{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:  <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>BAŞKAN\t:  <br>ÜYE\t:  <br>ÜYE\t: <br>KÂTİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>KARAR TARİHİ\t: 02/06/2022<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t:  <br>DAVACILAR\t: <br>DAVALI\t:  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 12/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/12/2023<br><br>Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı Yılmaz Küçük vekili ve davalı Neova Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacılar vekili dilekçesinde, 17.05.2018 tarihinde davalı yana ait, sürücü ....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç babaannesinin arkasında yürüyen müvekkili küçük ....'ye çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği, kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığı, kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, ceza yargılamasında alınan raporda da davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, müvekkili küçük Kuzey'in adli raporda da belirtildiği üzere hayati tehlike oluşacak şekilde yaralanmış olduğu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; toplam 3000 TL maddi tazminatın (her bir davacı için ayrı ayrı 1.000 TL)  diğer davalılar açısından kaza tarihi olan 17.05.2018 tarihinden, davalı sigorta firması açısından temerrüt tarihi olan 12.10.2018 (firmaya ilk başvuru tarihi)  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; davalıların tümünden müştereken ve müteselsilen tahsili ve küçük Kuzey Töre için 15.000 TL, anne Salkım Töre için 15.000 TL. baba Talip Töre için 15.000 TL. olmak üzere toplam 45.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.05.2018 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta firması dışında ki davalıların tümünden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 31/03/2023 tarihli dilekçesi ile 3.000,00 TL olarak talep edilen maddi tazminat alacaklarını  toplam  17.058,08 TL olarak ıslah etmiştir. <br>Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde, kazada yaralanan küçük ...'in babaannesine yaya geçidinde yol verdiğini, babaannesinin arkasında yürüyen Kuzey Töre'yi çocuğun çok küçük ve boyunun kısa olması, aracın ön kapı direğinin görüşünü engellemesi, ebeveyni ve yoldan geçen yayanın etkisinde perdelenmeye maruz kalması gibi sebeplerle fark edemediği, araç trafiğinin bulunduğu bir noktada çocuğu yanında götüren ve çocuk üzerinde denetim ve gözetim yükümlülüğü bulunan ......'nin önde el arabası ile birşey taşırken henüz 2 yaşında olan Kuzey Töre'yi arkada bir başına bıraktığı, 2 yaşında bir çocuğun araç trafiğinin olduğu bir ortamda tek başına ve görüş açısının dışında bırakılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, müvekkilinin olay yerinden kaçmadığı, polis ekipleri tarafından olay yerinden alındığı, trafik kaza tespit tutanağını ve ceza dava dosyasında kazaya ilişkin aldırılan bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmediklerini, olay bakımından BK m.49(TBK m.56/2) hükmünün unsurları gerçekleşmediği, bu nedenle manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiği, yaralanma halinde, yaralananın yakınlarının maddi tazminat isteme hakları bulunmadığı, bu nedenle davacı Kuzey Töre'nin anne ve babasının maddi tazminat istemlerinin reddi gerektiği, tazminat talepleri günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun olmadığı, 16 ATK 83 plakalı araç diğer davalı Neova Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış olup, maddi ve manevi tazminat talepleri poliçe limit dahilinde olması sebebiyle sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ........ A.Ş'ye usulüne uygun yapılan tebligata rağmen yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür. <br>Mahkemece, maddi tazminat istemine yönelik davanın kabulü ile; 343,20 TL yol gideri, 16.714,88 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 17.058,08 TL maddi tazminatın, (davalılar Yılmaz Küçük ve Ömer Küçük yönünden kaza tarihi olan 17.05.2018 tarihinden itibaren; davalı .... A.Ş yönünden 30.10.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile davacı Kuzey Töre  için 10.000,00 TL, davacı Salkım Töre  için 5.000,00 TL, davacı Talip Töre için 5.000,00 TL olmak üzere  toplam 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Yılmaz Küçük ve Ömer Küçük'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. <br>Davalı ...... A.Ş. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, davacının herhangi bir kalıcı maluliyeti olmadığının maluliyet raporuyla tespit edilmiş olması, davacının yaşı itibariyle gelir sahibi olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneğine hak kazanmadığı ve tedavi giderlerinin yetkili kurumlar tarafından karşılanmış olduğuna ilişkin tespitlere dair bilirkişi raporları ve beyanların aksine yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının kalıcı maluliyetinin teşkil etmemesi ve ilgili süreçte tedavi giderlerinin yetkili kurumlarca karşılanması sebebiyle ve bilhassa  kabul edilen tedavi / bakıcı gideri zararlarının poliçe teminatı dışı olduğu, yerel mahkeme esasında dikkate alınan hesaplama bilirkişi raporu esasında bilirkişi tarafından \"Anayasa Mahkemesinin 2019/40 esas 2020/40 karar sayılı iptal kararı doğrultusunda raporda hesaplama yönteminin\" progressif rant yönteminin dikkate alınmasının hatalı olduğu, yerel mahkemece müvekkili sigorta şirketini başvuru tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutmasının kabulünün mümkün olmadığı, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. <br>Davalı Yılmaz Küçük vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, kazanın dava dilekçesinde anlatıldığı gibi gerçekleşmediğini, müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığı, müvekkilinin kaza yerinden kaçmadığını, tanık beyanlarının bu doğrultuda olduğunu, dosya kapsamında ihmali davranışta bulunan babaanne ....... yönünden de kusur incelemesi yapılması gerektiği, 16.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda olay tüm yönleri ile ele alınmadığını, müvekkilinin KTK'da yer alan trafik kurallarına uygun olarak hareket ettiğini, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 30.12.2020 tarihli raporunda belirtilen tespitlere katılmadıklarını, 16.04.2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı sunmuş oldukları dilekçedeki itirazların dikkate alınmadığını, kamera kaydının ne şekilde müvekkili aleyhine değerlendirildiğinin açıklanmadığını, davacıda herhangi bir kalıcı maluliyet oluşmadığından sürekli iş göremezlik ödeneğine hak kazanmadığını, davacı yaşı itibariyle gelir sahibi olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneğine hak kazanmadığını ve trafik kazalarına ilişkin tedavi giderlerinin sağlık kurumları tarafından karşılanmış olduğunu, davacının SGK tarafından karşılanmayan zorunlu tedavi gideri olmadığını, ATK raporunda bakıcı gideri olacağının belirlenmediğini, davacıların kaza tarihinde herhangi bir işte çalışmadıklarından aktif bir gelirleri bulunmadığını, bu sebeple de kaza nedeniyle mahrum kaldıkları herhangi bir bakıcı gelirlerinin olmadığını, hastaneye tedavi için gidiş gelişlere ilişkin ulaşım gideri değerlendirmesine katılmadıklarını, manevi tazminatı ancak cismani zarara uğrayan kimsenin isteyebileceğinden yansıma suretiyle bir zarardan söz edilerek başkaları yararına manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, BK'nun 49.m.de öngörülen koşulların gerçekleşmediğini, manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiğini, ıslah dilekçesinde hangi davacı açısından ne kadar miktarda arttırım yapıldığı hususunun belirtilmediğini, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. <br>DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen yaralanmadan ötürü maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>Öncelikle kusura ilişkin istinaf istem değerlendirildiğinde; dava konusu kazaya ilişkin görüntüler ve olay yeri krokisine göre davacı yaya ...'nin, ........'nin arkasında kavşak giriş/çıkış bölgesinden karşıdan karşıya geçtiği, bu mahalde ilk geçiş hakkının yayalarda olduğu, bu haliyle olayda Bergüzar Töre ve davacı yaya Kuzey Töre'ye kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ceza davasındaki raporla da aynı yönde olan Adli Tıp Kurumu'nun 30.12.2020 tarihli kusur raporu doğrultusunda davacının kusuru buulnmadığına yönelik yerel mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemekle bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup Yargıtay uygulamaları gereği geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve SGK sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi giderleri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardandır.<br>Diğer yandan, davalı tarafın savunması haklı kabul edilerek 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.<br>Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; TBK'nın 54.maddesi ile KTK'nın 98.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki (başkasının bakımına muhtaç olduğu 4 aylık döneme ilişkin) geçici bakıcı giderine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir (Yargıtay 4. HD 06/04/2022 tarih  2021/13507 E- 2022/7004 K).<br>Geçici iş görmezlik tazminatı, yaralanma  nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) kişilerce de talep edebileceği dikkate alındığında, davacının emeklilik dışında yapmış olduğu başka bir iş olduğu iddia edilmediğinden asgari ücret baz alınarak geçici iş göremezlik zararına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir (Yargıtay 4.HD 21/03/2019 tarih 2016/13625 E 2019/1700 K).<br>Ancak; Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Bölümünden alınan hükme esas maluliyet raporunda, davacı küçük Kuzey’in bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı yolunda değerlendirme yapılmamışsa da, davacının olay tarihinde 3 yaşında olduğu gözetildiğinde iyileşme süresi boyunca hayatın olağan akışı itibari ile zorunlu olarak bakım ihtiyacı olacağından, mahkemece bakıcı giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Davacılar ... bakımından 1.000 'er TL'lik maddi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği halde, davalı vekilleri lehine vekalet ücreti verilmemesi ve buna göre yargılama giderlerinin hesaplanmaması doğru olmamış, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı....A.