{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t: ...\t ...<br>ÜYE\t: ...\t...<br>ÜYE\t: ...\t...<br>KATİP\t: ...\t...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t:  <br>KARAR TARİHİ\t: 09/06/2022<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t <br>DAVACI\t: ... -...\t   <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVALILAR\t: 1 <br>\t  ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 19/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/12/2023<br><br>Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile bayır sokak üzerinden....caddesi kavşağı istikametine seyir halinde çok süratli bir şekilde giderken aracının hakimiyetini kaybederek kullandığı aracın ön kısımları ile kavşak içinde yolun sağ tarafında bulunan duvar kenarında park halinde bulunan davacı müvekkiline ait ... plakalı aracına çarparak müvekkilinin aracının pert durumuna gelmesine sebebiyet verdiğini, bu kazada davalı sürücünün tamamen kusurlu bulunduğunu, kazaya sebebiyet veren 16 DA 848 plakalı aracın bağlı bulunduğu davalı ...Ş ilgili müdürlüğü Eksper'inin hasar tespit çalışmaları sonucu onarım tutarının 28.499,14 TL olduğundan bahisle onarım işlemlerini kabul etmemeleri nedeniyle ve daha fazla bedel alacaklarının kanaatinde olduklarından dava haklarının saklı kalmak kaydı ile 30.09.2019 tarihli dilekçe ile davalı ...Ş 'ye başvurarak 28.499,14 TL ödentiyi teslim aldıkları ancak müvekkiline ait 16 HB 385 plakalı vasıta pert olduğunu düşündüklerinden ve aracın halihazırdaki durumu tespit edilip karar verileceğine binaen ödenen 28.499,14 TL nin üzerinde fazla kısım için fazlaya mahsus haklarının saklı kalmak kaydı ile olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte orjinal değerine istinaden şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketi muğlak olarak onarım tutarı bedelinin 28.499,14 TL olarak ekspertiz vasıtası ile hasar tespitini ifade etmişsede 16 HB 385 plakalı vasıtanın kaza sonucu orjinalliğini yitirmesi sebebiyle fazlaya mahsus hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL değer kaybını davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve  kaza nedeniyle müvekkilinin uğradığı üzüntü elem sebebiyle 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile uğradığı gelir kaybı şimdilik 2.500,00 TL 'nin fazlaya mahsus haklarının saklı kalmak kaydı ile olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili konusunda karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili 28/01/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam zarar tutarı 42.000,00.-TL olduğundan, davalı şirketçe 28.499,00.-TL ödeme yapılmasına binaen 13.500,86.-TL bakiye alacak kaldığı belirlenmiş olması sebebiyle maddi tazminat yönünden fark bedeli olan 8.500,00.-TL için, araç gelir kaybı için 3.750,00.-TL raporda belirtilmiş olup  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00.-TL olmasına binaen aradaki araç mahrumiyet farkı tazminatı açısından 1.250,00.-Tl olmak üzere toplam 9.750,86.-TL fark bedeli üzerinden ıslah etmiştir.<br>Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; dava trafik kazasından doğan haksız bir fiil olduğundan ticari iş ve ticari dava olmayıp dava bakımından görevsiz olduğuna karar verilmesini talep ettikleri asliye hukuk mahkemelerinin görev alanına girdiğini, belirlenmesi imkansız olan dava değeri bakımından asgari bir tutar üzerinden belirsiz alacak davası ikame edilebilmesi mümkün olduğunu, başvuran tarafından başvuru tarihi itibariyle taleplerinin hesaplanabilir olmasına karşın zamanaşımı süresini kesecek şekilde belirsiz alacak davası ikame edilmiş olması, başvuranın hukuki menfaati bulunmadığından hukuka aykırı olduğunu, başvuranın hukuki menfaati bulunmamasına rağmen taleplerini belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu bu sebeple davanın hukuki yarar yokluğundan hareketle dava şartı yokluğundan reddi gerektiği üçüncü kişinin ağır kusurunun varlığı halinde müvekkil şirkete yöneltilen zarar talebine ilişkin illiyet bağı kesileceği her halükarda müterafik kusurun varlığı halinde başvuran lehine hükmedilecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketten söz konusu maddi zararla trafik kazasına ilişkin başvuran vekili tarafından manevi zarar talep edilmiş olsa da talep sigorta poliçesi teminatları dahilinde olmadığından müvekkil sigorta şirketin talebe ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığı davayı kabul etmemek kaydıyla tazminat talebi katma değer vergisi dahil olarak istenmeyeceği, davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil