{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   7. HUKUK DAİRESİ     <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           7. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:  <br><br>BAŞKAN\t\t: ...        ...<br>ÜYE\t\t: ...   ...<br>ÜYE\t\t: ...          ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: ..<br>KARAR NO\t:  <br>KARAR TARİHİ\t <br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: <br>DAVACILAR\t: 1- <br>\t\t2-... - ...-\t... -    <br>VEKİLİ\t: Av. .. <br>DAVALILAR\t: 1-.. <br>\t\t2-... - ...<br>\t\t <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 25/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/12/2023<br>Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde,  davalı ile arasında sözleşme yapıldığını, ......Şubesi'nin .....çek nolu, 30/10/2016 günlü .....TL bedelli çekin banka vasıtasıyla davalıya ödendiğini, ....... Şubesi'nin......çek nolu, 31/11/2016 günlü, 17.700,00.-TL bedelli çeki ise tarihinde düzeltme yapılarak 30/07/2017 tarihine ertelediğini, ayrıca sözleşme dışı olarak düğün salonunun kafe kısmının iç ve dış olmak üzere tamamının restorasyonun yapılması hususunda mutabık kalındığını, sözleşme dışı işler için davalıya teminat çekleri verildiğini, bütün ödemeler ve sözleşmeye rağmen davalının işleri tamamlamadığını, davalıya hiçbir borçlarının bulunmadığını, şirket çeklerine ve Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün ....esas, Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün .....esas sayılı icra dosyalarına ilişkin olarak borçlarının  bulunmadığının tespitiyle icra takiplerinin iptaline, icra takiplerini kötü niyetli olarak başlatan davalılar aleyhinde en az %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep  etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının işyerinin çok büyük olduğundan tarafların kendi aralarında mutabık kalarak ilave işler yapıldığını, davacı tarafın bu işlerin yapılması karşılığında verdiği çeklerin hiçbirini ödemediğini, sözleşme tarihi olan 13/06/2016 tarihinden ve tüm çeklerin karşılıksız çıktığı tarihe kadar davacı tarafın işin eksik yapıldığına dair herhangi bir ihtarının bile söz konusu olmadığını, yapılan işlerin karşılığı olarak dava açılmadan önceki tarihte de 90.700,00.-TL'lik fatura kesildiğini ve davacı tarafa gönderildiğini, davacı şirket yetkilisi ...'ın Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün ....... esas sayılı dosya kapsamında borcu kabul ettiğini ve ödeme taahhüdünde bulunduğunu, buna rağmen davacının bilahare menfi tespit davası açmasının kötü niyetli olduğunu, şirketin aleyhine olabilecek zararlara karşı tazminat hakları saklı kalmak üzere davanın reddine, davacının %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, bilirkişi raporun ile fazla ödenen bedelin 67.140,00.-TL olarak hesaplandığı, ...... nolu çek davacı tarafından bankaya iade edildiğinden davanın kabulüne, ödenen bedelin ayrı ayrı istirdadına ve    %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde, ...'in işe ve sözleşmeye taraf olmadığından davada taraf gösterildiğini, husumet nedeniyle reddi gerektiğini, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, icra dosyasında borçlunun taahhüdün bulunduğunu, kararın gerekçesi bulunmadığını, tanıklar dinlendikten sonra keşif yapılmasını, raporla arasında çelişkilerin giderilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, eser sözleşmesi nedeniyle verilen çeklerden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Somut olayda, davacı, davalı ile 13/06/2016 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme gereği 5.000,00.-TL ve 7.000,00.