortalısı ile taşıyıcı arasında imzalanmış olan   ve   A.Ş. Topluluğu Karayolu Sözleşmesi'nin ''Taşıyanın Hak Ve Yükümlülükleri'' başlıklı 6. ve 8. maddelerinde sorumluluğun taşıyıcıda olduğunun hüküm altına alındığını, hasarın hatalı yükleme ve istifleme nedeniyle meydana geldiği kabul edilse dahi, teknik şartnamenin 5. maddesi uyarınca taşıyanın yükleme ve boşaltmaya  nezaret etme görevinin bulunduğunu, yüklemeye nezaret görevi bulunan taşıyıcının  yükleme-istifleme konusunda herhangi bir ihtirazı kayıt düşmeden taşımayı gerçekleştirmesi nedeniyle müterafik kusurunun kabulünün gerektiğini, bilirkişi raporuna karşı süresi içerisinde itirazda bulunulmuş ve yargılamanın salahiyeti açısından dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek yeniden rapor alınması talebinde bulunulmuş ise de bu hususun kabul edilmediğini ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin madde 13/4 'hükmü uyarınca maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre 9.200 TL vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken 30.499,70 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi uyarınca rücu davasının açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, zararın sigorta poliçesi kapsamında bulunması ve sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması,  sigortalının da zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Dosya kapsamından, sigortalı Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları Anonim Şirketi ile davacı arasında nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlendiği, meydana gelen zararın bu poliçe kapsamında kaldığı, davacının, sigortalısına ödeme yaptığı ve sigortalının, zarar sorumlusuna karşı dava hakkının olduğu anlaşıldığından, davacının işbu davada aktif husumet ehliyetine sahip olduğu kabul edilmiştir. <br>\tDavalı ile davacının sigortalısı arasında yapılan sözleşme ve teknik şartnameye göre, somut uyuşmazlıkta yükleme ve boşaltmanın davalıya değil, davacının sigortalısına ait olduğu, taşıma sırasında taşınan emtianın zarara uğramasına sebebiyet verecek bir kaza veya başka bir davranışa yönelik dosyada bir delil bulunmadığı, davaya konu hasarın, yükleme ve istifleme/sabitlemeden kaynaklandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. CMR hükümlerine tabi taşımalarda taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumlu olacağı esas olmakla birlikte, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya kaybın anılan nedenlerden kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda da hasar, yükleme ve istifleme/sabitlemeden kaynaklandığından, davalı taşıyıcı meydana gelen hasardan sorumlu değildir. O halde, İlk derece mahkemesinin aynı yöndeki değerlendirmesi ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak bu halde dahi taşıyıcının, yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bahse konu yükümlülüğün ihlali, taşıyıcı bakımından müterafik kusur oluşturacaktır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.02.2024 tarih, 2023/4226 E., 2024/1508 K. sayılı ilamında da benzer yönde değerlendirmeler yapılmıştır. Somut olayda da, ilk derece mahkemesince bu hususun dikkate alınmadan karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları haklı bulunmuştur. <br>\tYapılan açıklamalar çerçevesinde, davaya konusu hasarın, yükleme ve istifleme/sabitlemeden kaynaklandığı, yüklemenin ve boşaltmanın da davacının sigortalısına ait bulunduğu, dolayısıyla CMR'nin 17/4-c maddesi kapsamında davalının meydana gelen hasardan sorumlu olmadığı, bununla birlikte davalının da yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğünün bulunduğu, bu yükümlülüğün ihlalinin davalı taşıyıcı bakımından müterafik kusur teşkil ettiği belirlendikten sonra davalının kusur oranın değerlendirilmesi gerekmektedir. Kusur oranının belirlenmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, Dairemizce bu yönden ayrı bir bilirkişi incelemesi yapılmamış, cam emtiası gibi hassas bir malı taşıyan taşıyıcının, taşınan emtianın zarar görmemesi için yüksek derecede dikkat göstermesi gerektiği, istifleme ve sabitlemenin, taşımaya uygun biçimde yapılmasını denetleme yükümlülüğü olduğu hususları gözetildiğinde, davalının yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle %50 oranında müterafik kusurlu olduğu kabul edilmiş, bu oranda davalının sorumluluğuna gidilmiştir. <br>\tCMR Konvansiyonu'nun 23. maddesinde, taşıyıcının sorumlu olduğu tazminatın malların taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanacağı, malların kıymetinin ise öncelikle ticaret borsası fiyatına göre tespit edileceği, eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılacağı, eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespitin, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılacağı düzenleme altına alınmıştır. Somut olayda, yükleme Romanya'da yapılmış olup, buradaki ticaret borsası fiyatının tespiti mümkün görülmemiştir. Bununla birlikte dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davalı taraf aracılığı ile taşınan oto camlarından 259 adet oto camının çatlaması/kırılması sonucu hasar gördüğü, rücuya konu olan miktarın 10.859,97 Euro olabileceği, emtianın cam olması sebebiyle kullanılabilir durumda olmadığı ve özelliği gereği sovtaj değerinin bulunmadığı açıklanmış, Dairemizce de bu değerlendirme yerinde görülmüş, davalının kusur oranına tekabül eden 5.429,98  Euro'dan davalı sorumlu tutulmuştur. <br>\tCMR Konvansiyonu’nun 