şirket yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, bu sebeplerle davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde kusur ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, başvuranın tazminat taleplerinin davacının kusur durumu ve poliçe teminat kapsamı dikkate alınarak reddine, başvuran tarafça belirtilen faiz başlangıcının ve avans faizi talebinin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>Mahkemece; alınan 08/03/2021 tarihli kök ve 27/10/2021 tarihli bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varıldığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde araçta oluşan 13.500.86 TL ( on üç bin beş yüz lira, seksen altı krş ) hasar bedeli, 3.750.00 TL mahrumiyet bedeli sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden, davalılar açısından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına ve davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; müvekkilinin emlakçılık işi ile iştigal ettiğini ve aracını işiyle ilgili kullanması nedeniyle aracın hasar görmesi nedeniyle işlerinin aksadığını, araç fiyatlarındaki artış nedeniyle yeni araç almanın zor olduğunu, aracın hasar görmesi nedeniyle üzüntü duyduğunu ve manevi olarak etkilendiğini bu nedenle manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; davacı tarafça açılan davanın kısmi dava olması nedeniyle ıslah ile arttırılan kısım için 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle ıslah ile arttırılan kısım için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle maddi zarar için teminat limitinin 36.000,00 TL olduğunu, davadan evvel yapılan ödeme nedeniyle müvekkilinin bakiye poliçe limitinin 7.500,86 TL olduğunu, hükmedilen tazminat miktarının poliçe limitini aşması nedeniyle müvekkilinin sorumlu olduğu tutarın açıkça belirtilmesi gerekirken sadece poliçe limiti ile sorumlu olduğunun yazılmasının infazda tereddüt oluşturacağını, yapılan ödeme nedeniyle müvekkilinin sorumluluğu kalmadığını, aracın pert olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ekspertiz raporu ile yargılama sırasında alınan raporda aracın ikinci el rayiç değerinin belirlenmemesinde fahiş fark olduğunu, aracın rayiç değeri ile ilgili bilirkişi tarafından yapılan araştırmanın yeterli olmadığını, sovtaj değerinin de nasıl belirlendiğinin belli olmadığını, sovtajın kimde kalacağının kararlaştırılmadığını, üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, müterafik kusur değerlendirmesi yapılmadığını, araç mahrumiyet zararının dolayı zarar olması nedeniyle teminat kapsamı dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişi tarafından belirlenen günlük kiralama bedelinin yüksek olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek üzere KDV nin istenemeyeceğini, talep edilen değer kaybı talebi ile talebin reddi ile müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve müvekkilinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile sorumlu tutulması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava; trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı ile araç mahrumiyet bedelinin tazmini istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olup olmadığı, ıslah edilen kısım için zaman aşımı süresinin dolup dolmadığı, kazadaki araçtaki hasar bedeli hesaplamasın doğru olup olmadığı, araç kiralama bedelinin sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığı ile manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hususudur. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I-a maddesine göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları açıkça düzenlenmiş olup Yasa'nın lafzı ve amacı nazara alındığında zorunlu taşımacılık sigortalarından doğan uyuşmazlıklarda Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla somut olayda davalılar arasında sigorta şirketinin bulunması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğundan davalı ... vekilinin göreve ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. <br>Davalı ... vekiline davacının ıslah dilekçesinin tebliğ edildiği ve süresinde davalı tarafça ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunduğu ancak mahkeme tarafından bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı bu kez davalı tarafça bu hususun istinafa konu edildiği anlaşılmıştır.