{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/1689 <br>KARAR NO:2025/1159 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:14/07/2021<br>NUMARASI:2018/1286 (E) - 2021/546 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ:11/07/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/11/2017 tarihinde, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS (Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) poliçesi ile  sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16/04/2021 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle talebini 109.125,75 TL olarak belirlemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  ... plakalı aracın ...  nolu ... Poliçesinin dava dışı ... adına düzenlendiğini, fakat kaza tespit tutanağında araç malikinin dava dışı ... olduğunun belirtildiğini, araç malikinin kaza tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı olmadığını, nitekim ... Merkezi kayıtlarında kazaya karışan aracın kaza tarihinde ... Sigorta AŞ tarafından da ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğunun görüldüğünü belirterek husumet yokluğundan ve esastan davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; \"Davanın kabulü ile 109.125,75 TL maddi tazminatın davalıdan sigortaya başvuru tebliği de dikkate alınarak 24/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın ...  nolu ... Poliçesinin ... adına düzenlendiğini, fakat kaza tespit tutanağında araç malikinin ... olduğunun belirtildiğini, kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere kaza tarihinde, araç malikinin müvekkili şirket nezdinde sigortalı olmadığını, nitekim... Merkezi kayıtlarında kazaya karışan aracın kaza tarihinde ...Sigorta AŞ tarafından da ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunun görüldüğünü, sigortalı tarafından müvekkili sigorta şirketine yapılan bir bildirim bulunmadığını, ZMSS Genel Şartlar düzenlemesinde açık bir şekilde sigortalının değişmesi halinde sigorta sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğinin belirtildiğini, bu nedenle kaza tarihini kapsar bir poliçe bulunmadığından müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun doğmayacağını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası işleteni değil, aracı takip eder. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinde, işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının, durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle sigorta sözleşmesini, 15 gün içinde feshedebileceği ve sigortanın fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 95. maddesinde ise, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.Bu bakımdan olay tarihini kapsayan ZMSS poliçesinin varlığı halinde KTK'nın 95/2. maddesi gereğince sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı gibi haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yapmak zorunda olacaktır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'ndaki İşletenin Değişmesi başlıklı C.4 maddesinde de \"...sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için de geçerlidir.\" hükmü düzenlenmiştir. Davalı ... Şirketi ile dava dışı ... arasında ... plakalı kamyonete ilişkin, 24/05/2017 başlangıç,  24/05/2018  bitiş tarihli  ...7 numaralı süper trafik sigorta poliçesinin 24/05/2017 tarihinde düzenlendiği, Van İl Emniyet Müdürlüğünün yazılarına göre aracın 24/05/2017 tarihinde dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, 21/09/2017 tarihinde dava dışı ...adına satışının yapıldığı ve 11/11/2017 kaza tarihinde ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.Buna göre dava konusu araç ile ilgili işleten değişikliğinin 21/09/2017 tarihinde gerçekleştiği, davaya konu kazanın poliçe süresi içinde (11/11/2017 tarihinde) meydana geldiği; araç satışı 21/09/2017 tarihinde yapılmışsa da bu satışın davalı sigortacıya bildirilmediği ve davalı tarafından poliçe iptaline ilişkin bir işlem yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşılmakla davaya konu kazanın meydana geldiği tarihte araca ilişkin ZMSS poliçesinin davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde bulunduğunun kabulü ile dava konusu kazadan doğan zarardan davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 7.454,38 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.900 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.554,38‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,  HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a973323e5ff1ad4f","SID":"ffb2e37c60491792"}}