{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1139 - 2025/1453<br>                       T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1139 <br>KARAR NO\t: 2025/1453<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/309 E.  -  2022/361 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>\t<br><br>DAVALI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t:Marka 2021-M-6947 Sayılı YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük  <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2022 tarih ve 2021/309 E. - 2022/361 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, 1970 yılından beri porselen sektöründe faaliyette bulunan, ürünleri 52 ülkede tüketiciler ile buluşan ve ülke içinde de 6.000 noktada ürünleri satılan müvekkilinin “... ... ...”, “...”  ve “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, hal böyle iken davalı şirketin 2019/65767 sayılı \"... ... ... ...\" ibareli markasının tescili talebine yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin \".../...\" ibareli markalarını 1991 yılından beri kullandığını, yaklaşık 30 sene sonra gerçekleşen davalıya ait başvurunun asli unsurunu \".../ ...\" ibaresi oluşturduğundan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, markanın tescilinin talep edildiği sınıflarda müvekkilinin markası da tescilli olduğundan emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, bu itibarla ortalama tüketici nezdinde markaların ilişkilendirilmesi ve karıştırılması ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkili ile davalı şirketin aynı sektörde faaliyette bulunan rakipler olduğu, davalı tarafından çok sayıda \".../...\" ibareli marka başvurusunda bulunulduğu, bu başvurulara yönelik itiraz ve hükümsüzlük davalarının varlığına rağmen, davalı şirketin somut başvuruda bulunmasının kötü niyetini ortaya koyduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka niteliğinde olup davalı şirketin bu tanınmışlıktan haksız kazanç elde etme  amacıyla hareket ettiğini ve markanın tescilinin müvekkilinin markasının ayırt edici karakteri ile itibarına zarar vereceğini ileri sürerek 2021-M-6947 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı şirket vekili, 1973 yılından beri faaliyette bulunan müvekkilinin ülkenin her  tarafında mağazaları, bayileri bulunan büyük ölçekli ve herkes tarafından bilinen, yüzlerce markaya sahip bir şirket olduğunu, davaya konu marka ile davacının itiraza dayanak markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal bir benzerlik bulunmadığını, davacının itiraza dayanak yaptığı   2000/10838 sayılı \"...\" ibareli marka hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 Esas sayısı ile davacının bu markayı kullanmadığı gerekçesiyle 21/06/2007 tarihinden itibaren markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, yine Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020-163 E. 2021/43 K.  sayılı kararı ile aynı markanın kullanılmadığının tespit edildiğini, kullanım ispatı talebine rağmen davacı tarafından kullanımı gösterir delillerin dosyaya sunulmadığını, davacı tarafından kullanım ispatı bakımından çatal, bıçak takımlarına ilişkin belge sunulmuş ise de, davacı markasının bu sınıfta tescilli olmadığını, davacı tarafından müvekkilinin \"... ...\" markasına yönelik açılan hükümsüzlük davasında davacının 2000/10838 sayılı markası hakkında açılan davanın bekletici mesele yapıldığını, ortalama tüketici kitlesinin dikkat algısının yüksekliği nedeniyle markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını ve müvekkilinin gerçek incilerden ürettiği  ürünlere dikkat çekmek amacıyla  \"...\" ibaresini kullanmasının kötü niyetli sayılamayacağını savunarak davanın reddine  karar verilmesini istemiştir. <br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının  \"... ... ... ...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraz mesnedi tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının \" ... ... ... ... \" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait itiraz mesnedi tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, iltibas oluşmadığından kullanım ispatı değerlendirmesi gerekmediği gibi SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı ve marka başvurusunun kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasını kanıtlayacak somut delillerin bulunmadığı  gerekçeleriyle davanın reddine  karar verilmiştir. <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markası ile davalı şirketin markasının esaslı unsurunun \"...\" ibaresinden  oluştuğunu, markalardaki \"...\" ve \"...\" ibarelerinin çatı marka olup benzerlik incelemesinde değerlendirmeye tabi tutulamayacağını, davalı markadaki diğer unsurların tali nitelikli olduğunu, dolayısı ile markalar arasında \"...