{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/05/2021<br>NUMARASI\t\t.....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tDairemizce verilen 24/11/2023 tarih ve 2021/1541 Esas, 2023/1501 sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/02/2025 tarih ve 2024/1645 Esas, 2023/599 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili Şirketin \"...\" esas unsurlu tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"... ...+şekil\" ibaresini 02, 03, 07, 16, 40, 42. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2019/64043 kod numarasını alan başvurunun, SMK'nın 5/1-ç maddesi gereğince 42. sınıftaki hizmetler yönünden reddine karar verildiğini ve diğer mal ve hizmetler yönünden başvurunun ilan edildiğini, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabulüne karar verildiğini ve başvuru kapsamından 16. ve 40. sınıftaki mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, bu kararın yeniden incelenmesini talep ettiklerini, itirazlarını inceleyen YİDK'in de kısmen kabul kararı verdiğini ve 02.sınıf malları başvuru kapsamından çıkardığını, diğer mallar yönünden ise itirazlarının reddedildiğini, oysa müvekkilinin \"...\" markalarının tanınmış olduğunu, \"...\" markasının davalı tarafından kullanılmasının, sulandırmaya, itibara zarar vermeye ve haksız yararlanmaya neden olacağını, müvekkilinin \"...\" markalarıyla davalının \"... ...\" ibareli başvurusunun ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, markaların esaslı unsurlarının ... olduğunu, markaların aynı emtiayı kapsadığını, markalar birebir aynı olmasa bile SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında olduğunu, \"... ...\" markasına yapılan eklemelerin markaya ayırt edicilik katmadığını, başvurunun aynı zamanda SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddeleri kapsamında da reddinin gerektiğini, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-8347 sayılı kararın iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\t\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan malların, davacı markalarının kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerden farklı bulunduğunu, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\t\t\t\t\t\tDavalı ... vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markalarının ve taraf markalarının kapsamlarındaki emtianın benzer olmadığını, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığını, davacının markalarının tanınmış olmalarının da tescil engeli yaratmayacağını, SMK'nın 6/3 maddesi şartlarının oluşmadığını, müvekkili başvurusunun kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, başvuru kapsamında kalan ve dava konusunu oluşturan çekişmeli 02, 03, 07. sınıftaki malların davacının  itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle farklı  olduğu, taraf markalarının esas unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğu, marka işaretlerinin benzerliği hususunda bir uyuşmazlık olmadığı gibi davaya konu YİDK kararında da markaların benzer olduğunun ifade edildiği, ancak marka kapsamları benzemediğinden SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı, davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına davacının markalarının gelebileceği, tüketicilerin dava konusu markayı davacının seri markalarından birisi zannedebilecekleri veya davacı ile bir bağlantısı olduğu yanılgısına düşebilecekleri, markanın tescili halinde davalının haksız bir kazanç sağlaması, markanın daha kolay hatırlanır olması yahut markanın itibarına zarar verilmesi, özellikle \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşmesi tehlikelerinin bulunduğu, bu kapsamda SMK'nın 6/5. maddesi kapsamında tescil engeli olduğu, davacı markalarının tanınmışlığının, başvuru kapsamındaki tüm mallara sirayet edeceği, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne.... sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.     <br>       <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, \"...\" markasının, ... Markalar Sicilinde tanınmış marka statüsünde bulunduğunu ve markanın tanınmışlığının gıda ürünleri sektöründe olduğunu, ancak başvuru kapsamında kalan mallar bakımından tescile bağlanması durumunda itiraz gerekçesi markalara verilecek zararın ya da bu markaların ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağı ve nasıl ortaya çıkacağı hususunda bir kanaate ulaşılmadığını, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>   \tDavalı ... vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere müvekkili tarafından kullanılan marka ile davacı tarafından kullanılan markanın karıştırılmayacağını, mahkemece dosya kapsamındaki raporla çelişen bir karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda, neden bilirkişi raporundan farklı bir karar verildiğinin açıklanmadığını, davacı markalarının tanınmışlığının