<br>2918 sayılı KTK'nun 109/1 maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar\" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise \"Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir\" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre, trafik kazasının sadece maddi hasara yol açtığı durumlarda, 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı açıktır.Somut olayda da, davacı aracı ile davalı taraf aracının karıştığı 08/08/2019 tarihli kaza, maddi hasarlı kaza olup bu kazadan doğan zarar talepleri bakımından 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir.( Yargıtay 17. HD 15/02/2016 tarih 2015/12266 E 2016/1629 K)<br>Davacı tarafça fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 02/03/2020 tarihinde açılan maddi tazminat davasını bilirkişi raporuna istinaden 22/01/2022 tarihinde ıslah ile arttırmıştır. Dava konusu edilip saklı tutulan kısım için kazanın meydana geldiği 08/08/2019 tarihinden itibaren 2 yıllık zaman aşımı süresi 08/08/2021 tarihinde dolmakta olup covid 19 nedeniyle sürelerin durmasına ilişkin kararda belirtilen durma süreleri de eklendiğinde zaman aşımı süresinin 12/11/2021 tarihinde dolduğu anlaşılmakla davacı tarafça zaman aşımı süresi dolduktan sonra ıslah ile dava değerinin arttırılmış olması ve davalı tarafça süresinde ıslaha karşı zaman aşımı itirazı ileri sürülmüş olması nedeniyle ıslah ile arttırılan kısım yönünden talebin reddine karar verilmesi gerektiği ancak kararın bu yönüyle sadece davalı ... şirketi tarafından istinaf edildiği dikkate alındığında davacı tarafın kazanılmış hakkı korunmak üzere davalı vekilinin ıslaha karşı zaman aşımı hususundaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.  <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile kazada aracının pert olduğundan bahsederek hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç kiralama bedelinin tahsilini talep etmiştir. <br>  Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.<br>Aracın perte ayrıldığının kabulü için kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri belirlenip, tamir masraflarının belli bir orana ulaşması ve aracın kaza tarihindeki ikinci el  değerinden, sovtaj değeri düşülerek davacının zararının belirlenmesi gerekir (Yargıtay 17. HD. 2018/1089 E.- 2018/5070 K. sayılı ilam). Aracın markası, yaşı, hasar boyutu göz önüne alınarak, olay tarihinde hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değilse kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki sovtaj değeri tespit edilip, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle gerçek zarar yönünden ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar vermek gerekmektedir. <br>Somut olayda makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda davalı ... şirketi eksperi tarafından tanzim edilen rapor da incelenmek suretiyle kaza nedeniyle oluşan hasar miktarının işçilik dahil olmak üzere 50.359,85 TL olduğu ve aracın ikinci el rayiç değerinin ekspertiz raporunda da kabul edildiği şekilde 74.000,00 TL olduğu belirlendikten sonra aracın tamir bedelinin aracın rayiç değerinin % 50 sini geçtiğinden ekonomik olmadığı tespit edilmiştir. Tamirin ekonomik olmadığının anlaşılması üzerine aracın sovtaj değerinin 32.000,00 TL olduğu ve davacının pert nedeniyle zararının aracın ikinci el değerinden sovtaj değeri mahsup  edilmek suretiyle 42.000,00 TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Davalı ... şirketi tarafından dava tarihinden evvel yapılan hasar ödemesi 28.499,14 TL nin mahsubu ile davacının aracın pert olması nedeniyle talep edeceği tazminat miktarının 13.500,86 TL olarak belirlendiği görülmekle bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme ve tespitler yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak yapıldığı gibi, davalı ... vekilinin alınan kök rapora süresinde itiraz etmediği ayrıca davalı vekili aracın pert kabul edilmesine ve aracın ikinci el değerinin belirlenmesine ilişkin istinaf isteminde bulunmuş ise de kendisi tarafından hasar ödemesi için yapılan ekspertiz incelemesi ile de aracın pert kabul edildiği ve aracın ikinci el değerinin 74.000,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla bu husustaki istinaf istemlerinin yerinde olmadığı dikkate alındığından bilirkişi raporundaki hesaplamanın yerinde olduğu ve hükme  esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. <br>Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. (Yargıtay 17. HD 2016/2072 E- 2018/11712 K sayılı ilam). Aracın perte ayrıldığının kabulü halinde de  yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararının  belirlenmesi  gerekecektir. (Yargıtay 17 HD,2014/13531 E-2016/11340 K sayılı ilam). Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.6 maddesi gereği araç mahrumiyet bedeli  dolaylı zarar niteliğinde olup, poliçe kapsamında olmadığı ve sigorta şirketinin bundan sorumlu tutulamayacağı açıktır. (Yargıtay 17 HD 2016/15105 E-2019/6917 K sayılı ilam) İlk Derece Mahkemesi tarafından kararın gerekçesinde davalı ... şirketinin bu zarardan sorumlu olmadığı açıklanmış ise de hüküm  kısmında sigorta şirketi hariç tutulmaksızın araç mahrumiyet giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek çelişki oluşturulduğu anlaşılmakla davalı ... şirketinin araç mahrumiyet bedelinden sorumlu tutulması isabetsiz olduğundan davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. <br>Sigorta şirketinin sorumluluğu KTK 91 maddesi gereği sürücünün kusuru oranında kusursuz  ve poliçe limiti ile sınırlı bir sorumluluk olup dosya içerisinde mevcut poliçenin yapılan incelemesinde kaza tarihinde maddi hasar için teminat limitinin 36.000,00 TL olduğu ve davalı ... şirketi tarafından dava tarihinden evvel 28.499,14 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığından 7.500,86 TL olup bu miktarı aşan kısımdan sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmamaktadır. Mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde belirlenen hasar bedeli 13.500,86 TL olduğu ve davalı ... şirketinin sorumluğunun poliçe miktarı ile sınırlı olmasına karar verilmiş ise de, poliçe limitinin hükümde açıkça belirtilmesi ve davalı ... şirketine yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin sorumlu olduğu miktara oranlanarak hüküm altına alınması gerekirken, limitin açıkça belirtilmemesi ve sigorta şirketinin yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin tamamından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu tutulması doğru olmadığından davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. ( Yargıtay 17.HD 17/11/2019 tarih 2017/5547 E 2019/11165 K)<br>Davacının dava dilekçesi ile aracın kaza nedeniyle pert olduğunu beyanla hasar bedeli talep ettiği  ancak aynı zamanda araçta hasar nedeniyle meydana gelen değer kaybının da talep edildiği görülmüştür. Yukarıdaki açıklamalar uyarınca aracın tamirinin ekonomik olmadığının ve pert olduğunun kabulü ile aracın ikinci el değerinden sovtaj değeri mahsup edilmek suretiyle bakiye miktarın tazminat olarak belirlenmesi karşısında aracın değerine hükmedilmiş olması nedeniyle aynı zamanda değer kaybı tazminatı talep edilmeyeceği anlaşılmakla davacının dava dilekçesi ile talep ettiği 5.000,00 TL değer kaybı bedeli talebinin reddi ile reddedilen miktar yönünden davalı ... şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi nedeniyle davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.   <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini ve davacının müterafik kusur bulunduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuş ise de alınan kusur raporu uyarınca davacının müterafik kusur olarak kabul edilecek herhangi bir eylemi bulunmadığı gibi kazanın davacıya ait park halindeki arca çarpma ile meydana gelmesi nedeniyle illiyet bağını kesecek şekilde üçüncü kişinin ağır kusurundan da bahsedilemeyeceğinden davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi de gerekmiştir.  <br>Davalı vekili, müvekkilinin KDV den sorumlu olmayacağını beyanla istinaf isteminde bulunmuş ise de, bilirkişi raporunda aracın perte ayrıldığının kabulü ile aracın ikinci el değerinden sovtaj değerinin mahsup edilmesi ile bakiye zararın belirlendiği belirlenen miktarın içerisinde KDV tutarının bulunmadığı bu yönüyle istinaf istemin yerinde olmamakla birlikte, davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle aracın tamirinin ekonomik olduğunun tespit edilmiş olması ve aracın davacı tarafça tamir edilmiş olması ile buna ilişkin faturaların dosyaya ibraz edilmiş olması halinde  fatura kapsamında katma değer vergisinin düzenlenmiş olması bununla ilgili davacının KDV ödeyeceğinin zorunlu olması karşısında tespit edilen tazminata katma değer vergisinin de eklenerek hasar bedelinin hüküm altına alınması gerekeceğinden bu yönüyle  sigorta şirketinin KDV den sorumlu olmadığına ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.( Yargıtay 17.HD 12/01/2016 tarih 2015/7796 E 2016/235 K)<br>2918 sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.