{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:...<br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t:...<br>ÜYE\t\t:...<br>KATİP\t\t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t:...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 18/05/2022<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: 27/07/2022(Davacı)06/07/2022(Davalı)<br>DAVACILAR\t: 1-...<br>\t\t5...   <br>VEKİLİ\t: Av....<br>DAVALI\t: 1 -B...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 2 -...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 12/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/10/2023<br><br>Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br> Davacılar vekili dava dilekçesi ile; 15/10/2020 tarihinde müteveffa ... ... kullandığı ... plakalı araç ile davalı şirkete ait ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazada vefat eden ...di'nin davacı ... eşi, ... babası, ... ve ... oğlu, ... de kardeşi olduğunu, kazada davalı şirket araç sürücüsünün şerit ihlali yaptığı için kusurlu olduğunu, sigorta şirketinin davalı şirketin kasko sigortacısı olduğunu, manevi zararlardan müteselsilen sorumlu olduklarını beyanla davacı ... için 250.000,00 TL, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı Zehra için 100.000,00 TL, davacı Hacer için 50.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsile tahsilini talep etmiştir. <br>Davalı ... ... Elektrik Gıda Tekstil Konfeksiyon Tic. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde;  kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirkete ait olduğunu ancak 20/05/2020-31/03/2021 tarihleri arasında uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile Sağlık Bakanlığı'na kiralandığını, uzun süreli kira sözleşmesi nedeniyle kiracının işleten sayılması gerektiğini, bu sebeple davalının sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı ... sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde;  kazaya karışan ...plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesiyle sigortalı olduğunu, araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesinin gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kasko poliçesine göre teminatın 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunun, davacılara poliçe kapsamında 629.329,42 TL ödeme yapıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece; davanın kabulü ile, 250.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ... ... ödenmesine, 150.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ... ... ödenmesine, 100.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ... ... ödenmesine, 100.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...a ...... ödenmesine, 50.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ... ... ödenmesine, tazminat alacaklarına sigorta şirketi yönünden dava tarihinden diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 15/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına  karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde ; müvekkilleri adına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, 16 AHV 686 plakalı araç ticari nitelikte kamyonet olduğundan faizin avans faizi olması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı Barla Turizm Elektrik Gıda Tekstil Konfeksiyon Tic. San. Ltd. Şti vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; 16 AHV 686 plakalı aracın kaza tarihini de kapsayacak şekilde uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile Sağlık Bakanlığı İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kiralandığını, kiralayanın işleten olarak sorumlu olduğunu, müvekkili açısından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın Sağlık Bakanlığına ihbarı talepleri ile ilgili karar verilmediğini, tazminatın fahiş olduğunu, ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE<br>Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklı  manevi tazminat talebine ilişkindir.<br>2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı \"işleteni\" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. (Yargıtay 17 HD 2019/4255 E-2020/3307 K sayılı ilam). Aynı yasanın 3. maddesinde, \"İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep  olursa,  motorlu  aracın  bir  teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>2918 sayılı KTK  3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek öğretide, gerekse Yargıtay uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli  olması gerekmektedir. Ancak bu konuda, getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.(Yargıtay 17 HD,2020/8228 E-2021/190 K sayılı ilam). <br>Somut olayda, davalı Barla Turizm Elektrik Gıda Tekstil Konfeksiyon Tic. San. Ltd. Şti. vekilince, 16 AHV 686 plakalı aracın uzun süre ile (10 ay+11 gün) dava dışı Sağlık Bakanlığı'na kiralandığının ileri sürüldüğü, bu hususta kira sözleşmesi örneği ibraz edildiği, soruşturma aşamasındaki beyanlardan da kaza sırasında aracı Sağlık Bakanlığı çalışanlarının kullandığının anlaşıldığı halde davalının bu savunmasına ilişkin olumlu ya da olumsuz karar verilmediği gibi gerekçeli kararda da, davalı şirketin işletenlik sıfatının bulunup bulunmadığı tartışılmamıştır.  Davacı tarafa ibraz edilen sözleşme ve soruşturma aşamasındaki beyanlar gözetilerek davalı Barla Turizm Elektrik Gıda Tekstil Konfeksiyon Tic. San. Ltd. Şti.'nin  işleten sıfatı bulunmadığından bu davalı yönünden husumet yokluğundan ret kararı verilmesi gerekirken Barla Turizm Elektrik Gıda Tekstil Konfeksiyon Tic. San. Ltd. Şti. yönünden de kabul kararı verilmesi hatalı olup, davalı Barla Turizm Elektrik Gıda Tekstil Konfeksiyon Tic. San. Ltd. Şti. vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerindedir.<br>Kabule göre de; davacıların kazaya karışan aracın trafik kaydını esas alarak dava açtıkları, ancak işleten farklılığı nedeniyle araç maliki hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğinden davacının trafik kaydına güvenmiş olması nedeniyle hatalı olarak dava açmasında kusuru olmadığından araç maliki lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekmektedir. <br>Karayolları Trafik Kanunu’nun 96. maddesi hükmüne göre garameten ödeme ilkesi gereğince, bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını öngörülmektedir.<br>Zarar görenlerin birden fazla olması hâlinde, bunlar arasında eşitlik esasını dikkate alan bu ilke uyarınca birden fazla  kişi  zarar görmüşse  sigortacı, poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağından zarar gören her bir davacı bakımından limit aşılmadan oranlama yoluyla (garameten-oranlı eşit paylaştırma esasına göre) tazminat isteyebilecekleri gözetilerek karar verilmelidir. <br>6100 sayılı HMK 57. maddesi uyarınca davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup, HMK 58. maddesi uyarınca ihtiyari dava arkadaşlığında, davaların birbirinden bağımsız olduğu ve dava arkadaşlığında her birinin diğerinden bağımsız hareket edeceği, bu durumda mahkemece, davacılar lehine kabul edilen kısım yönünden davacıların ihtiyari dava arkadaşı olmaları nedeniyle lehlerine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi, reddedilen kısım yönünden de her bir davacı için davalılar lehine ve davacılara hükmedilen ücreti vekalet miktarının geçmemek üzere vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği halde talebin kabul ve reddedilen kısımları gözetilerek tek vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, davacılar  vekilinin bu yöndeki istinaf talebi kabul edilmiştir.<br>Kazaya karışan davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı doblo marka araç poliçede her ne kadar kamyonet olarak kaydedilmiş olsa da hususi amaçla kullanıldığı soruşturma aşamasındaki beyanlardan anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi yerinde olup, davacı vekilinin avans faizi uygulanması gerektiğine yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir. <br>HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup taraf vekillerinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih ve .../...-.../... sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,<br>3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca  kesin olmak üzere 12/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>...<br><br>Üye<br>...<br>...<br>Üye<br>...<br>...<br>Katip<br>...<br><br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3e828a8924fbcbe","SID":"2d35a440efcd48de"}}