Ş. vekili ile davalı Yılmaz Küçük vekilinin bu husustaki istinaf istemleri kabul edilerek, düzelterek hüküm kurulmuştur.<br>Manevi tazminata ilişkin istinaf istemi değerlendirildiğinde, manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın ön gördüğü telafi şeklidir. Ayrıca kırgınlık, kızgınlık hatta intikam duygusunu da tatmin etmeye yarar olay sebebi ile duyulan acı, ızdırap ve elemi kısmen de olsa dindirmeye yardımcı olur. Bir ceza niteliğinde olmadığı gibi mal varlığına ilişkin zararın giderilmesini de amaç edinmez (Yargıtay 1966/7 E-1966/7 K sayılı İBK). <br>Davaya konu olayda; tarafların sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi, manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olması fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği ilkesi gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının somut olayın özelliklerine, davalının eyleminin haksızlığının mahkemece kabul edilmiş olmasının davacıyı kısmen de olsa huzura kavuşturacağı, kısmen de olsa tatmin edeceği, kişilik hakkı zarar gören davacının haksız fiil sebebiyle sarsılan itibarının para ile topyekün olarak giderilemeyeceği, 4721 sayılı MK 4 maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi, yukarıda değinilen kusur durumu ve davacı küçükte meydana gelen yaralanmanın ağırlığı gözetildiğinde davacı lehine hükmedilen tazminat yerinde olup, davalı Yılmaz Küçük vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. <br>HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece gerekçe yönünden verilen karar  usul ve yasaya aykırı olup davalı Yılmaz Küçük vekili ve davalı Neova Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.   <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarih ve ....... sayılı kararı hakkındaki davalı Yılmaz Küçük vekili ve davalı .......A.Ş. vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,    <br>2- HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>\tDavacının davasının KISMEN KABULÜ ile, <br>\ta) Davacılar ........'nin maddi tazminat taleplerinin REDDİNE,<br>\tb) Davacı.....'nin maddi tazminat talebinin KABULÜ ile 343,20.-TL yol gideri, 16.714,88.-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 17.058,08.-TL maddi tazminatın, (davalılar .........yönünden kaza tarihi olan 17.05.2018 tarihinden itibaren; davalı ..........A.Ş yönünden 30.10.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı küçük .......'ye verilmesine,<br>\tc) Manevi tazminat istemine yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 10.000,00.-TL, davacı ..........için 5.000,00.-TL, davacı Talip Töre için 5.000,00.-TL olmak üzere toplam 20.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\td) Alınması gereken 2.531,44.-TL harçtan peşin alınan (peşin+ıslah) 404,05.-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.127,39-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak (davalı ....A.Ş. 914,89- TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) Hazineye gelir kaydına, <br>\te) Davacılar tarafından yapılan toplam 2.817,90.-TL yargılama giderinden davanın kabul / ret oranına göre hesap olunan 1.682,85.-TL ile davacı tarafça peşin olarak yatırılan 163,95.-TL peşin harç, 44,40.-TL başvurma harcı ve 240,10.-TL ıslah harcı toplamı 2.131,30.-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ........ A.Ş. 980,40.-TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\tf) Davalı Yılmaz Küçük tarafından yapılan 100,00.-TL yargılama giderinden davanın kabul / ret oranına göre hesap olunan 40,28.-TL'sinin davacılardan alınarak davalı ....'e verilmesine, artan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\tg) 7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca  1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak  hazineye gelir kaydına,<br>\th) Maddi tazminat talebi yönünden davacı ....... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuzey Töre'ye verilmesine, <br>\tı) Maddi tazminat talebi yönünden davalılar ........ ve .. A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacı .......'den, 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacı .....'den alınarak davalılar ........ A.Ş.'ye verilmesine, <br>\ti) Manevi tazminat talebi yönünden davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalılar ....'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, <br>\tj) Manevi tazminat talebi yönünden davalı ....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalı Yılmaz Küçük'e verilmesine, <br>\tk) Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>3- İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar ........'nin istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı istinaf karar harçlarının istem halinde ilgilisine iadesine,<br>4- İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5- Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>6- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 12/12/2023 tarihinde karar verildi. <br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Katip<br>...<br>E-İmzalıdır. <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bbd4b00d41210c66","SID":"3aba2fa54fc78afd"}}