<br>Somut olayda davacı tarafından davalı ... şirketine dava tarihinden evvel müracaat edildiği ve sigorta şirketi tarafından 03/10/2019 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı anlaşılmakla müracaat dilekçesinin davalı ... şirketine tebliğine ilişkin evrak ve belgenin dosya içerisinde bulunmaması nedeniyle sigorta şirketi tarafından müracaat edildiğinin ve inceleme yapılmaya başlandığı beyan edilen 15/08/2019 tarihi müracaat tarihi kabul edilerek 8 iş günü sonrası olan 27/08/2019 tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlenmesi gerekirken kararın gerekçesinde kısmi ödeme tarihi olan 03/10/2019 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesine rağmen hükümde sigorta şirketi için temerrüt tarihinin yazılmadan sadece temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine şeklinde yazılması infaz kabiliyeti açısından HMK 297 maddesine aykırı olduğundan 03/10/2019 tarihi davalı açısından kazanılmış hak teşkil ettiğinden temerrüt tarihinin 03/10/2019 tarihi olarak kabul edilerek davalı vekilinin istinaf isteminin bu yönüyle kabulü gerekmiştir. <br>Kabule göre de; sigorta şirketi dışındaki davalılar için faiz başlangıç tarihinin açıkça yazılmaması sadece kaza tarihinden itibaren şeklinde belirtilmesi ile bakiye karar ilam harcının birden fazla davalı bulunmasına rağmen ''davalıdan tahsiline '' şeklinde yazılması infazda sıkıntı oluşturacağından doğru olmamıştır.  <br>Somut olayda trafik kazasının maddi hasarlı olduğu ve davacının yaralanmadığı anlaşılmakla bu durumda davacının kaza nedeniyle manevi tazminat isteme şartları oluşmadığından manevi istemin reddine karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesinin bu husustaki takdirinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.  (Yargıtay 4.HD  08/12/2020 tarih 2020/1003 E 2020/4213 K)<br>HMK 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1.fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2022 tarih ve ...sayılı kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun  HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince  ESASTAN REDDİNE,    <br>a) Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf  karar harcının alınması gerekli 269,85 TL'den mahsubu ile bakiye 189,15 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>b) Davacı vekilinin istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>2- Davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile  Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2022 tarih ve ... sayılı kararının HMK  353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>Davacının davasının kısmen kabulü ile, <br>a)Hasar bedeli olan 13.500,86 TL'nin 5.000,00 TL sinin tüm davalılardan davalı ...yönünden 03/10/2019 tarihinden, diğer davalılar açısından kaza tarihi olan 08/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakiye 8.500,86 TL sinin ......A.Ş  dışındaki davalılardan  kaza tarihi olan 08/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline<br>b)Mahrumiyet bedeli olan 3.750,00 TL nin....A.Ş dışındaki davalılardan  kaza tarihi olan 08/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline<br>c) Davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddine,<br>d)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 1.178,40-TL karar harcının, başlangıçta alınan  256,17-TL peşin harç 166,52 TL ıslah harcından mahsubu ile  bakiye 755,71 TL harcın  219,04.-TL'sinin tüm davalılardan, bakiye  541,67.-TL sinin davalı ...Ş dışındaki davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>e)Davacı tarafından 256,17.-TL peşin harç, 54,40.-TL başvurma harcı, 166,52.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 477,09.-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br> f) Davacı tarafından yapılan 789.-TL tebligat gideri, 18,6.TL posta masrafı, 200.-TL taksi ücreti, 1300.-TL bilirkişi ücreti, 384,90.-TL keşif ücreti, 185.-TL ATGV ücreti olmak üzere 2.877,5.TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 1.539,16.-TL' den  446,11 TL sinin tüm davalılardan, bakiye 1.093,05 .......A.Ş dışındaki davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>g)Davacı vekili lehine takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>h) Reddedilen manevi tazminat yönünden davalı vekili lehine takdir edilen ( AAÜT 10/4 ve 13/2 maddeleri gereğince) 5.100,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>ı) Davalı ... Şirketi yönünden reddedilen hasar bedeli (8.500,86 TL) ile  değer kaybı (5.000,00 TL) yönünden  5.100.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>         \ti)Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde kendisine iadesine,<br>4-İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 19/12/2023 tarihinde karar verildi.  <br><br>...<br>Başkan<br>...<br><br>...<br>Üye<br>...<br><br>...<br>Üye<br>...<br><br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"251a0e2f0970a1cf","SID":"267f6965f05b3383"}}