23/3. maddesinde, taşıyıcının sınırlı sorumluluğu öngörülmüş olup, buna göre taşıyıcının sorumlu olduğu tazminat, hasara uğrayan emtianın  kg başına 8,33 SDR ile sınırlandırılmıştır. Konvansiyonunun 23/7 maddesinde de SDR hesabında karar tarihine en yakın kurun esas alınacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, hasara uğrayan emtianın net ağırlığının 2.327 KG olduğu, buna göre sorumluluğun üst sınırının (2.327 x 8,33)=19.383,91 0 SDR olarak hesaplandığı, karar tarihindeki TCMB kuruna göre 1 SDR=1.3339 USD olduğu, 19.383,91x1.3339 =25.856,19 USD cinsinden sorumluluk üst sınırı bulunduğu, TCMB'nin karar tarihindeki Euro/USD kuruna göre 1 Euro=1.065 USD olduğu, davalının sorumlu olduğu 5.429,98 Euro hasar tutarının, USD cinsinden değeri olan 5.782,92 USD'nin, tespit edilen üst sorumluluk limitinin altında kaldığı anlaşıldığından, davalının sorumlu görüldüğü miktar hüküm altına alınmıştır. <br>\t6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulanmasına göre de haksız fiillerde zarar, yabancı para üzerinden doğmuş ise yabancı para üzerinden tahsil istenilmesi mümkündür ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/13970 E-2015/10395K, 2013/5213 E-2014/12333K, 2014/14491 E -2015/76 K sayılı ilamları aynı yöndedir.). Somut olayda da, sigortalı emtiada meydana gelen 10.859,97 Euro hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödeyerek TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olan davacı, TBK'nın 99. maddesi uyarınca ödediği yabancı paranın aynen tahsilini veya anılan miktarın vade ya da fiili ödeme günündeki rayicine göre Türk Parası ile ödenmesini haksız fiil sorumlusu davalıdan isteyebilecektir. Davacının dava dilekçesi içeriğinden 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi uyarınca tercih hakkını yabancı para üzerinden tahsil olarak kullandığı da gözetildiğinde, Dairemizce talep doğrultusunda yabancı para üzerinden tahsil hükmü kurulmuştur. <br>\tÖte yandan, CMR'nin 27. maddesi “Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir, yılda % 5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlar.” hükmünü haizdir. Davacı tarafından davalıya gönderilen ödeme isteği 14/12/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarın alındığı tarihten itibaren 15 gün içinde ödemenin yapılması bildirilmiştir. Bu suretle, atıfet mehlinin sona erdiği tarihten sonraki gün yani 29/12/2021 tarihinde davalı temerrüte düştüğünden, hükmedilen alacak miktarına bu tarihten itibaren CMR Konvansiyonu'nun 27. maddesi uyarınca yıllık %5<br>oranında faiz işletilebilecektir. Davacı tarafça, dava konusu alacağın aynen döviz cinsinden ve 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesinde yazılı oranda temerrüt faizi ile birlikte tahsili talep edildiğinden ve Dairemizce de yabancı para üzerinden tazminata hükmedildiğinden, hükmedilen alacağa yıllık %5 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesinde yazılı oranda temerrüt faizi yürütülmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tYukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasın karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/02/2023 gün ve 2022/843 Esas - 2023/217 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KISMEN KABULÜ ile 5.429,98 EURO'nun, temerrüt tarihi olan 29.12.2021 tarihinden itibaren, CMR Konvansiyonu'nun 27. maddesi uyarınca yıllık %5 oranını geçmemek üzere EURO cinsinden bir yıllık mevduata Devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki satış kuru değerine göre hesaplanacak TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>\t3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 6.784,16-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 3.358,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.425,61-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre kabul edilen tutar yönünden hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\t<br>\t5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 45,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 219,00-TL tebligat ve posta masrafı, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere hesaplanan toplam 3.756,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan  takdiren 1.878,00-TL'ye, 80,70-TL başvurma harcı, 3.358,55-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan 5.617,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.550,00-TL tercüme ücreti, 10,00-TL tebligat gideri ve istinaf aşamasında yapılan 40,00-TL tebligat giderinden olmak üzere hesaplanan toplam 2.600,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan  takdiren 1.300,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen toplam 1.560,00.TL'nin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 780,00.TL'sinin davacıdan, 780,00.TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br><br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t10-Davacı tarafından istinaf  başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>12-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davacı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'nden alınan 42.993,00-TL tutarındaki, Halk Bankası / Kazımkarabekır/Ankara  şubesinin  28/03/2023 tarih ve 1690MW007083 numaralı teminat mektubunun GERİ VERİLMESİNE,  <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/05/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/05/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4176e4be1c95d448","SID":"29445f845f96c63e"}}