-TL'nin nakit ödendiğini, 9052126 ve 9052127 çek nolu çeklerin verildiğini,  ayrıca sözleşme dışı olarak düğün salonunun kafe kısmının iç ve  dış restorasyonu için mutabık kalındığını, sözleşme dışı bu işler nedeniyle 702983 - 9531773 - 9531774 -9531775- 9531772  çek nolu çeklerin teminat olarak verildiğini, işlerin tamamlanmadığını, 9052127 - 9531775 çek numaralı çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve diğer üç çekin takibe konulduğu Bursa 8. İcra Müdürlüğü’nün 2017/7054 (702893 çek nolu)  ve 2017/6555 esas ( 9531773 - 9531774 çek nolu) sayılı icra dosyaları nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı ise 9537773 - 9537774- 905127 çek nolu çeklerin ödenmediğini, sözleşme bedelinin 49.400,00.-TL olduğunu, ilave işlerin ise 45.660,00.-TL değerinde bulunduğunu, Bursa 8. İcra Müdürlüğü’nün ......esas sayılı dosyasında davalı ...'ın borcu kabul ettiğini, takiplere itiraz edilmediğini davanın kötü niyetli olduğunu savunmuştur. <br>Mahkemeler, önlerine gelen uyuşmazlığı, tarafların sulh olması, davadan feragat edilmesi, davanın kabul edilmesi, yahut geri alınması gibi istisnalar dışında, esas hakkında verecekleri nihaî kararla çözerler. Mahkemenin verdiği her karar, prensip olarak onun, önüne gelen somut uyuşmazlık hakkında, \"Anayasa, kanunlar ve hukuk\" çerçevesindeki vicdani kanaatini ifade eder. Bu vicdani kanaatin, söz konusu çerçeveye uygunluğu ise kararın gerekçesiyle ortaya konulur. Bundan dolayıdır ki, Anayasa’nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmak zorundadır. Bu çerçevede yargısal karar, mahkemenin önüne gelen uyuşmazlık hakkında açıkladığı kanaatinden ibarettir. Diğer bir ifadeyle yargısal karar, mahkemenin somut bir hukukî soruna ilişkin kanaat açıklamasıdır.<br> Yargısal karar olarak nitelendirdiğimiz bu kanaat açıklaması, muhatapları açısından bağlayıcı sonuçlar doğurur. Öyle ki, kararın gereğinin muhatabı tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, eda hükmü içerenlerin ilâmlı icra yoluyla (zorla) yerine getirilmesi mümkündür (Pekcanıtez, Hakan, Medeni Usûl Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s.1967).<br>  Bu açıklamalardan yola çıkıldığında, hüküm, hâkimin dava yolu ile önüne getirilen uyuşmazlıkla ilgili yaptığı yargılama faaliyeti sonucunda verdiği, davayı esastan çözen, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran karar olarak tanımlanabilir.<br> Nitekim 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 294. maddesinin 1. fıkrasında, \"Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihaî kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihaî karar, hükümdür.\" şeklinde esasa dair, uyuşmazlığı çözen mahkeme kararının hüküm olduğu yönünde düzenleme yapılmıştır.<br>  Hüküm vermeden önceki yargılama aşamasında hâkim, somut olaya uygulanacak bir hukuk kuralı bulunup bulunmadığını öncelikle araştırır ve tespit eder. İkinci olarak soyut hukuk kuralındaki şartların somut olayda bulunup bulunmadığını inceler; ileri sürülen iddiaların ve savunmanın ispat edilip edilmediğini araştırır. Hâkimin bu görevi delillerin toplanması ve değerlendirilmesi ile gerçekleşir. Son aşamada ise hâkim yaptığı yargılama faaliyeti sonucunda objektif hukuk kuralını somut olaya uygulayarak uyuşmazlığın esası ile ilgili kararını verir. (Yargıtay HGK 12/10/2021 tarih 2018(22)9-591- 2021/1202 s.k)<br>Tüm bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa gelindiğinde; mahkeme kararında icra dosyaları nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olmakla birlikte dava konusu edilen iki adet çek ile ilgili hüküm kurulmadığı, istirdadına karar verilen miktarın yazılmadığı görülmüş, bu durum kamu düzenine dair inceleme neticesinde usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. <br>Dava konusu 9052127 çek nolu çekin Bursa 8. İcra Dairesi’nin......esas sayılı dosyasında, davacı ... .Ltd. Şti. tarafından takibe konulduğu görülmüştür. Mahkemece takip konusu borcun ödenip ödenmediğinin araştırılmaması doğru bulunmamıştır. <br>Dosya içinde bulunan Denizbank Genel Müdürlüğünün 18/04/2018 tarihli yazı cevabına göre dava konusu edilen 9052127- 9531775- 9531773- 9531774 çek nolu çeklerin işleminin karşılıksız işlemi gördüğü anlaşılmaktadır. Çeklerin ibraz edildiği banka şubelerine müzekkere yazılmış;........seri nolu çekin davalı şirket adına keşide edildiği, hesap sahibinin davacı şirket olduğu, çekin arkasında davalı şirketin cirosunun bulunduğu, son cirantanın ...... A.