{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2022/19 <br>KARAR NO:2025/1029 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:29/09/2021<br>NUMARASI:2020/136 Esas - 2021/649 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ:27/06/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin kızı ...'ın vefat ettiğini, kazanın oluşumunda sürücünün kusurlu olduğunu, poliçe limitinin kaza tarihi itibariyle ölüm halinde kişi başı 390.000 TL olduğunu, davalı ... şirketine teminat limitleri içerisinde sekiz iş günü içinde ödeme yapması için ihtarda bulunulduğu, davalı ... şirketinin ödeme yapmayarak 17/02/2020 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili için 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının belirsiz alacak davasına ilişkin geçici talepleri olduğunu, diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere temerrüt tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte limit sınırları içerisinde tahsilini talep ve dava etmiş; 07/06/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği tutarı toplam 228.567,62 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 224.022,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, kusur oranları ve gelire ilişkin verilerin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tazminat hesaplamasında 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılması gerekmekte olup prograsif rant yöntemi kullanılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda destek paylarının hatalı ayrıldığını ve bakiye ömrün hatalı hesaplandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"...\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 20/05/2021 tarihli aktüerya bilirkişi ek raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, davalının bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte tarafların istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere tazminat miktarının ve hesaplamaya esas alınan verilerin belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, raporda vefat eden desteğin anne ve babasının paylarının ayrılarak Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre hesap yapıldığının anlaşılmasına göre ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 556,10 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.302,99 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 3.825,74 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 11.477,25 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı ile davalının istinaf kanun yolu başvuruları nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran taraflara geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f56151073c0861bf","SID":"503d8ca82ffa6902"}}