gıda sektöründe, özellikle süt ve süt ürünleri emtiasında olduğunu, YİDK kararında da belirtildiği üzere SMK'nın 6/5 maddesinde düzenlenen üç halin gerçekleşeceğinin ispat edilemediğini, dolayısıyla davacı markalarının tanınmışlığı nedeniyle bir tescil engelinin bulunmadığını, müvekkilinin gıda sektöründe faaliyetinin olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 24/11/2023 tarih ve 2021/1541 Esas, 2023/1501 Karar sayılı kararıyla, her ne kadar dava konusu işaret ile davacı markaları arasında yüksek düzeyli bir benzerlik bulunmakta ise de davacı markalarının tanınmışlık düzeyleri, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, günlük hayatta sıklıkla kullanılan ve bu itibarla ayırt edicilik seviyesi çok yüksek olmayan bir işaret niteliğinde bulunması,   davacı markalarının tanınmış olduğu \"süt ve süt ürünleri\" emtiası ile başvuru kapsamındaki mallar arasında hiçbir yakınlık olmaması, diğer bir deyişle başvuru kapsamındaki malların, davacı markalarının tanınmış olduğu sektöre son derece uzak ve farklı bulunması hususları birlikte gözetildiğinde, somut olayda 6769 sayılı SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle  davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. <br><br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 05/02/2025 TARİH VE ..... SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davacı vekilince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle, davaya konu başvuru markasının “... ...+şekil” ibaresinden oluştuğu, davacının itiraza mesnet markalarının ise \"...\" esas unsurunu içerdiği, davalı Kurum kararında da benimsendiği gibi taraf markaları arasında benzerlik bulunduğu konusunda uyuşmazlık olmadığı, davacı markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi göz önüne alındığında davalı başvurusunda bulunan sınıfların davacının tanınmış markasının itibarına zarar verebileceği, davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına davacı gelerek tüketicilerin başvuru markasını davacının seri markalarından birisi zannedebileceği ve davacı ile bir bağlantısı olduğu yanılgısına düşerek davalının haksız bir kazanç sağlayabileceği kabul edilerek, SMK'nın 6/5 hükmü kapsamında tanınmışlığın tüm marka kapsamındaki mallara sirayet ettiği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.<br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. <br>\tDairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davaya konu başvuru markasının “... ...+şekil” ibaresinden oluştuğu, davacının itiraza mesnet markalarının ise \"...\" esas unsurunu içerdiği, davacı markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi göz önüne alındığında davalı başvurusunda bulunan sınıfların davacının tanınmış markasının itibarına zarar verebileceği, davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına davacı gelerek tüketicilerin başvuru markasını davacının seri markalarından birisi zannedebileceği ve davacı ile bir bağlantısı olduğu yanılgısına düşerek davalının haksız bir kazanç sağlayabileceği, buna göre davacı markalarının tanınmışlığın, dava konusu marka kapsamındaki tüm mallara sirayet edeceği, bu itibarla SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, her ne kadar ilk derece mahkemesince verilen kararda, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de yargılama sırasında marka tescil edildiğinden, anılan markanın hükümsüzlüğüne de karar verilmiştir.  <br>\t<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davanın KABULÜ ile YİDK'nın 08/10/2020 tarih 2020-M-8347 sayılı kararının İPTALİNE,<br>\t2-Davalı ... adına tescilli 2019/64043 sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 561‬,00-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.100,00-TL bilirkişi ücreti, 138,25-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 191,75-TL tebligat masrafı, 2.107,80-TL temyiz kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 4.537,80-TL yargılama giderine, 54,40-TL peşin harç ve 54,40-TL başvurma harcı tutarının eklenmesiyle oluşan toplam 4.646,60-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine<br>\t6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),\t<br>\t8-Davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 615,40'ar-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30'ar-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10'ar-TL'nin davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazineye irat kaydına,<br>9-İstinaf aşamasında duruşma açıldığından ve tek duruşma yapıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 16.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şahıs vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı yapılan açık yargılama sonucunda 25/06/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2df57ab247d88e28","SID":"a15995363ec59f39"}}