Ş olduğu, <br>9531774 çek nolu çekin davalı şirket adına düzenlendiği, hesap sahibinin davacı şirket olduğu, çekin arkasında davalı şirketin cirosunun bulunduğu, <br>702893 çek nolu çekin hamiline düzenlendiği, hesap sahibinin dava dışı ..... olduğu, çekin arkasında davacı ...'ın cirosunun bulunduğu, <br>9052127 çek nolu çekin davalı şirket adına davacı şirket tarafından düzenlendiği, çekin arkasında davalı şirketin cirosunun bulunduğu, <br>9531773 çek nolu çekin davalı şirket adına düzenlendiği, hesap sahibinin davacı şirket olduğu, davalı şirket tarafından ciro edildiği, <br>9531775 çek nolu çekin davalı şirket adına düzenlendiği, borçlu hesap sahibinin davacı şirket olduğu, çekin arkasında davalı şirketin cirosunun bulunduğu tespit edilmiştir. Dava konusu edilen çeklerin incelenmesi neticesinde davalı ...'in alacaklı olup olmadığı, husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmayıp davalının istinaf nedeni yerindedir. <br>Kamu düzenine dair inceleme neticesinde ise, hesap sahibinin davacı şirket olduğu, davacı ...'ın aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi de  usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. <br>Davalının  cevap dilekçesinde yazıldığı üzere, Bursa 8. İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyasında 14/07/2017 tarihinde hacze gidildiği, davacı ...'ın imzası bulunan haciz tutanağına göre davacı şirket yetkilisi olarak taahhütte bulunarak borcu taksitler halinde ödemeyi kabul ettiği dikkate alındığında, bu hususun gerekçede değerlendirilmemesi usul ve yasaya uygun olmayıp davalının istinaf nedeni yerindedir.<br>Ayrıca mahallinde keşif yapılarak davacının yaptığı işin bedelinin tespit edildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği dikkate alınarak raporda ulaşılan 58.260,00.-TL imalat bedelinin kesinleşmiş sayılıp sayılamayacağı hususunda bir değerlendirme yapıldıktan sonra, davalıya 7.000,00.-TL+ 7.000,00.-TL nakit ödeme yapılıp yapılmadığı, davalıya verilen çeklerin tahsil edilip edilmediği,  Bursa 8. İcra Dairesi’nin .......esas sayılı dosyasında takibe konulan ....... nolu çek nedeniyle  davalının alacağını tahsil edip etmediği, karşılıksız kaşesi vurulan çeklerin tahsil edilmiş sayılıp sayılamayacağı, davacı şirket yetkilisinin...... esas sayılı dosyadaki borcu kabul beyanı nedeniyle bu takip dosyasında borçlu olmadığının tespitinin talep edilip edilemeyeceği değerlendirmek suretiyle, ödemelerin tespiti ile yapılan iş bedelinin mahsubundan sonra fazla ödeme bulunup bulunmadığının tespiti gerekmekte olup tüm bu hususlar ihmal edilerek gerekçesiz olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmayıp davalının istinaf nedenleri yerindedir. <br>HMK nun 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece dosya kapsamında bulunan deliller değerlendirilmeden verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  HMK nun 353/1.a.6 hükmü uyarınca kaldırılmasına,  davalının kazanılmış haklarının yeni verilecek kararda dikkate alınmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile  Bursa 1.  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2021 tarih ...... sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,    <br>2-İstinaf başvurusu aşamasında davalılar tarafından yatırılan karar ve ilam harcının yatırana iadesine, <br>3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca  kesin olmak üzere 25/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>E-İmzalıdır. <br>...<br>Üye<br>...<br>E-İmzalıdır. <br>...<br>Üye<br>...<br>E-İmzalıdır. <br>...<br>Katip<br>...<br>E-İmzalıdır. <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2942acb3f7031dc","SID":"175b09566b6dcfe0"}}