{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/706 <br>KARAR NO\t: 2025/684<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/04/2025<br>NUMARASI\t: ............... E. sayılı derdest dosyada 15/04/2025 tarihli ihtiyati                                                     tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararı <br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI (Alacaklı)\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI(Borçlu)\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t: 18/12/2024<br>KARAR TARİHİ \t: 11/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava ve talep dilekçesinde özetle; .................'nin ............... E. sayılı dosyasında davalı banka ile davalı borçlu şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sonrasında kredi limitinin artırılması için müvekkili olan davacı ile de ipotek sözleşmesi yapıldığını,  davacı aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte kamu düzenine aykırılık sebebiyle öncelikle davacıya ait taşınmazın satışının tedbiren durdurulmasını, ardından takibin durdurulmasını ve akabinde davacı ..............'in borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu   icra takibinin iptaline ve  % 20’den az olmamak üzere  icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>Davalı .................. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava şartı arabuluculuk süreci işletilmeden dava açıldığını, davacının davasını ispat edemediğini, davanın haksız olduğunu, husumet itirazları olduğunu, lehine ipotek tesis edilenin banka olup, borçlunun davacı olduğunu, davada aktif veya pasif husumet söz konusu olmadığını, davanın usulden ve esastan reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.<br>Davalı ................. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin yetkisiz olduğunu, dava şartı arabuluculuk süreci işletilmeden dava açıldığını, davacı vekilince maktu harç yatırılarak dava ikame edilse de davanın nispi harca tabi olduğunu, harcın ikmal edilmediğini, davacının haksız olarak ikame ettiği davadaki iddialara ilişkin herhangi bir delil ortaya koyamadığını, davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur. <br>Mahkemece 15/04/2025 tarihli (istinaf edilen) ara karar ile \"...Somut olayda; davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği, dava dilekçesi içeriğinden ve dosyaya ibraz edilen belgelerden davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edemediği, ayrıca 2004 sayılı İİK'nın 72/3.maddesi 'İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez...' hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin (ve de satışın) tedbiren durdurulamayacağı anlaşıldığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine...\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br>Davacı vekilinin 21/05/2025 tarihli istinaf dilekçesinde; borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi öncesinde ipotekli taşınmaz maliki olan müvekkiline alacaklı tarafından kredi sözleşmesindeki veya akit tablosundaki adresine noterden hesap kat ihtarı gönderilmediğini, müvekkiline ait taşınmazın satılmak istenip satılma<br> aşamasında olduğunu, ancak müvekkili ipotek sözleşmesini imzalarken alacaklı bankanın müvekkilinin eşi ...............'in muvafakatini/rızasını/iznini almadığını, bunun kanuna kesin olarak aykırı olup kamu düzenine ilişkin olduğunu, müvekkili ile akdedilen ipotek sözleşmesinde açıkça kanunun arkasından dolanılıp asıl borçlunun müvekkilinin iradesini sakatlayarak taşınmaz üzerine ipotek tesis edilmesini sağladığını, her ne kadar tapuda taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmiş gösterilse de sözleşmenin içeriğine eklenen maddelerle müvekkilin şahsi olarak sorumlu tutulmaya çalışılıp görünürde ipotek tesis edilse de müvekkilinin asıl borçlunun müteselsil kefili yapıldığını, bilirkişi heyetince ipotek tesis edilen taşınmazın günümüzdeki<br> değerinin 5.174.400,00-TL olduğunun tespit edildiğini, bu tespit dikkate alındığında günümüzden 2 yıl önceki ekonomik koşullar da dikkate alındığında taşınmazın günümüzdeki değerinin en fazla yarı fiyatında yani 2.587.200,00-TL olabileceğini, müvekkilinin de bunu bildiğinden tapuda ipotek verirken aslında 2.500.000,00-TL sınırında ipotek vereceğini düşünerek işlem yaptığını fakat asıl borçlu tarafından iradesinin sakatlanıp ipotek tesis edilirken 7.500.000,00-TL değerinde ipotek tesis edildiğini,  alacaklı banka tarafından basiretli bir tacir gibi hareket edilmeyip  taşınmazın ipotek tarihindeki değeri tespit edilmeden yalnızca alacağını tahsil etmek hedefiyle hareket edildiğini, mevcut delil durumu, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olduğunun açıkça ispatı mahiyetinde olduğunu belirterek, .............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, tedbir talebinin kabulü ile; müvekkiline ait ............. ............ ada ............ parseldeki taşınmazın tapu kaydına davalıdır şerhi eklenmesini, telafisi imkansız zararlar doğmaması adına teminatsız olarak; mahkemece mümkün görülmemesi halinde uygun bir teminat karşılığında ipoteğin paraya çevrilmesinin ve takibin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.<br> DELİLLER: ................  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............. E. sayılı derdest dosyasındaki 15/04/2025 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava 3.kişi tarafından açılan menfi tespit olup; uyuşmazlık, takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. <br>HMK'nın 389.maddesinde; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesi ile 390/3 maddesinde ise; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>                          Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyatî tedbir; kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile İlgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki koruma şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbîr, diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>6100 sayılı HMK'nın 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili olarak yukarıda açıklanan hükümde ihtiyati tedbirin şartları belirtildikten sonra, takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.<br>İhtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerekir. HMK'nın 392.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları olası zararları karşılayacak bir teminat göstermek zorundadır. Ancak talebin resmi belgeye veya başkaca bir kesin delile dayanması veya durum ve koşulların gerektirdiği hallerde, hakim teminat alınmamasına da karar verebilir.<br>             2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesinde \"...İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.<br>\" hükmü mevcuttur.<br>                   İİK'nın 89.maddesinde ise \"Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi)...\" şeklinde düzenleme yer almaktadır. Anılan Kanun maddesinin uygulanması için ön koşul haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye usule uygun olarak tebliğ edilmiş olması ve haciz ihbarnamesinin usulüne uygun olarak düzenlenmesidir. <br>Tüm bu kanun hükümleri ile yapılan açıklamalara göre somut olayda; ihtiyati tedbire konu talep ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte cebri satışın ve takibin durdurulması talebine ilişkindir.  <br>İİK 72.maddesindeki menfi tespit davası, ancak borçlu tarafından alacaklıya karşı açılabilecek olup, İİK'nın 72.maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında, haklığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Takipten sonra açılan menfi tespit davasında İİK'nın 72. maddesi gereğince, ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden tedbir yoluyla icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde talepte bulunabilir.<br>Yine somut olayda eldeki davanın 18/12/2024 tarihinde açıldığı, ............. ...............'nin ............. E. sayılı sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipteki icra emrinin 23/07/2024 tarihli<br> olduğu, yani davanın icra takibinden sonra açıldığı anlaşılmaktadır. İİK'nın 72.maddesi hükmüne bağlanan özel bir tedbir çeşidi olarak  ancak açılacak bir menfi tespit davası içerisinde talep edilebilecek olup, alacaklı  banka tarafından kredi borcunun ödenmememesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu takip başlatıldığı görülmüştür. İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra takibin durdurulması niteliğinde satışın durdurulmasına yönünde ihtiyati tedbir kararı  verilemeyeceğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. <br>Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, kararı istinaf eden davacı vekilinin istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı inceleme ilkesi çerçevesinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(b-1) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)HMK'nın 353/1-(b-1) bendi uyarınca; ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin .............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...............  E. sayılı derdest dosyasındaki 15/04/2025 tarihli ara kararına ilişkin  İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden  ihtiyati tedbir isteyen taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-)İstinaf eden ihtiyati tedbir isteyen tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmın, HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden  ihtiyati tedbir talep edene  iadesine,<br>6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-)Karar ilamının tebliği işlemlerinin, ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362. maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 11/07/2025<br>Başkan<br>E-imza <br><br>Üye<br>E-imza <br><br>Üye<br>E-imza <br><br>Katip<br>E-imza <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d7806169f24aaf0","SID":"dc4263c34bf45407"}}