{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2021<br>NUMARASI\t...<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2021 Tarih ve 2018/363 Esas - 2021/16 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... davalı ...  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalının  2017/64515 sayılı 9,35 ve 36.sınıf mal ve hizmetleri içeren \"...\" ibareli marka başvurusunun ilanına, müvekkili şirkete ait “...” markaları ile benzer olması nedeni ile 6769 sayılı KHK’nın 6. maddesi ve Türk Ticaret Kanunu haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca itiraz edildiğini, söz konusu itirazların YİDK’nın.... sayılı kararı ile reddedildiğini, \"...\" ibareli marka başvurusu ile müvekkili şirket adına tescilli \"...\" ibareli markaların görsel ve fonetik açıdan ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, ilgili alıcı kitlesi nezdinde iltibas yaratacağını, hem müvekkili bankanın kendisi hem de kendisi ile özdeşleşmiş tescilli markalarının “tanınmış” hale geldiğini,  itirazlarına dayanak yaptığı 2013/22384 ve 2003/22384 numaralı markalarının 2003 yılına dayanan aktif kullanımının olduğunu, \"...\" markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan \"...\" ibaresinin tesadüfen seçildiğinin ve iyiniyetli başvuru yapıldığının düşünülemeyeceğini, \"...\" ibareli marka başvurusunun Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, 18.10.2018 tarih ve 2018-M-7205 sayılı YİDK kararının iptali ile 2017/64515 sayılı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, başvuru konusu markanın “....” ibarelerinin birleşiminden oluşan ve görüldüğü gibi okunan bir ibare olduğunu, davacı markalarının ise “.....” ibarelerinin birleşiminden oluşan “...” ibaresinin “...” olarak okunduğu bir marka olduğunu, her iki ibarenin görsel, fonetik ve kavramsal olarak birbirine benzemediğini, her iki markada da ortak olan “para” ibaresinin ayırt ediciliği düşük zayıf bir ibare olduğunu, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunmasının mümkün olmadığını, başvuru markası kapsamında yer alan 09., 35., 36. sınıf mal ve hizmetlerin davacı markalarının bazıları kapsamında yer alsa da markalar arasında, 6769 sayılı kanunun 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, dava konusu başvurunun kötü niyetle yapıldığının ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamında bulunan 09. sınıf: Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar, manyetik/optik okuyuculu kartlar 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ve 36. sınıf: (tamamı) Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri\"nin davacının dayanak markalarında yer alan mallarla/hizmetlerle aynı/benzer olduğu, bu hizmet/mallar yönünden SMK 6/1 maddesinde geçen emtia benzerliği koşullarının oluştuğu, taraf markalarının ayırıcı unsurları olan \"...\" ibaresi ile davacı markaları karşılaştırıldığında, markalardaki ortak “para” ibaresi nedeniyle ilgili tüketici kitlesi nazarında para ile ilgili mal veya hizmetler için birbiri ile bağlantılı yahut birbirinin devamı niteliğindeki işaretlerle karşı karşıya kalındığı algısının ortaya çıkabileceği, marka işaretleri arasında bütünsel olarak birbirleri ile ilişkilendirilebilecek düzeyde benzerlik ilişkisi bulunduğu, davacının “...” ibareli markasının ülke genelindeki satış düzeyi, bilinirliği, reklam düzeyi nedenleri ile “parasal/finansal” alan için 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 5. fıkrası anlamında tanınmış marka olarak kabul edildiği ancak davalı şirkete ait başvuru konusu markanın kullanılacağı aynı/benzer/ilişkili bulunmayan mallar ile davacı markasının tanındığı kabul edilen \"parasal/finansal\"  emtialar birbirlerinden tamamen farklı nitelikteki mallar olmaları ve çok farklı ihtiyaçları karşılamaları nedeniyle aralarında herhangi bir bağlantı kurulmasının söz konusu olamayacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 5. fıkrasında  tescil engeli olarak düzenlenmiş bulunan haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi gibi koşulların somut olayda gerçekleşmediği, dosya kapsamı itibariyle sunulan deliller çerçevesinde marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile TPE YİDK'nın .... sayılı kararının  09. sınıfta bulunan \"manyetik, optik kayıt taşıyıcılar, manyetik/optik okuyucu kartlar\" 35. sınıfta bulunan \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için manyetik, optik kayıt taşıyıcılar, manyetik/optik okuyucu kartlar (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri yöntemler ile sağlanabilir)\" ve 36 sınıfta bulunan \"sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri\" mal ve hizmet grupları yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı adına tescilli  2017/64515 sayılı  \"...\" ibareli markanın 09 sınıfta bulunan \"manyetik, optik kayıt taşıyıcılar, manyetik/optik okuyucu kartlar\" 35 sınıfta bulunan \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için manyetik, optik kayıt taşıyıcılar, manyetik/optik okuyucu kartlar (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri yöntemler ile sağlanabilir)\" ve 36 sınıfta bulunan \"sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri\" mal ve hizmet grupları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait \"...