\" ibaresinden kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin var olduğunu, ayrıca müvekkilinin itiraza mesnet diğer markalarının asli unsurunun \"...\" ibaresi olup İngilizce olan \"...\" ile aynı anlama geldiğinden benzerliğin bu markalar yönünden de gerçekleştiğini, markaların kapsamında bulunan mal ve hizmet benzerliği söz konusu ise de, mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, markalar arasındaki benzerliğin bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, markaların hitap ettiği ortalama dikkat düzeyine sahip tüketici kesiminin “...” ya da ... ibaresini gördüğünde bu serinin müvekkiline ait olduğu yanılgısına düşebileceğini, müvekkilinin tescilli markalarını kullandığını gösterir belgelerin dosya kapsamında bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin markasının tanınırlığından yararlanmak amacıyla hareket ettiğini, davalının \"...\" ibareli ve ... görselini içerir  çok sayıda marka başvurusuna yönelik itirazlara rağmen, davaya konu markanın tescili isteğinde bulunmuş olmasının kötü niyetini ortaya koyduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne  karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tDavacının 10/7/2009 tarihinde \"... ... ... ...\" ibaresinin 11,21 ve 35.  sınıflarda tescili için 2019/65767 sayılı marka başvurusunda bulunduğu, davalı tarafından 2000/10838, 91/003841 ve 93/005440 sayılı markalara dayalı olarak iltibas, tanınmışlık ve  kötü niyet nedenleriyle itiraz edildiği, bu itiraz üzerine davacının kullanım ispatında bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davaya konu marka ile davacının itiraza mesnet markaları arasında benzerlik görülmeyerek itirazın reddine karar verildiği, davacının anılan karara yönelik itirazının da aynı gerekçelerle YİDK tarafından reddedildiği YİDK kararının davacı tarafa 9/9/2021 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın 4/11/2021 tarihinde iki aylık hak düşürücü süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.<br>\tDavalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde, davacının itiraz ve dava sürecinde mesnet gösterdiği 2000/10838 sayılı \"...\" ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptali için açılan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 esas sayılı dosyasında mahkemece  2000/10838 sayılı markanın tescilli olduğu tüm emtialar yönünden 21/06/2007 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde iptaline karar verildiğini belirterek 12/07/2021 tarihli karar suretini sunmuştur.<br>\tDosya içinde bulunan bilirkişi raporunda davaya konu marka kapsamında bulunan 21. Sınıftaki \"yemek servis takımları ve elektriksiz pişirme aletleri\" ile \"yemek servis takımlarının\"  satışına ilişkin 35. sınıftaki hizmetlerin 2000/10838 sayılı markanın kapsamında olduğu ve markalar arasındaki orta düzeydeki görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik nedeniyle iltibas ihtimalinin bulunduğu tespitinde  bulunulmuştur. <br>\t İşbu davada esasen her birisi ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte iki ayrı talep olan YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü bir arada ileri sürülmüştür. Kural olarak YİDK kararının iptali istemi ile açılan davalarda, YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Somut olayda, YİDK karar tarihinde verilmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından YİDK iptal davası yönünden kullanmama nedeniyle iptal kararının değerlendirilmesi mümkün değil ise de, davacı tarafça itiraz aşamasında dayanılan ve YİDK kararına mesnet olan 2000/10838 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin davanın, hükümsüzlük davası yönünden bekletici mesele yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır. Zira, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 esas sayılı dosyasında 2000/10838 sayılı markanın tescilli olduğu tüm emtialar yönünden 21/06/2007 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde kullanmama nedeniyle iptaline karar verildiğine göre, söz konusu kararın kesinleşmesi halinde hükümsüzlük davasının dayanağı ortadan kalkacağından, ilk derece mahkemesince anılan davada verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmemişse kararın kesinleşmesinin beklenilmesi ve sonucuna göre delillerin yeniden değerlendirilerek yeni bir karar verilmesi zorunludur.<br>\tAçıklanan nedenlerle davacı Şirket vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesİ 12/12/2022 gün ve 2021/309 E. - 2022/361 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/07/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e16a34d5d4f09c14","SID":"f1039c8388a13667"}}