{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/07/2022<br>NUMARASI\t.....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2022 Tarih ve 2021/95 Esas - 2022/245 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  davalının 2019/64353 numaralı \"...\" ibareli 35,38 ve 41.sınıf hizmetlere ilişkin marka başvurusuna müvekkilinin 2019/10755 ve 2018/62233 sayılı 9,16,35 ve 41.sınıflarda tescilli \"......\" ibareli markalarını gerekçe göstererek gerçekleştirdiği itirazın dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa marka başvurusunun ayırt edici unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu, müvekkilinin markalarının da ayırt edici unsurunun \".......... ...\" ibareleri olduğunu, ihtiva ettikleri ortak ya da benzer unsurlar nedeniyle markaların SMK 5/1-ç ve SMK 6/1 maddesi kapsamında benzerlik taşıdığını, üniversitelerin ... de açtığı değerlendirildiğinde tüketicilerin markaları karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek, ....... sayılı kararının iptaline, tescili halinde 2019/64353 numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... Kurumu vekili,  verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu  savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, markalar arasında benzerlik karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvuru markasının esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu, davacı markalarının ilgili sınıflar yönünden zayıf marka niteliğinde olduğunu, itiraza mesnet markaların 38.sınıftaki hizmetleri kapsamadığını, davalı Kurum tarafından verilen kararda bir çelişki bulunmadığını, markaların genel intibanın farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  dava konusu marka başvuru kapsamında yer alan \"35.sınıf: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. 41. Sınıf: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri\" yönünden SMK 6/1 maddesi anlamında emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleştiği, başvuru markasının  esaslı unsurunun daha belirgin ve stilize harflerle kullanılan “...” ibaresi olduğu, kalan unsurların coğrafi kaynak ve faaliyet konusu ile ilgili jenerik ibareler olduğu, davacı markalarının esas unsurunun şekil unsuru ile birlikte markaların bütünü olduğu, davacının marka olarak Ankara, ... ve ... ibarelerini seçtiği, bu ibarelerin her birinin davacının emtia listesi gereğince zayıf ibareler oldukları, zayıf ibareleri marka olarak tescil ettiren tacirin kural olarak bu ibarelerin basit değişiklikler ile başka başvuru sahiplerince kullanılmasına katlanması yükümlülüğü bulunduğu, davalının markasının tertip tarzı gereğince \"...\" ibaresinin ön palında olduğu ve davalı tarafından davacı markalarından yeterli uzaklaşmanın sağlandığı, özellikle 41. sınıf gibi hizmet alanlarında bilinç düzeyi yüksek tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, bununla birlikte ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin da markaları karıştırmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  müvekkilinin  tescilli markalarından doğan haklarının arkasına dolanmak amacıyla yapılmış 2019/64353 başvuru numaralı “... ...” başvurusu ile itiraza mesnet 2019/10755 numaralı “...\", 2018/62233 numaralı “...” markaları arasında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin 2019/10755 sayılı markasında yer alan ayırt edici nitelikteki \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, başvuru markasının \"...\" ibaresinden ibaret olmadığını, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2022/534 Esas sayılı dosyasının konusu oluşturan davada yerel mahkemece emsal uyuşmazlık hakkında farklı yönde karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava,YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, dava dışı ...... tarihinde 2019/64353 sayılı \"... ...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 35,38 ve 41. sınıf hizmetlerin yer aldığı,  davalı ... Ankara 13. Noterliği'nin 27/11/2019 tarih, .... Yevmiye sayılı devir sözleşmesi ile dava konusu markayı ...'den devraldığı, davacının 2018/62233 sayılı \"... \" ve 2019/10755 sayılı \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas ve kötü niyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, bu karara yönelik davacı itirazının da YİDK'nin 28/01/2021 tarih, 2021-M-638 sayılı kararıyla reddedildiği, iki aylık hak düşürücü sürenin son günü haftasonuna rastladığından 29/03/2021 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>\tBu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, dava konusu başvurunun kapsamında 35,38 ve 41.sınıf hizmetlerin yer aldığı, davalının itiraza mesnet markalarının 9,16,35 ve 41.sınıf mal ve hizmetlerde tescilli olduğu, başvuru kapsamındaki 35 ve 41.sınıf hizmetler yönünden taraf markalarının aynı/ayni tür/benzer hizmetleri içerdiği, başvurunun tescil edilmek istendiği 38.sınıf hizmetler yönünden ise emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği anlaşılmıştır. <br>\tTaraf markalarındaki işaretlerin benzerliğine gelince; “... ...” ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet “...+şekil\" ve \"...+şekil\" ibareli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira “...” ibareli markada yer verilen İngilizce kısaltma şeklindeki “...” ibaresinin marka imajına önemli bir <br>katkıda bulunmadığı, tüketicilerin yine de “...” ibaresine odaklanacağı, dava konusu markaya eklenen farklara rağmen “...” ibaresinin genel görünüm içerisinde bütünsel varlığını korumaya devam ettiği, \"...\" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gibi “...” ibaresinin baş harflerinden oluşması nedeniyle yine bu ibareye vurgu yaptığı, dava konusu markadaki \"...” ibaresinin itiraza mesnet 2019/10755 sayılı markada aynen bulunduğu, başvuruda davacı markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, somut olayda SMK'nın 6/1. maddesi koşullarının oluştuğu sonucuna varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir.<br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiş, teknik yönlerden ise söz konusu bilirkişi raporundan faydalanılmıştır.     <br>\tBu itibarla, taraf markaları arasında, başvuru kapsamındaki 35 ve 41.sınıf hizmetler yönünden SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunması nedeniyle ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, emtia benzerliği şartı gerçekleşmeyen 38.sınıf emtia yönünden ise davanın kısmen reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 05/07/2022 gün ve 2021/95 Esas - 2022/245 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, ... YİDK'nin 28/01/2021 tarih, 2021-M-638 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 35. ve 41.sınıf tüm hizmetler yönünden kısmen İPTALİNE, <br>\t3-Dava konusu 2019/64353 sayılı \"... ...\" ibareli markanın, kapsamındaki 35. ve 41.sınıf tüm hizmetler yönünden kısmen HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, <br>\t4- Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>\t5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40 maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 198,50-TL tebligat ve posta gideri ile istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.940,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı  takdiren 2/3 kabul edilerek hesaplanan 1960,33-TL'ye 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 2078,93-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,<br>\t9-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t11-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2025<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3b52515781dafcc","SID":"b8a139ef55a6d77f"}}