\" markası ile dava konusu marka arasında görsel ve işitsel yönden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkiline ait markalar tanınmış olduğundan yalnızca mal ve hizmet benzerliği üzerinden değerlendirme yapılmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle dava konusu markanın kapsamında bırakılan mal ve hizmetler yönünden de ilgili tüketici kitlesi tarafından markalar arasında bağlantı kurulmasının kaçınılmaz olduğunu, tanınmış markaların koruma kapsamlarının geniş tutulmasının gerektiğini, SMK'nın 6/5.maddesinde sayılan ihtimallerin gerçekleştiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirketin \"...\" ibareli başvurusu ile davacı şirkete ait itiraza mesnet markaların kavramsal, görsel, fonetik açıdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirlerine benzemediklerini, bu nedenle karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, markalar arasındaki  farklılıkların karıştırılma ihtimallerini bertaraf ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, SMK'nın 6/5.maddesi koşullarının oluşmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2-Davalı Kurum vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine gelince, davalı şahsın,  \"...\" ibareli markanın 9,35 ve 36.sınıf mal ve hizmetlerde tescili için davalı ..... 2017/64515 sayılı başvuruda bulunduğu, davacının, \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığınca taraf markaları benzer görülmeyerek itirazın reddedildiği, davacının bu karara itirazının ise, YİDK'nin 18/08/2018 tarih ve 2018-M-7205 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 27/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 18/10/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. <br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1.maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramı açıklanmalıdır. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409).<br>Dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden, davacının itiraza mesnet markaları \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Taraf markaları \"...\" ve \"...\" ibaresi ile başlamakta, dava konusu başvuru yazıldığı gibi, davacı markaları \"ç\" harfi ile başlayarak okunmaktadır. Bu durumda \"...\" ve \"...\" hecelerinin başlangıç ve sonuç kısımlarının farklı olduğu, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden benzerlik bulunmadığı, ayırt ediciliği düşük \"para\" ibaresinin oraklığının da markaları benzer kılmaya yetmeyeceği, dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği ve taraf markalarının bıraktıkları genel izlenim itibariyle SMK'nın 6/1.maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmış, aksi yöndeki mahkeme kabulü yerinde görülmemiştir.<br>Dairemizce karşılaştırılan marka işaretleri benzer bulunmadığından, ayrıca SMK'nın 6/1.maddesi anlamında markaların kapsamları yönünden emtia karşılaştırmasına ihtiyaç duyulmamıştır.<br>     Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir. Bu durumda Dairemizce, davalı ... istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıtılması mümkün olmamıştır.<br>Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince  dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile benzer emtia yönünden SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin  istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 19/01/2021 gün ve 2018/363 Esas - 2021/16 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-YİDK kararının iptaline ilişkin davanın REDDİNE,\t<br>\t4-Hükümsüzlük talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı adına tescilli  2017/64515 sayılı  \"...\" ibareli markanın 09 sınıfta bulunan \"manyetik, optik kayıt taşıyıcılar, manyetik/optik okuyucu kartlar\" 35 sınıfta bulunan \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için manyetik, optik kayıt taşıyıcılar, manyetik/optik okuyucu kartlar (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri yöntemler ile sağlanabilir)\" ve 36 sınıfta bulunan \"sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri\" mal ve hizmet grupları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair talebin reddine,<br>\t5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 35,90 -TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50-TL'nin davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin dava kısmen kabul edildiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 5.900,00-TL maktu vekalet ücretinin  davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t\t<br>\t7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve YİDK kararı iptali davası yönünden Dairemizce yeniden karar verildiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine,<br>\t<br>\t8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 285,40-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 164,60-TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 2.250,00-TL'nin takdiren 1/2'sinin hükümsüzlük davası yönünden yapıldığı ve hükümsüzlük davasında kabul/ret oranının da 2/3 olduğu takdir edilerek hesaplanan 750,00-TL'ye, 35,90-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 821,80-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, \t<br>\t9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 141,20-TL posta masrafı, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 633,20-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... Patent ve Marka Kurumuna verilmesine,<br>\t<br>\t10-Davalı  ... tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t<br>\t11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t<br>\t12-Davalı ... tarafından istinaf  başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine,<br>\t<br>\t13-Davacıdan  alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2025\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"857015783639a9fc","SID":"afc9811be298592d"}}